T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/443 Esas
KARAR NO: 2025/665
DAVA: Menfi Tespit (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacılar vekili, davalı bankanın --- tarafından dava dışı ------ kredi kullandırıldığını, krediye davacıların murisi ------- da müteselsil kefalet verdiğini, murisin öldüğünü, davacı mirasçıları ----- Karar sayılı ve ----- Karar sayılı dosyalarıyla mirası kayıtsız şartsız ret ettiklerini; davalı bankanın -----sayılı dosyasıyla müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattıklarını; müvekkilleri tarafından mirasın reddine ilişkin kararın ibrazına rağmen takipten feragat edilmediğini belirterek, mirası reddeden müvekkillerinin icra takibinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalı bankadan %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı banka vekili, takipten önce davacıların mirası ret ettiklerinin banka tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını; takip dosyasına mirasın ret edildiğine ilişkin karar sunulduğunda durumu öğrendiklerini ve davacılar hakkında takibe devam etmeyeceklerini icra dosyasına bildirip hacizlerin fekki için başvurduklarını; bu nedenle iş bu davanın açılmasında hukuki faydanın bulunmadığını; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 72 madde gereğine açılan Menfi Tespit davasıdır.Davacılar aleyhine banka kredilerine kefil olan murisleri sebebiyle icra takibi yapıldığı, bu icra takibine davacıların mirasın hükmen reddine dair mahkeme kararını ibraz ettikleri, bankanın bunun üzerine icra dairesine başvurduğu, beyanda bulunarak davacılar yönünden icra takibine devam edilmeyip onların yedinde olup haciz konulan eşyalar üzerinden de hacizlerin kaldırılmasını bildirdiği ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki ihtilaf iş bu davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı, dava anında kimin haklı olduğu, davalı bankanın haksız olarak takibe ve davaya neden olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizce banka ile yazışmalar yapılmış, mirasın reddine ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi dosyaları getirtilmiş, icra takip dosyasının davacılarımız tarafından mirasın reddi kararının ibraz tarihi incelenmiş; banka tarafından icra müdürlüğüne yapılan bildirimin niteliği ve zamanı değerlendirilmiş; tüm deliller birlikte irdelenerek sonuca gidilmiştir.
Yapılan inceleme sonunda davacının reddi miras ile ilgili Sulh Hukuk Mahkemesindeki yargılamada talebin kabulüne karar verildiği, 23/11/2023 tarihinde kararın kesinleşmiş bulunduğu,Kesinleşmiş kararın icra dosyasına davacılar vekili tarafında 09/12/2023 tarihinde sunulduğu,Huzurdaki bu davanın 14/06/2024 tarihinde açıldığı,
Davalı bankanın mahkememizdeki dava açıldıktan sonra 13/09/2024'de ilgili icra dairesine yazılı olarak----------- yönünden takibe devam etmiyoruz, borçlu sıfatlarını kaldırın hacizleri fek edin'' şeklinde bildirdikleri, Bu bildirimin icra takibinden feragat niteliğinde olmadığı davacılar vekili tarafından ileriye sürülse de, icra dosyasından ''borçlu sıfatlarının kaldırılması'' feragat niteliğinde olup artık alacaklı istese dahi tekrar aynı şahısların takibe borçlu olarak eklenemeyeceği, bu nedenle artık aynı dosyaya yeniden ithal edilemeyecekleri mahkememizce sabit görülmüş; bankanın davacılarımız üzerinden dava açıldıktan sonra takibi sonlandırdığı, bu sebeple artık menfi tespit hükmü kurmakta herhangi bir yarar bulunmadığı; davanın konusuz kaldığına karar vermek gerektiği belirlenmiş; Davanın konusuz kaldığı hallerde dava anındaki haklılığa göre yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin hesaplanacağı; davadan önce zorunlu arabuluculuk safhasının gerçekleştirildiği, bu safhadan alacaklı bankanın reddi mirası öğrendiği, derhal ve dava açılmadan icra dairesine bu beyanı verecek iken dava açıldıktan 3 ay kadar sonra verdiği, bu sebeple dava anında icra takibi derdest olduğundan davacımızın iş bu davayı açmakta haklı olduğu, mirasın gerçek reddi nedeniyle icra takibinden sorumlu olmadıkları ama bunu öğrenen bankanın fırsatı varken davadan evvel icra takibini sonlandırmadığı sebebiyle suç üstü giderlerinden karşılanan yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılıp davacı yararına vekalet ücretine de hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KONUSUZ KALMIŞ OLMASI SEBEBİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
Verilen kararın niteliği gereğince harç maktu olacağından 615,40 TL maktu karar harcının davalı bankadan alınarak hazineye irat kaydına;
Suç üstü giderlerinden karşılanan 75,00 TL tebligat giderinin davalı bankadan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince verilen kararın niteliği gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.18/09/2025