T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/659 Esas
KARAR NO: 2025/708
DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/09/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ---- saati aralığında Müvekkili şirket adına kayıtlı ------numaralı sabit hatlı telefon, kendisini ----temsilcisi olarak tanıtan kişilerce Arandığını, Sözde banka müşteri temsilcisi ile Müvekkilinin finans sorumlusu personeli,---- arasında gerçekleşen telefon konuşmasında, şüpheli kendisini ---- müşteri temsilcisi çalışanı olarak tanıtmış olduğunu, şirketin---- banka temsilcisinin ---- ismini vererek, şirkete ait kredi kartının süresinin dolduğunu ve yeni kartın müvekkiline gönderilmesi için bankanızda kayıtlı ----numaralı telefona sms gönderileceğini sms de belirtilen şifreyi, telefonda söylenmemesini, sabit telefona tuşlanmasını ve ardından işlemlerin tamamlanacağının söylendiğini, Sözde temsilcinin dediği üzere bankanızın resmi numarasından bankaya kayıtlı cep telefonuna sms geldiğini, müvekkili şirket personelinin hem telefonda ki kişilerin banka temsilcisini tanıyıp adına zikretmelerinden hem bankanın resmi numarasından sms gelmesinden hem de İnternet Kurumsal bankacılığa girilmesi için sadece sms de belirtilen kodun girilmesinin yeterli olmayacağına güvencinden ilgili kodu sabit telefon hattı üzerinden tuşladığını, Bunun akabinde, müvekkili şirketin hesaplarına erişilmiş ve aşağıda belirtildiği üzere havale ve eft işlemlerinin yapıldığını, ----------Ayrıca dolandırıcılar müvekkili şirketin hesaplarında eft ve havale limitine takılmamak için hesaplar arası virman işlemi yapmış bununla yetinmemiş müvekkilinin döviz hesabında bulunan dolarları bozdurduğunu,
Tüm bu şüpheli ve anormal işlemlere karşın Davalı Banka hiçbir şekilde gerekli önlem ve tedbirleri almadığını, Dolandırıcıların müvekkili hesabından ---- havale işlemleri şifresi kayıtlı telefona geldiğini ancak söz konusu şifreler hiçbir şekilde paylaşılmadığı halde eft ve havale işlemleri dolandırıcılar tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin finans sorumlusu, hesaptan çekilen ilk 750.000 TL lik EFT den sonra davalı bankayı arayıp uyarmış hesapların dondurulmasını ve aktarılan paraların geri iadesini talep ettiğini, Fakat hızlı bir sonuç alınamadığı için yukarıda belirtilen işlemler dolandırıcılar tarafından yapıldığını, Davalı banka müvekkili çalışanı tarafından aranmamış olsa idi, kuvvetle muhtemel müvekkili daha da fazla maddi kayıplara uğrayacağını, Önemli bir diğer husus ise, dolandırıcıların müvekkilinin hesaplarında yapmış olduğu şüpheli işlemler olduğunu, dolandırıcıların internet bankacılığına sızmalarından sonra müvekkilinin üç ayrı hesabından alışa gelinmişin dışında bir dizi işlem yaptıklarını, Şüphelilerin müvekkili hesapları arasında yüksek miktarda virman işlemi yaptığını, bunun akabinden daha önceden hiç bir ticari ilişkisi olmayan kişilere para havalesi yaptığını, yine müvekkiline ait farklı bir hesaptan yüklü miktarda döviz bozdurarak havale işlemi yaptığını ve tüm bu işlemlerin kısa bir sürede arka arkaya yapıldığını, Tüm bu işlemlerin tespiti amacıyla müvekkiline ait --------- tarihli hesap hareketlerinin detaylı dökümünü davalı bankaya müzekkere yazılmasını, Davalı bankanın kusurları nedeniyle, müvekkilinin uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için gerekli incelemeler yapıldıktan sonra, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 500.000-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 07/08/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müşterinin bilgisi olmadan yapıldığı iddia edilen işlemlerin müşterinin verilerini saklama yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kaynaklanmakta ve işbu durum dava dilekçesinde ikrar edildiğini, müşterinin tacir vasfında olduğunu, bankanın sorumluluğu olarak iddia ettiği unsurlar kendisi için de geçerli olduğunu, müşterisinin işbu eylemler sırasında basiretli bir tacir gibi hareket etmemekte olduğunu, İki faktörlü mekanizma yalnızca müşterilerinin bildiği bilgiler ve erişebildiği cihazlar ile aşılabilmekte olduğunu, bankalarının mevduat toplama yoluyla elde ettikleri paraların salt sahibi olmaları nedeniyle dolandırıcılık yoluyla maruz kaldıkları zarara mutlak surette katlanmaları gerektiği iddia edilemeyeceğini, müvekkili bankaya kusur isnat edilemeyeceğini, davalı banka olarak alınması gereken önlemleri aldıklarını ve oluşan zardan kendi kusurlarının olmadığını, Haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ---- müzekkere cevabı, delil dilekçesi, -------dosyasının --- çıktıları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabından bilgisi ve onayı dışında yapılan ------- işlemi sonucunda uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, ---- tarihinde davalı banka uhdesinde bulunan --------- İban numaralı davacı şirket hesaplarından, internet bankacılığı kullanılarak havale/EFT yoluyla başka hesaplara aktarılan paranın davacının bilgisi dışında gerçekleşip gerçekleşmediği, yapılan havaleler nedeni ile davacı zararından davalı bankanın sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın bilgisayar mühendisi bilirkişi ile bankacı bilirkişiye tevdi ile bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Huzurdaki olayın bir mobil internet bankacılığı dolandırıcılığı olduğu, Davacı açısından: Yukarıda izah edilen nedenler doğrultusunda davacının bilgilerini 3. Şahıslara kaptırması sonucu bu işlemleri 3. şahısların gerçekleştirdiği, Davalı açısından: Davacının her ne kadar bu meblağlarda devamlı işlemler yaptığını iddia etse de bu kişilere daha önce hiç eft yapılmadığı için, Davalı bankanın sisteminin bu işlemleri tespit etmesine, farklı bir cihazlardan işlemlerin yapıldığında tespit edilmesine rağmen, banka gerekli önlemleri almadığı/ alamadığı, bu verileri algılayan yapay zeka destekli programlar olduğu bilindiği halde gerekli tedbirleri almadığı için teknik olarak tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki olaylar ve durumlar çerçevesinde ilgili dava dosyası ayrıntılı olarak incelenmiş gerekli tespitler elde edilip teknik değerlendirilmeler sağlanmıştır şeklinde kanaatlerini bildirmişlerdir. Dosyada mübrez heyet bilirkişi Ek raporda özetle; takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Kök raporumuzda belirttiğimiz “Huzurdaki olayın bir mobil internet bankacılığı dolandırıcılığı olduğu, “ Davacı açısından: Yukarıda izah edilen nedenler doğrultusunda davacının bilgilerini 3. Şahıslara kaptırması sonucu bu işlemleri 3. şahısların gerçekleştirdiği, Davalı açısından: Davacının her ne kadar bu meblağlarda devamlı işlemler yaptığını iddia etse de bu kişilere daha önce hiç eft yapılmadığı için, Davalı bankanın sisteminin bu işlemleri tespit etmesine, farklı bir cihazlardan işlemlerin yapıldığında tespit edilmesine rağmen, banka gerekli önlemleri almadığı/alamadığı, bu verileri algılayan yapay zeka destekli programlar olduğu bilindiği halde gerekli tedbirleri almadığı için teknik olarak tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.” Görüş ve kanaatimizde bir değişiklik olmamıştır. Kusur oranı hususunda tarafımıza bölge kurulu tarafında belirlenen görev ve yetki gereği kusur oranı belirmemizin sakıncalı olduğu belirtilmiştir şeklinde kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilindiği üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.Somut olayda; davacının sabit hatlı telefonunun kendisini ----- müşteri temsilcisi olarak tanıtan kişilerce arandığı, davacı şirket adına finans sorumlusu --------- ile bu kişilerin görüştüğü, davacı şirketin bankada kayıtlı olan cep telefonuna sms geldiği, davacı şirket çalışanının şifreyi tuşlaması üzerine davaya konu eft işlemlerinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.Eldeki davada davacının hesabından yapılan para transferi işleminin, kendisini banka görevlisi olarak tanıtan dolandırıcının yönlendirmesi ile davacının çalışanının banka sisteminde kayıtlı telefonuna gönderilen ----- girilerek gerçekleştirildiği davacının da kabulündedir. Davacının kişisel bilgilerinin ele geçirilmesinde, truva yazılımlar, keylogger, sahte site, sahte e-posta gibi bir çok yöntem kullanılması mümkün olup, bu bilgileri koruma yükümlülüğü davacıya aittir. Dava konusu edilen para transferi, tamamen davacının banka sistemine kayıtlı cep telefonuna gönderilen şifrelerin davacının çalışanı tarafından girilmesi suretiyle gerçekleştirilmiş olduğundan, burada zararın oluşumunda davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz edilmesi mümkün değildir. Davalı banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı, olaydan davalı bankanın sorumlu tutulması ve davalıya hafif kusur dahi izafe edilmesi mümkün olmayıp, davacının çalışanının ağır kusuru, zararın oluşumunda davalı bankanın özen sorumluluğundaki illiyet bağını kesecek ağırlıktadır. ----------- Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 8.538,75 TL peşin harcın mahsubu ile artan 7.923,35 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 01/10/2025