T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/262 Esas
KARAR NO : 2025/971
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2017
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Mahkememizin 12/12/2018 tarihli, -------- Esas, ---------- Karar sayılı dosyasında;'' Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıyla dava dışı ------- - ------- arasında ------- ilçesi -------- Mah.,------- ada, -------- parselde yer alan taşınmaza ilişkin Arsa Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi konusunda anlaşma bulunduğunu; anılan proje kapsamında -------- - ------- davalıdan olan alacağının 5.700.000,00 Tl'lik kısmının ---------- Noterliği'nde 03.11.2014 gün ---------- yevmiye ile temlik edildiğini; anılan temliknamenin davalıya tebliğ edildiğini; davalının temlik edene hitaben temlik işleminden önce düzenlediği 31.10.2014 gün --------- sayılı yazıda temlik edenin 8.276.626,9i TL hak edişinin bulunduğunu; bu tutarın 41.758,61 TL'lik kısmını vergi borcuna 6.552.378,80 TL'sini ise haciz borcuna karşı bloke tutulduğunun belirtildiğini; yine söz konusu haciz borcuna karşılık 11.265.003,00 TL değerinde 39 adet bağımsız bölümün blokeye alındığını; bu bağımsız bölümlerin satışından elde edilecek gelirlerden öncelikle haciz borcunun ödeneceğini; kalan kısmın ise temlik edene hak ediş olarak ödeneceğinin belirtildiğini; temlik işlemi sonrasında, davalının hem anılan temliknameyi hem de yukarıda belirtilen yazısında ilgi tuttuğu 03.11.2014 tarihli yazısında ise 6.552.378,80 TL haciz borcuna karşılık bloke tutulan 11.265.003,00 TL değerindeki 39 adet bağımsız bölüm haricindeki doğmuş ve doğacak olan hak edişlerinden ödeme yapılmasının uygun bulunduğu; temlik edenin yukarıda belirtilen gelir paylaşımı işinden doğan hak ve alacakları üzerinde başkaca herhangi bir temlik, rehin ve takyidat bulunmadığını ve temlikname ödemelerinin müvekkili şirket hesabına ödeneceğinin bildirildiğini; davalının yukarıda anılan yazılarında belirttiği 6.552.378,80 TL tutarındaki hacizlerin tamamının fek edildiğini; bu tarihten sonra davalı tarafın müvekkili şirkete temliknameye istinaden 2.060.000,00 TL ödeme yaptığını; --------- Noterliği'nden 11.06.2016 gün ---------- yevmiye ile keşide edilen ihtarnameyle bakiye 3.640.000,oo TL temlik alacağının ödenmesinin istenildiğini; davalının cevabi ihtarnamesiyle temlik edenin doğmuş hak ediş alacağı bulunmadığının belirtildiğini; ancak, bu hususun 31.10.2014 ve 03.11.2014 tarihli yazılarına aykırı olduğunu; anılan yazıların da temlik edenin 8.276.626,91 TL tutarında hak edişi üzerinde takyidat bulunmadığını açıkça belirtildiğini; davalı tarafa gönderilen 29.07.2016 tarihli temlikname mutabakatı konulu yazıyla 30.06.2016 tarihi itibariyle temlik edenin borç/alacak bakiyesinin bildirilmesinin talep edildiğini ; yine, bakiye 3,640.000,00 TL'nin ödenmesi yönünde ihtarname keşide edildiğini; davalının herhangi bir cevap vermediği gibi ödeme de yapmadığını; davalının davaya konu alacak miktarının varlığını ve müvekkili şirkete ödeneceğini açık şekilde ikrar ve beyan etmesi nedeniyle davanın kabulü gerektiğini; zira, davalının 03.11.2011 tarihli yazısıyla temlikname konusu alacağı ödeyeceğini kabul ettiğini; borçlu alacağın temlik edildiğini öğrendiği tarihten itibaren ancak temellük edene karşı ifa edebileceğini; bunun dışında üçüncü kişilere ödeme yapmasının hukuken himaye görmeyeceğinden bahisle, müvekkili şirketin davalıdan temlik alacağı bulunduğunun tespitiyle bu kapsamda şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bahse konu proje kapsamında müvekkilinin arsa sahibi olduğunu; gelir paylaşımı tarihine kadar blokeye alındığını; blokeye alınan 39 bağımsız bölüm haricinde müşterilerden yapılan tahsilatlardan payına düşen kısmın hak ediş olarak ödenmeye devam edileceğinin bildirildiği; Adi Ortaklığın 31.10.2014 tarihli yazıyla taahhüdü altında bulunan gelir paylaşımı işi çerçevesinde 5.700.000,00 TL doğmuş ve doğacak alacağının temlik edileceğinin, Ödemenin hangi sırayla yapılacağının, mevcut doğmuş hak ediş tutarının bildirilmesinin istendiğini; bu yazıya cevaben Adi Ortaklığa yazı tarihi itibariyle 8.276.626,91 TL inşaat ilerleme durum tespit tutanağı alacağı bulunduğu; bu tutarın 41.758,61 TL'lik kısmının vergi borcu ve 6.552.378,80 TL'sinin ise haciz borcuna karşı bloke tutulduğu; ancak, söz konusu haciz borcuna karşılık 11.265.003,00 TL değerinde 39 adet bağımsız bölümün geçici kabul tarihine kadar blokeye alındığını; blokeye alınan söz konusu 39 adet bağımsız bölüm satışından elde edilecek gelirlerden öncelikle haciz borcunun ödeneceğini; bloke haricinde kalan bağımsız bölümlerin satışlarından yüklenici payına düşen kısmın hak ediş olarak ödenmeye devam edileceğini; blokeye alınan 39 adet bağımsız bölüm satışı dışında kalan diğer bağımsız bölümlerden tahsil edilen tutardan payına düşen kısmın hak ediş karşılığı şayet temlik kullanılacak olursa söz konusu bu tutardan Öncelikle olarak temlik borcunun ödeneceğinin bildirildiğini; bu defa adi ortaklığın 03,11.2014 tarihli yazı ile 5.700.000,00 TL temlik izni verilmesini talep ettiğini; bunun üzerine müvekkili şirket tarafından 03.11.2014 tarihli yazıyla 6.552.378,80 TL haciz borcuna karşılık bloke tutulan 11.265.003,00 TL değerindeki 39 adet bağımsız bölüm haricindeki doğmuş ve doğacak olan hak edişlerinden sözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilen ödeme şartlarının ve satışlarının gerçekleşmesi durumunda ödenmek üzere kayda alındığının bildirildiğini; davacı şirkete de bu kapsamda 30.04.2015 tarihine kadar toplam 2.060.000,00 TL Ödeme yapıldığını; daha sonra Adi Ortaklığın 08.06.2015 tarihli yazısında projenin fiziki ilerlemesinin %80 mertebelerine gelmesine rağmen bağımsız bölüm hak sahiplerine teslimler konusunda belirsizlikler oluştuğu; bu belirsizlik içerisinde bağımsız bölüm hak sahiplerinin mağduriyetinin asgari değerlerde kalması ve maddi sıkıntılar da göz önünde bulundurulduğunda işin tamamlanabilmesi için Nam-ı Hesap Komisyonu oluşturulmasını talep ettiğini; yüklenicinin talebi doğrultusunda müvekkili şirketin 10.06.2015 gün --------- sayılı yönetim kurulu kararıyla "işin geri kalan kısmım Nam-ı Hesap Komisyonu marifetiyle tamamlatılmasına, işin yaklaşık 21.000.000,00TL olarak öngörülen kalan maliyet keşif bedelinin, yüklenici payı toplam gelirine karşılık gelecek stoktaki bağımsız bölüm satışlarından, vadeli satışlardan ve 08.06.2016 tarihli ruhsat tadilatıyla oluşan ilave alanların satışından gelmesi öngörülen toplam yaklaşık 22.000.000,00 TL güncel bedelinden karşılanması, karşılanamaması durumunda yüklenici adına borç kaydedilerek devam ettirilmesine; gerek duyulması hâlinde sözleşmenin 7. maddesi çerçevesinde güncel 3.152.000,00 TL olan kesin teminatından yüklenicinin tahsil edilmesine" karar verildiğini; sadece işin belli bir pursantaj oranında tamamlanması değil, ayrıca somut olayda eksik olan hususun bu yön olduğu; yüklenicinin pursantaj oranları itibariyle işi yaptığını ancak gerekli satış gelirinin toplanamadığını; nitekim daha sonra bir miktar satış geliri toplanması üzere yüklenici payına düşen 2.060.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini; yüklenicinin mali acze düşüp Nam-ı Hesap Komisyonu kurulmasını talep etmesi ve bu komisyon eliyle yapımının garçaklajmaılna kadar gaçarll olan durumun bundan i unu; Nam-ı Ha-sap Komisyonu'nun işi tamamlanması için gerekli olan bedeli müvekkili şirketten talep ettiğini; müvekkili şirket alacağının öncelikli olduğu hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığını; müvekkili şirketin kendi alacağını tahsil etmeksizin yüklenicinin hak ediş alacağı oluşmayacağından bahisle yerinde bulunmayan davanın reddini istemiştir.
Dava, davacı şirketin davalıdan temlik alacağı bulunduğunun tespitiyle bu kapsamda şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsili talebinden ibarettir.
Mahkememizce ihtilafın davacı tarafından dava dışı firmadan temlik alınan alacağı davalı ile dava dışı firma arasında düzenlenen sözleşme gereğince muaccel hale gelip gelmediği gelmiş ise ödeme yapılması gerekip gerekmediği ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın bilirkişi heyetine verilerek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti 17/09/2018 tarihli raporunda, Sözleşmenin 10. maddesi uyarınca, oluşturulduğu bildirilen hesabın işleyişi konusunda delil bulunmadığı; 31.10.2014 tarihli yazıda bildirilen 8.276.626,91 TL'nin fiili hak ediş olduğu; sözleşme uyarınca hak edişin ödenme aşamasının geldiği ve hacizlerin kalktığı hususunun dosyadaki delil düzeyiyle tespit edilemediği: fiili hak edişin karşılığı sözleşme uyarınca daire satışlarının gerçekleşmiş olması ve yüklenicine payının bu düzeyde bulunması hâlinde (hacizlerin kaldırıldığı bildirildiğinden bu yönde de delil bulunmamakla birlikte usulen teyidi hâlinde) bakiye 3.640.000,00 TL temlik alacalının istenebileceği; 31.12.2014 tarihli yazıda bildirilen 8.276.626,91 TL'nin hak ediş olmakla beraber, sözleşmenin ll.maddesi uyarınca bağımsız bölüm satışlarının gerçekleşmemiş olması, bir başka anlatımla, yüklenicinin gelirden pay alma aşamasına gelmemesi durumunda 08.06.2015 tarihinde isten el çekmesine, nam hesabına komisyon kurutmasına 16.12.2015 tarihli davalı şirket yönetim kurulu kararı içeriğine nazaran yüklenicinin eksik ediminin 33.177.929,00 TL olarak nam ve hesabına borç kaydedilmesine göre, ...m.97 hükmü uyarınca yükleniciye karsı sahip olduğu ödemezlik definin temlik alan davacıya ileri sürülebileceği rapor edilmiştir.
Davacı tarafından açılan dava davacının dava dışı ------- --------- ortaklığından temlik alınan bedelin davalıdan istenebilir hale gelmiş ise talep edilebilecek miktar noktasında toplandığı, davacının davadışı adi ortaklıktan 03.11.2014 tarihinde 5.700.000,TL lik alacağı temlik aldığı, TBK 189 maddesi gereğince temlik tüm hakları ile beraber temlik alana geçeceği,temlikte borçlunun hukuki durumunda bir değeşikliğin söz konusu olamayacağı , ancak TBK 188 maddesi gereğince borçlunun temlik edene karşı ileri sürebileceği hakların temlik alana karşı da ileri sürülebileceği, dava konusu olan 03.11.2014 tarihli temliknamede arsa kaşılığı gelir paylaşımında 39 adet bağımsız bölüm haricindeki doğmuş doğacak hakedişlerden ve satışların gerçekleşmesi durumunda Yönetim Kurulu kararı ile temlikin uygun bulunduğu şeklinde düzenleme bulunduğu, henüz haciz nedeni ile 39 adet bağımsız bölümün bloke altına alındığ ıhak edeşin fiili alacağa dönüşmediği,gelir payının tahsil koşulunun oluşmadığı davalı ile dava dışı firma arasında yapılan sözleşmenin 11. Maddesi gereğince bağımsız bölüm satışlarının gerçekleşmemiş olması , yüklencinin (temlik edenin) gelirden pay alma aşamasına gelmemiş olduğu, yüklenicinin eksik ediminin davalı tarafından hesabına borç kaydedilmiş olduğu da nazara alınarak davanın erken açılmış dava olması nedeni ile reddi gerektiği, davacı tarafından her ne kadar alacağın varlığının tespiti de talep edilmiş ise de bu konuda harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir'' şeklinde karar verilmiş olup,
İş bu karar davacı vekilince istinaf edilmiş, ---------- sayılı dosyasında;
''Adi ortaklığın 03.11.2014 tarihli yazı ile 5.700.000,00 TL temlik izni verilmesini talep ettiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından 03.11.2014 tarihli yazıyla 6.552.378,80 TL haciz borcuna karşılık bloke tutulan 11.265.003,00 TL değerindeki 39 adet bağımsız bölüm haricindeki doğmuş ve doğacak olan hak edişlerinden sözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilen ödeme şartlarının ve satışlarının gerçekleşmesi durumunda ödenmek üzere kayda alındığının bildirildiği, davacı şirkete de bu kapsamda 30.04.2015 tarihine kadar toplam 2.060.000,00 TL ödeme yapıldığı ,temlik eden Adi Ortaklığın ,temlik tarihinden sonra 08.06.2015 tarihli talebi üzerine , işin tamamlanabilmesi için Nam-ı Hesap Komisyonu oluşturulmasını talep ettiği, yüklenicinin talebi doğrultusunda davalı şirketçe şirketin 10.06.2015 gün --------- sayılı yönetim kurulu kararıyla "işin geri kalan kısmım Nam-ı Hesap Komisyonu marifetiyle tamamlatılmasına karar verildiği, sonraki süreçte bir miktar satış geliri toplanması üzere yüklenici payına düşen 2.060.000,00 TL'nin davacıya ödendiği anlaşılmıştır.
Yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporunda, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca, oluşturulduğu bildirilen hesabın işleyişi konusunda delil bulunmadığı; 31.10.2014 tarihli yazıda bildirilen 8.276.626,91 TL'nin fiili hak ediş olduğu; sözleşme uyarınca hak edişin ödenme aşamasının geldiği ve hacizlerin kalktığı hususunun dosyadaki delil düzeyiyle tespit edilemediği, fiili hak edişin karşılığı sözleşme uyarınca daire satışlarının gerçekleşmiş olması ve yüklenicine payının bu düzeyde bulunması hâlinde (hacizlerin kaldırıldığı bildirildiğinden bu yönde de delil bulunmamakla birlikte usulen teyidi hâlinde) bakiye 3.640.000,00 TL temlik alacalının istenebileceği şeklindeki görüş ve tesbitine rağmen, bu yönde mahkemece bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.Kabule göre de ,dava, davacı şirketin davalıdan temlik alacağı kapsamın da şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir.Davacının bu talebi, zaten öncelikli olarak alacağın mevcut olup olmadığının tesbitini de içerdiğinden,ayrıca bu yönde bir dava açılması gerekli olmadığından, mahkemenin bu yöne ilişkin kararı usul ve hukuka aykırı bulunmuştur.Bu sebeplerle ,davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine''Gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya mahkememize iade olunmuş,
Mahkememizce BAM kararı çerçevesinde eksiklikler giderilmiş, önceki bilirkişiye tevdii ile ek rapor alınmasına karar verilmiş,Dosyada mübrez 24/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Sayın Mahkeme'nin görevlendirme kararı kapsamında yapılan inceleme sonunda: temlik tarihinden sonraki hacizlerin, davacının temellük ettiği alacağın önüne geçemeyeceğini, mahkeme kararıyla kaldırıldığı bildirilen 6.552.378,80 TL tutarlı (temlikten önceki) haciz yönünden taraflardan kaldırma tarihi yönünde beyan alınması ya da haciz kaldırma yazısının ibrazı gerektiğini, haczin kaldırdığının usulen sübutu halinde sözleşme uyarınca davalı şirket adına temlike konu işte daire satış hasılatın toplandığı hesabın 01.01.2015 ile dava tarihi arasındaki hesap hareketlerin celbi ya da ibrazı ve buradaki Yüklenici Toplam Gelir Payının (YPTG) oranının açıklanması gerektiğini, devreden yüklenicinin talebi üzerine temlikten sonra Namı Hesap Komisyonu kurulduğuna ilişkin davalı savunmasının değerlendirmesinde; muaccel olmayan alacağı yönünden devir öğrenmesi üzerine, ...m.188/f.2 uyarınca takas hakkını kullanmadığını, bu hususların dosyaya kazandırılmasıyla hâsıl olacak sonuca göre, 3.640.000,00 TL tutarlı davacı talebinin mümkün olup olmadığının nihai takdirinin mahkemeye ait olduğunu rapor etmiştir.Tarafların itirazları nazara alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş,Dosyada mübrez 09/12/2024 tarihli tarihli bilirkişi ek raporunda; dosyaya giren belgeler ile birlikte yapılan değerlendirmesi sonunda, 6.552.378,80 TL'yi oluşturan borçların temlik öncesiyle ilişkili olduğunu; dolayısıyla bu tutarın dışındaki oluşacak hakedişlerin temlike konu olduğunu ve onay verildiği ve nitekim davalının dahi davacıya temlik kapsamında 2.060.000,00 TL ödediğinde uyuşmazlık bulunmadığını, temlik eden yüklenicinin sonrasında oluşan alacakları yönünden dosyada delil bulunmadığını, davalı şirketin 16.12.2015 tarihli yönetim kurulu kararından davacı talebinin ve temlikin çok üzerinde alacağı oluştuğunun anlaşıldığını; ancak davalının bu alacakların yüklenici adına eksik işlerin tamamlatılması sebebiyle oluşan borçlardan takas ettiğini savunduğunu, temlike teyit sırasında takas hakkının saklı tutulmamasına göre (...ni .188/2) temlik alana karşı ileri sürülemeyeceğini hal böyle olunca, temlik tutarının 5.700.000,00 TL olmasına daha evvel davalının 2.060.000,00 TL ödemesine göre bakiye 3.640.000,00 TL'nin istenebileceğini rapor etmiştir.Davacı vekili 04/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerinin 3.640.000,00 TL üzerinden devam edilmesini talep ettiği görülmüş, dosyanın miktar itibarı ile heyete tevdiine karar verilmiştir.İddia, savunma, hüküm kurmaya ve denetime elverişli 09/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, --------- sayılı kararında belirtilen ilkeler ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; temlik tutarının 5.700.000,00 TL olmasına, daha evvel davalının 2.060.000,00 TL ödemesine göre bakiye 3.640.000,00 TL'nin kaldığı, dosyadaki bilgi ve belgelere göre , davalıyla dava dışı -------- - --------- arasında -------- ilçesi --------- Mah., ---------- ada, ---------- parselde yer alan taşınmaza ilişkin Arsa Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi konusunda anlaşma bulunduğu, bu proje kapsamında------ - -------- davalıdan olan alacağının 5.700.000,00 Tl'lik kısmının --------- Noterliği'nde 03.11.2014 gün ---------- yevmiye ile temlik edilmiş ve temliknamenin davalıya tebliğ edilmiş olduğu, davalı şirket tarafından 03.11.2014 tarihli yazıyla 6.552.378,80 TL haciz borcuna karşılık bloke tutulan 11.265.003,00 TL değerindeki 39 adet bağımsız bölüm haricindeki doğmuş ve doğacak olan hak edişlerinden sözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilen ödeme şartlarının ve satışların gerçekleşmesi durumunda ödenmek üzere kayda alındığının bildirildiği, davacı şirkete de bu kapsamda 30.04.2015 tarihine kadar toplam 2.060.000,00 TL ödeme yapıldığı nazara alındığında bakiye alacağın 3.640.000,00 TL. aldığı, davanın niteliği, dava dilekçesi faiz talebi, ıslah dilekçesi faiz talebi ve temlikname tebliği nazara alındığında faiz başlangıç tarihini dava tarihinden itibaren olması gerektiği, davalının 03/11/2014 tarihli temlik teyit yazısı ve Türk Borçlar Kanunu'nun 188/2'nci maddesi ile davalının 12/0/2014 tarih ve 56/140 sayılı temlikin uygun bulunmasına dair yönetim kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde davalının takas mahsup defininin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
3.640.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gereken 248,648,40 TL karar harcından dava açılırken peşin olarak alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile eksik 248.477,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 206,68 TL peşin harç ve başvurma harcının tamamı ile 7.500,00 TL bilirkişi ücretleri ve 361,38 TL tebligat ve posta gideri toplamı 8.068,06 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 514.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 18/12/2025