T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/665 Esas
KARAR NO : 2025/910
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/09/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ---------Ş.'nin, ---------- Şubesi'ndeki müvekkili şirkete ait ---------IBAN ---------- numaralı hesaptan işlem yapmak üzere 19.02.2024 tarihi saat 16:55 civarında müvekkili şirketin muhasebe müdire yardımcısının şirket bilgisayarından -------- Bankası ---------- Şubesine girmek için --------- internet tarayıcısı üzerinden davalı bankanın unvanının yazılarak, herhangi bir harf hatası vs. yapılmadığı halde, kullanıcının karşısına ilgili banka internet şubesi giriş ekran görselinin kopyası olan site üzerinden tuşlanan müşteri numarası banka giriş şifresi ile kopya sitenin arkasındaki kimliği belirsiz kişiler (hacker) tarafından mobil şube aktivasyonu yapılarak üçüncü şahıslara izinsiz olarak 3 farklı İBAN hesabına farklı meblağlarda transferler yapıldığını, müvekkili şirketin banka hesabından üçüncü kişilerce izinsiz işlemler yapıldığının fark edilir edilmez, ivedilikle telefonla şube müdürü ---------ve ---------- ulaşılarak olayla ilgili bilgi verildiğinde, müvekkili şirket tarafından ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması gerektiği ve şikayet dilekçesinin bir örneğinin de kendilerine iletilmesini, şikayetle birlikte hesaplara bloke konulacağı hususlarının müvekkili şirkete bildirildiğini, bu görüşmenin sonrasında -------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını, ancak davalı banka tarafından üçüncü kişilerce izinsiz yapılan işlemlerde bankanın kusuru olmadığını, hukuki süreç gerektiğinin bildirildiğini, müvekkil şirkette güncel --------- Güncel---------, güncel Antivirüs yazılımları kullanıldığını ve takibinin yapılmakta olduğunu, izinsiz işlemlerin gerçekleştirildiği saatlerde loglama izleme yazılımlarında müvekkili şirketin bilgi sistemlerine ve ilgili kullanıcının bilgisayarında herhangi bir hacker/siber saldırı vs. tespit edilemediğini, davalı bankanın internet şubesinin kopya sitesi üzerinden müşteri numarası ve şube bilgilerinin tuşlanması; sadece bu girilen bilgiler ile aktif olmayan, davalı banka üzerinden müvekkili şirket tarafından hiç kullanılmayan bir servis olan mobil cep şube hizmeti yönetici onayı alınmadan aktivasyonun banka tarafından yapılmış olmasının davalı bankanın kusuru ve güvenlik zafiyeti olduğunu, aktif olmayan bir hizmetin aktive edilmesinde davalı bankanın mesuliyetinin olmasının yanı sıra, yine ayrıca yapılan işlemlerde ilk defa bir hesaba para transferi gerçekleştirildiğinde diğer bankalarca ikinci bir uyarı, doğrulama, doğrulama şifresi veya mutlak surette bankaya daha önce bildirilmiş kayıtlı bir yöneticinin onayı istendiği halde, bu güvenlik önlemleri olmaksızın ödeme yapılmasına davalı banka sisteminin müsaade etmiş olmasının da yine davalı banka sistemlerinin güvenlik konusundaki yetersizliğini, zafiyetini gösterdiğini, davalı bankaya bildirildiği halde, üçüncü kişiler tarafından aktif edilen cep telefonu cihazı olayın üzerinden 72 saat geçtiği halde banka kayıtlarında halen tanımlı cihaz olarak görünüyor olmasının, davalıya müvekkili tarafından defalarca yapılmış olan uyarılara rağmen kaldırılmamış olmasının davalının yine ihmal ve kusurunu gösterdiğini belirtilen zafiyetlerin olmasının, diğer bankaların sahip oldukları teknolojik alt yapı, güvenlik önlemlerinin davalı banka tarafından sağlanmamış olmasının, davalı bankanın gerekli ve yeterli önlemleri almadığını göstermekte olduğunu, kaldı ki, davalı bankanın şube müdürüne 19.02.2024 günü mesai saatleri içerisinde ivedilikle ulaşılıp bilgi verilmiş olmasına rağmen, müvekkili şirket hesabından üçüncü kişiler tarafından izinsiz gerçekleştirilmiş olan hesap ekstresinde görünen işlemler yönünden davalı banka tarafından diğer bankalar nezdinde bloke işlemi talep edilmediği gibi, müvekkilinin hesabından davalı bankanın bir başka şubesindeki hesaba yapıldığı hesap ekstresinden anlaşılan izinsiz havaleyle ilgili dahi bloke konulmamış olmasının da davalı bankanın sorumsuz davrandığını gösterdiğini, davalı bankanın internet bankacılığı, mobil bankacılığında mevcut kusur ve güvenlik zafiyeti nedeniyle, müvekkilinin hesaplarından üçüncü şahıslar tarafından yapılan işlemler nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı bankanın internet bankacılığı mobil bankacılığı sistemlerinde mevcut kusur ve güvenlik zafiyeti nedeniyle müvekkilinin izni olmaksızın üçüncü kişilerce müvekkiline ait banka hesabının bağlı olduğu internet bankacılığı, mobil bankacılık işlemlerinin izinsiz olarak kullanılmasıyla para transferi, döviz bozumu vb. işlemler yapılmak suretiyle; 19.02.2024 tarihinde müvekkilinin döviz hesabından izinsiz 5.000 ÜSD bozumu yapılıp karşılığı 153.579,50 TL'nin müvekkilinin TL hesabına aktarılmasıyla TL hesap bakiyesinden izinsiz alınıp üçüncü kişilere ait hesaplara art arda aktarılmış toplam 199.990 TL'nin, 27 Şubat 2024 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş olan en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalı taraftan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, davaya konu işlemler sebebiyle davacının uğradığı bir zarar var ise, müvekkili bankaya buna ilişkin bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanmış olan Bankacılık Hizmet Sözleşmesi gereğince davacının bankacılık kanallarına erişimini sağlayan hassas bilgilerini (parola, doğrulama kodu vs.) korumakla yükümlü olduğunu, somut olayda, müvekkili bankanın gerekli tüm güvenlik önlemlerini kanuna uygun biçimde uygulayarak aktif özen yükümlülükleri gereğince hareket ettiğini, davacının şirket yetkililerinin, hesap güvenliğini sağlayan hassas bilgilerini 3. kişilerle paylaşması neticesinde davaya konu işlemlerin gerçekleştiğinin dava dilekçesinde ikrar edilmekte olduğunu, müvekkili banka tarafından müşteri hesabına bloke tanımlandığını, işlem öncesinde cep telefonu değişikliğinin bulunmamakta olduğunu belirterek davacının bir zararı var ise bunun meydana gelmesinde müvekkili bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın, hukuki yarar yokluğundan usulden ve tüm talepler yönünden reddine, davacı ---------Ş.'nin dava konusu hakkında yaptığı suç duyurusuna ilişkin yürüyen soruşturmanın; ---------- soruşturma sayılı dosyası ve açılması muhtemel kamu davasının bekletici mesele yapılmasına, davanın, davacıya ait telefon GSM operatörüne ve para transferi yapılan hesap Sahiplerine ihbarına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, haksız fiil nedeniyle davacının davalıdan tazminat istemine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; Dava haksız fiil nedeniyle tazminat davası olup, davacının davalı banka nezdinde hesabının bulunduğu, davacı yetkilisinin 19/02/2024 tarihinde google chrome internet sitesi üzerinde davalı bankanın vakıf katılım bankası internet şubesine giriş yaptığı, bu kapsamda davacının hesabından toplamda 199.990,00 TL üçüncü şahısların hesabına aktarıldığı, uyuşmazlığın davacının bu işlemleri nasıl gerçekleştirdiği, bu işlemlerin yapılmasında davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı kusurlu ise davacının talep edebileceği miktarın ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 29/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; davacının müşteri numarası, kullanıcı adı, ve kendisinin belirlediği, yalnızca kendisinin bildiği internet statik şifresi (parola) ve davalı banka sisteminde kayıtlı cep telefon numarası vb. kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişi ya da kişilerce ele geçirildiği, kişisel bilgilerin korunma yükümlülüğünün öncelikle davacıya ait olduğu, davacının, bilgisi ve rızası dışında, dolandırıcı kişi, kişiler tarafından, davalı bankanın mobil bankacılık uygulaması kullanılmak suretiyle, davalı --------Ş.'nin, --------Şubesi nezdindeki--------- IBAN numaralı hesabından, dava dışı; --------- ait ---------Ş. ---------- Şubesi nezdindeki hesabın; 49.990 TL ile 29.000 TL ve -------- ait --------- nezdindeki hesaba 21.000 TL'nin FAST ile ve --------- Aile ve İnsani Yardım Derneği'ne ait ---------Ş. nezdindeki hesaba 100.000 TL'nin havale yapılmak suretiyle gönderildiği, davacı şirketin yetkilisi tarafından, şirket bilgisayarından --------- Banka internet şubesine girmek için ---------- internet tarayıcısı üzerinden arama motoruna davalı bankanın unvanının yazılarak, kullanıcının karşısına davalı bankanın internet şubesi giriş ekran görselinin kopyası olan site üzerinden tuşlanan müşteri numarası banka giriş şifresi ile kopya sitenin arkasındaki kimliği belirsiz kişiler (hacker) tarafından davacının kullanmakta olduğu davalı banka sisteminde kayıtlı cep telefonuna gönderilen ve kurulan virüs programı (trojen) vasıtası ile mobil şube aktivasyonu yapılarak dava dışı üçüncü şahıslara ait üç farklı IBAN hesabına toplamda 199.990 TL tutarında usulsüz para transferinin yapıldığı, davacı ----------Ş.'nin yetkilisi tarafından, davalı bankaya bu işlemlerin kendi rızası ve bilgisi dışında-------- işlemleri olduğunun bildirdiği, davalı ----------Ş.'nin, paranın aktarıldığı diğer bankalarla iletişime geçerek bu bankalar nezdindeki ilgili hesaplara ve kendi nezdindeki hesaba paralar çekilmeden önce bloke konması yönünde girişimde bulunmadığı, sadece davacının hesaplarına bloke koymakla yetindiği, bu sebeple de davacının parasının hesabına iade edilemediği, böylece davalının 19.02.2024 tarihi itibariyle toplam zararının 199.990 TL olduğu, davacının, mevduat hesabından iradesi dışında gerçekleştirilen para transferlerine ilişkin olarak ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ettiği ve hesabından usulsüz para transferi yapan kişi, kişilerden şikayetçi olduğu, --------- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, davacının şikayeti ile ilgili 2024/61382 sayılı dosyasından soruşturmanın başlatıldığı ve soruşturmanın devam etmekte olduğu, davacı şirketin, işinde tecrübeli tüzel kişi olduğu, bu nedenle dava konusu olayda kendisinden daha dikkatli ve özenli olmasının beklenmesinin gerektiği, davacının zararın meydana gelmesinde, davacı bankanın, aldığı önlemlerin yeterli olmadığı, davacı bankanın eksikliklerinin, kusurunun ve sorumluluğunun bulunduğu, raporun ilgili bölümlerinde davacı taraf ile davalı bankanın kusurunun bulunmadığı yönleri ile kusurlu bulunduğu yönlerinin ayrı ayrı değerlendirildiği ve raporumuzda tüm detayları ile açıkladığımız sebeplerle, dava konusu zararın meydana gelmesinde; davacı taraf ile davalı bankanın müterafik kusurunun olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve talepleri ile davalının cevap dilekçelerindeki savunma ve taleplerinin hukuken değerlendirilmesinin ve takdirinin mahkememiz uhdesinde olduğu, mahkememizce tüm dosya kapsamı ve benzer davalardaki Yargıtay içtihatları değerlendirilerek ve işbu bilirkişi raporu denetlenerek kabul görmesi halinde; davanın reddine, davanın kabulüne veya davanın kısmen kabulüne karar verilebileceği, mahkememizce meydana gelen zararda tarafların müterafik (birlikte) kusurunun bulunduğuna hükmedilmesi halinde, (Bilirkişilik Daire Başkanlığı'nın Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” başlıklı duyurusunun 27. maddesinde yazılı olduğu üzere) kusur oranlarının takdir yetkisinin mahkememiz uhdesinde olduğu, mahkememizce takdir edilecek kusur oranlarına göre, davacının belirlenecek asıl alacak tutarına, paranın usulsüz olarak hesaptan çekildiği 19.02.2024 tarihinden itibaren, mahkememizin takdirine göre; 3095 Sayılı Kanun'un, 2/2. maddesi uyarınca avans faizi veya Türk Ticaret Kanunu'nun 1530/7 hükmü uyarınca temerrüt faizi talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davanın haksız fiil nedeniyle tazminat davası olduğu, davacının davalı bankanın ------- --------- şubesi nezdinde hesabının bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin 19/02/2024 tarihinde davalı bankanın -------- internet tarayıcısı üzerinden işlem yapmak istediği, sayfada yaptığı işlemler sonucunda 3 farklı IBAN hesabına 199.990,00 TL havale işlemi yapıldığı, uyuşmazlığın davalı bankanın yapılan işlemlerde bankacılık mevzuatından kaynaklı olarak kusurunun bulunup bulunmadığı bulunuyorsa davacının talep edebileceği miktarın ne olduğu noktasında toplandığı, davacı şirketin yetkilisi tarafından şirket bilgisayarından davalı banka internet şubesine girmek için ---------- internet tarayıcısı üzerinden arama motoruna davalı bankanın unvanının yazılarak karşısına çıkan sayfadan işlem yapıldığı, müşteri numarası banka giriş şifresi ile kopya sitenin arkasındaki kimliği belirsiz kişiler tarafından davacının kullanmakta olduğu davalı banka sisteminde kayıtlı cep telefonuna gönderilen ve kurulan virüs programı vasıtası ile mobil şube aktivasyonu yapılarak dava dışı üçüncü şahıslara ait üç farklı hesaba para gönderildiği, burada davacının davalıya ait internet sitesine giriş yaparken davalıya ait olup olmadığını kontrol etmesi gerektiği, ancak etmediği, davalı banka internet sitesinin kopyasına giriş yapıldığı, Haksız fiilden bahsedilebilmesi için TBK 49 göre "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasınına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu" yani haksız fiilin dört unsurunun bulunduğu bunların hukuka aykırı fiil, zarar, illiyetbağı ve kusurdur. Meydana gelen zararla, zarara neden olan olay veya davranış arasındaki sebep sonuç ilişkisinin yani illiyet bağının bulunması gerektiği, somut olayımızda üçüncü kişinin eylemi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğuna dair illiyet bağının kesildiği bu nedenle davalının sorumlu olmayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harın peşin alınan 3.415,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.799,93 TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.03/12/2025