T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/859
KARAR NO : 2025/753
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında ----- mağazası kurmak için 5 sene süreli bir franchise
sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıya 40.000-USD
franchise bedeli ödediğini, müvekkilinin bu sözleşmeye göre edimlerini en iyi şekilde yerine
getirdiğini ve davalının temsil ettiği markalı ürünlerin satışlarını her geçen günde artırarak
yüksek hasılatlar elde ettiğini, davalı tarafından -----Noterliğinin 20/04/2022 tarihli
------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin 16.2(c)
maddesi gereğince yenilenmeyeceğinin, ihtarnamenin tebliğinden 21 gün sonra sözleşmenin
feshedileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin de ----- Noterliğinin 10/05/2022 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile pandeminin müvekkiline ifa güçsüzlüğü yaratması
ve belirli dönemler için geçici imkansızlığın bulunması sebeplerinden ötürü mücbir sebep
uyarınca Franchise sözleşmesinin sona erme süresinin 28.04.2023 tarihine kadar 1 yıl
uzatılması konusunda anlaşmaya varılmasını ya da son bir sene içerisinde müvekkilinin elde
ettiği net kazancın tazminat olarak ödenmesini, aksi takdirde uyarlama ve tazminat davasının
ikame edileceğine dair ihtarname gönderdiğini, ancak her iki taleplerinin de haklı bir neden
öne sürülmeden kabul edilmediğini, işbu sözleşme döneminde müvekkilinin işyerini 1
yıldan uzun bir süre kullanamadığını, amaçlanan ciroya bu süre içerisinde ulaşamadığını ve
pandemi sebebiyle büyük ölçüde ciro kaybı yaşadığını, 16.03.2020-01.06.2020 tarihleri
arasında işyerinin 77 gün kapalı kaldığını, 05.12.2020-30.05.2021 tarihleri arasında hafta
sonu, 06.06.2021- 03.07.2021 tarihleri arasında da Pazar günleri sokağa çıkma yasağı
uygulandığından 62 gün sadece paket servisi yapıldığını, bilindiği üzere paket servisinin
normal toplam satışın sadece %25'i olduğunu, işbu dönemlerde de net bir şekilde %75'lik bir
ciro kaybı yaşandığını, pandemi süresi boyunca da tüketicilerin genel olarak evlerinden
çıkmadıklarını ve AVM’lere uzun süre gitmediklerini, müvekkilinin tam anlamıyla 1,5 yıla
yakın süre tahmin edilen cirodan oldukça uzak şekilde ilerlediğini, geçici imkansızlık
durumu oluştuğunu, Borçlar Kanunu madde 137’de; “Borcun ifası borçlunun sorumlu
tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan
kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle
bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer.” hükmünün
yer aldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.04.2010 gün ve ---- sayılı
kararı gereği, geçici imkansızlık durumunda sözleşme süresine “akde tahammül süresinin"
eklenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ifanın belirli bir süre yerine
getirememiş olduğundan sözleşme bitiş süresi olan 28.04.2022 tarihine iş yerinin kapalı
olduğu sürelerin eklenmesi gerektiğini, ayrıca salgın nedeni ile AVM’ler açık olsa dahi
müşteri kaybettiğini, AVM’ye giren müşteri sayısında azalma olduğunu, pandemi süresi
boyunca işyerinin kapalı olduğu günlerin tespit edilmesi ve müvekkilinin ciro kaybının
hesaplanması gerektiğini, 28.04.2017 Başlangıç Tarihli Franchise Sözleşmesi’nin 21.7.
No’lu Maddesi, “21.7 Mücbir Sebepler. --- Franchise Alan veya Alt Franchise Alanın
hiçbiri, yükümlülüklerini yerine 3 getiremeyişinin aşağıdaki durumlardan kaynaklandığı
hallerde zarar veya hasardan sorumlu olmayacaktır ve bu durumlarda bunların işbu
Sözleşmeyi ihlal ettiği kabul edilmeyecektir: (1) herhangi bir kanuna, karara, emre,
yönetmeliğe, şarta veya herhangi bir hükümetin veya kamu kuruluşunun veya devlet
dairesinin talimatına uyulması amacıyla meydana gelen nakliye eksiklikleri, tedarik veya
ekipman, ürün, sarf malzemesi, işçilik, malzeme veya enerji yetersizliği veya bu sebeple
yukarıdaki unsurların herhangi birini satın alma veya kullanma hakkından gönüllü olarak
vazgeçilmesi; (2) doğa olayları veya (3) yangın, grev, ambargo, savaş veya ayaklanma veya
(4) ilgili tarafın makul kontrolü dışındaki herhangi bir durum. Belirtilen nedenlerin
herhangi birinden doğan gecikme, ifa süresini uygun şekilde uzatacak veya makul olduğu
ölçüde tamamen veya kısmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesini mazur gösterecektir;
ancak söz konusu nedenlerin - Franchise Alana veya belirlenen tedarikçilere söz
konusu olayın meydana geldiği tarihte borçlu olunan tutarların ödenmemesini veya daha
sonrasında MAĞAZANIN Net Satışına ilişkin olarak ödenmesi gereken Telif tutarlarının
ödenmemesini mazur göstermeyeceği durumlar bu hükme istisna teşkil etmekte olduğunu, Söz
konusu nedenlerin veya olayların on iki (12) ay boyunca veya daha fazla sürmesi halinde,
---- Franchise Alan takdiri ve tercihi münhasıran kendisine ait olmak üzere Alt
Franchise Alana duruma ilişkin bildirimin tesliminden itibaren geçerli olmak üzere işbu
Sözleşmeyi feshedebilir.” şeklinde olduğunu, işbu madde uyarınca da görülmektedir ki,
mücbir sebep uyarınca sözleşme süresinin uzatılması gerektiğini, işbu dava ile sözleşmeyi
mağazanın tekrar kurulmasındaki imkansızlık, müvekkilinin kira sözleşmesini bitirme
zorunda kalışı gibi sebeplerle tekrar uzatamayacağından tazminat talep etmek zorunda kaldıklarını, davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesinde yararının bulunmadığını, zira başka
AVM‘ler ile yapılan sözleşmelerin halen devam ettiğini ve bu dükkanların açık olduğunu,
hepsinin de birbirine yakın çevrede olduklarını, satılan malların üretildiği fabrikadan yapılan
dağıtımlarda ilave iş yükü oluşturmayacağını, sözleşmenin EK-A maddesine göre
müvekkilinin davacıya 40.000-USD franchise bedeli ödediğini, işyerinin kapalı olduğu süre
için tazminata hükmedilmemesi durumunda ise sözleşmenin süresi 5 sene olmasına rağmen
5 seneden kısa sürdüğü için 5 sene için alınan franchise bedelinden çalışılamayan günlerin
bedelinin hesaplanarak iadesinin gerektiğini, bu sebeplerle pandeminin müvekkiline ifa
güçsüzlüğü yaratması ve belirli dönemler için geçici imkansızlığın bulunması sebeplerinden
ötürü mücbir sebep uyarınca 28.04.2017 başlangıç tarihli Franchise sözleşmesinin sona erme süresine işyerinin kapalı olduğu sürelerin, eksik çalışıma sürelerinin uzatılmaması sebebiyle
ve salgın nedeni ile müşteri kaybı için de makul bir tazminatın eklenerek müvekkilinin
şimdilik 1.000,00 TL maddi kaybının davanın açıldığı tarih itibariyle reeskont faiziyle
birlikte, bu talebin kabul edilmemesi halinde 5 sene için ödenen franchise bedelinin
çalışılmayan günler için iade edilmesinin gerekmesi sebebiyle müvekkilinin şimdilik 100,00
USD maddi kaybının davalıya ödendiği tarihten itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınarak
davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu tüm taleplere karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında 28.04.2017 başlangıç tarihli ve belirli süreli franchise sözleşmesi imzalandığını, taraflarca imza altına alınan sözleşme içeriği ile de sabit olduğu üzere, bu
belirli sürenin sonunda konu sözleşmenin sona erdiğini, müvekkili şirket tarafından davacı
yana sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun sözleşmenin 16.maddesinin franchise'ın
yenilenmesi başlığı altında düzenlenmiş olan 16.2.c maddesi kapsamında bir seçimlik hakkı
olarak noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile bildirildiğini, sözleşmenin feshedilmesinde
herhangi bir gerekçe gösterilmesine ve açıklanmasına gerek bulunmadığını, pandeminin meydana gelmesi ve doğurduğu olumsuz sonuçların öngörülebilir bir durum olmadığını, bu
durumun ortaya çıkmasında da müvekkili şirketin kusurunun ve sorumluluğunun
bulunmadığını, mücbir sebebin davacıyı etkilediği oranda müvekkili şirketi ve hali hazırda
herkesi olumsuz etkilediğini, şirketi maddi manevi zarara uğrattığını, davacı yanın mücbir
sebep iddiası ile asla kabul anlamına gelmemekle uğramış olduğu zararların müvekkili
şirketten talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, 28.04.2017 başlangıç tarihli franchise
sözleşmesi’nin 21.7. maddesi, “21.7 mücbir sebepler master franchise alan veya alt
franchise alanın hiçbiri, yükümlülüklerini yerine getiremeyişinin aşağıdaki durumlardan
kaynaklandığı hallerde zarar veya hasardan sorumlu olmayacaktır ve bu durumlarda
bunların işbu sözleşmeyi ihlal ettiği kabul edilmeyecektir: (1) herhangi bir kanuna, karara,
emre, yönetmeliğe, şarta veya herhangi bir hükümetin veya kamu kuruluşunun veya devlet
dairesinin talimatına uyulması amacıyla meydana gelen nakliye eksiklikleri, tedarik veya
ekipman, ürün, sarf malzemesi, işçilik, malzeme veya enerji yetersizliği veya bu sebeple
yukarıdaki unsurların herhangi birini satın alma veya kullanma hakkından gönüllü olarak
vazgeçilmesi; (2) doğa olayları veya (3) yangın, grev, ambargo, savaş veya ayaklanma veya
(4) ilgili tarafın makul kontrolü dışındaki herhangi bir durum. belirtilen nedenlerin herhangi
birinden doğan gecikme, ifa süresini uygun şekilde uzatacak veya makul olduğu ölçüde
tamamen veya kısmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesini mazur göstereceğini, ancak
söz konusu nedenlerin master franchise alana veya belirlenen tedarikçilere söz konusu
olayın meydana geldiği tarihte borçlu olunan tutarların ödenmemesini veya daha
sonrasında mağazanın net satışına ilişkin olarak ödenmesi gereken telif tutarlarının
ödenmemesini mazur göstermeyeceği durumlar bu hükme istisna teşkil etmektedir. Söz
konusu nedenlerin veya olayların on iki (12) ay boyunca veya daha fazla sürmesi halinde,
- franchise alan takdiri ve tercihi münhasıran kendisine ait olmak üzere alt franchise
alana duruma ilişkin bildirimin tesliminden itibaren geçerli olmak üzere işbu sözleşmeyi
feshedebilir.” şeklinde olduğunu, pandemi döneminde tüketici alışkanlıklarının değişmesi
nedeni ile paket servis kullanım oranının oldukça arttığını, paket servisteki artışın davacının
işletmesinde de olumlu bir şekilde etkisini gösterdiğini ve satışlara ilişkin net cironun
arttığını, davacı yanca iddia edilen ciro kaybının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin
davacıya bir ciro garantisi vermediğini, müvekkilimi ile davacı arasındaki sözleşmenin
belirli süreli bir franchise sözleşmesi olduğunu ve her iki tarafın yenileme ve uzatma iradesi
olmadığında sonlandırılacağının taraflarca imza altına alındığını, davacının basiretli bir tacir
olarak mahrum kalınan kar iddiası ile müvekkili şirketten herhangi bir tazminat ya da hak
ve alacak talep edemeyeceğini, müvekkilimi şirket tarafından konu franchise sözleşmesinin
erken feshedilmediğini, sözleşmeye ve hukuka uygun bir şekilde gerekli edimler yerine
getirilerek sözleşme süresinin sona ermesi ile sonlandırıldığını, müvekkili şirket tarafından
akde aykırı davranılmadığını, davacının iddia ve taleplerinin akde ve Medeni Kanunda
hukuki ilişkilerin kapsamı başlığı altında düzenlenen dürüst davranma hükmüne de açıkça
aykırı olduğunu, davacının iddialarını hiçbir şekilde temellendiremediğini ve “ya tutarsa”
mantığı ile hukuken mümkün olmayacak bir şekilde taleplerde bulunduğunu, dolayısıyla
davacının hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin hukuki himaye görmemesi gerektiğini,
iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir somut bilgi ve belge de sunmadığını, davacının
haksız kazanç elde etme amacıyla kötüniyetli olarak hareket ettiğini, bu sebeplerle hukuki
dayanaktan yoksun işbu haksız davanın her bir talep açısından ayrı ayrı reddine karar
verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İl Sağlık Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, mücbir sebep uyarınca 28.04.2017 başlangıç
tarihli franchise sözleşmesinin uzatılmaması sebebiyle davacının zarara uğradığı iddiası ile açılan tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 5 yıl süreli franchise sözleşmesinin süresinin dolmasından sonra davalı tarafından yenilenmemesi üzerine davacının pandemi sebebiyle mücbir sebepten kaynaklı sözleşmenin 1 yıl uzatılması talebinin yerinde olup olmadığı, pandemi sürecisin mücbir sebep kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanmış, dosya sözleşme bilirkişisi ve hesap konusunda uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle,
Mart 2020 yılı ile başlayan Pandemi sürecinin Yiyecek ve içecek sektörüne olumsuz
etkisi olduğu, Sektördeki negatif etkilenmenin boyutunun hesaplanmasında herhangi bir çarpan
veya metrik hesaplamanın olmadığı, Nihai karar ve takdir Sayın Mahkemede olmak üzere, her iki tarafında kabulünde
olduğu üzere öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklı olmayan Salgın kaynaklı AVM
kapatma yasağı dönemini olan 77 gün süre ile, kısmi ifaya imkan tanınan Pazar
günleri sokağa çıkma yasağı dönemi olan 62 gün sürelerince Davalı edimlerinin
geciktirildiği ve franchise sürelerine eklenmesi gerektiği kabulü üzerinden
belirlenecek Zararların hesaplanması ve mücbir sebep nedeniyle sözleşme süresine
eklenmesi gereken sürelere dair eksik ifadan kaynaklı Davacı’nın talep edebileceği
tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiği,
Heyetimiz üyesi Sektör uzmanı Bilirkişimizce belirtildiği üzere bu döneme dair
Pandemi dolaylı kapanma ve/veya paket servisin maliyet etkisinin rakamsal bazda
hesaplanamayacağı ve ancak firma bazında ticari defter incelemesi akabinde maliyet
ve satış oran ve ortalamalarındaki değerlendirmelerle rakamsal bir hesaplama
yapılabileceği belirtildiğinden, ve heyetimiz uzmanlık alanı dışında olmakla Mali
Müşavir bilirkişi inceleme ve değerlendirmesi gerektiğinden; söz konusu ilgili
dönem cirosu’nun ve günlük ciro üzerinden eksik gün olan (77+ 62 =) 139 gün için
kazanç kaybı’nın ne kadar olduğu ve bu kapsamda Davalı yanca Davacı yana eksik
ifadan kaynaklı tazminat olarak ödenmesi gereken bedelin ne kadar olduğu mevcut
durumda hesaplanamamış olmakla, Mali Müşavir Bilirkişi’nin değerlendirme ve ilgi
döneme dair ciro’sunu tespiti ile günlük ciro’nun tespiti akabinde söz konusu
hesaplamanın yapılmasının ancak mümkün olacağı,
Her ne kadar ilgili dönem’in maliyet ve kazanç oranlarının değişim göstermiş
olabileceği göz önünden bulundurularak gerçek durum verileri üzerinden, eksik gün
bedelleri’nin belirlenerek Tazminat hesabının yapılması daha uygun görülmekteyse
de; söz konusu bedellerin tespit edilemeyecek olması halinde ise, mevcut durum ve
dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde de; Taraflar arasındaki 5 yıllık sözleşme
bedeli üzerinden günlük bedelin tespiti ile, eksik gün bedelinin karşılığı tazminatın
hesaplanması yapılabileceğinden, Nihai takdir ve tasnifi Sayın Mahkemede olmak
üzere, Sözleşme bedeli üzerinden yapılan değerlendirmeye göre ise; Davalı yanca
Davacı yana eksik ifadan kaynaklı tazminat olarak 3.046,57 USD’nin ödenmesi
gerektiği, Sonuç ve kanaatini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 15/01/2025 tarihli duruşması ile davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi karar verilmiştir.
Dosyada mübrez mali müşavir bilirkişinin raporunda özetle; den değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2018-
2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin
zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacının Tazminat Talepleri Yönünden: Davacının pandemi nedeniyle çalışamadığı 05.12.2020-30.05.2021 tarihleri arasında hafta sonu cumartesi ve Pazar ile 06.06.2021-03.07.2021 tarihleri arasında Pazar günleri çıkma yasağı uygulandığından 62 gün sadece paket
servisi yapılan günlerdeki zararın hesabında referans alınacak sorunsuz geçen geçmiş yıllar
kayıtlarında 2017….2020 yılları arasında faaliyet kârı bulunmadığından kâr kaybı hesaplaması
yapılamamıştır. sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 28.04.2017 başlangıç tarihli 5 sene süreli franchise sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya 40.000 USD franchise bedeli ödendiği, davalı tarafın süre sonunda ihtarname ile sözlemeyi yenilemeyeceğini bildirdiği, davacının pandemi dönemi ileri sürerek mücbir sebep nedeni ile sözleşmenin uzatılmasını davalıdan talep ettiği, talebin davalı tarafından kabul edilmemesi nedeni ile pandemi nedeni ile çalışılmayan dönem için kazanç kaybının davalıdan talepli eldeki tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır.Dosyadaki delillerden ve bilirkişi raporlarından; öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklı olmayan salgın kaynaklı AVM kapatma yasağı dönemini olan 77 gün süre ile, kısmi ifaya imkan tanınan pazar
günleri sokağa çıkma yasağı dönemi olan 62 gün sürelerince davalı edimlerinin geciktirildiği ve franchise sürelerine eklenmesi gerektiği kabulü üzerinden belirlenecek zararların hesaplanması ve mücbir sebep nedeniyle sözleşme süresine
eklenmesi gereken sürelere dair eksik ifadan kaynaklı davacının talep edebileceği
tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiği, mahkememizce; davacı ticari defter ve kayıtları incelenmek sureti ile, pandemi döneminde dosya içerisindeki bilirkişi raporunda tespit edilen günlerde (77 gün-62 gün) davacının faaliyetine devam edip etmediği, bu
dönemde hizmet verip vermediği, mal-hizmet satışını gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin öncelikle
tespitine, sonrasında pandemi döneminden 1 yıl önceki ve o senedeki gelirleri nazara alınmak suretiyle
davacının önceki bilirkişi raporunda tespit edilen günler bakımından gelirinde azalma olup olmadığının
tespitine, fesih süresinin sonuna önceki bilirkişi raporunda tespit edilen pandemi süresindeki günlerin
eklenmek suretiyle oluşacak varsa net karın belirlenmesinin mali müşavir bilirkişisinden istendiği, hazırlanan raporda; davacının incelenen 2017…2020 yılı aralığındaki gelir tablosunda 2020 yılındaki 3.889,80 TL sembolik
faaliyet kârı kapsam dışı tutulur ise faaliyet zararı mevcut olduğu, dolayısıyla dava konusu pandemi nedeniyle çalışılmayan 77 ve 62 güne emsal alınacak geçmiş dönem kazanç kaydı mevcut bulunmadığından verilen görev kapsamında 05.12.2020-30.05.2021 tarihleri arasında hafta sonu cumartesi ve Pazar ile 06.06.2021-03.07.2021 tarihleri arasında Pazar günleri çıkma yasağı uygulandığından 62 gün sadece paket servisi yapıldığı belirtildiğinden, sadece paket servisi yapıldığı
belirtilen 62 gün için hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir. Buna göre; her ne kadar davacı pandemi nedeni ile zarara uğradığını, davalı tarafın sözleşmeye süre eklememesi nedeni ile davalıdan tazminat talep etmiş ise de, davacı ticari defterlerinden kar kaybı tespit edelemediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.