T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/280
KARAR NO : 2025/681
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/2021
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülen davanın Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- esas sayılı dosyasında müvekkillerinin murisi ... aleyhine İcra takibi yapıldığını, senedin asıl borçlusu davacının kardeşi ------- olduğunu, borca kefil olarak ...'ın imzasının alındığı, kefil ...'ın yasal mirasçılarına icra takibine girilmiş olduğu ve davacıların babalarının borçlu olduklarını tebligatla öğrendiklerini, ödeme emri, müvekkili ...'a 24/03/2021 tarihinde, müvekkili ------- 01/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ...'a ise tebligat yapılmadığını kardeşlerinden haber aldığını ve davada taraf olduğunu, icra takibinin konusu senet 40.000 TL meblağlı, 21/07/2020 düzenleme tarihli ve 01/08/2020 vade tarihli olduğunu, muris vade tarihinden 19 gün sonra vefat ettiğini, murisin içinde bulunduğu sağlık durumu ele alındığında fiili ehliyetine sahip olmadığının anlaşıldığını, müvekkili ..., ...'ın kısıtlanmasına ve kendisinin vasi olarak atanmasına ilişkin davanın ikame edildiğini, ------Sulh hukuk mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası 21/01/2020 'de ikame edildiğini, menfi tespiti istenen senedin düzenleme tarihi 21/07/2020 ve 01/08/2020 ödeme tarihli olduğunu, -----Sulh hukuk mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası 21/01/2020 'de ikame edildiğini, fiili ehliyeti olmayan babalarının imzaya zorlanması sebebiyle müvekkillerine haciz uygulanacağını müvekkillerinin bu dosyada borçlu olmasından hiçbir kusur ve kasıtlarının olmadığını, babalarının böyle bir borcu ilişkiinin içine sokulduğunu tebligatla öğrendiğini, kusuru yokken takip çıkışı olan 40.611,11 TL 'nin % 115 'nin teminat olarak verilmesi hakkaniyete aykırı olacağını teminatsız olarak ve % 15 'lik meblağ ile icra durdurma kararı verilmesini talep ettiklerini, muris ...'ın 21/07/2020 düzenleme tarihli, 01/08/2020 vade tarihli senede imza attığından fiili ehliyetine sahip olmadığının tespitine ve icra takibinin muris yönünden iptaline karar verilmesini,---- Müdürlüğünün -----Es. Sayılı dosyasında muris ...'ın kefilliğinin iptalini,----İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı icra takibinin teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davanın kabulüne karar verilmesini, takibin %40'dan aşağı olamamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dosyasında senedin borçlusu ve muris ... ın da oğlu olan ------ için taraflarınca icra takibinin başlatıldığını, UYAP sisteminden açmış olduğukları takipte senede kefil olan ...'ın vefatını o an sistemden öğrenmiş olduklarını, murisi borçlu olarak takibe ekleyemediklerini, Murisin oğlu, senedin de asıl borçlusu olan ------ söz konusu senetteki borcu ödemediğinden yasal haklarını kullanıp, -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Karar nolu dosyasıyla almış oldukları mirasçılık belgesine istinaden senette kefil olan murisin mirasçılarına takip başlatma zorunluluğunun hasıl olduğunu, senet borçlusu ve davalıların kardeşi olan ----- mirasçılara açılacak takipten tarafınca yapılan bir görüşmede haberdar edildiğini, bu durumdan davacı kardeşlerin haberdar olmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Dava dilekçesinde müvekkilin kötü niyetli olduğundan söz edilmişse de bunun asılsız bir ithamdan ibaret olduğunu, müvekkilinin muris ... ın fiil ehliyetine sahip olmadığını bilmesine imkan bulunmadığını, Kaldı ki muris hakkında alınmış bir kısıtlama kararı da bulunmadığını, Somut olayda mevcut bir kısıtlama kararı olmamakla birlikte resmi sağlık kurulu raporu da bulunmadığını, Kaldı ki kişi akıl hastası veya akıl zayıfı olmasına rağmen, işlerini kendi görebiliyorsa, sürekli korunma ve bakıma muhtaç değilse ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokmuyorsa, sırf akıl hastası ya da akıl zayıfı olması nedeniyle kısıtlanamayacağını, Yani bu şartların da birlikte bulunması gerekmekte olduğunu, Mahkemenin vermiş olduğu kısıtlama kararı, kesinleştikten sonra ilan edilebileceğini, Kısıtlama, üçüncü kişiler için ancak ilan tarihinden itibaren etkili olacağını, Bu süreye kadar kısıtlı kişiyle yapılan hukuki işlemler geçerli olacağını, Kısıtlama kararı alınmadan sırf kişinin yaşı ve bir takım yaşa bağlı rahatsızlıkları dikkate alınarak hüküm verilmesi yasaya aykırı olduğunu, Bu durum iyi niyetli olan üçüncü kişilerin ciddi anlamda hak kaybı yaşamasına neden olmakta olduğunu, Taraflar, takibin diğer borçlusu olan kardeşleri ------ haberdar olduğunu ve birlikte hareket ederek kötü niyetli olarak işbu davayı müvekkilini hak kaybına uğratmak amacıyla açtıklarını, Bu durumun TMK madde 2'deki dürüstlük ilkesine de açık bir aykırı olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili açılan işbu davanın reddine karar verilmesini, Müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan işbu davanın reddini, Davacı tarafın tazminat talebinin reddini, Mirasçıların kötü niyetleri sebebiyle % 40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı mirasçılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ------ Müzekkere cevabı, Sağlık Bakanlığı müzekkere cevabı, hastane tedavi evrakları, ---.İcra müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasının Uyap çıktısı, Tanık beyanları, ATK raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı aleyhine senede ilişkin başlatılan -----İcra müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti davacı murisin takip konusu senedi düzenlendiği tarihte fiili ehliyetine sahip olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 25/05/2022 tarihli duruşmada davacı tanığı ... beyanında; " ... benim amcamdır. 2020 yılının 8. Ayında vefat etti. Amcam vefat etmeden bir sene önce yengem 2018 yılının yaz aylarında vefat etti ondan sonra amcamın ruhsal sorunları ortaya çıktı. Amcam vefat ettiğinde 70 yaşının üstündeydi sanırım, amcamın kalp rahatsızlığı ve alzheimer rahatsızlığı yengemin vefatından sonra ortaya çıktı. Amcam vefat etmeden önce benim oğluma bile bu kimin oğlu diyordu. Amcam Sigortadan emekliydi. Emekli maaşı ile geçiniyordu, herhangi bir işle uğraşmıyordu. Davalı ... tanımıyorum. Davacının kardeşi ------ elektrik işiyle uğraşıyor. Bildiğim kadarıyla ticaret yapıyor. Amcam bazen evde sıkılıyordu sıkılmamak için oğlu ile birlikte oğlunun iş yerine gidiyordu. Amcam hiçbir zaman hiçbir senede imza atmazdı. 2020 yılında amcamın sağlık durumu iyi değildi. Kendi evini bile karıştırıyordu. Amcamın akıl sağlığı tam olarak yerinde değildi, kandırılma olasılığı çok yüksekti. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 01/02/2023 tarihli duruşmada davacı tanığı ... beyanında; "muris benim dedem olur, babaannem vefat ettikten sonra biraz bizde biraz diğer çocuklarında kalmaya başladı. Ölmeden yaklaşık 6-7 yıl önce alzheimer teşhisi koyuldu. Teşhis koyulmadan öncede hafif unutkanlıkları vardı, teşhisten sonra yemek yedikten kısa bir süre sonra yemek yediğini dahi unutuyordu, kendi kendine herhangi bir yere gidemiyordu. Bir kaç kezde camiye gidiyorum diyerek çıkıp kayboldu. Dedem devlet memuru idi, hiçbir zaman senetle veya taksitle iş yaptığına şahit olmadım, herhangi bir eşya alacağı zaman bile babama senin kartından alalım derdi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 27/03/2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca; "Dosyadaki tıbbi evraklara göre senet tanzim tarihinde davacı murisi bu evrakların gerektirdiği oranda hastalığa yakalanmış olduğu varsayılarak senet vasfı ve miktarına göre bu senede kefil olmakta fiili ehliyetinin olup olmadığı, aynı zamanda dosya içerisindeki tanı ve tedavi evrakları dikkate alınarak murisin tanı koyulan hastalıklarının iyileşme durumunun bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde rapor hazırlanması için dosyanın ATK ya gönderilmesine" karar verilmiştir.
Adli Tıp ------ İhtisas Kurulu'nun ------ Karar sayılı raporunda özetle; dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)” davası nedeniyle “dosyadaki tıbbi evraklara göre senedin 21/07/2020 tanzim tarihinde bu evrakların gerektirdiği oranda hastalığa yakalanmış olduğu varsayılarak senet vasfı ve miktarına göre bu senede kefil olmakta fiili ehliyetinin olup olmadığı, aynı zamanda dosya içerisindeki tanı ve tedavi evrakları dikkate alınarak murisin tanı koyulan hastalıklarının iyileşme durumunun bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde rapor düzenlenmesi” istenen ----- oğlu, 1943 doğumlu, 20/08/2020 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak Kurul’umuzun 07/04/2025 tarihli oturumunda yeniden değerlendirilmesi sonucunda; ----- Prof. Dr. ------ Hastanesinde 08/05/2017 tarihinde “MMT: 23” olarak tespit edilip “Alzheimer hastalığı” tanısına yönelik tedavi başlandığı, bu tarihten yaklaşık 16 ay sonra (06/09/2018 tarihinde) Özel ------ Hastanesinde “MMT: 28” olarak tespit edilip “Depresif epizodlar + Alzheimer hastalığı” tanıları almışsa da ilgili Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanından bu hususta istenmiş bilgi yazısında “dış merkezde koyulan bunama tanısı ile Exelon Patch 15 transdermal tedavisine devam ederken, yaşadığı moral bozukluğu ve sürekli bulantı hissi ile başvurduğu, depresyon tanısı konduğu, bunama tanısının Exelon Patch 15 transdermal kullanmaya devam edebilmesi için korunduğu” belirtilmekle muriste “Bunama” hastalığına dair muayene bulgusu tanımlanmadığı cihetle Mahkemenizin “murisin tanı koyulan hastalıklarının iyileşme durumunun bulunup bulunmadığı” sorusunda “Bunama” hastalığının muayene bulgusu mevcut olmadığından iyileşmesine dair yorum yapılmasının mümkün olmadığı, murisin en son zihinsel fonksiyon tetkiki senet tarihinden yaklaşık 2 yıl önce (06/09/2018 tarihinde) “MMT: 28” saptanmış olup normal sınırlarda bulunduğu, senet tarihi olan 21/07/2020 zihinsel durumunu gösteren muayene bulguları takip ve tetkiklerin bulunmaması sebebiyle; ...’ın 21/07/2020 tarihinde fiil ehliyetine haiz olup olmadığının bilinemeyeceği oy birliği ile ek mütalaa olduğunu bildirmiştir. Adli Tıp ------ İhtisas Kurulu'nun 15/01/2024/326 Karar sayılı raporunda özetle; Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)” davası nedeniyle “senet tarihi olan 21/07/2020 tarihinde fiil ehliyeti bulunup bulunmadığı” sorulan ------ oğlu, 1943 doğumlu, 20/08/2020 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen dava dosyası, mevcut tıbbi belgeleri, davalı-davacı tanık ifadelerinin tüm olarak değerlendirilmesinde; düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinde; ---- Prof. Dr. ---- Şehir Hastanesinde 08/05/2017 tarihinde “MMT: 23” olarak tespit edilip “Alzheimer hastalığı” tanısına yönelik tedavi başlandığı, bu tarihten yaklaşık 16 ay sonra (06/09/2018 tarihinde) ------- Hastanesinde “Depresif epizodlar + Alzheimer hastalığı” tanıları aldığı ve “MMT: 28” saptandığı, kişinin senet tarihi olan 21/07/2020 tarihindeki akli durumunu gösteren muayene bulguları takip ve tetkiklerin bulunmaması sebebiyle; ...’ın 21/07/2020 tarihinde hukuki ehliyetine haiz olup olmadığı hususunda Kurulumuzun tıbbi bir kanaat belirtemeyeceği mütalaasını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıların müteveffa ...'ın mirasçıları olduğu, müteveffanın kefil olduğu senet nedeni ile davacılar aleyhine davalı senet lehtarı tarafından ----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip başlatıldığı, davacıların murislerinin senet tanzim tarihinde fiili ehliyetinin bulunmadığı iddiası ile takip dayanağı senet yönünden borçlu olmadıkları iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça davacı iddialarını inkarla davanın reddinin istendiği görülmüştür.
Belirtmek gerekir ki, eldeki davada üzerinde durulması gereken ilk husus davacıların murisinin senet tanzim tarihinde fiili ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususudur. Müteveffa ...'ın tanı ve tedavi evrakları,-----Sulh Hukuk Mahkemesinin --------Esas sayılı dosyası dosyamız arasında alınmış, davacı tanıkları mahkememiz huzurunda dinlenmiştir. Davaya konu senedin tanzim tarihinin 21/07/2020, ödeme tarihinin 01/08/2020 olduğu görülmüştür. Dosyadaki tanı ve tedavi evrakları ile senet miktarı nazara alınarak davacılar murisinin senet tanzim tarihinde fiili ehliyetinin olup olmadığının tespiti için dosya ATK'ya gönderilmiş, alınan raporlarda; ----- Prof. Dr. ---- Şehir Hastanesinde 08/05/2017 tarihinde “MMT: 23” olarak tespit edilip “Alzheimer hastalığı” tanısına yönelik tedavi başlandığı, bu tarihten yaklaşık 16 ay sonra (06/09/2018 tarihinde) Özel ------- Hastanesinde “MMT: 28” olarak tespit edilip “Depresif epizodlar + Alzheimer hastalığı” tanıları almışsa da ilgili Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanından bu hususta istenmiş bilgi yazısında “dış merkezde koyulan bunama tanısı ile Exelon Patch 15 transdermal tedavisine devam ederken, yaşadığı moral bozukluğu ve sürekli bulantı hissi ile başvurduğu, depresyon tanısı konduğu, bunama tanısının Exelon Patch 15 transdermal kullanmaya devam edebilmesi için korunduğu” belirtilmekle muriste “Bunama” hastalığına dair muayene bulgusu tanımlanmadığı cihetle Mahkemenizin “murisin tanı koyulan hastalıklarının iyileşme durumunun bulunup bulunmadığı” sorusunda “Bunama” hastalığının muayene bulgusu mevcut olmadığından iyileşmesine dair yorum yapılmasının mümkün olmadığı, murisin en son zihinsel fonksiyon tetkiki senet tarihinden yaklaşık 2 yıl önce (06/09/2018 tarihinde) “MMT: 28” saptanmış olup normal sınırlarda bulunduğu, senet tarihi olan 21/07/2020 zihinsel durumunu gösteren muayene bulguları takip ve tetkiklerin bulunmaması sebebiyle; ...’ın 21/07/2020 tarihinde fiil ehliyetine haiz olup olmadığının bilinemeyeceği oy birliği ile ek mütalaa edilmiştir.Davacıların delil olarak dayandıkları -----.Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise, müteveffanın kısıtlanması için dava açıldığı ancak yargılama sırasında rapor alınmadan ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır.
Davacılar murisinin senet tanzim tarihinde fiili ehliyetinin olup olmadığı hususunda yeterli tanı ve tedavi evrakı olmaması nedeni ile ATK tarafından tespit yapılamamışsa da müteveffa ...---- Prof. Dr. ----- Şehir Hastanesinde 08/05/2017 tarihinde “MMT: 23” olarak tespit edilip “Alzheimer hastalığı” tanısına yönelik tedavi başlandığı, bu tarihten yaklaşık 16 ay sonra (06/09/2018 tarihinde) Özel ------- Hastanesinde “MMT: 28” olarak tespit edilip “Depresif epizodlar + Alzheimer hastalığı” tanıları konulduğu, bir süre tedavisinin devam ettiği dosyadaki hastane kayıt ve belgeleri ile sabittir. Ayrıca tanıklar da bu hususu destekler beyanda bulunmuşlardır. Murisin geçmiş tarihli tanı ve tedavi evrakları, dinlenen tanık beyanları ve davacıların senet tanzim tarihinden önce sulh hukuk mahkemesine ...'ın kısıtlanmasına yönelik başvuruda bulunmaları birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce murisin davaya konu senet tanzim tarihinde fiili ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle davacıların takibe dayanak senet nedeni ile borçlu olmadıkları kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte yargılama sırasında davaya konu icra dosyası ödendiğinden dava istirdat davasına dönüşmüş, davacıların talebi ile bağlı kalınarak ödenen bedelin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, davalının takibi başlatmakta kötüniyetli olduğu dosya kapsamında ispat edilemediğinden davacıların kötüniyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davacıların murisi ...'ın fiili ehliyeti olmaması nedeni ile davacıların ----. İcra Müdürlüğünün-------Esas sayılı takip nedeni ile borçlu olmadıklarının TESPİTİ İLE, yargılama sırasında davacılar tarafından ödenen 50.264,48 TL’nin davalıdan tahsili ile davacılara veraset ilamındaki payları oranında ödenmesine,
2-Davacıların kötüniyetli takip tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 3.433,57 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 791,24 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.642,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yatırılan 118,60 TL başvurma harcı ve 791,24 TL peşin harç toplamı olan 909,84 TL 'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.360,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacılar tarafından yapılan ve yargılama giderleri olan ATK faturası 2.595,00TL+ 730,00 TL posta/müzekkere olmak üzere 3.325,00 masraflarının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.