T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/793
KARAR NO : 2025/578
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin, işvereni ----- inşaat projesinde
kullanılmak üzere yapı blok duvar temini için davalı şirketten teklif aldığını, 21.12.2022 tarihli taraflarca mutabık kalınan teklif uyarınca 8 farklı çeşitte toplam tutarı KDV hariç 1.492.032,50 TL olan yapı blok siparişi verildiğini, ilgili sözleşme uyarınca ödemenin; sipariş anında %35’i peşin, %35’i 30 gün vadeli çek ve %30’u 60 gün vadeli çek ile yapıldığını, sipariş konusu ürünlerin bedellerinin tamamının davalı şirkete ödendiğini, bu doğrultuda stokta bulunan 1.000 adet yapı bloğunun hemen teslimi, geri kalan yapı bloğunun da üretiminin 15.01.2023 tarihinde başlayacağı konusunda mutabık kalındığını, Davalı tarafından, 14.04.2023 tarihinde makinaların bir elektrik kesintisi sonrasında tüm ekran kartlarının bozulduğunu, bu kartların Türkiye’den temininin mümkün olmaması nedeni ile üretimlere 3-4 haftalık ara verileceğinin, üretilmiş olan 9270 adet -----yapı bloğunun teslime hazır olduğunun bildirildiğini, ancak sadece 4540 adet --------ürün teslim edildiğini, geri kalan ürünleri müvekkilin teslim almaya hazır olmasına rağmen davalının bu ürünleri grup şirketlerine sattığını ve bu ürünlerin satış bedeline karşılık müvekkil şirkete aynı tutarda çek verileceğinin sözlü olarak bildirildiğini, Davalı şirket ile müteaddit kereler yapılan telefon görüşmelerinde geç teslimden kaynaklı ürünlerin iptal edildiği ve ücret iadesi talep edildiği bildirilmesine rağmen davalı şirketin kötü niyetli olarak 30.05.2023 tarihindeki maile cevaben herhangi bir iptal yazısının bulunmadığı, 14.04.2023 tarihli yazıda belirtilen bir kısım ürünlerin üretildiği ve üretilmemiş ürünlerin de üst yönetimden onay alınması koşulu ile iptal edilebileceğinin bildirildiğini, 05.06.2023 tarihinde davalı şirketin, üretilmeyen ürünlerin bedeli olan 307.902,00 TL’nin Ağustos ayında iadesinin yapılacağının ikrar edildiğini, bunun yanı sıra teslim edilmeyen 4770 adet -------yapı bloğu bedeli ile birlikte davalıdan toplam alacağın 520.054,50 TL olduğunu, müvekkil şirkete ödeme yapılmadığını, sürekli olarak oyalandığını, Bunun üzerine davalıya gönderilen ihtarname ile 520.054,50 TL’nin yasal faizi ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından ödeme yapılmaması üzerine -----. İcra Müdürlüğü’nün -------sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrine haksız olarak itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaliyle takibin 520.054,50 TL üzerinden faiz ve fer’ileriyle birlikte devamına, davalının alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız olduğunu, siparişlerin davalı tarafından iptal edildiğini ve müvekkili şirketin ödeme planının olumsuz etkilendiğini, elektrik kesintisi nedeniyle kartların bozulduğunun ve üretime 3-4 haftalık ara verileceği bilgisinin davacı şirkete iletildiğini, bu süreçte cihazların yurt dışından tedarikinin sağlanmaya çalışıldığını, davacı şirketin ise siparişlerini iptal ettiğini, müvekkili şirketin ürünleri kendi grup şirketlerine sattığı iddiasının tamamen haksız olduğunu, davacı tarafın bizzat iptal ettiği siparişlerine yönelik talepte bulunduğunu, talebin haksız ve kötü niyetli olduğunu, tek başına cari hesap varlığının alacağın ispatı için yeterli olmadığını, davacı tarafından ileri sürülen ------- yazışmaları ve e-postaların alacağın varlığını ispat edebilecek mahiyette olmadığını, Kesinlikle kabul etmemekle birlikte, üretilmediği iddia edilen ürün bedellerinin 307.902,00 TL olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, 520.054,50 TL talepte bulunulduğunu, davacının iptal etmiş olduğu siparişlerin bedellerini sonradan istemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın reddine, davacının takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın taraflar arasında alım satım akdi kurulduğu ihtilafsız olup; davalı satıcının bir kısım emtiayı davacıya teslim ettiği anlaşılmakla; taraflar arasındaki ihtilafın teslim edilmeyen emtialara ilişkin iadesi istenen bedel ile alakalı olup; teslim edilmeyen emtialardan dolayı bedel iadesi şartlarının dolup dolmadığı, doldu ise miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir inşaat mühendisi eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, taraflar arasında ticari ilişki nasıl gözüktüğü, verilen emtia ve ödemelerin ne şekilde görüldüğüne ilişkin doneler tespit edildiğinde dosyanın inşaat mühendisine teslimi ile taraflar arasında yapılan sözleşme ve yapılan ödeme miktarı çerçevesinde yapılan işin miktarına göre davalının bila tarihli dilekçesinde belirtilen 9270 adet ------ yapı bloğunun hazır olduğunu bildirmesine karşın yapılacak işin niteliği ve hacmine göre bu kısmın teslime kabule zorlanıp zorlanmayacağı (hazır edildiği bildirilen malzemenin bir başka şirketle aynı hususta sözleşme yapıldığında o şirketten alınması iş sahibi yönünden daha avantajlı olup olmadığı irdenelerek akdin feshinde kimin haklı kimin haksız olduğu belirlenmek sureti ile ve her 2 bilirkişi tarafından sonuç olarak davacının takip anında bir alacağının doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı her bir kalem yönünden hesaplanarak rapor düzenlemelerinin istenilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişiler 14/03/2025 tarihli raporunda; Tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, e-defter beratlarının süresinde alındığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhlerine delil olma özelliği taşıdığı, Tarafların cari hesapları arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, davalı şirketin teslim ettiği ürünlerle ilgili düzenlediği 8 adet faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin yaptığı ödemelerin de davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının takip tarihi itibariyle asıl alacağının 520.054,50 TL olduğu, Davacının asıl alacağına takip tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının 4.534,45 TL olarak hesaplandığı, (Talep 4.773,00 TL), Taraflar arasında yapılan iş ile ilgili imzalı bir sözleşme bulunmadığı, tespit edilen ticari anlaşmanın 21.12.2022 tarihli taraflar arasında mutabık kalınan teklif ile yapıldığı, bu nedenle üretilmiş ürünlere ilişkin iptal ve geri ödeme yapılamayacağına dair bir yazışma ya da tutanak bulunmadığı için davalının davacının stoğunda ki üretilmiş ürünleri teslim almaya teknik olarak zorlanamayacağı, davalının stoklarında üretilmiş halde bulunan 4.770 adet ----- yapı bloğu ve 2340 ------ yapı bloğunun özel üretilmiş malzeme olmadığı ve farklı projelerde değerlendirilmek üzere satılabileceği, Ürünlerin büyük bir hacminin teslim edilerek tamamlanması sebebiyle, davacının başka bir firmayla tekrar bir sözleşme yapmasının, bu sürecin yeni bir proses, yeni bir sözleşme, teklif veya satın alma işlemleri gerektireceği için oluşabilecek birim fiyat farkından ve zaman kaybından kaynaklı davacı için dezavantaj oluşturacağı, Teknik olarak davacının stoktaki kalan ürünleri iradesi dâhilinde mi almadığı yoksa davalının ürünleri bir başka gurup şirketine verdiği için mi alamadığı, ya da davalının ürünleri farklı bir şirkete sattığı hususlarında dosyaya sunulu somut, teknik bir veri olmadığı için net bir teknik değerlendirme yapılamadığı, Davalının stoğunda bulunan 2340 adet ---- yapı bloğu üretim bedeli 64.935 TL, 4770 adet ------ yapı bloğu üretim bedeli 116.865 TL toplamda 181.800 TL (KDV Hariç) tutarında Üretilen ve davacı tarafça alınmayan ve özel üretim olmayan, standart ürünlerin davalı tarafından başka firmalara satılabilir ürünler olduğu, bu ürünlerin toplam tutarı olan 181.800 TL’nin (KDV Hariç), 36.360,00 (KDV) = 218.160,00 TL’nin de davacı tarafa geri ödenip ödenmemesi hususunda ki hukuki kanaat Mahkemede olduğu kanaatlerine varılmış olduğu rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ------ inşaat projesinde kullanılmak üzere yapı blok duvar temini için davalı taraf ile anlaştığını ve sipariş konusu ürünlerin toplam tutarının eksiksiz olarak davalıya ödendiği ancak bir kısım ürünlerin teslim edilmediği bu nedenle teslim edilmeyen ürünlerden dolayı bedel iadesinin tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Tarafların tacir olması ve yapılan işlerin de faturaya bağlanıp ve buna binaen takip başlatılması nedeni ile öncelikle tarafların defter incelemelerine bakılmıştır. Davacı defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı davalı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğu ve takip tarihi itibariyle 520.054,50 TL alacaklı gözüktüğü, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı ve takip tarihi itibariyle davacı şirkete 520.054,50 TL borçlu gözüktüğü ve tarafların cari hesapları arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı tespit edilmiştir. Somut olayın incelenmesinde taraflar arasında satım akdi kurulduğu, bedelin ödendiği ve malın davacı alıcıya teslim edilmediği yani alıcının temerrütte olduğu durumlarda TBK m. 107 hükmünce “tevdi hakkı"nı veya TTK m. 23/1-b hükmünce “satışa izin hakkı”nı kullanabilecekken kullanmadığı, yani satıma konu malın davalı uhdesinde bulunduğu ve satım bedeli kadar sebepsiz zenginleştiği anlaşılmıştır. Teknik bilirkişiden alınan raporda; taraflar arasında yapılan iş ile ilgili imzalı bir sözleşme bulunmadığı, tespit edilen ticari anlaşmanın 21.12.2022 tarihli taraflar arasında mutabık kalınan teklif ile yapıldığı, bu nedenle üretilmiş ürünlere ilişkin iptal ve geri ödeme yapılamayacağına dair bir yazışma ya da tutanak bulunmadığı için davalının davacının stoğunda ki üretilmiş ürünleri teslim almaya teknik olarak zorlanamayacağı, davalının stoklarında üretilmiş halde bulunan 4.770 adet ------ yapı bloğu ve 2340 adet ------ yapı bloğunun özel üretilmiş malzeme olmadığı ve farklı projelerde değerlendirilmek üzere satılabileceği, ürünlerin büyük bir hacminin teslim edilerek tamamlanması sebebiyle, davacının başka bir firmayla tekrar bir sözleşme yapmasının, bu sürecin yeni bir proses, yeni bir sözleşme, teklif veya satın alma işlemleri gerektireceği için oluşabilecek birim fiyat farkından ve zaman kaybından kaynaklı davacı için dezavantaj oluşturacağı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan denetime elverişli, açıklayıcı, ayrıntılı olup hükme esas alınan bilirkişi raporu da nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının -----. İcra Müdürlüğü'nün-------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 520.054,50TL asıl alacak, 4.534,45 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 524.588,95 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenilen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 520.054,50 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 35.834,67 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 6.257,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.577,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 82.688,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılmış 6.257,10 TL peşin harcın ve 269,85 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 24.090,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.