T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/707 Esas
KARAR NO: 2025/717
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 02/05/2024
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu --------kullanmış olduğunu, kredi borcunu sözleşmede ödemesi belirtilen şekilde gerektiği gibi ve zamanında ödemesi gerekirken, müvekkili ------- karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, sözleşmeden doğan borçları muaccel olduğunu, daha sonraki kredi borçlarını da ödemediğini, Bu nedenle, ----- adına vekaleten ilamsız icra takibi başlatma zorunluluğunun hasıl olduğunu, kredi sözleşmeleri ve eklerine ait ödenmeyen asıl alacak bedeli olan ---- taraflarınca ilamsız takip başlatılan ---- tarihi itibarıyla işlemiş faiz ve faizin %5 gider vergisi ---- olarak hesaplanarak, toplam 43.492,46-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığını, borçlunun kredi çerçeve sözleşmesinde ------ olduğunu, kredi kullanan borçlunun borcunu gerektiği gibi ve zamanında ödememesi halinde %42 Faiz uygulanacağı açıkça kredi sözleşmesinde belirtilmekte olduğunu, bizzat borçlu tarafından işbu kredi sözleşmesi imzalanmış olmakla, sözleşmede yazılı bütün şartlar kabul edildiğini, davalı-borçluya ait -----Sözleşmesi ve banka hesap kayıtları incelendiğinde davalı-borçlunun müvekkili bankaya borçlu olduğunu, davalının borca itirazı sadece alacağın tahsilini uzatma ve zaman kazanmak amacını taşımakta olduğunu, borçlunun asıl alacağa, işlemiş faiz ve işleyecek olan faizin tutarına, faiz türü ve oranına ve borcun fer'ilerine yaptığı itirazların tamamı haksız ve kötü niyetli olduğunu, itiraz tamamen takibi durdurmaya yönelik olduğunu, söz konusu itirazın iptaline karar verilmesini, yalnız geç ödeme yapmak için haksız ve kötüniyetle takibe itirazda bulunan davalı borçlu aleyhine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı banka vekili aracılığı ile yazım tarihi bile belli olmayan bila tarihli dava dilekçeleri ile------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazın kaldırılması için işbu davanın açıldığını, dava dosyasındaki aleyhine olan bilgi, belge, kayıt, kanıt ve delillerin hiç birini kabul etmediğini, itiraz ettiğini, bu olayda asıl borçlu olmadığını, kefil konumunda olduğunu, hiçbir malının ve mülkünün olmadığını, cezaevinden yeni çıktığını ve ödeme gücünün de olmadığını, icra takip dosyasında ilgili banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere asıl borçlu olmadığını, kefil olduğunu, dava dosyasının asıl borçlusu olan ----bu borcu ödeyecek durumda olduğunu, kahvehane işlettiğini, 500 tane yakın küçükbaş koyununun olduğunu, borcu kabul etmediğini, itiraz ettiğini, açılan itirazın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası, kredi sözleşme ve ekleri, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davadışı -----kullanıp davalı ve davalı ---- sözleşmeye kefil olduğu hususunda ihtilafın olmadığı, uyuşmazlığın davalının kefil olması nedeni ile başlatılan---davacıya borcunun bulunup bulunmadığı davalının icra dosyasına yaptığı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, ön inceleme duruşması ile dosyanın bankacılık konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;
Nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda arz edilen inceleme ve tespitler neticesinde; Davacı Banka’nın -----sayılı icra dosyası kapsamında; Dava dışı asıl borçlu---- lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen ticari nakdi kredi hesaplarından doğan-- takip tarihi itibariyle toplam -----tutarında alacağı olduğu, Ancak davalı kefil-----takip tarihinde temerrüde düşmesi ve toplam 25.000,00-TL tutarındaki kefalet limiti göz önünde bulundurularak, kefalet limiti ve kapsamı dahilinde 08.11.2022 temerrüt/takip tarihi itibariyle toplam 41.031,03-TL tutarındaki nakdi kredi borcunun 25.000,00-TL’lik kısmından ve kendi temerrüdünden ötürü, 08.11.2022 temerrüt/takip tarihinden itibaren 25.000,00-TL tutarındaki kefalet limitine ilaveten işleyecek faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu bulunduğu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 25.000,00-TL üzerinden davalı kefil------ borca ve eklentilerine itirazının kısmen iptaline karar verilebileceği, Davalı kefil -------- tutarlı kefalet limiti ve kapsamı dahilinde 08.11.2022 takip tarihinden itibaren; taraflar arasında akdedilen ----tahtında serbestçe belirlendiği şekilde ticari kredi hesaplarından kaynaklanan asıl
alacak ---- oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi işletilebileceği, 08.11.2022 takip tarihi ile 02.05.2024 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde, dava tarihini müteakiben 12.02.2025 inceleme tarihine kadar geçen zaman sürecinde davacı Banka takip/tasfiye olunacak alacaklar hesabına yansımış herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı, Tarafların icra inkar ödencesi istemi, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatini bildirmiştir.Bankacı bilirkişiden alınan ek raporda özetle; Kök Rapora yapılan itirazların söz konusu Kök Rapordaki tespit ve çözümleri değiştirecek nitelikte olmadığı, bu nedenle Kök Rapordaki tespit ve çözümleri tekrarlamakla, aynı görüşleri ifade etmekle birlikte, Davacı Banka’nın ------- Esas sayılı icra dosyası kapsamında; Dava dışı asıl borçlu --- lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen ticari nakdi kredi hesaplarından doğan ---- takip tarihi itibariyle toplam --- tutarında alacağı olduğu, Ancak davalı kefil ---- takip tarihinde temerrüde düşmesi ve toplam --- tutarındaki kefalet limiti göz önünde bulundurularak, kefalet limiti ve kapsamı dahilinde ------ temerrüt/takip tarihi itibariyle toplam ---- tutarındaki nakdi kredi borcunun ---- kısmından ve kendi temerrüdünden ötürü, ----- temerrüt/takip tarihinden itibaren ----tutarındaki kefalet limitine ilaveten işleyecek faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu bulunduğu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla---- üzerinden davalı kefil ----borca ve eklentilerine itirazının kısmen iptaline kararverilebileceği, Davalı kefil ----- tutarlı kefalet limiti ve kapsamı dahilinde ---- takip tarihinden itibaren; taraflar arasında akdedilen --- tahtında serbestçe belirlendiği şekilde ticari kredi hesaplarından kaynaklanan asıl alacak 25.000,00-TL’ye yıllık %42,00 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi işletilebileceği, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, kredi çevreve sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. İcra takip dosyasında borçlu tarafından; yetkiye, takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve ferilerine itiraz edildiği, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ---- kredi limitli ---- akdedildiği, davalı ---- tarihli Sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla azami 25.000,00-TL limitle belirli ve sınırlı olarak imzaladığı anlaşılmıştır.Davalı her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş ise de davaya konu borç para borcu olduğundan davacının yerleşim yerinde icra takibi başlatılabileceğinden itiraz mahkememizce yersiz görülmüştür. Sözleşmede, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esasa alınacağı yazılı olup, bu kararlaştırma bir delil sözleşmesi niteliğindedir, asıl borçluyla kefilleri de bağlar. Bu sebeple mahkememizce, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu alınmıştır. Elbette raporda ve dolayısıyla banka kayıtlarında yer almayan ödemeler varsa bunların bildirilip belgeleri sunulması halinde banka alacağı da mahsup ettirileceği açıktır. Hükme esas alınan rapora göre; davacı banka tarafından kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi üzerine banka tarafından sözleşmeden doğan hakların kullanılıp hesabın kat edildiği, bu tür kredilere uyguladığı akdi faiz oranının uygulanıp temerrüt tarihinde asıl alacağa eklenmek suretiyle icra takibine konan asıl alacağın belirlenmesi ve temerrüt tarihiyle takip tarihi arasında da temerrüt faizi uygulanmak suretiyle işlemiş faiz miktarı ve bunun üzerinden------ hesaplanması gerektiği dikkate alınarak raporun hazırlandığı, buna göre; dava dışı asıl borçlu ---- lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen ticari nakdi kredi hesaplarından doğan --- takip tarihi itibariyle toplam ---
tutarında alacağı olduğu, ancak davalı kefil ---- takip tarihinde temerrüde düşmesi ve toplam ---- tutarındaki kefalet limiti göz önünde bulundurularak, kefalet limiti ve kapsamı dahilinde ---- temerrüt/takip tarihi itibariyle toplam --- tutarındaki nakdi kredi borcunun----kısmından ve kendi temerrüdünden ötürü, ------ temerrüt/takip tarihinden itibaren ---- tutarındaki kefalet limitine ilaveten işleyecek faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu bulunduğu, bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporun temerrüt tarihlerinin yerleşik yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, raporun yasal mevzuata ve denetime elverişli olduğu görülmüş, faiz ve temerrüt tarihleri doğru olarak uygulanan bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmış, davanın kısmen kabulüne, davalının --------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 25.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %42 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV’sinin işletilmesine, fazlaya ilişkin asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının -------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 25.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %42 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV’sinin işletilmesine, fazlaya ilişkin asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Asıl alacak olan 25.000,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 1.277,31 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 430,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 1.277,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.704,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 1.042,85 TL'sinin davalıdan, 2.077,15 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.329,00 TL tebligat gideri olmak üzere 7.329,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 2.449,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 08/10/2025