T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/907 Esas
KARAR NO: 2025/431
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2021
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülen davanın Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacılar hakkında ---------- İcra Dairesi ----------- E. sayılı
dosyasından 04.11.2019 tarihinde ----------- Şubesi 25/10/2019 ödeme tarihli ------------- Seri No.lu 150.000,00 TL bedelli çeke istinaden kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının şikayeti üzerine davacı ----------- hakkında çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan 06.11.2019 tarihinde ---------- E. numaralı dosyasından ceza davası açılmış olduğunu, davacı----------, söz konusu kambiyo takibinin başlatılmasından sonra icra dosyasına konu borcun kapatılmasına yönelik olarak sahibi/yetkilisi olduğu diğer davacı ---------- Şti şirket hesabından davalı firma hesabına 08.11.2019 tarihinde 25.000 TL ve 21.11.2019 tarihinde 90.000 TL olmak üzere toplam 115.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini,---------E. Sayılı dosyasından görülmekte olan ceza davasında davalı firmanın; davacı ----------- şirketinin yapmış olduğu ödemelerden bahsetmemiş ve dava süresince çek bedelinin tamamının ödenmediğinden
bahisle davacı ------------ cezalandırılmasını talep ettiğini, Yine aynı şekilde davacılar hakkında
---------- E. Sayılı dosyadan başlatmış olduğu icra takibine haricen
tahsil bildirimi yapmaksızın devam edildiğini, davalı firmanın icra ceza yargılaması ve icra takibi süresince
kötü niyetli hareket etmiş, davacının yapmış olduğu ödemelerden hiçbir şekilde mahkemeyi/icra
dairesini haberdar etmemiş, bu suretle davacılardan haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, --------- sayılı kararıyla banka
tarafından davalıya ödenen karşılıksız çek bedelini mahsup etmek suretiyle davacının çek bedelinin
tamamı olan 147.970,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, ----------- E. Sayılı dosyasından görülmekte olan davanın 02.03.2020 tarihinde
kesinleştiğini, her ne kadar gerekçeli kararda davacını 147.970,00 TL adli para cezası ödemesine
hükmedilmişse de söz konusu adli para cezası gerçeği yansıtmadığını, davacının savunma hakkının
kısıtlanması ve davalının ödemenin yapıldığını mahkemeye bildirmekten kötü niyetli kaçınması
sebebiyle davacı hakkında hatalı hüküm kurulmuş olduğunu, ----------- İcra Ceza Mahkemesi 09.09.2021 tarihli ek kararıyla; 7333 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanunu'na eklenen geçici madde 5 ile getirilen değişiklik uyarınca ilgili çek bedelinin
18/07/2021 tarihi itibariyle ödenmeyen kısmının 30/6/2022 tarihine kadar onda birinin ödenmek zorunda
olduğunu, kalan kısmını 30/6/2022 tarihinden itibaren ikişer ay arayla on beş eşit taksitle ödenmesi
durumunda ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verileceğinin davacıya
ihtar edilmesine karar verildiğini, davacı ------------ ihtarı akabinde davacının söz konusu durumdan
haberdar olduğunu, davacı ----------- şirketinin yapmış olduğu ödemelere ilişkin dekontların ------------ E. Sayılı dosyasına 06.10.2021 tarihinde sunulmuş Olduğunu, müvekkil ---------Şti' nin yapmış olduğu ödemelerin dikkate
alınarak müvekkil ------------ hakkında hükmolunan adli para cezasından düşülmesine karar verilmesi talep edildiğini, Bu talep üzerine --------- E. Sayılı dosyasında "5941 Sayılı yasanın 6728 Sayılı yasa ile değişik 6/1 maddesi
gereğince karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni
ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı kanuna göre ticari işlerde ve temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen ödediği takdirde mahkumiyet hükmü kesinleştikten sonra
hükmün bütün sonuçları ile ortadan kaldırılacağı hususunun düzenlendiğini, mahkeme kararının
kesinleştiği kesinleştikten sonra hükümde değişiklik mümkün olmayacağından cezanın düşürülmesi
talebinin reddine, ödemeye ilişkin beyan ve dekontların infaz savcılığına bildirilmesine, ---------E. Sayılı dosyasından verilen karar kesinleştiğinden bu
dosyada işlem yapılması imkanı kalmamış olup davacı --------- gerçekte borçlu olduğu miktarın
tespiti bakımından menfi tespit davasının açılması zorunlu hale gelmiş olduğunu, yine aynı şekilde alacaklı
vekili--------- İcra Dairesi--------- E. sayılı dosyaya göndermiş olduğunu 03.02.2021 tarihli haciz konulması talepli yazısında borçlu davacı ---------- banka hesaplarına 89/1 haciz
ihbarnamesi gönderilmesini talebinde bulunulduğunu, yine aynı tarihli haciz konulması talepli yazısında ---------şirketinde çalışan borçlu davacı ---------- maaşının 1/4'üne haciz konulması talep edildiği, yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemeniz tarafından resen dikkate alınacak sebeplere binaen mahkemece tam ve kesin olarak hesaplandığında artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak
kaydıyla; Menfi tespit davasının kabulüne, ---------- Şubesi 25/10/2019 ödeme
tarihli ------------ Seri No.lu 150.000 TL bedelli çeke ilişin olarak davalıya ödenen 115.000 TL ve ödeme
tarihi itibariyle işlemiş faizinin şimdilik 10.000 TL’si bakımından borçlu olmadığının tespitine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep
ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, davalıya çek
verildiğini, bu çek konusunda karşılıksız işlemine sebebiyet vermek suretiyle semeresiz bırakıldığını, davalı
ise söz konusu çeki icra takibine koymuş ve karşılıksızdır işlemi sebebiyle icra ceza davası açıldığını,
şimdi ise söz konusu alacak hakkının bir kısmının haricen ödendiğini iddia ederek işbu davanın ikame
edildiğini, Menfi tespit davası bir hakkın ya da hukuki ilişkinin bulunmadığına ilişkin bir dava olduğunu,
Somut uyuşmazlıkta davalı lehine verilen çek ve bu çek dayanak yapılarak gerçekleştirilen icra takibi
kesinleşmiş durumda olup, böyle bir hakkın var olduğu çekişmesiz şekilde kabul edilmekte olduğunu,
varlığı çekişmesiz şekilde kabul edilen bir alacak hakkı konusunda ''böyle bir alacak hakkı yoktur''
denilerek menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini, icra takibine konu çek bedeli 147.970 TL olup, takip çıkışı itibariyle bütün alacağın ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, icra takibinin kapatılması için bütün alacağın ferileri
ile birlikte ödenmesi gerektiğini, dosya borcu ödemeyen davacılar tarafından ikame edilen işbu davanın
reddine karar verilmesi gerektiğini, Çek Kanunu m.5, karşılıksızdır işlemine sebebiyet vermek suçunu düzenlendiğini, buna göre ''Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde
ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti
üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.'' ifadelerini içerdiğini, somut uyuşmazlıkta davacılar, davalıya teslim edilen çek için karşılıksızdır işlemine sebebiyet verdiğini,
yukarıda belirtilen ve mahkemenizce resen dikkate alınacak sebeplerle; haksız açılan davanın usulden
reddine, bunun mümkün olmaması halinde davanın esastan reddine karar verilmesi ile yargılama
giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktısı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacılar aleyhine--------- İcra müdürlüğü ------- esas sayılı dosyasından 04/11/2019 tarihinde -------- bankası --------- 25/10/2019 ödeme tarihli ---------- seri nolu ve 150.000 TL bedelli çeke istinaden başlatılan kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibinden kaynaklı davalıya ödeme yapılıp yapılmadığı, davacıların davalıya şimdilik 115.000 TL'si ve işlemiş faiz bakımından İİK 72. Maddesi gereğince borçlu olup olmadıkları noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 08/02/2023 tarih ve --------- Esas, ---------- Karar sayılı kararıyla; "... davacı vekilince açılan dava kısmi dava olduğundan ve davacı tarafından ıslah talebinde de bulunulmadığından davacının dava konusu senet nedeniyle davalıya toplam 115.000 TL ödeme yapmış olduğu anlaşılmış ve taleple bağlı kalınarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile davacının ---------.İcra Müdürlüğünün ---------- Es. Sayılı dosyasına konu borcun 10.000,00 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
Mahkememizin --------- Esas ve ---------- Karar sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Mahkememiz kararı------------ sayılı kararı ile kaldırılmış, dosya Mahkememiz esas defterinin ----------- Esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.
----------- sayılı kararı ile; "HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Menfi tespit istemi; icra dosyasına konu alacağa ilişkin olup davacı tarafça dava dilekçesinde takibe konu 150.000TL bedelli senedin 10.000TL'si yönünden menfi tespit talep edilmiş ise de, kambiyo senedine dayalı takibe ilişkin menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin 23/03/2022 Tarihli ara kararında da bu hususa değinilerek davacıya harç ikmali için süre verilmiş, davacı süresinde harcı tamamlamıştır. Ancak mahkemenin gerekçeli kararında ise bu husus dikkate alınmayarak usule aykırı olarak davanın kısmi dava olarak kabulü ile hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın bu yönden HMK 355.maddesi gereğince re'sen de kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355, 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına" şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizin 28/05/2025 tarihli duruşmada davacı vekili beyanında; "biz bu davayı davalı tarafça takibe konulan 150.000 TL 'lik çek nedeni ile başlatılan takibe takipten sonra bu dava önce yaptığımız 115.000 TL 'lik ödeme nedeni ile bu bedel ve faizi yönünden borçlu olmadığımızın tespiti için açtık, davamızın kabulüne karar verilsin " şeklinde beyanda bulunmuştur.
---------- sayılı kararından önce tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların ticari
defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr
surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı ----------- Şti.’ nin tarafın incelenen 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının süresinde ve
usulüne uygun alındığı, davacı şirketin kendi defterlerinde 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı taraftan 148.853,65 TL tutarında alacaklı gözüktüğü,
Davalı şirketin ise 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterleri incelenmesi hususunda davalı
vekili ile yapılan ------------ e-posta yazışmalarında bilgi ve belgelerin incelemeye
hazır edilmesi talep edilmiş, kendisiyle ayrıca telefon ile görüşülmesine rağmen olumlu bir geri
bildirim alınamadığından ticari defterler ve kayıtları incelenememiştir. Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Davacı aleyhine-------- İcra
Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyasından 04.11.2019 tarihinde ----------
Bankası 25.10.2019 ödeme tarihli ----------- seri no.lu ve 150.000 TL bedelli çeke istinaden
kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, işbu takipten kaynaklı borçlu olup
olmadığının tespitine ilişkin yapılan incelemede; davacı ----------- icra dosyasına konu borcun
kapatılmasına yönelik olarak diğer davacı--------- Şti. hesabından,
davalı hesabına raporun 4.c. bölümünde incelendiği üzere 08.11.2019 tarihinde 25.000 TL ve
21.11.2019 tarihinde 90.000 TL olmak üzere toplamda 115.000 TL tutarında “--------- no.lu---------- Çekine istinaden “açıklaması ile ödeme gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar
çerçevesinde davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının olup olmadığı ve diğer
hususlara ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu
değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerini bildirilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; davacının kendi defterlerinde davacı ------------ Şti. hesabından, davalı hesabına 08.11.2019 tarihinde 25.000 TL ve
21.11.2019 tarihinde 90.000 TL olmak üzere toplamda 115.000 TL tutarında “--------- no.lu ---------- Çekine istinaden “açıklaması ile ödeme gerçekleştirdiği, davalı taraf usulüne uygun ihtara rağmen süresinde defterlerini sunmamış olup davacının ticari kayıtlarından çıkan sonuca katlanmak zorunda kalacağı, davacının takipten sonra davadan önce 115.000,00 TL'yi ödediği, dava tarihi itibari ile davacının ödediği miktar ile davayı açmakta haklı olduğu, davacının itfa nedeni ile dava tarihi itibari ile 115.000,00 TL'lik kısım yönünden borcunun bulunmadığı, faiz hususunun icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği, hüküm kısmında er ne kadar davanın davanın kısmen kabulüne yazılmış ise de davacının talebi ve hükmün devamı dikkate alındığında bu hususun sehven yazıldığının anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davacının ----------- İcra müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyasının 115.000,00 TL 'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının ----------- İcra müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasının 115.000,00 TL 'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 7.855,65 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 170,78 TL peşin harç ve 2.390,85 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 5.294,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 170,78 TL peşin harç ve 2.390,85 TL tamamlama harcı toplamı 2.620,93 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 900,00TL bilirkişi ücreti, 284,10 TL tebligat gideri olmak üzere 1.184,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, teminatın HMK 392/2 maddesi gereğince davacıya iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/05/2025