T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/403
KARAR NO : 2025/823
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :02/06/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/09/2022 günü saat 17:30 sıralarında müteveffa sürücü --- sevk ve idaresindeki ----plaka sayılı kamyonet ile ------- numaralı Devlet yolunu takiben ---- istikametinden ----- yönüne seyir halinde iken ön ilerisinde seyreden sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı kamyonet ile bu kamyonetin önünde seyreden plakası belirsiz aracı geçmek üzere karşı yön şeridine girdiği esnada aracının ön sol kısımları ile; karşı yönden gelmekte olan sürücü --- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı kamyonun ön kısımlarının çarpışması, çarpışmanın akabinde kendi sağına doğru ötelenen kamyonetinde geçmek istediği ---- plakalı kamyonetin sol yan kısımlarına çarpması sonucu ----- plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin nikahsız eşi ----vefat ettiğini, YHGK’nun 13.04.2011 tarihli -----. sayılı ekli kararında bu hususa ilişkin olarak “Destekten yoksun kalma tazminatı istemi için resmi bir evlilik bağı ile bağlı olunması gerekmediği gibi, mirasçı olunmasına da gerek yoktur. Önemli olan, düzenli ve eylemli bir birliktelik ve destek ihtiyacının kanıtlanmasıdır.” Denildiğini belirterek, 10/09/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeni ile aynı gün vefateden ’----- desteğinden yoksun kalan resmi nikahsız eşi davacı ---- için fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Sigorta şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; 10/09/2022 tarihli kazaya karışan ----- plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ----- nolu Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 31/01/2022-2023 tarihleri arasında teminat altına olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle dava konusu olayda kusurun tespitinin gerektiğini, müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın belirli süreli rant formülüyle ve 1,65 ıskonto oranı ile yapılması gerektiğini, davacının işbu davada müteveffanın sürekli ve düzenli olarak desteğinde olduğunu ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın 10/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ---- plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacının imam nikahlı eşi ----- vefat ettiği anlaşılmakla davacının destekten yoksun kalıp kalmadığı, oluşan kazada tarafların kusur durumu ve destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Talimatla tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.
Talimatla dinlenen davacı tarafından bildirilen tanık---- beyanında " Davacı ---- ve ben ----- ili ----- Caddesindeki terlik fabrikasında birlikte çalışıyorduk. Davacıyı bu sebeple tanıyorum. İş yerinde işler azaldığı için yemekhaneye bakan Davacıyı 2 yıl kadar önce işten çıkardılar. Bildiğim kadarıyla şuan ---- ili --- sanayide yemekhanede çalışmaktadır. Fabrikada yemek dağıtılan yerde çalışmaktadır. Ancak bizzat ben gidip görmedim. Çalıştığını davacının kendisinden duydum. Davacı ---- ile imam nikahlı olarak evliydi. Evlilikleri ----- vefatı nedeniyle sona erdi. 1 yıl kadar evli kaldılar. Çocukları yoktu. Davacı ve müteveffa ----- aynı evde kalıyorlardı. İmam nikahlarında ben şahitlik yaptım. Evlerine hiç gitmedim. Duyduğum kadarıyla ----- resmi nikahlı ----- yaşayan bir eşi varmış ancak boşanma aşamasındaymış. Davacı ile ---- tanışmışlar. Davacı ile ---- aynı evde ----- kalıyorlardı. ----- emekli olduğu için çalışmıyordu. Ancak ölmeden kısa zaman önce bir dağıtım işine girmişti. Evin geçimini davacı ve ----- birlikte sağlıyordu. Davacı çalıştığı için maaşı vardı. ------ emekli olduğu için emekli aylığı ve son zamanlarda dağıtım işinden kaynaklı maaşı vardı. Davacının ilk eşinden 3 çocuğu vardı. 2'si bekar olup müteveffa ------ ile kaldığı evde birlikte yaşamaktaydılar. o çocuklardan birisi çalışmıyor. Onların geçimini de davacı ile ------ birlikte sağlıyordu " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın kusur yönünden ve aktüerya yönünden bilirkilere verilerek ön inceleme duruşmasında zapta geçen uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 10/09/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeni ile aynı gün vefat eden ---- desteğinden yoksun kalan resmi nikahsız eşi davacı---- için fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili talebi olduğu, 10/09/2022 günü saat 17:30 sıralarında müteveffa sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı kamyonet il----numaralı Devlet yolunu takiben ---- istikametinden --- yönüne seyir halinde iken ön ilerisinde seyreden sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı kamyonet ile bu kamyonetin önünde seyreden plakası belirsiz aracı geçmek üzere karşı yön şeridine girdiği esnada aracının ön sol kısımları ile; karşı yönden gelmekte olan sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı kamyonun ön kısımlarının çarpışması, çarpışmanın akabinde kendi sağına doğru ötelenen kamyonetinde geçmek istediği ----- plakalı kamyonetin sol yan kısımlarına çarpması sonucu ---- plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin nikahsız eşi ---- vefat ettiği dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Müteveffa sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı kamyoneti ile seyrederken yer işaretlerine uymadığı ve öndeki aracı geçmenin sürekli çizgi ile yasaklandığı yerde karşıdan gelen araçların şeridine geçerek öndeki aracı geçmeye çalıştığı; öndeki aracı geçmeye başlamadan önce geçeceği aracın hızı ile geçme anındaki kendi hızını da göz önüne alarak iki yönlü trafiğin kullanıldığı taşıt yollarında karşıdan gelen trafik dahil karayolunu kullananların tümü için tehlike veya engel olmadan geçme için kullanacağı şeridin yeteri kadar ilerisinin boş olduğunu kontrol etmeden öndeki aracı geçmeye çalıştığı ve karşıdan gelen ---- plakalı kamyon ile geçmeye çalıştığı ---- plakalı kamyonet ile kazaya karışarak kendisi ile birlikte yolcusu ----- EX olmasına neden olduğu için KTK 47/c – 54/a/3 – 54/b/1 ve KTY 95/c – 103/a/3 – 104/a maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Dava dışı sürücü ---- idaresindeki -----plakalı kamyonu ile Dava dışı sürücü --- idaresindeki ----- plakalı kamyoneti ile, Kendi şeritlerinde normal seyrederken ----- plakalı kamyonetin öndeki aracı kontrolsüzce geçmeye çalışması sonucu kazaya karıştıkları için ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığı; Müteveffa--- yolcu olarak bulunduğu ----- plakalı kamyonetin kullanımına herhangi bir müdahalesi olmadığı için ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun veya müterafik kusurunun olmadığı gibi hatır taşıması olduğunun ispata muhtaç durumda olduğu; kanaatine varıldığı; Mahkeme tarafından; Davacının müteveffanın nikahsız eşi olduğu ve destek zararı talep edebileceğine karar verilmesi haline; Rapor tarihi dikkate alındığında; 10/09/2022 tarihinde destekçi ----- vefatı sonrasında; (Nikahsız) Eş ----; toplam - zararının, müteveffanın davaya konu kazada yolcu konumunda bulunduğu ve kazanın oluşumunda kusura katılımının olmadığının kabulü ile 2.059.820,78 TL olduğu, davalı sigota şirketinin azami sorumluluk limiti 1.000.000,00 TL olduğu ve dava dışı nikahlı eşinde ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----. dosyası ile dava yoluna gittiği görülmekle, dava dışı nikahlı eş --- işbu limit dahiline pay ayrılması sonrası yapılan garameten hesaplaması ile, davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği azami destekten yoksun kalma tazminatının 502.332,38 TL olabileceği, Elbette; T.C. ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi----- Sayılı İlamında; “…Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin--- Esas----- Karar sayılı ilamı dikkate alındığında; işbu hesaplanan tazminattan hak ve adalete uygun bir miktar indirim yapılıp yapılmayacağının, dava tarihinden itiabren işlemiş avans faizi ile birlikte (Sigortalı araç ticaridir) hususundaki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili 28/05/2025 tarihli dilekçe ile 1.Dosya kapsamında tanzim edilen 13.05.2025 tarihli kusur ve aktüer bilirkişi heyeti raporunda yer alan aleyhe hususlar kabulü olmadığı, Bilirkişi heyeti raporunda belirlenen tutarlar üzerinden taraflarınca HMK 107 uyarınca bedel artırım dilekçesi sunulmakta olduğunu, fazlaya ilişkin hakları ile ek dava açma, bedel artırım ve ıslah yapma hakları, teminat limitini aşan zarar yönünden hakları saklı kalması kaydıyla ----- için dava bedellerinin yükselterek, 502.332,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatı, TBK'nın 53/3. maddesinde, ölüm halinde uğranılan zararlar gösterilmiştir. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır (Yargıtay -----HD. ----- (HGK'nun 15.6.2011 gün ve ----- esas---- karar, HGK'nun 22.2.2012 gün ---- esas ------ karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve---- esas ----- karar sayılı ilamları).
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; desteğin imam nikahlı eşi olduğu iddia edilen davacı ile müteveffa ---- mernis kayıtlarına göre 22/02/2022 tarihinden itibaren, tanık beyanlarına göre vefat tarihinden 3-4 ay öncesinden itibaren birlikte yaşadıkları, resmi nikahında dava dışı ----- olduğu, birlikteliğin resmi nikahsız olduğu ve müteveffanın davacı ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri bir bütün olarak değerlendirilip davacı ile ölen arasında fiili desteklik ilişkisi bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak Yargıtay Kararlarında da: “Evlilik sözleşmesi olmaksızın birlikte yaşayan nikâhsız eşin, desteğin ölümü ile nikâhlı eş gibi, yaşam süresinin sonuna kadar ve özellikle yaşı, sosyal durumu, yaşadığı ortam ve aile bağları gibi nedenlerle, kocasının evinde yaşamını sürdüremeyeceği, güçlü olmayan aile bağı nedeniyle müşterek haneyi terk ederek, kendisine yeni bir yaşam seçeceği üstün olasılık içinde olduğu, giderek bakım ihtiyacının nikâhlı eşte olduğu gibi desteğin bakiye ömrünün sonuna kadar devam etmeyeceği varsayımı göz önünde tutularak, Borçlar Kanunu’nun 43.maddesi gereğince belirlenen tazminattan hak ve adalete uygun bir indirim yapılması gerektiği de tartışmasızdır.” (---.HD.08.07.1997 gün--- sayılı, 24.03.1998 gün ---- sayılı, 18.02.1999 gün ----- sayılı, 03.02.2000 gün ------ sayılı sayılı kararları) denilmekte olup davacı eşin müteveffanın nikâhsız eşi olduğu ve BK m. 51’in (EBK m. 43) göre bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarında %20 oranından indirim yapılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve kazaya karışan aracın kamyonet vasfında olduğu dikkate alınarak sigortanın temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davacının, davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 502.332,38 TL nin 6098 Sayılı TBK'nın 51-52 maddesi gereğince takdiren %20 oranında indirim ile 401.865,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 02.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 27.451,46 harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.271,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca taktir olunan 64.279,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama gideri olarak 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harcın ve 10.288,75 TL tebligat, bilirkişi ücreti ve yazı gideri olarak toplam 10.648,55 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda karar açıkça okunup usulen anlatıldı.