T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/700
KARAR NO : 2025/674
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 24/09/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil adına kayıtlı--- plakalı aracın; davalı ----- Şirketi
tarafından zorunlu trafik sigortası, davalı ----- Şirketi tarafından İMM sigortası
yapılmış olan davalı ------ Şirketi'nin ruhsat sahibi olduğu ve davalı ---- ise sürücüsü olduğu ------ plakalı aracın yol üzerinde parçalanan lastiğine çarpması sebebiyle 21.08.2023 tarihinde trafik
kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza nedeni ile müvekkilinin aracının hasara uğradığını ve dava konusu araçta değer kaybı ve kullanım kaybı(araç
mahrumiyeti) meydana geldiğini, müvekkiline ---- plakalı dava konusu araç hasarı dava
dışı ----. nezdinde bulunan ------ poliçe numaralı kasko sigorta poliçesi kapsamında
açılan ------ numaralı kasko hasar dosyasından karşılandığını, kaza nedeni ile müvekkiline ait ----- model orijinal ve düşük kilometreli araçta değer kaybının da meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ----- plakalı aracın trafik sigortası olan davalı -----. nezdinde ---- numaralı değer kaybı dosyası açılmış ise de müvekkilinin değer kaybı zararının tamamının karşılanmadığını, kusurlu --- plakalı aracın İMM sigortasını yapan davalı -----
Anonim Şirketi'ne yapmış oldukları başvuru neticesinde de ------ numaralı değer kaybı dosyasının açıldığını, başvurularının reddedildiğini, meydana gelen dava konusu kaza nedeni ile müvekkiline ait araçta kullanım kaybı(araç mahrumiyet bedeli) da oluştuğunu, davalı araç sürücüsü --- ile davalı ruhsat sahibi ------Şirketi, hasara ve değer kaybına uğrayan aracında meydana gelen kullanım
kaybından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı ---- şirketince trafik poliçe
limitine binaen müvekkiline ait aracın değer kaybının karşılanmasının gerektiğini, zorunlu trafik sigorta
limitinin üzerinde kalan değer kaybı bedelinin ise İMM sigortası yapan davalı ---- şirketince
karşılanması gerektiği sabit olduğunu, davalı araç sürücüsü ---- ve davalı ruhsat sahibi ------Şirketi'nin değer kaybı bedelinin tamamından ve ayrıca kullanım kaybı bedelinden sorumlu olduğunu, bilirkişilerce esas değeri tespit edilecek olan değer kaybı bedelinin muacceliyet tarihinden itibaren
yasal faizi ile davalılar tarafından mesuliyetleri ve poliçe limitleri oranında ödenmesi gerekeceğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen kullanım kaybı bedeli de bilirkişilerce tespit edileceğini, kullanım kaybı bedelinin muacceliyet tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı araç sürücüsü ---- ve davalı ruhsat sahibi ------ Şirketi tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığının sabit olduğunu, belirsiz olan değer kaybı bedelinin
şimdilik 1.500-TL'lik kısmının muaccel olduğu tarihten bu yana işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı
sigorta şirketlerinin poliçe limit ve mesuliyetleri dahilinde olmak üzere tüm davalılardan müşterek ve
müteselsilen tahsilini, belirsiz olan kullanım kaybı(araç mahrumiyet bedeli) bedelinin şimdilik 1.000-
TL'lik kısmının muaccel olduğu tarihten bu yana işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----
Şirketin 'den tahsilini, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ----- Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek beraber, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu poliçe
nedeniyle sorumluluğundan söz edebilmek için poliçede kayıtlı şartların yerine getirilmiş olması şart
olup müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile sınırlı olduğunu, Kaza tarihi itibariyle müvekkili
şirketin sorumluluğu olabileceği teminat limitinin 120.000,00-TL olduğunu, her ne kadar davacı karşı tarafın
%100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen
teknik bilirkişiler, polisler veya eksperler hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına
uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta olduğunu, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik
bağını, zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate almadıklarını, öncelikle kusur değerlendirilmesi için görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişilerin belirtmeye çalıştığımız çerçevede
somut olayı değerlendirmesinin gerektiğini, davacının kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığını, Bununla birlikte davacı, karşı tarafın
Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia
edilmiş olsa da; davacıların bu iddiası yalnızca olay yerine düzenlenen Trafik Kazası Tespit
Tutanağına dayandığını, davacılar tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, haksız davanın usulden ve esastan reddini,Müvekkili şirketçe ilgili poliçe ve şartlar uyarınca şayet tazmini gerçekleştirilmiş bir tutar söz konusu ise buna ilişkin tutarların mahsubu ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davada temerrütü bulunmadığından faiz talebinin reddini, belgeler dosyaya intikal ettikten
sonra olabilecek talep, itiraz ve dava hakları saklı tutulmasına karar verilmesini, Yargılama
giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -----vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talep trafik poliçesi teminat limitinde kaldığından müvekkili şirketin dava
konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafından trafik
poliçesinin limitinin bittiğini gösterir herhangi bir belgeyi ibraz etmediğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen Genişletilmiş Kasko Poliçesi’nde yer alan İMMS (ihtiyari mali mesuliyet sigortası) teminatı ancak olay tarihi itibarıyla cari olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS)
poliçesi teminatı limitinin bittiği yerden yani Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta limitlerini aşan bir
zararın varlığı halinde devreye girebilecek ve poliçe limitiyle sınırlı kalacak nitelikte olduğunu, KTK 97. madde gereği yerine getirilmesi icap eden sigorta kuruluşuna başvuru şartının Davacı tarafça yerine getirilmemiş olması nedeniyle, HMK 115/2 maddesi
gereği davanın müvekkili şirket yönünden reddini, usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi
halinde ise esasa ilişkin itirazları dikkate alınarak davanın müvekkili şirket yönünden reddini,
yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde Özetle; Davaya konu kaza; tamamen davacının dikkatsizliği ve ihmali sonucu
meydana gelmiş olduğunu, davacının kazada asli kusurlu olduğunu, Davacı tarafça iddia edilen hak mahrumiyeti
iddialarının kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın aracında meydana gelen zarar nedeni ile hak mahrumiyeti yaşayacağı bir durumun oluşmadığını, davacı huzurdaki davayı tamamen kötü niyetli ve haksız yere ikame ettiğini, Davacı taraf hak mahrumiyeti
iddialarını somut delillerle ispat edemediğini, müvekkili şirketin aracının zorunlu trafik sigortası
şirketi tarafından işbu zarar karşılanmış olduğunu, ----. Nezdinde---- numaralı değer kaybı dosyası açıldığı ve değer kaybı zararının karşılandığı davacının da kabulünde olduğunu, Hal
böyle iken; müvekkili şirketten tekrar değer kaybı talebi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı
yönünden sebepsiz zenginleşme ye sebep olacak bu davanın reddi gerektiğini, araçtan mahrum kalındığı iddiasında bulunan davacı ikame bir araç kiralaması yapmadığını, öncelikle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, Zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, Sayın Mahkemeniz aksi
kanaatte ise açıklamış oldukları hususlar çerçevesinde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, 21.08.2023 tarihli trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacı adına kayıtlı ---- plakalı aracın, davalı ---- -- Şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası, davalı ------ Şirketi tarafından İMM sigortası yapılmış olan davalı ----- ruhsat sahibi olduğu ve davalı ----- ise sürücüsü olduğu ------ plakalı aracın yol üzerinde parçalanan lastiğine çarpması sebebiyle 21.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları,davacının davalılardan değer kaybı ve raç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay ------ sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay -----. HD'nin 03.12.2020 tarih ------. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ----- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay -----. HD 07.03.2016 tarih ve ------sayılı ilamı)
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay ----- HDB'nın 05.06.2014 tarih ve ------ sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ------. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve ------. sayılı ilamı)Tarafların delilleri toplanmış, dosya teknik inceleme yapılması için bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri
diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Sayın
Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı ------ ZMMS Sigortalısı ve Diğer Davalı ------ Kasko Sigortalısı, Diğer Davalı------Plakalı Çekici ve Buna Bağlı -----
Plakalı Dorse Sürücüsü Diğer Davalı -----; 21.08.2023 tarihli maddi hasarlı trafik
Kazasının oluşumunda;, ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ
%100(Yüzdeyüz) olduğu;
Dava Konusu ---- Plakalı Aracın Maliki ve Sürücüsü Davacı ------; 21.08.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, Atfı Kabil Kusurunun
bulunmadığı ve kusursuz olduğu;
dava konusu ------- plakalı aracın kaza tarihi 21.08.2023 itibariyle değer
kaybının, kadri marufunda 35.300,00TL olacağı; Tarafımızca hesaplanan 35.300,00TL değer
kaybı tutarından davalı ------ tarafından davacı vekili adına 28.12.2023 tarihinde
yapılan 10.000,00TL ödemenin tenzili ile, bakiye değer kaybı tutarının 25.300,00TL olacağı;
10.4. Davacının mal iki olduğu ----- plakalı aracın kullanılamaması nedeniyle
aracın makul onarım süresinin 5 (Beş) gün süresince oluşacak toplam 3.350,00TL araç
mahrumiyet zararının tamamından davalı sürücü ile davalı araç malikinin müştereken ve
müteselsilen sorumlu olacakları, Hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı;
Davalı ----, teminat verdiği----- plaka sayılı aracın
sürücüsünün kusuru ile orantılı olarak, davacının işleticisi olduğu ------plaka sayılı araçtaki
hasar onarım tutarı ve değer kaybı zararlarından toplam 120.000.-TL’ye kadar tazminat sorumlusu
olduğu, araç mahrumiyeti ZMSS Genel Şartlarına göre dolaylı hasar olarak değerlendirildiğinden
davalı ------ Araç Mahrumiyeti talebi açısından herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığı, Davalı sigortacının maddi zararlar açısından hali hazırda ---- plak sayılı
aracın kasko sigortacısı davadışı ----- 88.993,41 TL hasar onarım tazminatı (rücuen) ve
10.000.-TL Değer kaybı tazminatı ödemiş olduğu, bu durumda davalı sigortacı poliçe limiti ile
sınırlı sorumlu olacağından değer kaybı açısından kalan tazminat sorumluluğunun 21.006,59
TL olduğu, 10.6. Davalı ----, sigortalamış olduğu----- plaka sayılı aracın kaza
sırasındaki sürücüsünün kusur oranına bağlı olarak, 120.000.-TL ZMSS limitinin üstünde kalan hasar
onarımı ve değer kaybı taleplerinden 5.00.000.-TL üst limite kadar tazminat sorumlusu olduğu,
davalı ------ araç mahrumiyeti talepleri açısından herhangi bir tazminat sorumluğu
bulunmadığı, değer kaybı açısından ise davalı ----- limitini aşan 4.293,41 TL değer kaybı
zararı açısından hasar tazminatı ödeme borcu bulunduğu,Davadışı ---- tarafından ------- plak sayılı araç için düzenlenen Kasko
Poliçesinde hali hazırda kaza halinde olay başına en fazla 7 gün süreyle ikame araç temin edileceği
belirtilmiş olduğu, davacının işbu teminattan yararlanıp yararlanmadığı tespit edilemediği, eğer bu hak kullanılmamış ise davalı ------ araç mahrumiyeti açısından 3.350.-TL tazminat borcu
bulunabileceği, kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından sunulan dava değer artırım dilekçesi ile; belirsiz alacağını olan 1.500,00- TL'lik değer kaybı talebini 5.300,00 TL olarak arttırdıklarını, 25.300,00-TL değer kaybı bedelinin muaccel olduğu tarihten bu yana işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinin poliçe limit ve mesuliyetleri dahilinde olmak üzere tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri, faiz ve avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına kayıtlı ----plakalı aracın davalı ------ Şirketi
tarafından zorunlu trafik sigortası, davalı -----Şirketi tarafından İMM sigortası
yapılmış olan davalı -----Şirketi'nin malik olduğu ve davalı ---- ise sürücüsü olduğu -----plakalı aracın yol üzerinde parçalanan lastiğine çarpması sebebiyle 21.08.2023 tarihinde trafik
kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada davacının kusurlu olmadığı iddiası ile davalılar aleyhine değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı talep edildiği görülmüştür.
Davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ise de; 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." HMK 7/1 maddesine göre dava, dava dilekçesi ile birden fazla davalıya yöneltilmiş olup, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir. Yine aynı Yasa'nın 16.maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeni ile eldeki davaya bakmakta mahkememizin görevli olduğu kanaati ile davalının yetki itirazı yersiz görülmüş, davanın esasına geçilmiştir.
Dosyaya deliller celp edilmiş, meyana gelen kazada tarafların kusur durumu ve tazminat taleplerinin tespiti için dosya makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiştir. Dosyadaki delillerden ve bilirkişi raporundan; davalı ----- ZMMS sigortalısı ve diğer davalı ------ kasko sigortalısı, diğer davalı----- adına tescilli ---- plakalı çekici ve buna bağlı -----
plakalı dorse sürücüsü diğer davalı ------ 21.08.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ
%100(Yüzdeyüz) olduğu, dava konusu ----- plakalı aracın maliki ve sürücüsü davacı ------, 21.08.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, atfı kabil kusurunun
bulunmadığı ve kusursuz olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.Maddi tazminat hesabında; dava konusu ------ plakalı aracın kaza tarihi 21.08.2023 itibariyle değer
kaybının 35.300,00TL olacağı, 35.300,00TL değer
kaybı tutarından davalı ----- tarafından davacı vekili adına 28.12.2023 tarihinde yapılan 10.000,00TL ödemenin tenzili ile, bakiye değer kaybı tutarının 25.300,00TL olacağı, davacının maliki olduğu ------ plakalı aracın kullanılamaması nedeniyle
aracın makul onarım süresinin 5 (Beş) gün süresince oluşacak toplam 3.350,00TL araç mahrumiyet zararının tamamından davalı sürücü ile davalı araç malikinin müştereken ve
müteselsilen sorumlu olacakları, davalı ----- Sigortacı, teminat verdiği ------ plaka sayılı aracın sürücüsünün kusuru ile orantılı olarak, davacının işleticisi olduğu ------ plaka sayılı araçtaki
hasar onarım tutarı ve değer kaybı zararlarından toplam 120.000.00TL’ye kadar tazminat sorumlusu
olduğu, araç mahrumiyeti ZMSS Genel Şartlarına göre dolaylı hasar olarak değerlendirildiğinden
davalı ----- araç mahrumiyeti talebi açısından herhangi bir tazminat sorumluluğu
bulunmadığı, davalı sigortacının maddi zararlar açısından hali hazırda ---- plaka sayılı
aracın kasko sigortacısı davadışı ------ 88.993,41 TL hasar onarım tazminatı (rücuen) ve
10.000. TL değer kaybı tazminatı ödemiş olduğu, bu durumda davalı sigortacı poliçe limiti ile
sınırlı sorumlu olacağından değer kaybı açısından kalan tazminat sorumluluğunun 21.006,59
TL olduğu, davalı -----, sigortalamış olduğu ----- plaka sayılı aracın kaza sırasındaki sürücüsünün kusur oranına bağlı olarak, 120.000.-TL ZMSS limitinin üstünde kalan hasar
onarımı ve değer kaybı taleplerinden 5.000.000.-TL üst limite kadar tazminat sorumlusu olduğu,
davalı ------ araç mahrumiyeti talepleri açısından herhangi bir tazminat sorumluğu bulunmadığı, değer kaybı açısından ise davalı ------ limitini aşan 4.293,41 TL değer kaybı
zararı açısından hasar tazminatı ödeme borcu bulunduğu, davadışı ----- tarafından ----- plaka sayılı araç için düzenlenen kasko
poliçesinde hali hazırda kaza halinde olay başına en fazla 7 gün süreyle ikame araç temin edileceği
belirtilmiş olduğu, davacının işbu teminattan yararlanıp bu kaza nedeni ile kendisine ikame araç verildiği, ikame araç verilen sürenin bilirkişi tarafından belirlenen süreden uzun olduğu bu nedenle araç mahrumiyet bedeli talep edemeyeceği gerekçesi ile davacının değer kaybı tazminatı yönünden talebinin kabulüne, araç mahrumiyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar değer kaybı tazminatı yönünden kararın miktar yönünden kesin olması gerektiği gerekçesi ile tavzih talebinde bulunmuş ise de, eldeki davanın değer kaybı ve mahrumiyet tazminatları talepleri yönünden belirsiz alacak davası olarak açıldığı, araç mahrumiyet tazminatı yönünden davanın reddedildiği, belirsiz alacak davasının tamamının red edilmesi durumunda istinaf kanun yolunun açılması gerektiği, taleplerin mahiyeti gereği eldeki davada objektif dava yığılması olduğu nazara alındığında taleplere yönelik tek tek yasa yolu açılamayacağı gerekçesi ile tavzih talebi yerinde görülmemiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın değer kaybı tazminatı yönünden KABULÜ İLE; 25.300,00 TL değer kaybı tazminatının davalılar ---- 21.006,59 TL’sin den sorumlu tutulmak, ------ ŞİRKETİ’nden 4.293,41 TL’sin den sorumlu tutulmak şartı ile dava tarihi olan 24/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile diğer davalılar -------- ile ------- değer kaybı tazminatı olan 25.300,00 TL 'nin tamamından sorumlu tutularak tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydı ile kaza tarihi olan 21/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davanın ikame araç tazminatı talebi yönünden REDDİNE,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.728,24 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harç ile 616,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 684,64 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 616,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.471,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılmış 12.000,00 TL bilirkişi ve tebligat, müzekkere ücreti ve 940,50 TL olmak üzere toplam 12.940,50 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 12.448,46 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı----- 2.112,50 TL'sinden, davalı ------ 10.335,96 TL'sinden sorumlu tutulması kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalı ------ tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalı ------ tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 25.300,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ------ 4.293,41 TL'si ile, davalı ------- 21.006,59 TL'den sorumlu tutulması şartı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.