T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/73 Esas
KARAR NO : 2025/968
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/01/2023
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 22.08.2022 tarihinde, sürücüsü -------- idaresindeki ------- plakalı otomobili -------, ------- yönünden -------yönüne seyrederken yolun sağında banket üzerinde yürüyen yaya --------- çarparak EX olmasına neden olduğu; sürücü --------- kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu; -------.Ş.'ye 007.10.2022 tarihinde başvurularak maddi tazminat talep edildiği ancak reddedildiği; arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanarak; Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000 TL cenaze ve defin masrafının kaza tarihi 22.08.2022 itibariyle avans faizi ile tüm davalılardan müteselsilen tahsili; Anne --------- için 200.000 TL, baba --------- için 200.000 TL, kardeşler --------, ---------, -------- ve -------- için ayrı ayrı 100.000 TL olmak üzere toplam 800.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi 22.08.2022 itibariyle yasal faizi ile -------- tahsili talep edilmiştir.
Davalı --------- cevap dilekçesinde özetle; ----------- aniden taşıt yoluna girmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği ve çok yakın olduğu için direksiyonu kırmasına rağmen kazayı önleyemediği; talebin fahiş olduğu; kusur ve zararı bilirkişilerin belirlemesi gerektiği açıklanarak davanın reddi talep edilmiştir.
GEREKÇE VE SONUÇ:Davanın ölümlü trafik kazası nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu görüldü. Ayrıntıları -------- Sayılı ilamında belirtildiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesinde de benzer bir düzenlemeye gidilerek kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Gerek BK’nın 41. maddesi gerekse TBK’nın 49. maddesi, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimsenin bu zararı tazmine mecbur olduğunu belirtmektedir. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. BK’nın 41. maddesi (TBK’nın 49. maddesi) uyarınca haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için hukuka aykırı bir fiilin bulunması, kusurun bulunması, hukuka aykırı fiille zarar verilmesi ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Böylelikle haksız fiilin; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağından ibaret olmak üzere dört unsuru bulunduğu söylenebilir. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemeyecektir. Haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncellikle sorumlu tutulacak kişinin işlediği bir fiilin bulunması gerekmektedir. Kendisinden tazminat istenen şahsın bir fiili yoksa sorumluluğu da söz konusu olmaz. Bununla birlikte haksız fiil sorumluğunun doğabilmesi için sadece fiilin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda fiilin hukuka aykırı olması gerekmektedir. Kanunlarımız bir fiilin nasıl ve hangi niteliklere sahip olduğu takdirde hukuka aykırı sayılacağını açıklamamıştır. Genel bir ifadeyle denilebilir ki hukuka aykırılık, kişilerin mal ve şahıs varlıklarını doğrudan doğruya koruyan emredici bir hareket tarzı kuralına aykırılık hâlinde ortaya çıkmaktadır. Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu için aranan diğer ve en önemli şartlarından biri de hukuka aykırı fiili işleyen kişinin kusurlu olmasıdır. Hukuka aykırılık, fiilin bir hukuk kuralına aykırı olduğunu, kusur ise bu hukuk kuralına aykırı fiile ilişkin iradesi sebebiyle fiili işleyen kişinin davranışının kınanan bir davranış olmasını ifade eder. Haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için gereken diğer bir şart ise zararın ortaya çıkmasıdır. BK'nın 41 (TBK'nın 49.) maddesi zarardan bahsetmekle beraber kanunda zarar tanımı yapılmamıştır. Doktrin ve yargısal içtihatlarda zarar “geniş anlamda zarar” ve “dar anlamda zarar” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Hukuka aykırı bir fiil işleyen kimse ancak bu fiilinin sebep olduğu zararları tazminle yükümlüdür. Fiil ile arasında uygun illiyet bulunmayan bir zararın tazmini istenemez. Fakat fiille uygun illiyet bağı bulunan bütün zararlardan faili sorumlu tutmak da adil olmayabilir. Hayat tecrübelerine göre, bir fiilin, olayların normal akışında meydana getirebileceği zararlarla olan mantıki illiyet bağına uygun illiyet bağı denilmektedir. Uygun illiyet zinciri içinde bir sebebin zararı meydana getirmeye uygun bir sebep olup olmadığı araştırılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder . Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Nitekim aynı hususlar ------- E., ------- K.; 19.02.2019 tarihli ve ------- E., --------- K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Eş söyleyişle, tazminat miktarının belirlenmesinde zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Mahkememizce alınan 28/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalı sürücü ------- idaresindeki -------- plakalı otomobili ile yolun tehlikeli virajlı kısmına yaklaşırken ve tehlikeli virajlı kısmında seyrederken yeterince yavaşlamadığı; hızını aracının teknik özelliklerine ve yol şartlarına göre ayarlamadığı; otomobilinin kontrolünü kaybederek yoldan çıktığı, banket içinde yürüyen yaya --------- çarparak EX olmasına ve kendisi ile birlikte otomobilde bulunan-------, -------, ------- yaralanmalarına neden olduğu için KTK 52/a - 52/b ve KTY 101/a- 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Müteveffa yaya ---------banket içinde yürürken kontrolden çıkan ---------- plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı ve EX olduğu için ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun veya müterafik kusurunun olmadığı; İşbu rapordaki kusur değerlendirmesinin, --------E sayılı, 28.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ile ----------Dairesi'nin 22.09.2022 tarihli raporu ile ---------- sayılı, 23.05.2024 tarihli kararı ile uyumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 07/11/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle: 22.08.2022 günü meydana gelen trafik kazasında davalı sebep sorumlusunun tam kusurlu olmasına nazaran: Anılan kazaya bağıl olarak davacıların murisi --------- ölümü sebebiyle annesinin 843.970,85 TL, babasının 433.897,65 TL destekten yoksun kalma zararı oluştuğu; açıklanan nedenlerle, tazminat ile mükerrerlik teşkil eden indirim nedeni varlığının bulunmadığı; Hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı, kaza tarihinde cari zorunlu trafik sigortası teminat limiti olan 1.000.000,00 TU'yi aştığından, zararların teminat limitine oranlanması sonucu, teminattan davacı anneye 660.658,31 TL, davacı babaya 339.341,69 TL isabet etmekle, davalı Sigorta Şirket'inin diğer davalı ------- yanında, yöntemince yapılan başvuruyu takip eden 8 iş günü sonrasında itibaren işleyecek faiz ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu, (6) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, mahkemeye ait olmak üzere, defin ve cenaze gideri tazmin talebi yönünde görüş sorulması halinde. Olay tarihinin ekonomik koşullarına nazaran,4.000,00 TL'nin kadri marufunda bulunduğu; ancak zorunlu trafik sigortası teminat limiti destekten yoksun kalma tazminatı sebebiyle dolduğ undan, bu zarardan davalı --------- sorumlu olduğu; Müteveffanın anne-babası dışındaki kardeşlerinin destekten yoksun kalma tazminatı tazmin talebinin yukarıda (11/1-B) sayılı bentte irdelendiği; koşulları oluşmadığından, iştirak edilmediği; İşaret edilen hususlar, tüm delillerin takdir ve münakaşası ile hukuki değerlendirmenin tamamının mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olayda; iddia, savunma, hüküm kurmaya ve denetime elverişli 28/10/2024 tarihli bilirkişi kusur raporu, ---------E sayılı, 28.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ile --------- Dairesi'nin 22.09.2022 tarihli raporu ile ---------- sayılı kararı, davalı sürücünün %100 kusurlu olması, 07/11/2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; anılan kazaya bağlı olarak davacıların murisi ---------- ölümü sebebiyle annesinin 843.970,85 TL, babasının 433.897,65 TL destekten yoksun kalma zararı oluştuğu, kaza ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı, kaza tarihinde cari zorunlu trafik sigortası teminat limiti olan 1.000.000,00 TU'yi aştığından, zararların teminat limitine oranlanması sonucu, teminattan davacı anneye 660.658,31 TL, davacı babaya 339.341,69 TL isabet etmekle, --------- için; 843.970,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının ilk 660.658,31 TL'sinin her iki davalıdan müteselsilen kalan 183.312,54 TL'sinin sadece davalı --------- alınmasına, baba --------- için; 433.897,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının ilk 339.341,69 TL'sinin her iki davalıdan müteselsilen kalan 94.555,96 TL'nin sadece davalı --------- alınmasına, 4.000,00 TL'lik cenaze giderinin davalı -------- 22/08/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı --------- ve --------- verilmesine, kazanın olduğu, tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, Davacı -------- ve davacı --------- için ayrı ayrı 150.000,00'er TL, davacı kardeşler -------, -------, --------, --------- için ayrı ayrı 70.000,00'er TL manevi tazminatın davalı -------- 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
---------- için; 843.970,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının ilk 660.658,31 TL'sinin her iki davalıdan müteselsilen kalan 183.312,54 TL'sinin sadece davalı -------- alınmasına,
-Baba ---------için; 433.897,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının ilk 339.341,69 TL'sinin her iki davalıdan müteselsilen kalan 94.555,96 TL'nin sadece davalı ---------
-Tahsilatlar yapılırken davalı sigortadan yapılacak tahsilatlar için 19/10/2022 tarihinden itibaren, davalı---------- alınacak tahsilatlar için 22/08/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
-4.000,00 TL'lik cenaze giderinin davalı -------- 22/08/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı -------- ve ----------- verilmesine,
Fazlaya dair cenaze giderlerinin reddine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
-Davacı -------- ve davacı ---------- için ayrı ayrı 150.000,00'er TL, davacı kardeşler --------, --------,--------, --------- için ayrı ayrı 70.000,00'er TL manevi tazminatın davalı --------- 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, bu davacılara verilmesine
Fazlaya dair manevi tazminatların reddine,
2-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
-Dosya adli yardımlı olduğundan alınması gereken 87.291,19 TL karar ve ilam harcının ve 732,00 TL başvuru harcının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT since hesaplanan 196.901,59 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
3-MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
-Dosya adli yardımlı olduğundan alınması gereken 39.619,8 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 92.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterilen toplamda 4.655,75 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre oranlayarak 4.162,80 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine; bakiye bölümün davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 18/12/2025