T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/57 Esas
KARAR NO : 2025/913
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 18/08/2022
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının Müvekkilinde güven duygusu oluşturarak, evlenecekleri konusunda ikna eden davalının yaratmış olduğu bu güven duygusuna dayanarak müvekkiline söylediği türlü yalanlar ile, müvekkilinin güven duygusuna dayanarak davalının müvekkilinden belli aralıklarla 20.000,00 TL, 20.000,00 TL, 20.000,00 TL, 30.000,00 TL, 40.000,00 TL, 30.000,00 TL aldığını, bu durumun anlaşılmasından sonra davalının müvekkilini tüm borçlarını ödeyeceğini ikna ederek bono keşide etttiğini, ancak vadesi gelmesine rağmen senetlerde yer alan borç bedellerini ödememesi üzerine --------İcra Dairesi'nin ---------- E sayılı takip dosyası ile vadesinde ödenmeyen 13.02.2017 düzenlenme tarihli 25.03.2017 ödeme günlü 15.000 TL tutarlı, 13.02.2017 düzenlenme tarihli 25.04.2017 ödeme günlü 15.000 TL tutarlı, 13.02.2017 düzenlenme tarihli, 25.06.2017 ödeme günlü 50.000 TL tutarlı, 13.02.2017 düzenlenme tarihli 25.08.2017 ödeme günlü 65.000 TL tutarlı bonoların tahsilinin talep edildiğini, davalının takip dosyasına konu edilen borcu ödeyeceğini belirterek ödeme taahhütnamesi vermiş olduğunu, ancak borcunun tamamını ödemeyerek, ödeme taahhüdünü ihlal ettiğini, davalının müvekkilini daha fazla mağdur etmesinin önüne geçilmesi için davalının taşınır taşınmaz malvarlıkları ve mesleğinin icra alanı dahil üçüncü kişilerde bulunan haczedilebilir her türlü ayni ve nakdi hak ve alacakları üzerine ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından keşide edilen ve halen müvekkiline ödenmeyen 200.000,00 TL bedelli bononun vade tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan faizleri ve tüm fer'ileri ile birlikte, davacı müvekkiline ödenmesine hükmedilmesini , müvekkilinin uğramış olduğu munzam zararın yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde tespiti ile ayrıca nakdi olarak ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 32. Maddesinde "... Yargılamayı, hâkim sevk ve idare eder; yargılama düzeninin bozulmaması için gerekli her türlü tedbiri alır. Okunamayan veya uygunsuz yahut ilgisiz olan dilekçenin yeniden düzenlenmesi için uygun bir süre verilir ve bu dilekçe dosyada kalır. Verilen süre içinde yeni bir dilekçe düzenlenmezse, tekrar süre verilemez. ..." şeklinde olduğunu, davacının dava dilekçesinin, mezkur kanunun maddesinde anlamını bulan "münasebetsiz evrak" niteliğinde olduğunu belirterek davacı tarafa dava dilekçesinin yeniden düzenlenmesi için süre verilmesinin gerekmekte olduğunu, ayrıca iş bu davada arabuluculuk başvurusu dava şartı olduğundan dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağının yer aldığını, müvekkilin ikamet adresinin "-------, ---------" olduğunu belirterek yetkili Mahkemenin------ Mahkemeleri olduğunu, davacının, kambiyo senetlerine mahsus icra takibiyle elde edebileceği bir hakkın tesisi için dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu edilen bononun vade tarihinin 10.07.2019' olduğunu, dünya genelinde yaşanan pandemi nedeniyle çıkarılan 7226 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca zamanaşımı sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar durdurulduğunu, huzurdaki davanın açıldığı tarih itibariyle senedin zamanaşımına uğramadığını, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu'nun 732. maddesinin uygulanamayacağını belirterek davacının maddi gerçeğe aykırı iddialarının ve kötü niyetli, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, 17/05/2019 keşide, 10/07/2019 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bono aslı kasa evrakı, banka müzekkere cevabı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dosyanın --------- Sayılı yetkisizlik kararı ile geldiği anlaşılmakla, mahkememizin -------- Esasına kaydı yapılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davalı tarafından davacıya verilen 17/05/2019 keşide, 10/07/2019 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. --------- esas sayılı yazılan müzekkere cevabında; 17/05/2019 keşide, 10/07/2019 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bono aslının dosyası içerisinde olduğu mahkememize bildirilmiş, diğer bono aslı dosyaya sunulmuş ve mahkememiz kasasına alınmıştır.
İlgili bankaya müzekkere yazılarak hesap hareketleri dosya içerisine alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf dava konusu 17/05/2019 keşide, 10/07/2019 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bono nedeni ile davalının kendisine borcunun bulunduğunu, davalı ile sevgili oldukları dönemde davalının kendisinden aldığı borç paralara karşı bu bononun tanzim edildiğini ve bono bedelinin ödenmediğini iddia ederek eldeki davayı açmış, açılan dava ile bono bedeli ile geç tahsilattan doğan munzam zararın talep edildiği görülmüştür.Davalı taraf ise davacı iddialarını inkarla davanın reddini talep etmiş, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde yapılan ödemeler dikkate alınarak mahsup talebinde bulunmuştur.Dava konusu senet aslı dosyamız içerisine alınmış, ilgili bankadan taraflara ait hesap hareketleri getirtilmiştir. Davalı tarafça davacıya gönderilen banka havaleleri incelenmiş, dava konusu senet tarihinden önce yapılan davalı havaleleri mahkememizce dikkate alınmamıştır. Belirtmek gerekir ki, senet tanzim tarihinden sonra yapılan ve bu senet için yapıldığı açıkça belirtilen ödemeler davalıyı borçtan kurtaracak olup, yine davalının mahsup talebi olduğundan yine senet tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin dikkate alınması gerekmektedir. Bu açıklamalardan sonra davalı tarafça davacıya senet tanzim tarihinden sonra bu senet için yapılmış ödeme olmadığından 200.000,00 TL'lik senet bedelinin 10/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, somut uyuşmazlıkta senet bedeline tanzim tarihinden itibaren faiz işletilmesi, ve uyuşmazlık içeriği nazara alındığında davacının geç tahsilat nedeni ile zarara uğradığı gerekçesi ile munzam zararını talep edemeyeceği kanaati ile 16/09/2022 tarihli dilekçe ile 250.000,00 TL olarak talep edilen munzam zarar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kısmen kabulü ile; 200.000,00 TL 'lik senet bedelinin 10/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının munzam zarar talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 13.662,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 3.415,50 TL peşin harç ve 4.500,00 tamamlama harcı mahsubu ile bakiye 5.746,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 3.415,50 TL peşin harç ve tamamlama harcı 4.500,00 TL olmak üzere toplam 7.996,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 2.026,50 TL tebligat giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 900,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 693,33 TL'sinin davalıdan tahsili, 866,67 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf karar tarihinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 03/12/2025