T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/839
KARAR NO : 2025/707
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 16.12.2021 tarihinde, davacının KZMSS teminatı altındaki, davalının sahibi olduğunu,
sürücü ---- idaresindeki ------ plakalı motosiklet ile tek yönlü
yolda ters yönde seyrederken ---- plakalı otomobil ile kazaya karıştığını,
sürücü ------- kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu,
Mağdur ------ otomobilin hasar tutarı ve değer kaybı karşılığı 6.766,57
TL ödendiği ve sigortalı araç sürücüsü -------ağır kusurlu olması
nedeniyle KZMSS Genel Şartlarının B.4.a maddesi gereğince ödenen hasar ve değer
kaybı tutarının davalı sigortalıdan tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazı ile
durdurulduğunu,----. İcra Dairesinin ------- dosyası ile 6.766,57 TL asıl
alacak ile 1.731,13 TL işlenmiş avans faizinin toplamı 8.497,70 TL tazminatın
tahsili için 10.10.2023 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptalini ve %20’den
az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında ------ plakalı motosikletin girilmez yola girdiğini ya da yol üzerinde girilmez levhasının olduğuna dair bir kayıt da bulunmadığını, Hal böyle iken davacı iddiaları kaza tespit tutanağı içeriği ile de uyuşmadığını, İcra takibinin yöneltildiği ancak davada taraf gösterilmeyen sürücü, müvekkiline ait şirkette çalışmakta olup olay tarihinde paket servisi sevki sırasında ana yoldan ilerlemekte iken ara yoldan aniden çıkan diğer araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile çarpışmış ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluş şekli hususunda da taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığından kaza tespit tutanağı birlikte düzenlenerek imz altına alındığını, Esasen olayın görgü tanıkları da mevcut olup kazanın oluş biçiminin yukarıda anlatıldığı şekilde olduğunu ifade edeceklerini, Bu nedenle açılan davaya dayanak iddia maddi olaylar ile de uyuşmadığını, Takip ve dava öncesi süreçte de sigorta şirketi tarafından gönderilen yazılar ile de tazminatın ödenmesi isteğine karşı ısrarla kazadaki kusurun 2918 sayılı yasa ve poliçe genel şartları ile sigorta poliçesi kapsamında teminat altında olduğu belirtilerek bu haksız taleplere karşı çıkıldığını, Müvekkili ile davacı sigorta şirketi arasında dava dilekçesinde de belirtildiği üzere kazaya karışan araç için ------ nolu ZMM poliçesi düzenlendiğini, Poliçe bedeli ödenmiş olduğunu bu hususta taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığını, Huzurdaki dava 2918 sayılı yasanın 95 ve poliçe genel şartlarının 4/a maddesine dayalı açılan rücuen tazminat davası olduğunu, Sigorta Genel Şartlarının 4/a maddesinde sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş bir olay nedeniyle sigortacının zarar görene ödemek durumunda kaldığı meblağı kendi sigortalısına rücu edebileceğini, bu hükme göre, sigortacının sigortalayana rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusurla gerçekleşmesi olduğu görüleceğini, sonuç olarak meydana gelen kaza ve hasar KTK ve poliçe genel şartlarına göre genel olarak asli veya tali sayılabilecek bir kusur neticesinde oluştuğunu, Davacının ağır kusur nitelendirmesi yaparak rücu isteğinde bulunması açıkça sigorta hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğunu ve araçların poliçe ile oluşturabileceği zararın teminat alına alınmasını ve bunun için ödeneni bedeli anlamsız bir noktaya sürüklemekte olduğunu, bu nedenle haksız davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası Uyap çıktıları, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, hasar ve poliçe dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik sigortacısının üçüncü kişiye cismani zarar nedeniyle ödediği maddi tazminatı ağır kusura dayalı olarak kendi sigortalısından rücuen tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalıya ait ve davacı ------ Sigorta Şirketi'ne 19/04/2021 - 19/04/2022 tarihlerinde geçerli olmak üzere ------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ----- plakalı aracın 16.12.2021 tarihinde dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresinde iken ------ plakalı araç ile yaşanan trafik kazasında kazada tarafların kusur durumları, davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Mahkememizce dosyanın makina mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin hazırladığı rapor dosya arasına alınmıştır.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı sürücü ----- idaresindeki ------- plakalı motosikleti
ile seyrederken trafik işaret ve levhalarına uymadığı; tek yönlü yola ters yönden
girerek normal kendi yönünde seyreden -------- plakalı otomobil ile kazaya
karıştığı için KTK 47/c-84/b ve KTY 95/c-157/a/2 maddelerinde açıklanan
kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu
ancak ağır kusurlu olmadığı; Dava dışı sürücü ----- idaresindeki ------ plakalı otomobili ile
tek yönlü yolda normal seyrederken ters yönden giren ------ plakalı motosiklet ile kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun
olmadığı; Davacı sigorta şirketinin, mağdur ----- plakalı otomobil için ödediği
tazminatı davalı sigortalısına rücu edemeyeceği kanaatine varıldığı ancak ancak
mahkemenin verdiği görevi eksik yerine getirmemek için hasar tutarının ve değer
kaybının belirlendiği;
Tazminata konu ---- plakalı, ----- Style ------ marka
tipi, ------ model, 164.601 km’de, 16.12.2021 tarihinde kazaya karışmış,--------adına tescilli otomobilin,
Kaza tarihindeki hasarsız rayiç değerinin 250.000 TL, onarıldıktan sonra
220.000 TL, piyasa şartlarında değer kaybının 250.000 – 220.000 = 30.000 TL
olduğu ve 07.03.2022 tarihinde ödendiği;
KDV hariç hasar tutarının 3.235,42 TL olduğu ve 03.01.2022 tarihinde
ödendiği; Hasar ile ilgili KDV tutarının 531,15 TL olduğu ve 01.06.2022 tarihinde ödendiği;
Davacı sigorta şirketi tarafından mağdur----- plakalı otomobil için ödenen
hasar tutarının ve değer kaybının davalı sigortalısından işlenmiş avans faizi ile
tahsili için ---- İcra Dairesi’nin ------dosyası ile
10.10.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı;
Kazaya karışan araçlar ticari ve sahipleri de tacir oldukları için davacının tazminat talep hakkı olsa tazminat ödenme tarihleri itibariyle avans faizi talep
Edilebileceği; bu durumda hasar tutarı ve değer kaybının toplamı 6.766,57 TL
asıl alacak ile 935,12 TL işlenmiş avans faizi toplamının 6.766,57 + 935,12 =
7.701,69 TL olduğu;-----Şirketi’nin ------ numaralı KZMSS
poliçesi ile -----adına tescilli ----- plakalı motosikletin 19.04.2021–19.04.2022 tarihleri arasında,
kazanın meydana geldiği 16.12.2021 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta
teminatı altında ve kaza tarihinde araç başına maddi temiant limitinin 43.000
TL olduğu; KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın hasar tutarının
ve değer kaybının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu; Sigortalı ----- plakalı motosiklet sürücüsü ----- kazanın
meydana gelmesinde ağır kusurlu olmadığı için davacı ------- Şirketi’nin mağdur ------ plakalı otomobilin hasar tutarı ve değer kaybı karşılığı ödediği tazminatı KZMSS Genel Şartlarının B.4.a
maddesi gereğince davalı sigortalısına rücu edemeyeceği; ----- İcra Dairesinin ----- dosyası ile 10.10.2023 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın haklı olduğu; yönündeki, tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir. Dava konusu poliçenin düzenlendiği tarih olan 19/04/2021 tarihi itibariyle uygulanacak olan yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında sigortacının, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, eldeki dava bakımından ilgili maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise..." denilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur”'dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. İlgili madde de tam kusurdan değil kasıt veya ağır kusurdan söz edilmektedir. (bknz Yargıtay (Kapatılan) -------. HD'nin---------Sayılı emsal kararları)Somut olay değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıtlı olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise sigortalı araç sürücüsünün ters yönde seyretmesi nedeniyle %100 kusurlu olduğu sabit olmakla birlikte, kaza anına ilişkin kamera görüntüleri, ve dosyadaki delillerden davalının bilerek ters yönde seyrini devam ettirdiğine ilişkin eldeki dava dosyası kapsamında somut delil bulunmadığı anlaşılmakla olayda davalı sigortalı sürücünün ağır kusurlu olmadığı mahkememizce kabul edilmiş, açıklanan nedenlerle rücu şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine, davacının icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının şartları oluşmayan kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.497,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.