T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/637
KARAR NO : 2025/659
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2021
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketi, ----- Kulübü' nün işletmecisi olduğunu, işbu
işletmeyi 01.04.2017 tarihinde ------Şirketi yetkilisi ----- devir aldığını, müvekkili şirketin hali hazırda ---- Federasyonu' na bağlı bulunan ----adresinde kurulu ------işletmekte olup, lisanslı öğrenciler yetiştiren federe bu
kulübün hali hazırda 53 At sahibi Üyesi, 400 kayıtlı Binicilik öğrencisi, Belediye ile yapılan işbirliği sonucu, yıllık 30.000 binicilik eğitimi alan devlet okulu öğrencisi, 27 öz
malı atı, 55 adet başkasına ait olup da otel hizmeti alan bakmakla mükellef olduğu atları, seyisler, eğitmenler dahil toplam 23 Personeli bulunan bir işletme olduğunu, atlı spor kulübünün eğitim ve atların antrenman yapması için kullanılan kapalı manej alanı, karşı taraf ------ Tarafından yapıldığını, bu manejin yapımında teknik olarak hatalı ve eksik mühendislikle, ayıplı ifa gerçekleşmiş olduğunu, Zira manejin yapılmasından sonra 2017 kışında
yağan ilk karda manejin üst kısmının çöktüğünü, karşı tarafından garanti kapsamında tamir edildiğini, o tarihten sonra ------ hiçbir kış ciddi kar yağışı almadığını, 15/02/2021 tarihinde, yapımdan sonra yoğun olarak yağan ikinci kar ile, kulübün bulunduğu bölge 50 cm civarında kar yağışı aldığını ve kapalı manejin kaynak yerlerinden
gelen çatırdama sesleri sonrası içerisi hızlıca boşaltıldığını, kaynak yerlerinde statik bir
problem olup olmadığını tespit ettirmek amacıyla sepet vinç getirtildiğini, vincin kurulma
aşamasında manej tekrardan çöktüğünü, Müvekkili işletme yetkilisi kendisini içeriden son anda kurtardığını, haricen yaptırılan tespitlerde, manejin yapımında mühendislik hatası yapıldığı
ve hiçbir şekilde kar yağışını kaldıramadığı bilgisine ulaşıldığını, Bunun üzerine manejde tamirat yapılmadan önce mevcut bulunan zararın tespitinin yapılabilmesi için 16/03/2021 tarihinde ----- Sulh Hukuk Mahkemesinde ----- Esas numarası ile delil tespiti için dava açıldığını, delil tespiti talepleri doğrultusunda 19/03/2021 tarihinde verilen kararla kabul edildiğini ve bir inşaat mühendisi bilirkişisinin de bulunacağı heyetle 25/03/2021 tarihinde keşfe çıkılmasına karar verildiğini, inşaat mühendisi bilirkişinin olay yerinde yaptığı incelemeler sonucunda 29/03/2021 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunda müvekkili şirketin uğradığı zararın 250.000,00 TL olduğu ortaya konduğunu, üretim yapılırken yapılan hesaplamaların yanlış yapıldığını ve zararın 250.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, aynı ebatlardaki bir kapalı manejin yapılması bugünün şartlarında 250.000,00 TL'den çok daha fazla miktara mal olacağını, Ayrıca müvekkili, kapalı manej alanının çökmesinden dolayı ticari anlamda da zarara uğradığını, Çökme yaşanan alanın göz önünde olması ve çökme esnasında içeride bulunan kişilerin kıl payı kurtulmaları da müvekkili müşterileri önünde kötü bir duruma soktuğunu, Ayrıca müvekkili şirketin işletmecisi ve çökme sırasında içeriden kıl payı çıkan müşterisi bir süre psikolojik destek almak durumunda kaldığını, müvekkili çöken kapalı alanda muhafaza ettiği atları da başkaca yer olmadığı için bir başka at çiftliğinde kira bedelini ödemek yoluyla muhafaza etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin yaşadıkları ticari itibarını da zedelediğini, Bu nedenle müvekkilinin uğradığı gerçek zararın tespiti ve bu zararın tazmini için bilirkişi görevlendirmesi gerekeceğini, ----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Karar sayılı kararı ve dosyada bulunan bilirkişi raporu ile tespit edilen ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 250.000,00 TL değerindeki zararın tazmini için huzurdaki davayı açtıklarını, ------. Sulh Hukuk Mahkemesince de tespit edilen şimdilik ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'lik zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak taraflarına verilmesini, müvekkilinin uğradığı gerçek zararın tespiti için bilirkişi görevlendirilmesini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava konusu talep ile ilgili zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu,
davanın bu nedenle reddi gerektiğini, Bilindiği gibi Borçlar Kanununun 478.maddesi uyarınca eser sözleşmesinde ayıba dayanan iddialara ilişkin davalar taşınır yapılarda iki yılın; taşınmaz yapılarda ise
beş yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, Somut olayda 11.03.2016 tarihli sözleşmeye ve eki teknik özelliklere dayanarak inşa edilip 16.04.2016 tarihinde teslim edilen yapının taşınabilir bir yapı olduğunu ve müvekkilinin kendisinden talep edilen teknik özelliklere haiz bir yapıyı eksiksiz teslim ettiğini, davacının dava hakkının yıllar önce sona erdiğini, garanti süresinin 1 yıl olarak belirlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.maddesi uyarınca, imalata ilişkin kusur varsa
bile bu kusurlar için dahi taraflar 1 yıllık bir garanti süresi belirlendiğini, eser sözleşmesine ilişkin Borçlar Kanununun ön gördüğü 1 yıllık zamanaşımı süresi yanında taraflar
zaten sözleşme ile bu süreyi kısalttıklarını ve 1 yıllık garanti süresi öngördüklerini, müvekkili firmanın yapıyı, işin yapıldığı yer coğrafi
ve iklimsel koşullarını en iyi bilebilecek durumda olan davacı & selefi'ne teslim ettiğini, davacının da dava dilekçesinde bildirdiği üzere, müvekkilinin yapıyı, davacının selefi ----- Şirketi için yapıp bu şirkete teslim ettiğini, davacının tarafı olduğunu iddia ettiği bir devir sözleşmesi neticesinde yapılın bulunduğu yer işletmesini ------ Şirketi'nden aldığını, Bu yer ile taahhüdü müvekkilinin olmadığını, selefi firmanın verdiğini, davacının haksız olarak uğradığını düşündüğü bir zarar var ise bunun muhatabının müvekkili firma olmadığını, davacının selefi ------ Şirketi olduğunu, yapının müvekkilinin talep edildiği şekilde teslim edildiğini, Davacı ve selefi -----Şirketi; yaptıkları spesifik işi, işin yapıldığı yeri, ihtiyaçları olan yapıları, bu yapıların gereksinimleri ve işin yapıldığı yerin coğrafi özellikleri ile iklimsel özelliklerini en
iyi bilen kişiler konumunda olduklarını, müvekkili firmanın merkezinin ---- olduğunu, yapının bulunduğu yerin hava koşullarını en iyi bilecek olan işin sahibi konumundaki davacı&selefi olduğunu, müvekkilinin sahaya ne kadar kar yağacağını bilebilme imkanının olmadığını ve bu yönde de bir bilginin de kendisine verilmediğini, teknik özellikler onay için kendilerine gittiğinde iş sahibi tarafından
kar yüküne ilişkin bir uyarıda bulunulmadığını, müvekkillinin siparişe uygun imalat yapıldığını, yapının muayene, gözetimi, bakımından on binlerce tüketicisi olan davacı ve Selefinin sorumlu olduğunu, garanti süresi içinde tamir ihtiyacının karşılandığının belirtildiğini ancak sonrasında yapının bakım ve muayenesine yönelik hiçbir talebin bulunmadığını, İtirazlarını bildirdikleri -----.Sulh Hukuk Mahkemesi tespit raporu 3
cümle ile sonuç tespit ettiğini, lakin hiç bir somut değerlendirme barındırmaksızın imalat
hatası gibi bir neticeye varıldığını, Elbette ki imalat talebinin içeriği, aradan geçen sürede gerçekleştirilen bakımlar, kullanım detayları tespit edilmeden üç cümle ile açıklanan
tespiti gerek hukuki, gerekse de fenni olarak kabul etmenin mümkün olmadığını, mümkün değildir.
Davacının basiretli bir tacir gibi davranmamasının sorumlusu sözleşmeye ve taahhüt edilen teknik özelliklere uygun iş gören müvekkilinin olmadığını, 5 yıldan daha uzun bir süre önce teslim edilmiş bir yapıya ilişkin olarak yokluklarında yapılan keşif ve tanzim edilen tespite itiraz ettiklerini, ----Sulh Hukuk
Mahkemesi'ne bildirdiklerini, tespit raporu sadece sonuç tespit
ettiğini lakin hiç bir somut değerlendirme barındırmaksızın imalat hatası gibi bir neticeye
varıldığını, Yapının müvekkilinden
talep edildiği şekilde müşteri talep yanında bizzat onayladığı teknik özellikler doğrultusunda üretilip teslim edildiğini, 16.04.2016 tarihinden bugüne de yapı kullanılmakta olduğunu, yapının 5 yıldan uzun süredir kullanıldığını ve menfaat elde edildiğini, ekonomik ömrünün dolduğunu, dava konusu yapının 5 yıldan daha uzun bir süredir
kullanılmakta ve davacının dava dilekçesinde bahsettiği üzere burada 53 at sahibi üyesi, 400 kayıtlı binicilik öğrencisi, yıllık 30.000 kadar binicilik eğitimi alan devlet okulu
öğrencisi, 27 öz malı atı, 55 adet otel hizmeti verilen atı ve 23 personeli olan işletme kâr
elde ettiğini, davanın öncelikle usuli nedenlerle reddine karar verilmesini, Gerek müvekkilinin yüklenici olarak kendisine verilen talimatlara uygun üretimi olduğunu, kusur var
ise sahibi davacı&selefi olduğu için, gerekse de davacının yapıdan fenni olarak istediği
menfaati zaten elde etmiş olduğunu bu nedenlerle esastan reddine kararı verilmesini, Davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, Davanın husumet yokluğundan reddini,
Davacının davasının tüm taleplerinin esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- dosya aslı, Meteoroloji Genel müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı, ----- belediyesinden gelen müzekkere cevabı, keşif, tanık beyanları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu, davacının sözleşmede taraf olan işverenden işletme hakkını devir aldığı ve haklarını halef olduğu ihtilafsız olup; ihtilaf davalı yüklenicinin yaptığı işlerin ayıplı olup olmadığı, bu çerçevede davacının alacağının oluşup oluşmadığı, alacağın davalıdan istenilip istenilmeyeceği, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı. davacının dava takip hakkının olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, inşaat mühendisi bilirkişisi eşliğinde Mahallinde 19/04/2024 günü saat 14:00'da keşfin icrasına karar verildiği, bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkemenin tarafıma tevdi edilen
grev, tarafların talep ve iddiaları, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında, davalının 04.03.2016 tarihli teklifine istinaden, davacının kullanımında olan-----adresinde, ----- 960m2 kapalı alanında kapalı Manej yapımı için 11.03.2016 tarihli Sözleşme düzenlendiği, sözleşme bedelinin
KDV dahil 132.573,00TL olarak belirlendiği, işin 16.04.2016 tarihinde eksiksiz
ve tam olarak teslim edildiğine ilişkin Teslim Tutanağı düzenlenerek taraflarca
imzalandığı, Davalı şirket tarafından yapılan 960 m2 alanlı manej tesisinin prefabrik yapı niteliğinde olduğu, Sözleşmenin 9.Maddesinde; kullanım hataları haricinde imalat hatalarına karşı,
---- tarafından 1 yıl garantili olduğunun belirtildiği, Davalı şirket vekili tarafından dava dosyasına sunulan statik hesap raporunda,
standartların öngördüğü yüklerin alınarak hesap yapıldığı, ancak kar yükünün
çatıda kısmen alınmakla kesit yetersizliğine sebebiyet verildiği, ayrıca imalat ve
montaj hatalarının D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilmesi
karşısında, sorumluluğun davalı yüklenicide olduğu, Davalı şirket tarafından yapılan manejin, 2017 yılında yağan kar ve 15 Şubat
2021 tarihinde yağan kar etkisi ile iki defa göçmüş olduğu,
Meteoroloji Genel müdürlüğü’ nün 30.04.2024 tarihli yazısında, çökme olayının
meydana geldiği bölgede 15.02.2021 tarihinde 41cm maksimum kar yüksekliği
ve maksimumum rüzgar hızı 5,0m/s (18,00Km/saat) ölçülmüştür, şeklinde bilgi
verildiği, 41cm kar yükünün ve 5,0m/s (18,00Km/saat) rüzgar hızının afet mertebesinde olmadığı kanaatine varıldığı,
----Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ dosyası ile alınan bilirkişi raporu ile yapılan tespitler (statik hesaplar olmaksızın bilirkişinin kar yükünün ihmal edildiği yönündeki tespitine iştirak edilmemiştir), dosya kapsamı
ve tanık beyanlarının bir arada değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirket tarafından yapılan manej tesisinin proje hatası, imalat ve montaj hatalarından kaynaklı olarak çökme olayının meydana geldiği kanaatine varıldığı, D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu tespit edilen söküm ve yeniden yapım bedeli olan
250.000,00TL bedelinin 29.03.2021 rapor tarihi itibariyle serbest piyasa fiyatları
ile uyumlu ve kadri maruf olduğu, ancak nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu bedelden sökülen tesisin hurda (enkaz) bedeli (yapım bedelinin
%10) olan 23.750,00TL nin indirimle davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği alacak bedelinin 226.250,00 TL olarak hesap ve takdir edildiği, Yukarıda açıklanan nedenlerle; manejin çökmesinde davacı şirketin herhangi bir
ihmal ve kullanım kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
Keşif günü, davacı şirket tarafından çöken manej tesisinin dava dışı bir başka
şirkete yaptırılmış olan manejin görüldüğü, söz konusu manejin kutu profil çelik
konstrüksiyon olarak inşa edildiği ve üzerinin branda ile kaplı olduğunun görüldüğü, bu yapıya ait çekilen fotoğrafların rapor ekinde sunulduğu,
Tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait
olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Keşif esnasında davacı tanığı ----, davacı tanığı ----- davacı tanığı ---- ve davacı tanığı -- tanık beyanları alınmıştır.
----- beyanları talimat yolu ile alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ------Kulübü'nün işletmecisi olup- işbu işletmeyi 01.04.2017 tarihinde------- Şirketi'nden devraldığı, atlı spor kulübünün eğitim ve atların antrenman yapması için kullanılan kapalı manej alanının davalı taraf ------ tarafından yapıldığı, 2017 kışında yağan ilk karda manejin üst kısmı çöktüğü, karşı taraf tarafından garanti kapsamında manejin tamir edildiği, 15/02/2021 tarihinde ise manejin tekrar çöktüğü iddiası ile eldeki tazminat davasını açtığı, davalının ise; dava konusunun taşınır olması nedeni ile 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, garanti süresinin bir yıl olduğu dikkate alındığında eldeki davada zamanaşımı süresinin dolduğu, sözleşmenin tarafının davacı olmaması nedeni ile davacının bu davayı açmayacağı, davaya konu manejin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği savunmaları ile davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Dava dışı ----- Şirketi ile davalı şirket arasında davacının kullanımında olan------adresinde, ------Kulübü' nün 960m2 kapalı alanında kapalı
Manej yapımı için 11.03.2016 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşme bedelinin
KDV dahil 132.573,00 TL olarak belirlendiği, işin 16.04.2016 tarihinde teslim edildiğine ilişkin teslim tutanağı düzenlenerek taraflarca imzalandığı görülmüştür.
Dosya içerisine alınan ----Sulh Hukuk Mahkemesi'nde ----- Esas numaralı dosyası incelendiğinde; davacı tarafça 16/03/2021 tarihinde delil tespiti için dava açıldığı, talebinin kabul edildiği ve bilirkişi raporunun hazırlandığı görülmüştür.
Öncelikle; davalı taraf her ne kadar zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiği savunmasında bulunmuş ise de; davanın eser sözleşmesinden kaynaklı olduğundan 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, işin teslim tarihinin 16/04/2016 olduğu, bu haliyle zaman aşımının 16/04/2021 sona ereceği ancak ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun davalı tarafa 13/04/2021 tarihinde tebliği ile zaman aşımının kesilmiş olduğu anlaşıldığından davalı tarafın zaman aşımı itirazı uygun görülmemiş davanın esasına geçilmiştir.
Dava konusu olayın yaşandığı tarihe ilişkin meteorolojiden ilgili evraklar getirtilmiş, davaya konu mahalde keşif icra edilmiş, tanıklar dinlenmiş, inşaat mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan rapor dosya arasına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı, müzekkere cevapları, deliller ve bilirkişi raporlarından; davacının işetmeyi devraldığı işletmeye halef olarak eldeki davayı davalıya yöneltebileceği, davalı şirket vekili tarafından dava dosyasına sunulan statik hesap raporunda,
standartların öngördüğü yüklerin alınarak hesap yapıldığı, ancak kar yükünün
çatıda kısmen alınmakla kesit yetersizliğine sebebiyet verildiği, ayrıca imalat ve
montaj hatalarının D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilmesi
karşısında, sorumluluğun davalı yüklenicide olduğu,
davalı şirket tarafından yapılan manejin, 2017 yılında yağan kar ve 15 Şubat
2021 tarihinde yağan kar etkisi ile iki defa göçmüş olduğu,
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 30.04.2024 tarihli yazısında, çökme olayının
meydana geldiği bölgede 15.02.2021 tarihinde 41cm maksimum kar yüksekliği
ve maksimumum rüzgar hızı 5,0m/s (18,00Km/saat) ölçülmüştür, şeklinde bilgi
verildiği, 41cm kar yükünün ve 5,0m/s (18,00Km/saat) rüzgar hızının afet mertebesinde olmadığı kanaatine varıldığı, ----.Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ dosyası ile alınan
bilirkişi raporu ile yapılan tespitler dosya kapsamı
ve tanık beyanlarının bir arada değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirket tara
fından yapılan manej tesisinin proje hatası, imalat ve montaj hatalarından kaynaklı olarak çökme olayının meydana geldiği kanaatine varıldığı, D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen söküm ve yeniden yapım bedeli olan
250.000,00TL bedelinin 29.03.2021 rapor tarihi itibariyle serbest piyasa fiyatları
ile uyumlu ve kadri maruf olduğu, ancak bu bedelden sökülen tesisin hurda (enkaz) bedeli (yapım bedelinin
%10) olan 23.750,00TL nin indirimle davacı şirketin davalı şirketten talep edebi-leceği alacak bedelinin 226.250,00 TL tespit edildiği, hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki delillere uygun açık ve denetime uygun olduğu, teknik raporda davalı şirket tarafından yapılan manej tesisinin proje hatası, imalat ve montaj hatalarından kaynaklı olarak çökme olayının meydana geldiği kanaatine varılmakla davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, zararın miktarına yönelik dosya kapsamına uygun olarak alınana bilirkişi raporunun mahkememizce hükme esas alındığı, bununla birlikte olay tarihinde olağan dışı sayılacak ve davalının sorumluluğunu kaldıracak/azaltacak şekilde bir karın yağmadığının anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle davacının dosya kapsamında somutlaştırdığı zarar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kısmen kabulü ile, 226.250,00 TL 'nin dava tarihi olan 23/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 15.455,14 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 4.269,38 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 11.185,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 4.269,38 TL peşin harcın toplamı 4.328,68 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 974,00 TL posta masrafı ve 2.875,00 TL ------ araç ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı olmak üzere toplam 10.879,30 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 9.845,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 1.194,60 TL'sinin davalıdan alınarak; 125,40 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri 1.550,00 TL'sinin kabul ve red oranına dikkate alınarak 147,25 TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 36.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 23.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.