T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/977
KARAR NO : 2025/795
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince müvekkilinin ödeme yaptığı halde davalının üstlenmiş olduğu edimini gereği gibi yerine getirmediği gibi müvekkilinden tahsil etmiş olduğu bedeli iade etmemesi üzerine, müvekkilinin alacağının tahsili için davalı aleyhine ----İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ayrıca dava sonuçlanan kadar davalı şirketin fiilen varlığını idame ettirmeme olasılığının yüksek olduğunu iddia ile öncelikle icra takibi bedeli kadar, mahkeme aksi kanaatte ise ödemesi yapılan 65.000,00 TL bedel yasal faizi de dikkate alınarak davalının malvarlıklarına ve gelirlerine tedbiren haciz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde her ne kadar bahsedilmemiş ise de müvekkili ile davacı arasında yapılan tek iş
uyuşmazlık konusu iş olmadığını, 30.07.2021 tarihinden önce müvekkili defalarca davacıya ve müşterilerine asansör ve yük platformu imal ettiğini ve bu işlerde hiçbir problem çıkmadığını, davacı defalarca müvekkilline yaptığı ticaretten memnuniyetini dile getirdiğini, davacının-------bulunan müşterilerine müvekkili tarafından aynı hizmetin sunulduğunu ve tarafların ticari faaliyetlerini belli aralıklarla sürdürdüğünü, Bu hususta taraflar
arasında daha önce yapılan sözleşme, müvekkiline yapılan ödemeler, müvekkilince düzenlenen fatura
örneklerini ekte ibraz ettiklerini, Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile de bu hususun anlaşılabileceğini, Dava konusu iş ise davacıdan kaynaklanan nedenlerle tamamlanamadığını, Müvekkili tarafından
davacıya sunulan tüm tekliflerde ve dava konusu teklifte de montaj yerine elektrik getirilmesinin,
elektrik panosunun yapılmasının, montaj çukurunun hazırlanmasının ve montaj anında
oluşabilecek inşaat işlerinin yapılmasının müşteriye/davacıya ait olduğu açıkça belirtildiğini, Teklif tarihi her ne kadar 30.07.2021 olarak yazılı ise de anlaşma bu tarihten çok önce yapılmış olduğunu, davacının müvekkilinden resmi teklif istemesi sonucu müvekkili tarafça 30.07.2021 tarihli teklif formunun düzenlendiğini, Taraflar arasındaki yazışmalar ve ekte sunulan bilgi ve belgeler dikkate alındığında bu hususun anlaşılacağını, müvekkili tarafından 01.07.2021 tarihinde davacının talimatı üzere işin yapılacağı -----ekipmanları ve çalışanları ile gidilmiş bunun için 3.000 TL masraf yapıldığını, Taraflar arasındaki anlaşmaya göre çelik konstruksiyon müşteri tarafından projelendirilip imalat ve montaja hazır hale getirileceğini, Müvekkiline çukurun hazırlandığını, çelik konstruksiyonun projesinin yapıldığını, eksikliklerin tamamlandığı bildirilmiş ancak işin yapılacağını yere gidildiğinde ilgili işlemlerin
hiçbirinin yapılmadığı görüldüğünü, müvekkili tarafından 04.08.2021 tarihinde tekrar aynı adrese
gidilmiş bunun için 3500 TL masraf yapıltığını ancak yine çukur montaja hazır hale getirilmediğini, Son olarak 29.12.2021 tarihinde adrese gidilmesine ve 4.000 TL masraf yapılmasına rağmen yine
de işe başlanamadığını, Buna dair müvekkili tarafından çekilen fotoğraflar ve davacı şirket yetkilisi
ile yapılan yazışmalar ekte sunulduğunu, Taraflar arasındaki anlaşma 30.07.2021 tarihinden önce olmasına rağmen kararlaştırılan ücret ve avansların eksik ve geç ödenmediğini, Bu husus davacı tarafça gönderilen ihtarnamede de kabul
edildiğini, Davacı her ne kadar teamül gereği ücretin yarısının peşin olarak ödendiğini iddia ettiğini, dava dilekçesi ekinde dekontlar ve yazışmalar davacının peşin olarak ödediğini iddia ettiği ücreti 01 Eylül 2021- 08 Kasım 2021 tarihleri arasında yaptığı yani kısacası anlaşmadan sonra 4
ay içerisinde bu ödemeyi yaptığını, peşin olarak yaptığı bir ödemenin bulunmadığı çok net
görüleceğini, Yapılan bu ödemelerle hangi hammadde, depolama ve işçilik giderlerinin
ödenebileceğini davacı ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin sözleşmede belirlenen peşinatın bedelinin ve avansının eksik ve geç ödenmesinden dolayı artan maliyetlere katlanılması imkansız hale geldiğini, Davacı tarafça üçüncü bir firmaya 275.000 TL ye yaptırılacağı belirtilen iş için müvekkiline bunun
dörtte bir fiyatı dahi ödenmediğini, müvekkiline ödeme yapmayan davacının aynı işin 20.04.2022 tarihinde 275.000 TL ye yapılabileceğini bildirdiğini, üçüncü kişiye ise 389.400 TL ye
yaptırdığını, davacının kötü niyetli olduğunu, haksız taleplerde
bulunduğunu, Temmuz 2021 de müvekkiline 50.000 TL ödemeyi çok gören bunu bile parça parça ve eksik olarak
ödeyen davacı aynı işin aradan 1 yıl dahi geçmeden Nisan 2022 de 275.000 TL ye yapılabildiğini
bildirmiş ancak müvekkilinin maliyet farkını ödemediğini, bu sefer gereksiz yere bekleyerek işi üçüncü
firmaya katbekat fahiş fiyatlara yaptırmış olduğunu, Dava dilekçesi ekinde sunulan ve farklı firmalardan alınan tekliflere bakıldığında davacının
müvekkiline maliyet farkını ödeyerek ve masrafları karşılayarak işi daha erken ve daha uygun bir
fiyata yaptırabileceği açıkça görüleceğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı zararın artmaması ve önlenmesi için
hiçbir çaba sarf etmediğini, Meydana gelen zarara kendi kusurlu eylemleri ile neden olduğunu, davacı müvekkiline 4 ayda parça parça 65.000 TL ödeme yapmasına rağmen bunu peşin ödeme olarak lanse etmiş ama işi yaptırdığı üçüncü firmaya 14.09.2022 tarihinde 165.000 TL, 08.11.2022 tarihinde ise 224.400,00 TL ödeme yapmıştır. Bu husus sayın mahkemenizin takdirinde olduğunu, Davacı kendisine sunulan tekliflerden en uygununu seçmemiş işi daha yüksek bir fiyata yaptırdığını, Son olarak davacı şirket yetkilisi müvekkiline ses kaydı göndererek örnek araç platformlarına ait kayıtlar varsa kendisine gönderilmesini istemiş müvekkilli de daha önce yaptığı işlere ait video ve görselleri davacıya iletmiş olduğunu, Davacının müvekkilinin kendisine güven tesis ederek iş yaptığı yönündeki iddiası da sayın mahkemenizi yanıltmaya yönelik olduğunu, davanın reddini, alacağın belirli ve likit olmadığından İcra inkar tazminatı talebinin reddini, davacının haksız haciz ve tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLEMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafın yüklenmiş olduğu ---- hidrolik yük kaldırma (araç) platformu projesi kapsamında davalı tarafın bir adet hidrolik yük kaldırma sisteminin makinanın imalatı, nakliyesi, montajı, çelik kontrüksiyon ve 2 mikro otomatik paneli davacı tarafa teslim edemediği noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın teslim edememe kaynağının davacı tarafın gerekli yer teslimini sağlanamamasından mı yoksa davalı taraftan mı kaynaklandığı davalı taraftan kaynaklı ise davacının davalıya ödemiş olduğu bedelin ve işin 3. Kişiye yaptırmış olmaları nedeniyle oluşan zararı davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın makina mühendisi bilirkişi ile hesap bilirkişisine tevdine karar verilmiştir, bilirkişilerden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Davacı işveren ---- tarafından davalı yüklenici ------- ödenen 65.000 TL avans ödemesi ile 10.486,71 TL
işlenmiş avans faizinin toplamı 75.486,71 TL tazminatın icra takip tarihi 21.09.2022
itibariyle talep edilebileceği;
yönündeki tespit, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 03/07/2024 tarihli duruşması ile dosyanın tarafların iddia ve savunmaları irdelenmek sureti ile ek rapor için önceki bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; Kök raporda değişiklik yapmaya gerek olmadığını ve aynen geçerli olduğunu bildirmişlerdir.
Mahkememizin 13/11/2024 tarihli duruşması ile; Dosyadaki mevcut kök ve ek raporlar ile dosya kapsamı dikkate alınarak taraf vekillerinin yeni bir heyetten rapor alınması talebinin kabulüne, hidrolik sistem-yük kaldırma, asansör konusunda uzman makina mühendisi bilirkişi ve hesap bilirkişisine dosyanın tevdine karar verilmiştir.
Dosyada heyet bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılan inceleme sonunda;
Yukarıda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (8/A) sayılı bentte tanıtılan
uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik sorun, (8/B) sayılı bentte gösterilerek, iddia ve
savunmaya nazaran somut olay özelinin (8/C) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan
gerekçelerle, itirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemlerinin (8/D) sayılı bentte yapılan incelemesi sonunda:
Davacının ödediği 65.000,00 TL’nin istidadını isteyebileceği;
Davacının istirdada konu asıl alacağının takip tarihine kadar birikmiş faiz tutarının
3.786,42 TL olduğu. (Talep : 3.782,19 TL);C) Davacının yeni yükleniciyle sözleşme yapması sebebi ile uğradığı zarar
Kapsamında davalıdan tazminini isteyebileceği tutarın 40.000,00 TL olduğu (Talep : 389.400,00
TL); Davacının hesaplanan asıl alacaklarına takip tarihinden itibaren %15,75 avans faizi yürütülmesini isteyebileceği;
Tüm delillerin takdiri, hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait
olmak üzere, dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemeye dayalı heyetimizin oluşan kanaatlerini
bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın, davalının sözleşmesel edimini yerine getirmediği, hidrolik yük kaldırma sistemini teslim etmediği gibi davacı tarafça ödenen bedeli de iade etmediği iddiası ile davalı taraf aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile davacı iddialarını inkarla, davacının kendi eylemleri nedeni ile sözleşmesel edimlerin yerine getirilemediği savunmasında bulunmuştur.Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alındığında eldeki davada
davacı-iş sahibinin mi yoksa davalı-yüklenicinin mi temerrüde düştüğü, dolayısıyla davacı-iş
sahibinin sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre, itirazın iptaline
ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemlerinin istenip-istenemeyeceği; istenecek ise miktarının hususlarının uyuşmazlık konularını oluşturduğu tespit edilmiştir.Deliller toplanmış, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Taraf itirazları ve mahkememizce raporun yetersiz görülmesi nedeni ile dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporu ve delillerden; Davalının 30.07.2021 tarihli teklifinin ne zaman kabul edildiğinin belirsiz olduğu, teklife göre eser
bedelinin 85.000,00 TL, işe başlanılabilmesi için 50.000,00 TL nakit ödeme yapılması gerektiği, eserin adrese teslim, nakliye ve yerinde montaj dahil ve teklifin verildiği tarihten itibaren 15 gün
için geçerli olduğu, sipariş tarihinden itibaren aciliyete bağlı erkene alınmanın firma analizine bağlı olduğunun kayıtlı olduğu ancak, imalat süresi yönünden açıklık yer almadığı, davacı iş sahibinin ilk ödemesini 01.09.2021 tarihinde yaparak 08.09.2021 tarihine
kadar 50.000,00 TL ödediği, buna karşılık tekliften sonra aradan geçen 40 günlük sürede ekonomik koşullarda değişiklik olduğu ve bu nedenle 15 gün süreyle verilen teklifle bağlı bulunmadığı yönünde davalı yüklenicinin herhangi bir ihtarına karşı çıkışına dosya içerisinde rastlanılmadığı,
hal böyle olunca, 08.09.2021 tarihinde tamamlanan ödemeler dikkate alındığında
sözleşmenin bu tarihi itibarıyla kurulduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yine her ne kadar davalı taraf, fiyatın karşılıklı olarak revize edildiği savunmasında bulunmuş ise de, dosyada bu hususta bir kanıt bulunmamaktadır.
Teklif uyarınca kurulan sözleşmeye göre montaj yerinde, elektrik enerjisinin davacı tarafından getirileceği ve yine montaj çukuru ile inşaat işlerinin müşteri tarafından
hazırlanacağı/yapılacağı kararlaştırılması bulunduğu, buna göre, yüklenici davalı şirketin edimi, kararlaştırmaya konu asansörü kabule
elverişli şekilde imalini ve montajını gerçekleştirmek; iş sahibi davacının karşı edimi ise, iş bedelini ödemek ve sözleşmede öngörüldüğü şekilde, montajın yapılabilmesi için kararlaştırılan işleri (montaj yerini hazır etme) yapmaktır. Yüklenici öncelikle imalatı montaja hazır hale getirdikten sonra; iş sahibinin karşı
edimi kapsamındaki montaj işlerinin, yani montajın yapılmasına hazır hale getirilmesi ediminin ifasını isteyebilir. Yüklenici, 6098 sayılı
TBK.m.97 kapsamında bu edimin ifası için davacıyı temerrüde düşürmemiştir.
Belirtmek gerekir ki, taraflar arasında akdedilen eser sözlemesi götürü usulü yapılmış olup, davacının sözleşmeden döneme hakkı vardır.
Avansın ilk 50.000,00 TL’nin 2021 yılı Eylül ayının ilk haftasında ödenmesi göre, kararlaştırmaya konu eserin bir ay içinde teslim edilememiş halinde, iş sahibin durumu ihtar ile derhal davalıya bildirilmesi ve makul süre içinde teslim edilmemesi halinde yeni yükleniciyle anlaşma yapması gerektiği, davacı iş sahibin 2022 yılı Nisan ayında ihtarname keşide ettiği ve yeni yükleniciden 19.08.2002 tarihinde teklif aldığı, TBK.m.114/2 uyarınca haksız eyleme ilişkin hükümlerinin kıyasen akde aykırılık
hallerine de uygulanacağı, buna göre TBK.m.52/1 hüküm uyarınca “zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat
yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen
kaldırabilir.” düzenlemesinin somut olayda göz önünde tutulması gerektiği, kural olarak akdi fesihte haklı olan davacı bu nedenle uğramış olduğu zararını da
isteyebilir. Davalının yapmadığı işlerin başka şirkete (üçüncü kişiye) geç yaptırılmış olması
nedeniyle zararın artmasına sebebiyet veren davacı, kuşkusuz bu gecikmesinden sorumludur. O halde 2021 yılı Kasım ayında yeni yükleniciyle anlaşması yapması
gerekirken süreci uzatmasının zararın artmasına neden olduğu kanaati ile; TBK.m.114/2 ve 52/1 hükmünde nazaran, yeni
yüklenici ile 2021 yılı kasım ayı ortası itibariyle sözleşme yapması gerektiği, gecikmesine bağlı
artan zararın davalıya tahmil edilemeyeceği, buna göre bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere taraflar arasındaki teklife esas olarak
kurulan sözleşmeye konu aynı ürünün 2021 yılı Kasım ayı piyasa fiyatıyla 125.000,00 TL bedelle
üçüncü kişiye yaptırılmasının mümkün bulunduğu, üçüncü kişiye yaptırılmayıp davacıya yaptırılmış olsaydı, 85.000,00 TL ödeneceği
buna göre (125.000,00 TL-85.000,00 TL=) 40.000,00 TL'yi davacının davalıdan talep edebileceği, mahkememizce alınan 10/03/2025 tarihli raporun dosyadaki deliller ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeni ile mahkememizce hükme alındığı, bununla birlikte; davacının davalıya avans olarak ödediği 65.000,00 TL'nin de yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davalıdan talep edebileceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanıp alacağın likit olmaması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesi ile bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 65.000,00 TL asıl alacak, 3.782,19 TL işlemiş faiz, 40.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 108.782,19 TL üzerinden devamına, asıl alacaklara takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 7.430,91 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 5.533,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.897,21 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 5.533,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.614,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 14.000,00 TL ve 251,00 TL tebligat/müzekkere gideri olmak üzere 14.251,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 3.383,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 740,75 TL'sinin davalıdan tahsili, 2.379,25 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf karar tarihinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 55.904,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.