T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/400 Esas
KARAR NO : 2025/932
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/10/2017
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEPDavacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 22.05.2017 tarihinde maliki davalı ... olan kaza esnasında davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan -------- plaka sayılı kamyonetin seyri sırasında müvekkiline çarpması neticesinde tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza akabinde müvekkili ...'in derhal -------- kaldırıldığını, hastaneye kaldırılan müvekkilinin belinde kırık, beyin ve sinir sisteminde hasar tespiti yapıldığını, kazadan sonra müvekkilinin eski sağlığına kavuşamadığını, hala dengesini sağlamakta zorlandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkile atfedilecek herhangi bir kusurun mevcut olmadığını, müvekkilinin gerekli önlemi alarak, yolu kontrol ederek yolun karşısına geçmek üzere hareket ettiğini, bu meyanda keskin virajdan süratli bir şekilde gelen ...'un müvekkiline çarptığını, dolayısıyla kazanın asli ve tek müsebbibinin davalı ... olduğunu, -------- plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsayacak şekilde zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... şirketince ---------- poliçe numarasıyla tanzim edildiğinden davalı ... şirketinin ortaya çıkan zararlardan teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 03.10.2017 tanzim tarihli dilekçe ile yazılı başvuruda bulunduğunu, ilgili başvuru dilekçesinin 04.10.2017 tarihinde davalı ... şirketine teslim edildiğini ancak aradan geçen yasal süreye rağmen şirketçe taleplerine herhangi bir cevap verilmediğini belirterek davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulüne, müvekkilinin beklenen haklarına zarar verme tehlikesi bulunduğundan öncelikle ve ivedilikle gerek rızai gerekse cebr-i icra yoluyla 3.şahıslara satış, devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla müvekkilin zarara uğramasına sebep olan --------- plaka sayılı aracın trafik kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, azlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL. maddi tazminatın ( geçici ve sürekli iş görememeden kaynaklı) kaza tarihi olan 22.05.2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 50.000,00 TL. Manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı ... şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla sigortalı araç sürücüsünün davacının zarar görmesinde kusuru olmadığını, davanın müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, davacının yaya geçidi ve trafik ışıkları olmayan yaya yoluna kapalı ana yola aniden çıkarak sigortalı aracın sağ yan aynasına çarpıp düştüğünü, ceza dosyasına verilen ifade tutanağında da davacı tarafın yola aniden çıktığını, dalgın olduğunu, kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini açıkça beyan ettiğini, görüleceği üzere tüm kusurun aniden yola çıkan davacı tarafta olduğunu, dosya kapsamındaki belgelerden davacının yaralanmasında sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı anlaşılmış olup bu nedenle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik giderleri talebinin trafik sigortası genel şartları gereği teminat dışında olduğunu, maluliyet hesabında genel şartlarda da açıkça belirtildiği üzere sakatlık oranının nazar alınması gerektiğini, davacı tarafı sigortalının kusurunu ve zararını uüsülen ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın zararını ispat etmesi gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmediğini, davacı tarafın sürekli maluliyeti halinde zararını ispat etmesi gerektiğini belirterek aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddine, --------- tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitine, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasına, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu kazanın davacının asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiğini, müvekkili ...'un, 22.05.2017 tarihinde saat 19:00 sularında -------- plakalı araç ile normal hızda seyir halinde iken yayalara kapalı olan gidiş dönüş anayolda karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacının müvekkilinin aracının sağ yan aynasına çarpması sonucu yere düşmesi neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusuru, dikkatsizliği, özensizliğinin bulunmadığını, müvekkilinin trafikte seyir halinde iken üzerine düşen tüm önlemlerini aldığını, trafik kurallarına riayet etmiş olup Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlan Kanunu hükümleri mucibi müvekkiline atfı mümkün kusur bulunmadığını, müvekkilinin, kaza öncesi ve sonrasında tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının asli ve tam kusuru nedeni ile kaza ile müvekkilleri arasında illiyet bağının koptuğunu, savcılık tarafından müvekkile ... hakkında takipsizlik kararı verildiğini, olayın hemen akabinde davacı tarafından verilen ifade ile davacının kendi kusurunu ikrar etmiş müvekkilne atfı mümkün kusur olmadığını beyan ederek müvekkilinden şikayetçi olmadığını ifadesinde belirttiğini, olayın üstünden tam 5 ay geçtikten sonra davacı tarafından kötüniyetli olarak huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının kaza sebebi ile elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkillerinden ... aracın işleteni olup olay esnasında aracın kendisi tarafından kullanılmadığını, hal böyle iken müvekkiline atfı mümkün kusur bulunmadığını belirterek müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkili adına kayıtlı araç üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, davacı her ne kadar iş gücü kaybı yaşadığını ve çalışamadığını beyan etmiş olsa da davacının bulunduğu yer kolluk birimlerinden gelirinin bulunup bulunmadığının sorulmasına, ---------- yazı yazılarak davacıya kurumca bağlanan ödeneklerin veya gelirlerin bulunması halinde davayı kabul manasına gelmemekle birlikte davacının taleplerinden mahsup edilebilmesi için miktarlarının sorulmasına, davacının kaza öncesi ve sonrasındaki hastalıkları var ise mevcut durumuna etkisinin bulunup bulunmadığını tespiti için davacının hasta kayıtlarının ---------- celbine, davacının maluliyet oranı için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, 22/05/2017 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Delil olarak dayanılan ---------- plakalı aracın ZMMS poliçesinde sigorta şirketinin davalı şirket olduğu, sigorta ettirenin ise araç maliki olduğu görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, 22/05/2017 tarihinde malikinin davalılardan ... olarak belirtildiği ve diğer davalı ... -------- sevk ve idaresinde bulunduğu iddia olunan --------- plakalı kamyonetin seyri esnasında davacı tarafa çarpması sonucunda tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği belirtilerek geçici ve sürekli iş görememezlikten kaynaklı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşrtereken ve müteselsilen , 50.000 TL manevi tazminatın yine haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizle birlikte (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talebi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyası davacının maluliyet oranının hesaplanması için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek rapor düzenlenmesi istenmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 27/07/2020 tarihli maluliyet raporunda; mevcut belgelere göre; -------- oğlu ---------- doğumlu, ...’in 22/05/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve --------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Torakal omurganın yaralanması, Tablo 1.3 Kategori III’e göre kişinin engellilik oranı %18, Kas-İskelet Sistemi, Üst ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, dirsek hareket kısıtlılığı, Şekil 2.8’e göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 olup Tablo 2.3’e göre kişinin engellilik oranı %1, Balthazard formülüne göre: %18.82 olup, Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin mütalaa olunduğu görülmüştür. Mahkememiz dosyası tarafların kusur durum ve oranının tespitine yönelik kusur bilirkişisine tevdi edilmiş, kusur bilirkişi --------- tarafından düzenlenen 17/11/2020 tarihli raporun sonuç bölümünde; davacı yaya ...'in sert virajlı, eğimli, otokorkuluklar ile bölünmüş karayolunda, otokorkuluklardan atlayarak karşıdan karşıya geçmeye çalışırken --------- plakalı kamyonet ile kazaya karışarak yaralandığı için KTK'nın 47/c —68/b ve KTY'nin 95/c - 138/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve ”4100 kusurlu olduğu; davalı sürücü ...'un idaresindeki ---------- plakalı kamyoneti ile otokorkuluk ile bölünmüş karayolunda seyrederken otokorkuluklardan atlayarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ... ile kazaya karıştığı için yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde kusurunun ve tazminat sorumluluğunun olmadığı; davalı ...'nun sahibi olduğu --------- plakalı aracın sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı için KTK 85/1-5 maddesi gereğince tazminat sorumluluğunun olmadığı; davalı ... ---------Ş.'nin ---------- sayılı ZMSS poliçesi ile ---------- plakalı aracın 21.03.2017 — 21.03.2018 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 22.05.2017 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında olduğu; ZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı için ... Ş.'nin de tazminat sorumluluğunun olmadığı yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davacının itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişi --------- tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/03/2021 tarihli ek raporda kök raporun aynen geçerli olduğu görüşünü bildirmiştir. Kaza tarihi olan 22/05/2017 günü davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ...'un sahibi ve davalı ... Ş.'nin ZMSS teminatı altında ki ------- plakalı araç ile ---------- yolunun sert virajlı kısmında yolun karşıdan karşıya geçen davacı yaya çarpması sonucu davacının yaralandığı, kazanın meydana geldiği yerde keşif kararı verilmiş, davacının kazanın meydana geldiği yerin gösterilmesi istenilmiş ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının sert virajlı, eğimli, otokorkuluklar ile bölünmüş kara yolunda otokorkuluklardan atlayarak karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kazanın meydana geldiği bu nedenle davacının asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir. Raporun hukuka uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, bu nedenle davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu ve davalının kusursuz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Mahkememizin --------- esas,--------- karar sayılı 22/09/2021 tarihli kararı --------- sayılı 25/04/2024 tarihli; Dosya kapsamından, 22.05.2017 tarihide, davalı ...'un sürücüsü olduğu, davalı ...'nun sahibi olduğu, davalı ... Ş.'nin ZMSS teminatı altındaki --------- plakalı araç ile -------- yolunun sert virajlı kısmında hızlı karşıdan karşıya geçen davacı yaya ...'e çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucu davacının geçici ve sürekli sakat kalacak nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır. Mahkemece kusur belirlenmesi için ---------- Dairesine müracaat edilmiş ise de, "...İlgi yazınız ile gönderilen dava dosyası incelendiğinde; kaza sonrası tespit tutanağı bulunmadığı ve olayın oluş şeklinin ve mahal şartlarının açık ve ölçekli bir şekilde gösteren krokinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sağlıklı rapor tanzimi için sürücünün gidiş istikameti, yayanın yürüyor ise yürüme noktası ile istikameti veya geçiş yapıyor ise geçiş yönü, çarpma noktasının yeri, çarpma noktasının yol kenarlarına olan mesafesi ve olay yerinin özellikleri gösteren ölçekli krokiye ihtiyaç duyulmuş olup, bu bakımdan dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir..." şeklinde cevap verilmiştir. Bunun üzerine yerinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda davacının tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine aynı bilirkişiden alınan ek raporda kök rapor tekrar edilerek, "...Kaza yerleşim yeri dışında ve metal bariyerlerle tecrit edilmiş yolda meydana gelmiştir. Çarpma noktasında bir yaya olmaması gerekir. Araç da yolun sert virajlı kısmında savrulmamak için yavaşlamalıdır. Araç yolun sert virajlı kısmına hızlı girerse savrularak yoldan çıkabilir. Somut olayda araç savrulmamıştır. Yoldan çıkmamıştır. Aracın hızı, yol şartları için uygundur. Olmaması gereken bir yerde yayanın bulunması nedeniyle kaza meydana gelmiştir..." belirlemesinde bulunulmuştur. Bu rapordan sonra dosyanın yeniden -------- Dairesine gönderilerek rapor alınması gerekirken bu prosedür tamamlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.O halde Mahkemece yapılması gereken mahallinde keşif yapılmış olduğundan dosyanın --------- Dairesine gönderilerek kusur raporu almak sonucuna göre tüm dosya kapsamına göre karar vermekten ibarettir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. kararı ile kaldırılmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememiz dosyasından ---------- Dairesi'nden kusur raporu alınmıştır. ----------- Dairesi tarafından düzenlenen 21/01/2025 tarihli -------101.02---------- sayılı raporda özetle; dava konusu olayda; davalı sürücü ...'un kusursuz olduğu, davacı yaya ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirmiştir. Bam kaldırma kararı ----------- ATK alınan rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu olması sebebiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 172,49 TL harcın bakiye 442,91 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 210,00 TL tebligat ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL yargılama gideri ile davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine,
6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 500,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'na verilmesine,
8-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
9-Dosyada yeterli avans bulunmadığından 3.900,00 TL ATK rapor ücretinin ATK'nın ayrı bir kurum olması sebebiyle kararın kesinleşmesine istinaden iş bu kararın bir suretinin-------- Adli Tıp Kurumu başkanlığına gönderilerek rapor ücretinin davacıdan tahsil edilmesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 10/12/2025