T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/363 Esas
KARAR NO: 2025/779
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacılar vekili, dava dilekçesinde; Müteveffa murisinin --------olan kredileri kullandığını, müteveffa muris -----tutarlı kredi borcuna karşılık, taksitle--- ödeme yaptığını, ---- tutarlı kredi borcuna karşılık da taksitle ----- ödeme yaptığını, akabinde muris müteveffa -------- tarihinde vefat ettiğini, müteveffa murisin vefat etmesinden sonra, davalı ---- bakiye kredi alacağını, zorunlu hayat sigortası yaptırdığı ihbar olunan ----- talep edeceği yerde, müvekkilleri; --------telefonla ardı arkası kesilmeden sürekli vaziyette arayarak müteveffa muris ----------- bakiye kredi borç taksitlerini ödemeleri hususunda rahatsız ettiğini, alacağı icra takibine koymakla tehdit ettiklerini ve alacağın icra takibine konulması halinde mallarına, mülklerine, bankadaki hesaplarına, araçlarına haciz konulacağı ve araçlarının trafikten men edileceği şeklinde korkuttuklarını, oysa ki, müteveffa muris ----, kredi ödemesi yapılmadan önce, davalı tarafından zorunlu --------yaptırıldığını, bunun üzerine müvekkilleri; --------, murisin vefatı nedeniyle talep edilen, bakiye kredi borcuna ilişkin ---- tarihinde her türlü dava ve geri iade isteme haklarını saklı tutarak ödediklerini, müteveffa muris --------- kredi borçlarından bakiye taksitlerinin vefat etmesine rağmen, müvekkillerden talep edilmesi ve korkutma ve icra tehdidi ile tahsil edilmesinin hukuka, fiili uygulamalara, yasal mevzuata ve -------- kararlarına aykırı olduğunu, müvekkilleri; -------------- tarafından murisin vefatı nedeniyle talep edilen ve baskı, icra tehdidi ve korkutma ile 21.09.2022 tarihinde her türlü dava ve geri iade isteme haklarını saklı tutarak ödenmek zorunda kalınan 30.550 TL bakiye kredi borcunun, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı olarak, ödeme tarihi olan 21.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ve ihbar olunan taraftan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ve ihbar olunan tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde;----- birleşmesi sonucu -------kurulduğunu, huzurdaki davanın müvekkili bankaya açılmasının haksız ve isabetsiz olduğunu, davanın muhatabının hayat sigortasını yapan sigorta şirketi olduğunu, davaya konu sigorta işlemlerinde müvekkili banka şubesinin dâhilinin olmadığını, müvekkilinin banka sigorta işlemlerine yalnızca aracılık etmekte olduğunu,------/müvekkili bankadan bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, bu açıdan, firmanın işlem ve tasarruflarının tamamen kendi inisiyatifinde olduğunu, davacı tarafa tazminat ödemesi yapılıp yapılmaması, sigortanın yenilenip yenilenmemesi, poliçedeki bir takım hususları kapsam dışı bırakma durumlarını, sağlık nedeniyle poliçeye ilişkin tutarın ödenip ödenmemesi davalı sigorta firmasının yetki ve sorumluluğunda olup, müvekkili bankanın iradesi dışında gerçekleşen bir işlem olduğunu, müteveffanın kanser hastalığını gizlemesi sebebiyle sigorta şirketince ödemenin yapılmadığını, davacıların murisinin, kanser hastası olduğunu, poliçe tanzimi esnasında gizlediğini, ------ sigortalının sağlık bildirimi alanında herhangi bir hastalığının olmadığını, tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini ve bu kısmı ayrıca imzaladığını, davacının bu beyanından yola çıkarak kendisine sigorta poliçesi düzenlendiğini, ------ tarihinde ----- tarafından hazırlanan raporda: müteveffa -----kanser hastalığı olduğunun teşhis edildiğini, ------tarihinde kanser hastalığının teşhis edildiğini, ilaç raporunda kanser hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçların bulunmakta olduğunu, müteveffa -------- tarihlerinde sigorta poliçelerini tanzim ettiğini ve sağlık bildirimi bölümünde herhangi bir hastalık beyan etmediğini, davaya konu poliçelerin müteveffanın kanser hastalığı teşhis edildikten sonra ve hastalığını gizlemesi sonucunda tanzim edildiğini, söz konusu hastalığın gizlenmesi nedeniyle, bakiye kredi borcunun poliçeden karşılanamamış ve olası banka zararıyla doğma ihtimaliyle karşı karşıya kalındığını, zira müteveffanın hastalığını gizlemesinin müvekkili bankayı da mağdur ettiğini savunarak, davanın öncelikle husumet yönünden reddine, esasa geçildiği takdirde, müvekkili bankanın sorumlu olmaması nedeniyle esastan reddine, davanın, muhatabı ----- ihbarına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, davacıların murisi müteveffa tarafından çekilen kredilerden kalan borcun ödenmesinden kaynaklı davalı bankadan istirdat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacıların murisinin davalı banka ile kredi sözleşmesi imzalamış olduğu ihtilafsız olup; taraflar arasındaki ihtilafın------- istinaden murisin ölümünden sonra davacılar tarafından ödenen kredi bedelinin talep edilip edilemeyeceği, davacıların murisinin beyan yükümlülüğüne aykırı beyanda bulunup bulunmadığı, davalı bankadan ödenen paranın sebepsiz zengileşme hükümlerine göre tahsilinin mümkün olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın seçilen bankacı bilirkişi, ----- bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler ----- tarihli raporunda;----- birleşmesi sonucu -------- kurulduğunu, huzurdaki davanın müvekkili bankaya açılmasının haksız ve isabetsiz olduğunu, davanın muhatabının -------- yapan sigorta şirketi olduğunu, davaya konu sigorta işlemlerinde müvekkili banka şubesinin dâhilinin olmadığını, müvekkilinin banka sigorta işlemlerine yalnızca aracılık etmekte olduğunu, -------- müvekkili bankadan bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, bu açıdan, firmanın işlem ve tasarruflarının tamamen kendi inisiyatifinde olduğunu, davacı tarafa tazminat ödemesi yapılıp yapılmaması, sigortanın yenilenip yenilenmemesi, poliçedeki bir takım hususları kapsam dışı bırakma durumlarını, sağlık nedeniyle poliçeye ilişkin tutarın ödenip ödenmemesi davalı sigorta firmasının yetki ve sorumluluğunda olup, müvekkili bankanın iradesi dışında gerçekleşen bir işlem olduğunu, müteveffanın kanser hastalığını gizlemesi sebebiyle sigorta şirketince ödemenin yapılmadığını, davacıların murisinin, kanser hastası olduğunu, poliçe tanzimi esnasında gizlediğini,-------sigortalının sağlık bildirimi alanında herhangi bir hastalığının olmadığını, tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini ve bu kısmı ayrıca imzaladığını, davacının bu beyanından yola çıkarak kendisine sigorta poliçesi düzenlendiğini,---- tanzim edildiğini, ------- tarafından hazırlanan raporda: müteveffa ------ kanser hastalığı olduğunun teşhis edildiğini, ----tarihinde kanser hastalığının teşhis edildiğini, ilaç raporunda kanser hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçların bulunmakta olduğunu, müteveffa ------- tarihlerinde sigorta poliçelerini tanzim ettiğini ve sağlık bildirimi bölümünde herhangi bir hastalık beyan etmediğini, davaya konu poliçelerin müteveffanın kanser hastalığı teşhis edildikten sonra ve hastalığını gizlemesi sonucunda tanzim edildiğini, söz konusu hastalığın gizlenmesi nedeniyle, bakiye kredi borcunun poliçeden karşılanamamış ve olası banka zararıyla doğma ihtimaliyle karşı karşıya kalındığını, zira müteveffanın hastalığını gizlemesinin müvekkili bankayı da mağdur ettiğini savunarak, davanın öncelikle husumet yönünden reddine, esasa geçildiği takdirde, müvekkili bankanın sorumlu olmaması nedeniyle esastan reddine, davanın, muhatabı ----- ihbarına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın önceki bilirkişi heyetinden itirazlar doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ----- tarihli ek raporunda; İhbar olunan ----acentesi konumunda olan ------- tarafından ------- tarihinden başlamak üzere 3 yıl süreyle sigortalandığı ----- acentesi konumunda olan ------ tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle sigortalandığı (esnaf destek sigortası), Davalı ----müteveffa muris ------ arasında, --------kefaleti ile, ----- imzalandığı, -----numaralı taksitli ticari kredinin kullandırıldığı,------- numaralı taksitli ticari kredinin kullandırıldığı, Dosyaya sunulan Ölüm Belgesinde, -----tarihinde ----- ölüm sonucu vefat ettiğinin yazılı olduğu, Müteveffa -----numaralı taksitli ticari kredinin toplam ----- muris tarafından ödendiği, geriye 17.413,86 TL bakiye kredi borcu ve ---- numaralı taksitli ticari kredinin---- muris tarafından ödendiği, geriye 29.426,42 TL bakiye kredi borcu olmak üzere genel toplamda 46.840,28 TL, vefat tarihi itibariyle ödenmemiş bakiye kredi borcunun kaldığı, İhbar olunan ------ tarafından, -------- sayılı cevap yazısı ile “sigorta başlangıç tarihinden önce gelen ve mevcut bulunan kanser hastalığından kaynaklı vefatın, ---------vefat teminatı kapsamının dışında olmasından ötürü” tazminat talebinin reddedildiği, Muris ----- vefat etmesinden sonra, davalı ----- tarafından murisin varisleri;------ telefonla aranarak ------- gecikmiş taksitlerinin borcunun ödenmesi hususunda talep de bulunulduğu ve murisin varisleri - davacılar tarafından, ---- tarihinde, dava ve geri isteme hakkı saklı tutularak, ------- numaralı taksitli ticari kredi borcu için; ----- numaralı taksitli ticari kredi borcu için 14.161 TL olmak üzere toplam 30.550 TL EFT davalı bankanın şubesine gönderilerek murisin gecikmiş taksitlerinin ödendiği,
- Dosyaya sunulu olan delillerde sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığına, sigortalının poliçe başlangıcından itibaren ölüm sebebi olan “safra kesesi kanseri” hastası olduğuna dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle sağlık durumunu kasıtlı olarak gizlediğinin ispatlanamadığı, Davacıların murisi sigortalı -------- poliçenin yürürlükte olduğu -----tarihinde “safra kesesi tümörü ve komplikasyonları” nedeniyle vefat ettiği, bu durumun hastane raporlarından anlaşıldığı ve sigortalı murisin kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak hayat sigortası kapsamına alınmış olduğu, adına hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, davalı bankanın da sigorta poliçesinde daini mürtehin olduğu, sigortalının sigorta kapsamına alınmadan evvel teminat kapsamı dışında bırakılan ve ölüm nedeni olan hastalığının mevcut olduğunun ispatlanamadığı, Müteveffa ------- Poliçe numaralı--------- Poliçesinden önce kendisinde var olan ancak beyan etmediği rahatsızlıkla vefat sebebi arasında illiyetin bulunmadığı görülmekle birlikte, Söz konusu poliçe başlangıcından önce kendisinde ------ bölgesinde tespit edilen kitle nedeniyle ameliyat edilerek sol testisinin alındığı ve patoloji incelemesinde ----- aldığını sigorta şirketine beyan etmediği, Sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal etmesine rağmen bildirilmeyen hususla riski gerçekleştiren neden arasında illiyet bağının olmadığı hallerde oran kuralının uygulanıp sigorta bedelinde indirime gidilmesi, sigortacının bildirilmeyen hususu başlangıçta bilseydi daha yüksek bir primle sigorta sözleşmesini yapacağını ------ onaylı risk kabul yönetmeliği içinde bulunan veya Aktüer tarafından onaylanmış hastalıklara ait ayrı ayrı belirlenmiş sür prim tablosu ile ispat etmesine bağlı olmakla birlikte söz konusu sür prim tablosunun dava dosyası içinde bulunmadığı, bu durumda ihbar olunan-------- istinaden Müteveffa Sigortalı -------- talep edileceği daha yüksek prim olamayacağı bu nedenle de Sigorta Teminatına proporsiyon uygulanamayacağı, bu durumda beyan edilmeyen hastalıklar ile vefat arasında illiyet bağı kurulamadığından ve 6102 TTK 1439/2 maddesinde belirtilen proporsiyon indiriminin beyan edilmeyen hastalıklara uygulanacak ----- bulunmaması nedeni ile TTK 1439/2 maddesinin sigorta şirketine tanıdığı teminat indirme hakkını kullanamadığı, dolayısıyla Dava konusu poliçede bulunan Poliçe bedeli olan 20.000 TL Vefat Teminatının İhbar edilen ------ tarafından dava konusu poliçede belirlenen LEHDARA (KANUNİ VARİSLERE) ödenebileceği, davacının anapara tutarı üzerinden ödemenin yapıldığı -------- tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesine göre değişen oranlarda avans faizi isteyebileceği rapor edilmiştir. Dosyanın önceki bilirkişi heyetinden itirazlar doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ----- tarihli ek raporunda; Dosyaya sunulan Ölüm Belgesinde, ----- bulunan ------ tarihinde “Doğal Ölüm” ölüm sonucu vefat ettiği, Müteveffa -------- numaralı taksitli ticari kredinin toplam 35.770,32 TL’si muris tarafından ödenmiş olup, geriye 17.413,86 TL bakiye kredi borcu ve -------- numaralı taksitli ticari kredinin 9.493,75 TL’si muris tarafından ödenmiş olup, geriye 29.426,42 TL bakiye kredi borcu olmak üzere genel toplamda 46.840,28 TL, vefat tarihi itibariyle ödenmemiş bakiye kredi borcu kalmadığı, Müteveffa - muris --- vefat etmesinden sonra, davalı --- tarafından murisin varisleri; --------telefonla aranarak ------ gecikmiş taksitlerinin ödenmesi hususunda talepte bulunulmuş olup, murisin varisleri; ----- tarihinde, dava ve geri isteme hakkı saklı tutularak, ----numaralı taksitli ticari kredi borcu için; ------ numaralı taksitli ticari kredi borcu için 14.161 TL olmak üzere toplam 30.550 TL davalı bankanın şubesine EFT gönderilerek murisin gecikmiş taksitleri ödendiği, Davalı dilekçesinde 'Bilirkişi raporunda: "Müteveffanın sigorta kapsamına girmeden evvel kanser teşhisi konulduğuna dair belge olmadığı" tespiti yer almakta olduğu, Müvekkili Banka tarafından dosyaya sunulmuş olan sigortalıya ait ------- tarihli raporu ile sigorta kapsamına alınmadan evvel sigortalıya kanser tanısı konulduğu tespit edilmiştir. Kanser tanısına ilişkin belgenin sunulmuş olmasına rağmen rapordaki tespiti anlayabilmek mümkün değildir.' şeklinde itiraz edildiği anlaşılmakta olduğu, Ancak bahsedilen tarihte belirlenen kanser tanısı seminom olup mütevaffanın ölüm sebebi olan safra kesesi tümörü ile ilgili olmadığı, Seminom iyi huylu bir testis tümörü olduğu,
2016 yılında tespit edilmiş olup ameliyat edilerek bir testisinin alındığı anlaşıldığı, Ölüm sebebi olan safra kesesi tümörüne ilişkin ilk bilgi ve belgelerin Ekim 2020 yılına ait olduğundan kök rapordaki kanaatinde değişiklik bulunmadığı, Davalı ---- kredi veren kuruluş olduğu ve dava konusu poliçede daini mürtehin olarak görüldüğü, Dava konusu poliçede bulunan vefat tazminatının ödenmesi husausunda herhangi bir
sorumluluğu olmadığı kanaatinin devam ettiği, Hekim Bilirkişinin kök raporda kanaati değişmediğinden; kök raporda da
belirttiği üzere dava konusu olan beyan edilmeyen hastalıklar ile vefat arasında illiyet bağı kurulamadığından ve 6102 ttk 1439/2 maddesinde belirtilen proporsiyon indiriminin beyan edilmeyen hastalıklara uygulanacak hazine veya aktüer tarafından müteveffa tarfından poliçe öncesi beyan etmediği seminom hastalığına uygulanacak olan sür primin ne olduğuna dair belgenin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla ------bulunmaması nedeni ile davalı Sigorta Şirketinin TTK 1439/2 madeesinde belirtilen ve sigorta şirketine tanınan teminat indirme hakkını kullanamadığı, bu durumda dava konusu poliçede bulunan Poliçe bedeli olan 20.000 TL Vefat Teminatının İhbar edilen ----- dava konusu poliçede belirlenen lehdara (KANUNİ VARİSLERE) ödenebileceği kanaatinin devam ettiği, TTK 1439 / 2 maddesinde izah edilen müteveffa tarafından beyan edilmeyen seminom hastalığına uygulanmsı gereken ve poliçe başlanıcında ek olarak alınması gereken hazine veya aktüer onaylı sür prim olması gerektiği bu nedenle İtiraz dilekçesinde belirtilen oranların ---- yazılan nedene bağlı ölüm sayısı istatiği olması nedeni ile sür prim olarak kabul edilemeyeceği kanaatinin devam ettiği rapor edilmiştir. Tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacıların murisi ---------- bedelli ----- Sözleşmelerinin imzalandığı ve kredi kullandığı, bu kredilere istinaden dava dışı ----------numaralı poliçe ile -------- tarihinden başlamak üzere 3 yıl süreyle (hayat sigortası) ve------- tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle (esnaf destek sigortası) poliçeleri yaptığı, kredi geri ödemeleri devam ederken muris --------- tarihinde vefat ettiği, borcuna karşılık olarak davalı bankanın şubesine 30.550,00 TL ödeme yapıldığı, davacı mirasçıların --------- nolu sigorta poliçesindeki teminat bedelinden borç için ödeme yapılması talep edildiği ancak sigortalı murisi ----- yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahisle ---------- nolu sigorta poliçesinden ödemeyi kabul etmediği, davalı ------- kredi borcunun geri ödemelerini davacı mirasçılardan tahsil ettiği, davacıların murislerinin kredi borcunun hayat sigortası poliçesinden karşılanması gerektiği, kendilerinin borçlu olmadıklarını ve kredi borcu sebebiyle kendilerinden tahsil edilen ----- iadesi için işbu davayı açtıkları anlaşılmıştır. Mahkemece deliller toplanmış ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyet raporunda kişinin 2016 yılında testis (yumurtalık) bölgesinde tespit edilen kitle nedeniyle ameliyat edilerek sol testisinin alındığı ve patoloji incelemesinde -------- aldığı, ancak geçen sürede takiplerinin gastrit ön tanısı ile endoskopi uygulaması ve takibine ilişkin olduğu, Ekim 2020 tarihindeki epikriz ve tıbbi belgelerde safra kesesi tümörüne ilişkin takip ve tedavilerinin başladığı, bu tarihten öncesine ait tıbbi belgelerde safra kesesi tümörüne ilişkin bir kayda rastlanmadığı, dosyadaki tüm tıbbi belgeler incelenmekle; ------raporu ile safra kesesi tümörü tespit edildiği ve --------- tarihinde tümöre yönelik ameliyat edildiği, ---- vefat ettiği, her ne kadar ölüm belgesine ölüm sebebi ayrıntılı olarak belirtilmemiş olsa da; dosyaya ekli tıbbi belgelerden nedeninin safra kesesi tümörü ve komplikasyonları olduğu kanaatine varıldığı hususları tespit edilmiştir. Dava konusu -----başlangıç tarihli 3 YIL SÜRELİ dolayısıyla ---------Vefat Teminatlı poliçeye ait murisin herhangi bir rahatsızlığı olmadığı ve tamamen sağlıklı olduğuna dair doldurmuş olduğuna dair sağlık beyanı bulunduğu ve beyan edilmeyen hastalıklar ile vefat arasında illiyet bağı kurulamadığından ve------ bulunmaması nedeni ile dava dışı Sigorta Şirketinin TTK 1439/2 maddesinde belirtilen ve sigorta şirketine tanınan indirme hakkını kullanmadığı, bu durumda dava konusu poliçede bulunan poliçe bedeli olan 20.000 TL Vefat Teminatının İhbar edilen --------- dava konusu poliçede belirlenen LEHDARA (KANUNİ VARİSLERE) ödenebileceği belirtilmiş ancak davalı ----- veren kuruluş olduğu ve dava konusu poliçede daini mürtehin olarak görüldüğü, dava konusu poliçede bulunan vefat tazminatının ödenmesi hususunda herhangi bir sorumluluğu olmadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmiş ve davalının kötü niyet tazminat talebi şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebi şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Dava açılırken harç alınmadığı anlaşılmakla; alınması gerekli 615,40 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden davalı yararına taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.800,00 TL ara buluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı . 15/10/2025