T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/249
KARAR NO : 2025/805
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 11/04/2021
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ---- nolu poliçede sigortalı olarak yer alan ----ait
mağaza ve depoların 31/01/2018-31/01/2019 tarihleri arasında ----- İş Yeri Paket Sigorta
Poliçesi ile müvekkil şirket tarafından mezkur poliçede yazılı teminat limitleri kapsamında
teminat altına alındığını, poliçede teminat altına alınan mağaza ve depolardan birinin de
---- AVM’de bulunan ------ mağazası olduğunu, işbu
sigortalı işyerinin deposunda 22/12/2018 tarihinde büyük çaplı bir hırsızlık olayının
meydana geldiğini, sigortalının zararının ekspertiz raporuyla tespit edildiğini, tespit edilen
zararın 52.522 TL olduğunu, hasar miktarının müvekkil şirketçe sigortalısına tam ve
eksiksiz olarak ödendiğini, sigortalı iş yeri yetkilisi/müdürünün emniyet ifade tutanağında
gerçekleşen hırsızlık olayını “…Hırsızlığa gelen şahıslar depoların bulunduğu kısma giden
normalde kapalı olması gereken açık kapıdan girmişler.” “…Ayrıca bu konuda ---- AVM güvenliğinin de ihmali olduğunu düşünüyorum çünkü hırsızlığa gelen
kişilerden herhangi bir bilgi almadan bahse konu aracı kolaylıkla içeri alıyorlar, bundan
dolayı ---- AVM güvenliği yetkililerinden de davacı ve şikayetçiyim.” şeklinde
izah ettiğini, hırsızlık olayı sonrası ----- İlçe Emniyet Müdürlüğü’nce düzenlenen Olay
Yeri İnceleme Raporu’nun “…otoparka giden yoldan deponun bulunduğu koridora açılan
kapının çift kanatlı çelik kapı olduğu ve kapının açık olduğu, kapı üzerinden herhangi bir
zorlama kanırtma izinin olmadığı görüldü.” şeklinde olduğunu, ----- AVM’nin
güvenlik hizmetini üstlenen davalı ----- olay günü
hakkında hazırlamış olduğu olay raporunun “…söz konusu aracın, 21 nolu araç giriş
noktasından 07.18’de geldiği bölgede bulunan görevli ile 10-15 sn bir diyalog yaşamasının
ardından, girişinin sağlandığı, aracın sarı otoparkta doğruca depo bölgesine gittiği, tam
olarak bilemediği için bölgeden üç kez geçtikten sonra, bölgede durduğu, 07.30da araçtan
inen kişiler tarafından depo kapısı üzerindeki kameranın fişinin çıkarıldığı, ardından depo
kapısının kilidinin zorlama ile açıldığı, araçtan inen dört şahıs tarafından depodaki 250-300
parça ürünü araca yükleyerek, giriş yaptıkları kapı bölgesinden ayrıldıkları…” şeklinde
olduğunu, ----- AVM’nin güvenliğinin davalı şirket tarafından sağlanmakta olup,
gerçekleşen rizikoda karşı tarafın güvenlik ihmalinin olduğunun olayın oluş şekliyle de,
dosyada mevcut ifade tutanakları ve olay yeri tutanakları ile de sabit olduğunu, davalı
şirketin ----- AVM’nin güvenliğini üstlenmiş olup, gerçekleşen hırsızlık olayında
fiilen kusursuz dahi olsa ihmalinden dolayı hırsızlık olayı sonucunda meydana gelen
zarardan sorumlu olduğunu, davalı şirketin gerekli önlemleri almamasının, hırsızları sorumsuzca depo kapısından içeri almasının ve hırsızlık anında hiçbir müdahale
yapmamasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkil şirketçe yapılan ödemelerin
TTK m.1472’de yer alan halefiyet prensibi ve güvenliğin ihmali sebebiyle rücuen
tazmininin gerektiğini, müvekkil şirketçe yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla ilk
önce ----- AVM’ye rücu mektubu gönderildiği ancak ------ AVM’nin
güvenliğinin davalı tarafından sağlandığına ilişkin cevap alındığını, daha sonra davalı
aleyhine müvekkil şirket tarafından ---- İcra Müdürlüğü’nün -----sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, iş bu
davanın itirazın iptali davası değil rücuen tazminat davası olduğunu, icra takibinde icra
sebebinin sehven yanlış yazılması ve olası bir itirazın iptali davasında icra sebebi ile bağlı
olacaklarını, davalı tarafın haksız yere rücu talebini yanıtsız bıraktığını belirterek davalı
tarafa ait tüm menkul ve gayrimenkullere ihtiyati tedbir konulmasını, ----
İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyasının celbi ile dosyaya yapılan masraflar ve
halefiyet prensibi gereği sigortalıya ödenen miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek
faizi ile birlikte davalı taraftan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Görev ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla
Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası poliçe nedeniyle rücu söz konusu olabileceğinden
davanın ---- ihbarını talep ettiklerini, dava dışı ----- AVM
Yönetimi ile müvekkil arasındaki sözleşmenin sigorta veya garanti sözleşmesi hükmünde
olmayıp, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getiren müvekkil şirketin hiçbir
sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil ile dava dışı ----- AVM Yönetimi
arasında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi ile 5188 sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik
hizmeti verildiğini, bu faaliyetin kanunun izin verdiği haliyle “caydırıcı ve ön engelleme”
faaliyeti olup, güvenlik şirketinin sadece sözleşme kapsamında hizmet verdiğini, müvekkil
şirketin özel güvenlik hizmeti veriyor olmasının AVM’de yaşanan hırsızlık ve sair olaylar
nedeniyle her durumda kayıtsız şartsız sorumlu olacağı anlamına gelmediğini, AVM
yönetimi tarafından temin edilen ekipmanlar dahilinde yalnızca sözleşme kapsamında AVM
yönetimi tarafından belirlenen personel sayılı ile görev ve talimatlar çerçevesinde hizmet
verildiğini, 22/12/2018 tarihinde ----- mağazasına ait depo kapısının kilit sisteminin
zorlanarak açılması suretiyle soyulduğunu, AVM ile müvekkil şirket arasında akdedilen
sözleşmenin 7. Maddesi gereği müşteri gerekli önlemler alınmadığı takdirde sonuçlardan
müvekkil şirketin sorumlu olmayacağının belirtildiğini, söz konusu fiziki yetersizliklerin
dava dışı ---- Yönetimine periyodik olarak risk analiz raporları ile bildirilmiş olup
müvekkil ile bu hususta işbirliği yapmayan AVM yönetiminin asli kusurlu olduğunu,
davaya konu hırsızlık olayı ile müvekkil şirket arasındaki illiyet bağının kesilmiş olduğunu,
kusurun dava dışı sigortalı ve dava dışı AVM yönetiminde olduğunu, risk analiz
raporlarının dikkate alınmadığını ve gerekli iyileştirmelerin yapılmadığını, iyileştirmeler
yapılmış olsa idi söz konusu hırsızlık hadisesinin yaşanmayacağını, risk analiz raporlarında
belirtilen hususlarda gerekli personel ve ekipmanları temin etmek ve bu hususta karar verme
inisiyatifinin davalıya ait olduğunu, risk raporlarına riayet etmeyen AVM yönetiminin söz
konusu hırsızlık olayında asli kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu zararın
meydana gelmemesi için tüm önlemleri aldığını ve gerekli personellerin hizmet sahasındaki
güvenlik görevlerini eksiksiz olarak ifa ettiğinden olay ile müvekkil şirket arasındaki illiyet
bağının kesildiğini, konu olayda müvekkil şirketin bir kusuru bulunmadığını ve taraflar
arasında imzalanan sözleşme gereğince müvekkilin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, dava
dışı AVM yönetimi ile sigortalı şirketin müteferrik kusurlu bulunduklarını, sigortalının
gerekli tedbirleri almadığından ve gerekli özeni göstermediğinden asli kusurlu olduğunu,
haksız fiil ile müvekkil şirket arasında illiyet bağı olmadığından güvenlik şirketine kusur
atfedilemeyeceğini, gerçek zararın somut ve yazılı delilerle ispatının gerektiğini ve
huzurdaki dava alacak davası olarak ikame edilmiş olup icra dosyası ile herhangi bir illiyeti
olmadığından icra dosyasına yapılan tahsilin reddi gerekeceğini belirterek davanın reddini
talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK 1472 maddesi gereği davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına ödediği bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın Davacı ile dava dışı--- Alışveriş merkezinde bulunan ------- mağazası arasında işyeri sigorta poliçesi yapıldığı, işyerinde yaşanan hırsızlıktan kaynaklı davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemeden kaynaklı TTK 1472.mad. Gereğince davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği, davalının kusurunun olup olmadığına yönelik olduğu görüldü.
Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın bilirkişi Sigorta hukuku konusunda uzman tevdine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;
Davacı sigorta şirketi nezdinde dava dışı sigortalısı ------ sayılı poliçe ile işyeri paket sigortası mevcut olduğu, ve poliçede
hırsızlık teminatının yer aldığı
Sigortalı işyerinde 22.12.2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık neticesi sonrasında
davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 28.11.2019 tarihinde 52.522,00 TL
hasar tazminat bedeli ödendiği ve sigorta şirketinin TTK 1472 kapsamında
sigortalısının haklarına halef olduğu,davalı şirketin kusuru oranınca rücu edebileceği,
Davadan önce davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı ve icra takip masrafı olarak davacı şirket
tarafından 301,47 TL masraf harcaması yapıldığı, ancak icra takip talebinde icra
takibinde borcun sebebinin hırsızlık olarak gösterilmediği, kasko araç hasarı olarak
gösterildiği, davalının takibe itiraz ettiği, borcun sebebinin yanlış gösterilmesi sebebi
ile davalı şirketin iş bu icra masrafından sorumlu olmayacağı, Çalınan emtianın tekstil emtiası olduğu ve değerlerinin tespiti yönünden tekstil
mühendisi bilirkişi atanıp atanmayacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait
olduğu, Davalı güvenlik firmasının meydana gelen hırsızlık hadisesinde kusurunun olup
olmadığı, güvenlik zafiyeti bulunup bulunmadığı konularında güvenlik uzmanı
bilirkişi tarafından inceleme yaptırılıp yaptırılmayacağı hususundaki takdirin Sayın
Mahkemenize ait olduğu,
Hususundaki kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizin 09/03/2022 tarihli duruşması ile; Dosyada alınan rapor bu aşamada hüküm kurmaya elverişli olmadığından dolayı kusur durumunun tespiti ve çalınan eşyanın niteliği itibariyle dosyanın kusur yönünden işyeri güvenlik uzmanı bilirkişi ile tekstil mühendisi bilirkişilerine tevdine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Davalı ------ Yönünden: 22.12.2018 tarihinde saat
07:30 sıralarında dava dışı sigortalı şirkete ait işyeri deposunda hırsızlık meydana gelmesi
sonucu mallarının çalınması olayında; davalı şirketin güvenlik hizmeti verdiği ------ farklı tarihlerde risk analiz raporu hazırlayarak sunduğu, ancak
meydana gelen ve dava konusu olan hırsızlık olayında, davalı şirketin tespit ettiği riskleri göz
önüne alarak AVM’de görevlendirdiği özel güvenlik personellerini görev yerinin hassasiyetine
göre eğitmediği, personellerin duyarsız davrandığı, depolar koridoruna açılan çelik kapının açık
bırakıldığı ve dolayısıyla kontrol edilmediği, hırsızlık olayının meydana geldiği ---
otopark bölgesinde 3 tur atan ve yaklaşık 7 dakika depolar koridoruna açılan kapı önünde sabit
duran kimliği meçhul şahısların içinde bulunduğu kapalı kasa aracın ve şahısların kameralardan takip edilmediği hususları ile birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin koruma ve güvenlik
hizmeti verdiği ------ Yönetimi’ne ait AVM’de oluşan güvenlik
zafiyeti nedeniyle dava dışı sigortalıya ait malzemelerin hırsızlık sonucu çalınması
olayında davalı güvenlik şirketinin %60 oranında kusurunun bulunduğu kanaatine
varılmıştır. Dava dışı ---- (AVM)’nin: 22.12.2018 tarihi
saat 07:30 sıralarında dava dışı sigortalı şirkete ait işyeri deposunda hırsızlık meydana gelmesi
sonucu mallarının çalınması olayında; dava dışı ----
(AVM)’nin özel güvenlik izin belgesi dahilinde ve 5188 sayılı kanun kapsamında davalı güvenlik şirketinden AVM’nin korunması ve güvenliğinin sağlaması için özel güvenlik hizmeti satın aldığı,
davalı şirket tarafından sunulan risk analiz raporlarında belirtilen özellikle depolar bölgesi ile ilgili
riskleri gidermediği, dosya kapsamındaki belgelerden çalıştırılan personel sayısının yeterli
(komisyon kararı, koruma planı, personel görevlendirme çizelgesi vb.) olup olmadığının
belirlenemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, ----- AVM’de oluşan güvenlik
zafiyeti nedeniyle dava dışı sigortalıya ait depodan malzemelerin (giysilerin) hırsızlık
sonucu çalınması olayının meydana gelmesinde, ----
(AVM)’nin de sorumluluğunun olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Dava dışı sigortalı-----Yönünden:
22.12.2018 tarihi saat 07:30 sıralarında dava dışı sigortalı şirkete ait işyeri deposunda
hırsızlık meydana gelmesi sonucu mallarının çalınması olayında; mağaza deposuna alarm ve
kamera sistemi kurduğu, depo kapısını kilitlediği, ancak mevcut alarm sistemini -----
AVM’de koruma ve güvenlik hizmetini veren davalı güvenlik şirketi personelinin 7/24 görev yaptığı
CCTV (otomasyon odası) ile irtibatlandırmadığı, sistemden gelen alarm sonrasında AVM güvenlik
ekibine anında bilgi verilmediği, 08:05’te alarm polis merkezine düştükten sonra güvenlik ekibinin
konudan bilgisi olduğu, dava dışı sigortalı şirketin olabilecek tehlikelere karşı alarm sistemindeki
ihbar listesine güvenlik ekibini de eklemesi gerektiği değerlendirilmekte olup, ------ AVM’de
oluşan güvenlik zafiyeti nedeniyle dava dışı sigortalıya ait depodan malzemelerin
(giysilerin) hırsızlık sonucu çalınması olayının meydana gelmesinde, dava dışı sigortalı şirketin az da olsa sorumluluğunun olduğu kanaati hasıl olmuştur. ----- isimli mağazadan çalınan ürünlerin nitelikleri (tasarım, stil, renk, üretimlerinde kullanılan ham ve yardımcı maddeler, vs) bilinmemekle beraber teknik değerlendirme bölümünde (Bkz: X.B) ifade edilen dosya dokümanları ve tüm dosya
üzerinden bakıldığında; 44 adet takım elbise, 5 adet ceket, 99 adet palto, 59 adet kaban ve 33
adet mont olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
adet mont olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tüm delillerin takdiri ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’ nun 3/2 maddesi uyarınca
hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere heyetimizin
kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 25/01/2023 tarihli duruşma ara kararı ile; Dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile Davacının 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenerek 2017 yılından 2018 yılına emtia devri, 2018'de gelen mal kayıtları incelenmek suretiyle 2018 yılındaki devirlerde irdelenerek davacı tarafından ibraz edilen listedeki ürünlerin satış harici kayıt olup olmadığının tespit edilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Davacının Alacak Talebi Yönünden: Dava konusu hırsızlık olayı sonrasında davacı şirket tarafından açılan ----- nolu hasar dosyasının incelenmesinde dava konusu 22/12/2018 tarihli Hırsızlık olayına ilişkin dava dışı -----ekspertiz yaptırıldığı, 03/07/2019 tarihli ------ no.lu Ekspertiz Raporunda çalınan ürünlere ilişkin (4 adet ceket, 59 adet kaban, 33 adet mont, 99 adet palto, 44 adet takım elbise) hasarın 853.595,88 TL olarak hesaplandığı, eksik sigorta bedelinin düşülerek 52.522.665 TL olarak hesaplanmış olduğunun görüldüğü, hesaplanan tutara itirazlara ilişkin uzmanlık alanım dışında kaldığından ilave değerlendirmenin yapılamadığı. adet tutarlarının ise dava dışı -----envanterleri dikkate alınarak hesaplanmış olduğundan. Hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin. sigortalısına ödemiş olduğu tutarı, davalı güvenlik şirketinden kusuru oranında talep edebileceği, Davacı şirket tarafından. davadan önce ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatmış olduğu, icra takibinde borcun sebebinin araç hasarı olarak yanlış yazılması nedeniyle itirazın iptali davası açılmamış olduğu tespit edilmiş olup. icra dosyasına yapılan masraflar yönünden alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin Ara Kararında Talep Edilen Husus Yönünden: Savın Mahkemenin 25.01.2023 tarihli ara kararında tarafımdan yapılması istenen hususların davacı Sigorta şirketinin ticari defter ve kayıtları incelenerek yerine getirilemeyeceği. tespit vapılabilmesi için dava dışı, davacı şirketin sigortalısı ------2017 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği, Sayın Mahkemenin bu hususta dava dışı şirkete ait kayıtların incelenmesine karar vermek istemesi halinde, Mahkemece dava dışı şirkete ihtar gönderilerek: 2017-2018 yılı defterleri ---- Mağazası ile sınırlı olmak üzere: Dönem Başı Stok. Dönem içi Alışlar. İadeler, Net satılabilir ürün adet/tutarı, Net satış adedi/ tutarı (maliyet bedeli ve satış bedeli ile). Dönem sonu stok tutarı 31.12.2017 ve 31.12.2018 tarihleri için ayrı ayrı olmak üzere kayıtların ibraz edilmesi, yerinde inceleme talebinde bulunulması halinde ise incelemede irtibat kurulacak kişinin iletişim bilgisinin (telefon, e-mail) dava dosyasına kazandırılması gerektiği, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememizin 06/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile; 2017-2018 yılı defterlerinin ---- Mağazası ile sınırlı olmak üzere: Dönem Başı Stok. Dönem içi Alışlar İadeler, Net satılabilir ürün adet/tutarı, Net satış adedi/ tutarı (malıyet bedeli ve satış bedeli ile). Dönem sonu stok tutarı 31.12.2017 ve 31.12.2018 tarihleri için ayrı ayrı olmak üzere kayıtların ibraz edilmesinin, Dava dışı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına; defterlerin ibrazına müteakip mali müşavir bilirkişi olan ---- ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Dosyada mübrez ek raporda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi, Sayın Mahkemece
bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Davacının Alacak Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde
açıklandığı üzere;
Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda, dava dışı ----. vekili
tarafından dava dosyasına sunulan, ----- AVM’sinde ------ kodlu mağaza Envanter
Dengesi Raporunun incelenmesinde, hasar dökümünde belirtilen ürünlere ilişkin eksikliklerin tespitinde; 10 adet ceket, 55 adet kaban, 32 adet mont, 99 adet palto ve 43 adet takım elbise olmak
üzere toplamda 244 adet ürünün eksik olduğunun tespit edildiği,Ancak dava dosyasına sunulan hasar dosyasında, 4 adet ceket, 59 adet kaban, 33 adet mont, 99
adet palto ve 44 adet takım elbise olmak üzere toplam 239 adet ürünün hasar görmüş/çalınmış olduğunun belirtildiği, Davacı tarafından ibraz edilen listedeki ürünlerin envantere uygun olduğu, malların hırsızlık
öncesi stok kayıtlarında yer aldığı
Dava konusu hırsızlık olayı sonrasında davacı şirket tarafından açılan ------ no.lu hasar
dosyasının incelenmesinde dava konusu 22.12.2018 tarihli Hırsızlık olayına ilişkin dava dışı
-----ekspertiz yaptırıldığı, 03.07.2019 tarihli, -----
no.lu Ekspertiz Raporunda çalınan ürünlere ilişkin (4 adet ceket, 59 adet kaban, 33 adet mont, 99
adet palto, 44 adet takım elbise) hasar tutarının 83.595,88 TL olarak hesaplandığı, eksik sigorta bedelinin düşülerek 52.522,65 TL olarak belirlendiğinin görüldüğü, hesaplanan tutara itirazlara
ilişkin uzmanlık alanım dışında kaldığından ilave değerlendirmenin yapılamadığı, adet tutarlarının
ise dava dışı ----- envanterleri dikkate alınarak hesaplanmış olduğundan, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin,
sigortalısına ödemiş olduğu tutarı, davalı güvenlik şirketinden kusuru oranında talep edebileceği,
Davacı şirket tarafından, davadan önce ---. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas
sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatmış olduğu, icra takibinde borcun
sebebinin araç hasarı olarak yanlış yazılması nedeniyle itirazın iptali davası açılmamış olduğu
tespit edilmiş olup, icra dosyasına yapılan masraflar yönünden alacak talebine ilişkin hukuki
değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Davalı vekilinin kusur yönünden itirazlarına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye
ait olduğu kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememizin 20/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile; Dosyanın Tekstil alanında uzman bilirkişiye tevdi ile; hasar dosyasında belirtilen ve dosyada bulunan delillerde ve bilirkişi raporlarında tespiti yapılan ürünlerin bedellerinin kadri maruf olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması istenilmiştir.Dosyada tekstil alanında uzman bilirkişinin raporunda özetle; Somut olaydaki iddia, savunma, vakıa ve sunulan belgeler Mahkemenin tarafıma tevdi ettiği görev kapsamında değerlendirildiğinde; Davacının sigortalısı ------mağazasının deposunda 22.12.2018 tarihinde 83.595,88 TL tutarında emtia çalındığı, Sigortalı işyerinde bulunan sigortalı emtia değeri sigorta bedelinden fazla olduğundan, davacının hasar bedelinden %37,17 eksik sigorta oranında tenzilat yaparak sigortalısına 52.522,65 TL ödeme yaptığı, Kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi, sigortalıları -----Alışveriş Merkezinde bulunan iş yerinin deposunda 22/12/2018 tarihinde büyük çaplı bir hırsızlık olayının yaşandığını, gerçekleşen hırsızlık olayı sebebi ile sigortalının zararının 52.522,00 TL olduğunu, poliçe kapsamında tespit edilen hasar tutarını 28/11/2019 tarihinde sigortalı şirkete ödediklerini, davalı şirketin alışveriş merkezinin güvenlik işlerini üstlendiğini, bu nedenle meydana gelen olaydan ihmalleri dahi olsa sorumlu olduklarını ileri sürerek davacı tarafın eldeki davayı açtığı, davalının davacı iddialarını inkarla davanın reddini talep ettiği görülmüştür.Davalı taraf her ne kadar görev itirazında bulunmuş ise de; eldeki davada davacının sigortalının halefi olarak eldeki davayı açtığı, davadışı sigortalının ticari işletme olduğu nazara alındığında uyuşmazlığın her iki tarafının da ticari işletmesinden kaynaklanması nedeni ile eldeki davaya bakmakta mahkememizin görevli olduğu açıktır.Yine davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, sigortalının ödeme yaptığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği, ödeme tarihi ile dava açılış tarihi nazara alındığında davalının zamanaşımı itirazı yersiz bulunmuş, davanın esasına geçilmiştir.Dosyadaki delillerden; davadışı-----ait
mağaza ve depoların 31/01/2018-31/01/2019 tarihleri arasında ------ İş Yeri Paket Sigorta
Poliçesi ile davacı şirket tarafından poliçede yazılı teminat limitleri kapsamında
teminat altına alındığı, davacının kendi sigortalısına 28/11/2019 tarihinde ödeme yaptığı, davacının eldeki davayı TTK 1472 maddesi gereği halefiyete dayalı olarak açtığı görülmüştür.
Eldeki davada üzerinde durulması gereken husus, alışveriş merkezinde gerçekleşen hırsızlık olayında davalıya izafe edilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığı, davacının kendi sigortalısına ödediği hasar ödemesini davalıdan talep edip edemeyeceğidir. Bu hususun tespiti için deliller celp edilmiş, dosya kusur oranının tespiti için bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Bilirkişi raporunda davalının; 22.12.2018 tarihinde saat
07:30 sıralarında dava dışı sigortalı şirkete ait işyeri deposunda hırsızlık meydana gelmesi
sonucu mallarının çalınması olayında; davalı şirketin güvenlik hizmeti verdiği ----- farklı tarihlerde risk analiz raporu hazırlayarak sunduğu, ancak
meydana gelen ve dava konusu olan hırsızlık olayında, davalı şirketin tespit ettiği riskleri göz
önüne alarak AVM’de görevlendirdiği özel güvenlik personellerini görev yerinin hassasiyetine
göre eğitmediği, personellerin duyarsız davrandığı, depolar koridoruna açılan çelik kapının açık
bırakıldığı ve dolayısıyla kontrol edilmediği, hırsızlık olayının meydana geldiği -----
otopark bölgesinde 3 tur atan ve yaklaşık 7 dakika depolar koridoruna açılan kapı önünde sabit
duran kimliği meçhul şahısların içinde bulunduğu kapalı kasa aracın ve şahısların kameralardan
takip edilmediği hususları ile birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin koruma ve güvenlik hizmeti verdiği ------ Yönetimi’ne ait AVM’de oluşan güvenlik zafiyeti nedeniyle dava dışı sigortalıya ait malzemelerin hırsızlık sonucu çalınması olayında davalı güvenlik şirketinin %60 oranında kusurunun bulunduğu, davadışı sigortalı ve alışveriş merkezi yönetiminin de olayın meydana gelmesinde az da olsa kusurunun olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun tüm dosya kasamındaki delillerle ve olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu görüldüğünden denetime elverişli rapor mahkememizce hükme esas alınmış, olayın meydana gelmesinde davalının %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Belirtmek gerekir ki; davalının davacı sigorta şirketine ödemesi gereken tutar gerçek zararın karşılığıdır. Buna göre; davadışı şirketin ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi marifeti ile incelenmiş, sektörel bilirkişi tarafından da emtialar dikate alınarak ödenen bedelin kadri maruf olup olmadığı hususu tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporlarından davacı tarafın kendi sigortalısına ödediği bedelin kadri maruf olduğu anlaşılmış, davalının %60 kusuruna düşen miktar olan 31.513,20 TL'nin ödeme tarihi olan 28.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınması gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinin netice ve sonuç kısmında davalı aleyhine başlattıkları icra takibi masrafının bu dosyada değerlendirilmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesinde davalı aleyhine aynı alacak için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiklerini, icra takibinde borcun nedeninin hatalı olarak gösterilmesi nedeni ile itirazın iptali davası açmayarak eldeki davayı açtıkları beyan edildiğinden, davacı işlemi sonucu yanlış açılan icra dosyasında yapılan masrafın eldeki dosya ile yargılama giderleri kalemi içinde talep edilemeyeceği gerekçesi ile davacı tarafça icra dosyasına yapılan masraf bu dosyada yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 31.513,20 TL'nin ödeme tarihi olan 28.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan rücuen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 2.152,67 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 902,10 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.250,57 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 902,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 961,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 12.900,00 TL bilirkişi ücreti ile 326,50 TL tebligat/müzekkere gideri olmak üzere toplam 13.226,50 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 7.890,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 787,48 TL'sinin davalıdan tahsili, 532,52 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf karar tarihinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 21.310,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, -
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.