T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/433 Esas
KARAR NO: 2025/744
DAVA: Menfi Tespit ve İstirdat (Bankaca Temlik Edilen Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 01/06/2023
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Bankaca Temlik Edilen Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE: Davacı vekili, dava dışı ---- yine dava dışı -----çektiği krediye müvekkilinin kefil olduğunu, müvekkili ile birlikte ----- kredilere kefil olduklarını; kredi için ayrıca ---- adet taşınmaz üzerinde de banka lehine ipotek tesis edildiğini; kredi borçlusu şirket borcunu ödemeyince hem onun hemde içinde davacının da bulunduğu tüm kefiller aleyhine ----- sayılı icra takibinin başlatıldığını, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da bundan önce ---- sayılı dosyasında da ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattıklarını; takipler devam ederken bankanın--- sayılı icra dosyasındaki alacak haklarını davalı -----e temlik ettiğini, o dosyada takibe bu andan itibaren ---- tarafından devam edilmekte olduğunu; oysa davalı ------ borçlu şirketin sahibi olup aynı zamanda kefil olan ---- yine kefillerden olan----- oğulları olduğunu; bu şahısların yeğeni olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ve ----sayılı icra dosyasındaki takipten bankanın feragat ettiğini, TBK 592/f maddesi gereği bankanın almış bulunduğu ipotekleri feragatle sona erdirmesinden dolayı alacaklının kefilin zararını azaltmaması gerektiğini, bu ipotekleri elden çıkartmaması gerektiğini, çıkarttığı için artık alacağı temlik alanın icra takibine devam edememesi gerektiğini; kaldı ki TBK 598/f maddesi gereğince hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefilin borçtan kurtulacağını; dosyamızda da temliğin ivazsız olmadığı, ----- ödeme yapılmak suretiyle banka alacağının temlik alındığını, böylece banka borcunun sona erdiğini ve davacını borçtan kurtulduğunu belirterek; -------sayılı dosyasındaki borçtan dolayı bu sebeplerle borçlu olmadığının tespitine ve icra takip baskısıyla 21/09/2012 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 106.284,32 TL nin bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini; alacağı temlik alarak takibe devam eden davalıdan da %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, icra dosyasındaki banka alacağının müvekkili tarafından ödendiğini, bu takibin genel haciz yoluyla devam eden bir takip olduğunu; bankanın yaptıkları ödeme karşılığında icra dosyası alacağını temlik ettikten sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla banka tarafından yapılmakta olan takipten feragat edilmesinin kendilerini bağlamayacağı; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten feragat edenin davalı müvekkili olmadığını; bu nedenle TBK 592. Maddenin kendileri için uygulanamayacağını, temliğin ivazsız bir temlik olmadığını, temlik alacaklısı olarak takibe devam edebileceklerini bildirerek davanın reddine, davacı borçludan %20 kötü niyetli dava tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava, İİK 72 madde gereğince açılan icra takibinden sonra ikame edilmiş olan Menfi Tespit ve İstirdat davasıdır.Dava dışı-------kullandırdığı kredinin ödenmediğinden bahisle borçlu şirket ve kefiller aleyhine asıl borçlu için 1.731.938,50 TL toplam alacak için, kefil ------- bakımından 1.100.000,00 TL olan kefalet sınırı ile sınırlı, kefil ------ olan kefalet sınırı ile sınırlı, müteveffa kefil------kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere takip başlattığı, icra takibinin kesinleştiği, bilahare 1.700.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere bu dosyadan doğan alacağını davalıya temlik ettiği, bu miktar üzerinden icra takibine davalının devam ettiği belirlenmiş, Mahkememizce icra borcunun dava tarihi itibarıyla devam edip etmediği konusunda bankacı bilirkişiden rapor alınmış, bankacı bilirkişi kredi borcunun 22/09/2022 olan temlik tarihi itibarıyla toplam 1.650.140,18 TL olduğunu, iş bu dosyada da dava tarihinde de kredi borcunun devam etmekte olduğunu tespit etmiştir.Dosyanın bir bütün olarak incelenmesinde, dava dışı ----- kredi borcundan dolayı kök borçlu şirket hakkında ve davacımızında içinde olduğu kefiller aleyhine icra takibi başlattığı, kefillerin borcunun kefalet limiti ile sınırlı tuttuğu; -------- dosyasında kısmi ödemelerin bulunduğu, bu ödemelerden tüm davalıların faydalanacağı, davacımızın gerçekleştirip istirdadını talep ettiği miktarında kendisine kefalet limiti ile başlatılan miktardan düşülmek suretiyle ve bundan böyle diğer borçlularca yapılan ödemelerle borç kefalet limitinin daha da altında düşerse bunlardan da faydalanmak suretiyle faydalanacağı; ancak banka ile yapılan yazışmada da teyit edildiği üzere banka tarafından davalıya yapılan temliğin geçerli bir temlik olduğu; davalının kredi borçlusu yada kefili olmadığı; bu nedenle temlik aldığı alacak çerçevesinde başlayan icra takibine devam edebileceği; davacı tarafın iddia ettiği gibi banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takipten feragat edilmesinin davalıya yüklenemeyeceği; o feragatin temlikten sonra gerçekleştiği; davacının söz konusu feragatten dolayı bir zararı doğmuşsa bankadan talep edebileceği; ayrıca temliğin ivazsız gerçekleşmediği, bedel karşılığında gerçekleştiği için artık banka kredi borcundan dolayı alacağını tahsil etti, bu nedenle banka alacağı kalmadığı, kefilde borçtan kurtulur denemeyeceği; alacağı temlik alan davalı tarafında takibe devam edileceği; elbette davalımızın icra takibinde açıklandığı şekilde 1.100.000,00 TL olan kredi limiti ve istirdadını talep ettiği 106.284,32 TL nin de bundan düşülmesi yoluyla takipten sorumlu olacağı; daha sonra yapılan ödemelerle toplam borç davacımız yönünden kalan miktarında altına düşerse, davacımızın o ödemelerden de faydalanacağı nazara alınmak suretiyle geçerli temliğe nazaran icra dosyasına alacaklı sıfatıyla devam eden davalımız aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş,
Davalı her ne kadar kötü niyetli dava tazminatı talep etmiş ise de; menfi tespit davalarında ancak ihtiyati tedbir konur ve tedbir kararı gereğince icra veznesine girmiş alacakların bulunması halinde bu alacakları zamanında tahsil edemeyen alacaklı lehine bu tazminata hükmedilebileceğinden; bu tür bir tedbirle icra veznesine girmiş bir paranın davalıya ödenmemesi gibi bir durum söz konusu olmadığından bu tazminata hükmedilememiş,Aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE
Ret harcı maktu olduğundan dava açılırken karşılanan harçtan maktu harcın mahsubu ile 18.169,85 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Dava tarihinde iş bu dava arabuluculuğa tabi bulunmadığından ve gidilmemiş olduğundan bu hususta hüküm kurmaya yer olmadığına,
İcra takibi 1.100.000,00 TL üzerinden davacı aleyhine yapıldığı ve bu miktarın tamamından dolayı borçlu olmadığının tespiti + istirdat talep edildiğinden 166.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliğiyle verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 09/10/2025