T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/817
KARAR NO : 2025/671
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirket ile davalı şirket arasında 10.02.2015 tarihinde acentelik sözleşmesi ve farklı tarihlerde ek protokoller akdedildiğini, 23.08.2022 tarih -- Noterliği, ------ yevmiye numarası ile keşide edilen
fesih ihbarnamesi ile 3 aylık ihbar süresinin sonunda acentelik sözleşmesinin feshedileceğinin davacı şirkete bildirildiğini,
Davalı şirket tarafından hiçbir sebep bildirilmeden haksız olarak davacı ile olan acentelik
sözleşmesinin feshedildiğini, feshi ihbarın yapıldığı 23.08.2022 tarihinden sonra davacının davalı
şirket tarafından poliçe düzenleme ekranının kapatıldığını ve herhangi bir şekilde üçüncü kişilerle
poliçe akdedilemediğini, 21.12.2022 tarih ----. Noterliği ----- yevmiye numaralı
ihtarname ile acentelik sözleşmesinin feshedildiği ve yetkilerinden azledildiğinin davacı şirkete bildirildiğini,
davalı şirket tarafından davacı şirket ile arasında akdedilen sözleşme uyarınca haklı sebep
bildirilerek derhal fesih işlemi yapılmadığını, davalı şirket tarafından fesih sebebi bildirilmeden,
haksız olarak acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, eğer davalı şirketin sözleşmeyi feshetme
noktasında haklı bir sebebi olmuş olsa idi, derhal feshedilebileceğinin kanunen sabit olduğunu, bu
hususun bile açıkça davalı şirket tarafından acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini
gösterdiğini,
Davacı şirketin, 7 yılı aşkın süredir davalının acentesi olduğunu, davalı şirket tarafından,
davacı şirketin acentelik sözleşmesini feshetmesi için ne düşük cironun, ne de sözleşmede belirtilen
fesih sebeplerinin mevcut olduğunu, davacının yüksek cirolara eriştiğini ve işini layıkıyla yapmakta
iken, davalı şirket tarafından haklı sebep bildirilmeden acentelik sözleşmesinin feshedilmesi
sebebiyle iş bu portföy tazminatı davası açma zaruriyeti hasıl olduğunu, genel olarak portföy
tazminatının, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin
kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden davalı şirketin hâlen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun
(6102 Sayılı TTK) 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de
"müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen tazminat türü
olduğunu,
Sigortacılık Kanunun 23/16. Fıkrasında; "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra
sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet
gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta
acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla
sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer." Şeklinde olduğunu,
Davacı şirketin iş bu dava hakkının, hem ilgili yasalar hem de davalı şirket ile imzaladıkları
sözleşmeler ile sabit olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, TTK, TBK ve sair
mevzuatın amir hükümlerine aykırı olan davacı şirket aleyhine olan hususları kabul etmediklerini, bu nedenlerle, davacı acentenin, acentelik süresi boyunca davalı şirkete yeni müşteriler kazandırdığı, davalı şirketi sigortalılara tanıttığı, en iyi şekilde temsil ettiği, sözleşmenin ani olarak
sonlandırıldığı, ticari açıdan zor durumda kaldığı, iş kaybına uğradığı, sözleşmenin feshi sonrası
sigorta ettirenlerle yeni poliçeler düzenlediği, haksız fesih ve davalıya hatırı sayılır sayıda sigortalı
kazandırmış olunması sebebiyle davacı şirketin TTK 122 ve Sigortacılık Kanunu 23/16. maddesi
uyarınca denkleştirme tazminatı talep etme hakkının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin dava
ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100-TL nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren
işlemek üzere ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini,
Davalı şirket ile davacı arasında acentelik sözleşmesinden kaynaklı olarak, davacı şirket
tarafından düzenlenen poliçeler neticesinde davalı tarafça -acente mutabakat formu- düzenlendiğini,
acente Mutabakat formu içeriğinde; Prim ve Komisyon alacaklarının ayrı ayrı kalemlendirilip cari
dönem sonu bakiye hesaplandığını, taraflar arasında en son 05.07.2022 tarih,----- Acente
Mutabakat Formu ile mutabakat yapıldığını ancak, bu alacağın davalı şirket tarafından
ödenmediğini, ödemenin yapılmaması sebebiyle acente sözleşmesinin sonuna kadar da davalı şirket
tarafından gönderilen Acente Mutabakat Formlarında belirtilen rakamlarda mutabık olunmadığı ve mutabık olunmama sebebinin formda açıklandığını,
Davalı şirket bünyesinde davacı şirket tarafından düzenlenen poliçelerin karşılığı olan prim
ve komisyon alacaklarına dayalı cari hesap alacağının ödenmemesi sebebiyle 21.07.2023 tarih,
-----. Noterliği, ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı şirkete keşide edildiğini, TTK
131/2. Maddesince; "Acenteye ait alacakların, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, her üç ayda bir defa
ve her halde takvim yılının sonunda veya acentelik mukavelesi sona erdiği zaman, tesbit edilerek ödenmesi lazımdır." şeklinde düzenlendiğini, iş bu nedenlerle, davalı tarafça, davacı şirketin prim
ve komisyon alacaklarından oluşan cari hesap alacağının fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı
kalmak üzere şimdilik 100-TL nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işlemek üzere ticari
reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, izah olunan nedenlerle, resen dikkate
alınacak nedenlerle huzurdaki davanın kabulü ile; Fazlaya İlişkin hakları saklı kalmak kaydıyla
şimdilik portföy tazminatı bakımından 100-TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işlemek
üzere ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya İlişkin hakları saklı kalmak
kaydıyla şimdilik prim ve komisyon alacağından oluşan cari hesap alacağı bakımından 100-TL'nin
sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işlemek üzere ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan
tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve
dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin
haksız ve mesnetsiz olup kabulü mümkün olmadığını, somut olayda 3 Aylık İhbar Öneline
Uyulmuş Olması Sebebiyle davacının tazminat taleplerinin kabul edilebilir olmadığını, Acentelik sözleşmesinin feshine ilişkin TTK. 121. maddesi; "F) Acentelik sözleşmesinin
sona ermesi- I - Sebepleri MADDE 121- (4) Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine
uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın
uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır..." hükmüne amir olduğunu,
Taraflar arasında imza altına alınan acentelik sözleşmesinin 24. Maddesinde; taraflardan
her birinin 3 ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman
feshedebileceği, hükmü düzenlendiğini, düzenlemede acentelik sözleşmesinin taraflarından her
birinin 3 aylık fesih ihbar süresine uymak kaydıyla herhangi bir haklı nedene dayanılmaksızın
feshedilebileceği ifade edildiğini, somut olayda da davacı acentenin sözleşmesinin kanunda
öngörülen fesih ihbar süresine riayet edilmek suretiyle feshedilmiş olup bu durumda haksız fesihten bahsedilme imkanının olmayacağını, yine acentelik sözleşmesinin 25. Maddesinin 2 fıkrasının b
bendinde; acentenin şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep
etmeyeceğini, hükmü düzenlendiğini, denkleştirme tazminatının ise, TTK. 122'de belirtilen diğer
şartların yanı sıra ancak, sözleşmenin haksız olarak ve aniden feshedilmesi halinde söz konusu
olabileceğini, somut olayda ise davacı tarafında kabulünde olduğu üzere 23.08.2022 tarihinde fesih
ihbarında bulunulduğunu ve 3 aylık ihbar süresi dolduktan sonra 21.12.2022 tarihinde acentelik
sözleşmesinin feshedildiğini, bu nedenle TTK Mad. 121/4 uyarınca davanın reddine karar
verilmesini,Her Halükarda Huzurdaki Davada Denkleştirme Tazminatı Şartlarının Oluşmadığını,
Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme tazminatının düzenlendiği TTK. 122.
maddesi; "II - Denkleştirme istemi- MADDE 122- (1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden
sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona
ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona
ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa
bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği
ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde,
ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir."
hükmüne amir olduğunu,
Sigorta Kanunu’nun 23/16 maddesinde ise; "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra
sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet
gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta
acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla
sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer." hükmü düzenlendiğini, o halde
Sözleşme ilişkisinin sona ermesinin ardından, acentenin denkleştirme isteminde bulunabilmesi için
kümülatif nitelikteki üç şartın gerçekleşmesi gerektiğini, bunlarında; a) Müvekkilin, acentenin
getirdiği yeni müşteriler sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde
etmesi, b) Acentenin, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle, onun getirdiği yeni müşterilerle yapılan
ve kısa süre içerisinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etseydi elde edebileceği
ücret isteme hakkını kaybetmesi, c) Somut olayın özellik ve şartlarında denkleştirme ödenmesinin
hakkaniyete uygun düşmesi olarak sıralandığını, ayrıntılı ve açık bir şekilde anlatıldığı üzere
denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için; yasada aranılan tüm şartların birlikte oluşması
gerektiğini, bu doğrultuda denkleştirme tazminatına hak kazanıldığından bahsedilebilmesi için
sözleşmenin haklı veya haksız feshedilmesinin dışında "müvekkilin, acentenin bulduğu yeni
müşteriler dolayısıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde
ediyor" olması gerektiğini, Hükmün lafzından anlaşıldığı üzere denkleştirme tazminatından bahsedilebilmesi için "yeni
müşteri" ler kazandırılması ve bu yeni müşteriler sebebiyle sözleşmenin bitiminden sonra "önemli
menfaat" elde edilmesi gerektiğini, bu kapsamda acentenin esasen onun tarafından işletmeye
kazandırılmış müşteriler denkleştirme yeni müşteriler sebebiyle isteyebileceğini, aynı zamanda yeni
müşterinin denkleştirme talebinde bir unsur olarak kabulünün ancak bu ilişkinin sürekli olmasına
bağlı olduğunu, davacı acente ile sözleşmenin sona ermesinden sonra davacı tarafın kendine ait
olduğunu iddia ettiği müşterilerle poliçe yapılmadığını, nitekim bu hususa ilişkin olarak gerekli
sayısal verilerin davalı şirketin kayıtlarının (bilirkişi) incelenmesi neticesinde görüleceğini, davalı
şirketin sözleşmenin bitiminden sonra davacının portföyünden herhangi bir önemli menfaat elde
etmediğini, ayrıca acentenin farklı sigorta şirketleri ile çalıştığı ve davalı sigorta şirketinin ürün ve
hizmetlerinin tanınmış markalı olması dikkate alındığında, her halükarda tespit edilmesi halinde denkleştirme tazminatından %30 oranından az olmamak üzere indirim yapılmasını arz ve izah
olunan nedenlerle; Haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esas yönünden reddini, yargılama
gideri ve ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki 10.02.2015 tarihinde acentelik sözleşmesinden kaynaklı portföy tazminatı ile prim/komisyon alacağı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; somut olayda; davacı ile davalı şirket arasında 10.02.2015 tarihinde acentelik sözleşmesi ve farklı tarihlerde ek protokoller akdedildiği, 23.08.2022 tarih, --- Noterliği, ----- yevmiye numarası ile keşide edilen fesih ihbarnamesi ile 3 aylık ihbar süresinin sonunda acentelik sözleşmesinin feshedileceğinin davacıya bildirildiği, acentelik sözleşmesinin feshedildiği hususunda ihtilafın bulunmadığı, uyuşmazlığın sözleşmenin haksız feshedilip edilmediği, davacının portföy tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, Prim ve Komisyon alacaklarından oluşan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, davalı defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişi ile ticaret hukuku alanında uzman bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; tarafımıza verilen görev ile sınırlı olmak ve takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere;
Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin
vermiş olduğu görev ve yetki ile; davalı ----- ŞİRKETİ’ nin yasal ticari
defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021-2022 ve 2023 yıllarında e-defter kullanıcısı
mükellef olduğu, elektronik ortamda tutulan GİB onaylı 2021-2022 ve 2023 yılları Yevmiye ve
Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu
hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Mali İncelemeler Yönünden; Raporun 4.b.1. bölümünde davalı ---- kendi
ticari defterlerinde davacı ----açık/cari hesabından 2023 yılı sonu itibariyle davacı tarafa 134.397,10 TL tutarında açık borçlu
gözüktüğü görülmüştür. Davacının Portföy Tazminatı Talebi Yönünden; Acentelik sözleşmesi devam etseydi, kazanacağı tahmini Ücret Toplamının peşin
ödemede faiz indirim sonrasında, Toplam 100.989,08 TL, Acentenin Denkleştirme Üst
Sınırı 35.148,28 TL tutarı aştığından, Acentenin Denkleştirme tutarı AZAMİ 35.148,28 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan bu miktar üzerinden, Hakkaniyet Denetimi kapsamında, Acenteye ödenecek denkleştirme miktarından
hakkaniyet gereğince indirim yapılması hususunun Sayın Başkanlığınızın taktirinde
Olacağı, Davalı Sigorta Şirketinin temerrüde düştüğü Acentenin fesihi tarihinden itibaren ticari
Avans faiz ile birlikte ödenmesi hususunun Sayın Başkanlığınızın taktirinde olacağı,
FAİZ: Sayın Mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, dosya kapsamında suret olarak sunulan 10/02/2015 tarihli “Acentelik Sözleşmesinde” taraflar arasında kararlaştırılmış ödeme/temerrüt şartlarına ilişkin yazılı bir maddenin yer almadığı, davacının açık/cari hesap alacağı ve portföy (denkleştirme) tazminatı alacağı talebine ilişkin 23/08/2022 fesih tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari reeskont faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davacı
müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair
hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 18/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile; Davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi için ------ Adliyesi Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir.
Talimat yolu ile alınan Mali Müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; Sayın Mahkemenin tarafıma vermiş olduğu görev kapsamında, yukarıda detayı arz edilen inceleme
ve tespitler sonucunda;
Davacı şirketçe tarafıma ibraz edilen ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan
incelemelerde, Taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2015 yılında başladığı, davalı şirketin 2022 yılına
19.083,42.-TL tutarında borç/alacak devir bakiyesi ile geldiği görülmekle, davacı şirketin
31/12/2022 tarihi itibari ile davalı şirketten 151.527,32.-TL tutarında prim alacağı
bulunduğu, Ticari defterlere prim/komisyon bedelleri işlendiği, sigorta poliçe türleri ile müşteri kayıt ve
adreslerine yönelik inceleme ve tespit için acente ekranına giriş yapılması gerektiği ancak,
acente ekranı kapandığı için hiçbir evrağa ulaşılamadığı bilgisi paylaşılmış olup, bu yönde
inceleme ve tespit yapılamadığı kanaatini bildirmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 16/04/2025 tarihli ıslah ve talep artırım dilekçesi ile; prim ve komisyon alacaklarından oluşan cari hesap alacağını 100 TL 'den 134.297,10 TL ıslah ederek toplam 134.397,10 TL artırdıklarını, portföy tazminatını 100 TL 'den 35.048,28 TL artırdıklarını toplamda 35.148,28 TL olarak artırdıklarını, alacak kalemleri bakımından ıslah edilen ve talep artırılan miktarlar dikkate alınarak davalarının kabulünü, prim ve komisyon alacaklarından oluşan cari hesap alacağı ile portföy tazminatı bakımından sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işlemek üzere ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Somut uyuşmazlıkta; Taraflar arasında 10.02.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirsiz süreli olarak akdedilen sigorta acenteliği sözleşmesi davalı tarafından 23.08.2022 tarih, ----Noterliği, ------ yevmiye numarası ile keşide edilen fesih ihbarnamesi ile 3 aylık ihbar süresinin sonunda acentelik sözleşmesinin feshedileceğinin acenteye bildirildiği, 21.12.2022 tarih, ------. Noterliği,
------- yevmiye numaralı ihtarname ile acentelik sözleşmesinin fiili olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, feshin haksız olduğu iddiasıyla acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı ile prim alacağının ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise, sözleşmenin süre sonunda usulüne uygun olarak feshedildiğini, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 121/1. maddesine göre, belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Taraflar arasındaki sözleşmede üç ay önceden bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmenin feshedilebileceği düzenlenmiştir. Davalı tarafça sözleşme üç ay önce bildirimde bulunularak feshedilmiş olup, buna göre, sözleşmenin TTK'nın 121/1 ilk cümle uyarınca usulüne uygun feshedildiği sabittir.TTK'nın 122/1 ve 3. maddesine göre, davalının, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme davalı tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; davalı, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde ve ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi de aynı mahiyettedir. S.K. M. 23/16 hükmü uyarınca sigorta acentesinin denkleştirme tazminatına hak kazanabilmesi için, sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermiş olması şarttır. Ancak sigorta acentesi, haklı bir nedeni dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmesinin feshine neden olması halinde denkleştirme talep edemez. Buna göre tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz. Sigortacının haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş ve haklı neden teşkil eden durumun acentenin kusurlu bir eyleminden kaynaklanmışsa acentenin denkleştirme talep hakkı düşer.Taraflar arasındaki sözleşme olağan fesihle sona ermiş olup, sözleşmenin acente tarafından haksız feshi veya davalı tarafından acentenin kusuru sebebiyle sözleşme davalı tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi durumu söz konusu olmadığından acentenin denkleştirme tazminatı istemesine bir engel yoktur.Taraf ticari defterleri bilirkişi marifeti ile incelenmiş, dosya gerekli teknik incelemelerin yapılması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davalı ----- kendi
ticari defterlerinde davacı -----açık/cari hesabından 2023 yılı sonu itibariyle davacı tarafa 134.397,10 TL tutarında açık borçlu olarak gözüktüğü, acentelik sözleşmesi devam etseydi, kazanacağı tahmini ücret toplamının peşin ödemede faiz indirim sonrasında, toplam 100.989,08 TL, acentenin denkleştirme üst
sınırı 35.148,28 TL tutarı aştığından, acentenin denkleştirme tutarı azami 35.148,28 TL olacağı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunun dosyadaki delillere ve yargı içtihatlarına uygun olarak hazırlandığı görüldüğünden rapor hükme esas alınmış, davanın prim ve komisyon alacağı yönünden kısmi dava olarak açıldığı nazara alınarak ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiş, belirsizlik alacak davası olarak açılan denkleştirme tazminatı yönünden ise fesih tarihinden itibaren faiz işletilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE; 134.397,10TL prim ve komisyon alacağının 100,00 TL’sinin dava tarihi olan 15/11/2023 tarihinden 134.297,10 TL’sine ıslah tarihi olan 16/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verimesine,
35.148,28-TL portföy tazminatının fesih tarihi olan 23.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verimesine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 11.581,64 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harç ve 2.293,46 TL ıslah harcı ve 615,40 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.402,93 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ve 2.293,46 TL ıslah harcı ve 615,40 TL tamamlama harcı toplamı olan 3.448,56 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılmış 15.500,00 TL bilirkişi ve tebligat, 1.103,75 TL müzekkere ücreti olmak üzere 16.603,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.