T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/742 Esas
KARAR NO: 2025/900
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/10/2024
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sırasında,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı yana karşı -------- sayılı dosya ile Müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, Söz konusu icra takibine süresi içerisinde davalı yanca haksız olarak itiraz edildiği ve icra takibinin durduğu, Bu sebeple taraflarınca itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında imzalanan Satış Sözleşmesi gereği üzerine düşen yükümlülükleri zamanında, tam ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen, borçlu şirket malların karşılığı ödemesi gereken toplam 1.069.999,98 TL (faiz ve masraflar hariç) bedeli ödemediğini, Dolayısıyla davalı tarafın bu sözleşmeye dayanan borca itirazı haksız ve hukuksuz olduğunu, belirli vade; vadenin, borçlunun borcunu ne zaman ifa edeceğini yeterli açıklıkta bilebilecek şekilde kararlaştırılması olduğunu, Taraflarca ifa zamanının belirli bir zaman dilimi olarak tayin edildiği hallerde, belirli vade söz konusu olacağını, müvekkili şirket tarafından verilen malların karşılığı düzenlenen faturalarda ödeme tarihi 22.05.2024 olarak belirtildiğini, Söz konusu tarih taraflarca kesin olarak kararlaştırıldığı için belirli vade söz konusu olduğunu, Borçlunun temerrüte düşmesi için TBK m 117 gereğince belirli vadenin söz konusu olması halinde borçluyu temerrüte düşürmek için temerrüt ihtarına gerek bulunmayacağı belirtilmiş ve zira olayda da ihtara gerek bulunmayan bir hal söz konusu olduğunu, Taraflarca kararlaştırılan 22.05.2024 tarihinde borcunu ödemeyen davalı ihtara gerek olmaksızın temerrüte düştüğünü, Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini, Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olduğunu, Faturada belirtilen ödeme tarihinde temerrüte düşen davalıdan temerrüt tarihi olan 22.05.2024 tarihinden itibaren sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile TBK m.120 ve TBK m.88 gereği müvekkilinin temerrüt faizi talep etme hakkı olduğunu, Bu faiz borcun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, ayrıca temerrüt faizi talep etmesi için davalıya herhangi bir süre vermesine de gerek olmadığı, Tüm bu açıklamalarına rağmen takip öncesinde faiz istenilmemiş, takip tarihi itibari ile faiz talep edildiği, Davalı, icra takip dosyasına sunduğumuz faturalardan dolayı toplamda 1.069.999,98 TL olan bakiye borç davalı şirkete bildirilmiştir. Ancak davalı tarafından bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı, İcra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunmadığı, davalı, müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, bakiye borcun tahsili amacıyla -------- Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafın borca, faize, faiz türü ve oranı ile borcun tüm fer'ilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş akabinde söz konusu icra takibi durdurulduğunu, huzurdaki davanın kabulüne,------- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, Davalının, alacağının %20'si oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalının haksız ve kötü niyetli hareket etmeleri sebebiyle davalı aleyhine 6100 sayılı HMK 329/1 maddesi gereği % 10 sözleşmesel vekâlet ücretine ve HMK 329/2 maddesi gereğince de haksız olarak dava açılmasına sebep olunması nedeniyle 5.000,00-TL disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine -------- dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, Söz konusu icra takibine itiraz edildiği ve davacı tarafça itirazın iptali talepli işbu dava ikame edildiği, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı nitelikte ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Öncelikle davacı taraf dilekçesinde taraflar arasında bir satış sözleşmesi olduğundan bahsettiğini, Ancak söz konusu sözleşme dosyaya sunulmadığı, Taraflar arasında bir satış sözleşmesi mevcut olmasına karşın davacı şirket tarafından sözleşmenin gerekleri yerine getirilmediği, davacı şirket tarafından verilmesi vaad edilen mallarn teslimatı gerçekleşmediği, Keza söz konusu malların tesliminin yapıldığına ilişkin de dosyaya herhangi bir teslim tutanağı sunulmadığı, satış sözleşmelerinde malın teslim edildiği, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edileceğini, işbu belgelerin olmaması halinde malın teslim edildiğine ilişkin ispat külfeti davacı/alacaklıya ait olmakta olduğunu, bu kapsamda dosya kapsamında malın teslim edildiğine dair herhangi bir delil mevcut olmadığından davacı tarafın haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafça müvekkili şirket adına müvekkili şirketin bilgisi dahilinde olmadan fatura kesilmiş olup söz konusu fatura/faturalar müvekkili şirkete ibraz edilmediği, İşbu fatura alacaklarını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte müvekkili şirkete ibraz edilmeyen faturaların muaccel borç olduğu iddiası ile işbu davanın ikame edilmesi de hukuken mümkün olmadığı, dava konusu mallar ve kesilen fatura müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş olduğundan davacı taraf davasında haksız ve kötüniyetli olduğunu, dosya içerisinde ne malların ne de kesilen faturam müvekkil şirkete teslim edildiğine dair hiçbir bilgi ve belge mevcut olmadığını, Bu kapsamda taraflar arasında ikame edilen sözleşmenin edimleri davacı tarafça yerine getirilmediğinden davalı taraftan ödeme talep edilmesi de hukuka aykırılık taşımakta olduğunu, Huzurdaki davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Davacı vekili 24/11/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili adına açmış oldukları davadan gördükleri lüzum üzerine feragat ettiklerini, bu nedenle de sonuç ve istemlerinden de vazgeçtiklerini, feragat istemleri yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili de 24/11/2025 tarihli dilekçe ile anılan dosya kapsamında davalı taraf olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir. Feragatin varlığı nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Peşin alınan 12.922,93 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.307,53 TL fazla harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça talep edilmediğinden lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere tarafların vekillerinin yokluğunda karar verildi. . 26/11/2025