T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/674 Esas
KARAR NO: 2025/784
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 06/06/2018
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ve davalılardan ----- ve davalı ----- %50'şer hissedarı olduklarını; şirketi ----tarihinde kurduklarını, şirkete 5 yıl süre ile davalı ------ müdür seçildiğini, şirketin gerçekleştirdiği inşaatla ilgili olarak ------- üzerinde inşaat yapmayı taahhüt eden davalı şirkete, sözleşme gereğince düşen dairelerin davalı yöneticinin bir kısmının tapulu bir kısmının tapusuz olarak 3.şahıslara sattığını, satış parasını alıp şirkete aktarmadığını; davacıyı tehdit ettiğini, şirkete sokmadığını, ticari defter ve kayıtları doğru tutmadığını, fatura ticareti yaptığını, kâr payı dağıtmadığını, kamu borçlarını ödemediğini, dava dışı ---- ile el ve iş birliği yapıp davacıyı dolandırdığını, ------ ile tapu dışı satışta şirkete ait yeri sattığını, davacıya ait ---- faturalarını, tahsilat makbuzlarını sahte imzalarla kullandığını belirterek; tüm bu fiillerle ---- zarara soktuğunu belirtip; zararın tespitini, davalı -------- tahsili ile şirkete verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ----- vekili, müvekkili tarafından davacıya ortaklık payı olarak verilen çekler olduğunu belirterek çeklerin listesini sunmuş, çeklerle davacıya 315.531,00 TL ödendiğini, buna ilaveten 72 adet havale ile de 359.524,00 TL ödediğini bildirmiş; işçilere ve toprak sahiplerine ödenen çeklere ilişkin listeyi sunarak; söz konusu inşaatın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapıldığını, sunulan ödeme belgeleriyle davacının hakkına düşün kısmın ödendiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava esasen davalı ------------ birlikte davalı olarak -------karşı açılmış; birlikte açılan bu davada yönetici ------ hakkında yöneticilik görevini ifa ederken şirkete verdiği zararın tazmin ve tahsili ile şirket kasasına konulması yönünde karar verilip; ikinci talepte ise ''haklı sebeple şirketten, rayiç ayrılma akçesi karşılığında çıkmaya izin verilmesi'' talebi ileriye sürülmüştür. Bu iki talebin birlikte görülemeyeceği; şirket yöneticisinin vermiş bulunduğu bir zarar varsa bunun öncelikle tespit edilip şirket kasasına konulması sağlandıktan sonra; ikinci talebe geçilmesi gerektiği ve şirket kasasına konacak bu miktarda dahil olmak üzere davacının ayrılma akçesinin hesaplanması gerekeceği; dolayısıyla ilk talep hakkında verilecek kararın kesinleşmesinden sonra ikinci talep hakkında hüküm verilebileceği nazara alınarak talepler yönünden davanın tefrikine karar verilmiş; davacının haklı nedenle ayrılma akçesi karşılığı çıkma talebi mahkememizin ----- Esas sayılı dosyasına kaydı yapılmış; o dosyada hasımın sadece şirket olması gerektiği sebebiyle tefrikle oluşturulan dosyanın davalısı olarak şirket davalı gösterilmiş, ancak dava dilekçesinde her iki talebin ayrı ayrı her iki davalıya özgüllenmemesi sebebiyle elde kalan şirket yöneticisinin zararı karşılama davasında dava her iki davalıya karşı birlikte devam edilmiştir. BU DOSYAYA SADECE ŞİRKET YÖNETİCİSİNİN TAZMİNİ DAVASI YÖNÜNDEN DEVAM EDİLMİŞTİR.Mahkememizce deliller toplanmış, davalı tarafın iddia ettiği ödemelere ilişkin dekont ve banka kayıtları getirtilmiş, ---------yazışma yapılıp ilgili kayıtlar getirtilmiş, davalı tarafın iddia ettiği ödemeler yönünden çeklerin akıbetleri araştırılmış, davacı tarafın iddia ettiği taşınmaza ilişkin kayıtlar getirtilmiş, tüm deliller toplandıktan sonra; tefrik kararından önce şirketin değeri ve davacının ayrılma akçesinin tespiti yönünden şirketin yürüyen ve duran varlıklarının değerlerinin belirlenmesi için Makine Mühendisi --- ve keşfen taşınmazlar incelenerek İnşaat Mühendisi ---- rapor alınmış, Bilahare 13. Celsede 29/09/2022 tarihinde yukarıda anlatılan tefrik kararı verilmiş, Tefrik kararından sonra bu kez davalı yöneticinin şirketi uğrattığı zarar yönünden incelemeye geçilmiş, Uzman----ve Mali Müşavir ----müşterek rapor alınmış, rapora itiraz ve bilahare sunulan belgeler yönünden görülen lüzum üzerine ek rapor alınmıştır. Hükme ------- tarihli ek rapor esas alınmış olup; Ek raporda da tespit edildiği gibi;Yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmekle yükümlüdür. TTK m.369/1 uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar. Kanun gerekçesinde işin gerektirdiği özenin nesnel olarak belirleneceği,---- ilişkin uzman bilgisinin aranmayacağı ifade edilmektedir.TTK m.553/1 uyarınca, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Maddede açıkça ifade edildiği üzere, söz konusu düzenleme kusur sorumluluğu esasına dayanmaktadır.Davalı tarafın yönetim kurulu üyesi olarak şirket adına gerçekleştirdiği faaliyetler, özen yükümlülüğü ve kusur sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde değerlendirilecektir.TTK m. 555/1 uyarınca şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Kanunun açık hükmü uyarınca şirket pay sahipleri, tazminatın şirkete ödenmesini talep etmek şartıyla, şirket yönetim kurulundan tazminat isteyebilirler.TTK m.369/1 uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar. TTK'nın 369'uncu maddesi, gerekçesinde belirtildiği gibi tedbirli bir yönetici ve şirket menfaati ölçütlerini esas almış, yönetim kurulu üyesinin şirkete karşı özenle bağlılık yükümlülüğünü bu iki kıstasa bağlı olarak açıklamıştır.Yönetim kurulu üyelerinden beklenilecek özen, benzer durumlarda tedbirli bir yöneticinin göstereceği özenin ötesinde olmayacaktır. Tedbirli bir yönetici ölçüsünün, yönetim kurulu üyesi tarafından kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak "iş adamı kararı" verilebileceğini kabul ettiği ve riskin bundan doğduğu durumlarda üyenin sorumlu tutulmaması esasına dayandığı TTK m. 369 gerekçesinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte, yine madde gerekçesinde belirtildiği üzere anonim şirket ile yönetim kurulu üyesi arasında akdedilecek sözleşme kapsamında özen borcunun ağırlaştırılabilmesi mümkün olup bu halde sorumluluk genişletilebilmektedir.Özen, iş ve işlemlerde gösterilmesi gereken dikkati, ciddiyeti ve bilimselliği ifade etmektedir. Bir karar alınmadan önce pazar araştırması, finansal durum değerlendirmesi, borçlara ve etiğe uygunluk incelemesi yapılması bilimselliğin ve modern yönetim ilkelerinin gereği olup, bu inceleme, araştırma ve değerlendirmeler özen kavramının tanımına dahil sayılmaktadır. Şirket menfaatinin gözetilmesi ise, şirketin menfaatinin kişisel menfaatlere ve başkalarının menfaatlerine feda edilmemesi, diğer menfaatlerin arkasına konulmaması anlamına gelmektedir.Tedbirli bir yöneticinin özeni ile görevini yerine getirmeyen ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmeyen müdürler, özen yükümüne aykırı davranmaları nedeniyle kusurlu sayılıp, şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu olabileceklerdir.TTK m. 553 kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için öncelikli koşul zararın oluşmasıdır. Öğretide şirket malvarlığı ve dolayısıyla ortakların katılımının değerinde meydana gelen azalmalar zarar olarak kabul edilmiştiri. Eğer şirket bir zarara uğramışsa, TIK m. 553 uyarınca kusurun varlığını aramak gerekecektir. Sonuç olarak, tüm bu şartların gerçekleşmesi halinde dolaylı zarar niteliğindeki tazminatın şirket yöneticileri tarafından şirkete ödenmesi gerekecektir.Yönetim Kurulu üyelerinin özen ve bağlılık yükümünü düzenleyen TTK m.369 uyarınca Yönetim üyeleri görevlerini ifa ederken ve verilen yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirket menfaatlerini gözetmelilerdir. Yönetim Kurulu üyeleri ile şirket arasındaki hukuki ilişkinin aynı zamanda bir vekalet ilişkisi olması sebebiyle, TBK m.506 hükmünce Yönetim kurulu üyelerinin şirket işlerinde dikkatli ve basiretli davranma yükümlülüğü vardır.Dava konusu olayda yapılan inceleme sonucunda; davalı şirket müdürünün şirket mal varlığında gerçekleştirdiği satışlar sonucu gelen ödemeleri kendi hesabına aldığı ve daha sonra bu tutarı şirket hesaplarına aktarmadığı tespit edilmiştir. Gerçekleşen bu işlemlerin şirket müdürünün kusuru ile şirketi zarara uğratması kapsamında değerlendirilebileceği, bu sebeple tespit edilen toplam ---- tutardan sorumlu olduğu hususunun ilk rapora tespit edildiği,Ancak bilahare davalı tarafın ----- ödenen prim borçlarından 70.127,78 TL yi belgelemesi nedeniyle bu miktarın sorumluluk miktarından düşülmesi gerektiği; düşüldüğünde kalan 1.664.852,22 TL'ye hükmedilmesi gerektiği; Davalı taraf her ne kadar yapılandırılan vergi borcunun da kendisince ödendiğini iddia etmiş ise de; buna ait herhangi bir belge sunamadığı sebebiyle bu miktarın düşülmesine gerek olmadığı tespit edilerek zararın 1.664.852,22 TL olduğu tespit edilmiş, davacı tarafında bu miktar üzerinden talebini delillediği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalılardan ---------- karşı açılan davanın husumetten REDDİNE,
Şirket yöneticisi --------- yönünden açılan davanın KABULÜNE,
1.664.852,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ----- alınarak ----------- verilmesine,
Alınması gereken 113.726,05 TL karar harcından dava açılırken alınan 35,90 TL peşin ilam harcı mahsubu ile (yargılama esnasında verilen adli yardım kararının tamamlama harcını da içerdiği ve alınmadığı sebebiyle) 113.690,15 TL eksik karar harcının davalı ------- alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı davacı tarafından karşılanan 71,80 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcı ile davacı tarafından karşılanan ve harcanan 695,00 TL adli yardımdan önceki masrafların toplamı 766,80 TL yargılama giderinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine; dosyada davacı tarafından karşılanan 1.465,00 TL lik gider avansından kalan 770,00 TL nin davacıya iadesine; iş bu karardan sonra yapılacak masraflarında davalı ---------- alınmak üzere suç üstü giderlerinden karşılanmasına,
Suç üstü giderlerinden karşılanan 19.500,00 TL toplam bilirkişi ücretlerinin davalı -------alınarak hazineye irat kaydına (müzekkere giderleri ve tebligatlar yönünden adli yardım kullanılmadığından bunlar davacıdan alınan gider avansı içinde değerlendirildi)
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 243.133,72 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----------- alınarak davacıya verilmesine,
Dair karar, davacının yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 16/10/2025