T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/98 Esas
KARAR NO: 2025/458
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı ve ödenmemiş olan icra takibine konu cari hesap ekstresinin dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu faturalarda da görüleceği üzere davacı ile borçlu davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç söz konusu olduğunu, davalı davaya konu icra takibine itirazında davacıya borcu olmadığı iddiasında bulunmasına rağmen takibe konu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, davalı her ne kadar borcu olmadığını iddia etse de davacı kayıtları nezdinde yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde belirtilen borç miktarı tahakkuk ettirilmiş olup herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığını, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen
davalı/borçlu; kendisi adına tahakkuk ettirilen tutarı ödememesi sebebiyle aleyhine başlatılan----- sayılı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle davalının itirazının iptali için itirazın iptalini isteme zaruretinin hâsıl olduğunu, tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında davalının davacıya takip konusu miktar kadar borçlu
olduğunun ortaya çıkacağını, davalının borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, mahkemece resen gözetilecek gerekçelerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile,--------sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile işleyecek ticari reeskont avans faiz ile birlikte devamını, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket asansör işi yaptığını, davacı şirket ile 3 adet asansör kabini,1 adet süspansiyon ve 1 adet taşıyıcı makara temini için anlaşma sağlamış akabinde aralarında fiyatlandırmanın yapılmış olduğunu, davacı ----- unvanıyla ticaret yaptığını, yapılan anlaşmaya göre davacı taraf davalı şirkete kabin adeti için 17.500 TL + KDV, süspansiyon adeti için 12.000 TL+KDV ve taşıyıcı makara için ise 3.000,00 TL+KDV fiyat verdiğini ve aralarında bu fiyatlandırma üzerinden anlaşmanın sağlandığını, taraflar arasında yapılan ---- yazışmalarında da görüleceği üzere davacı tarafı temsil eden kişi 17.500 TL+KDV yazarak fiyat verdiğini, ----- adlı kişi ile davalı şirket arasında gerçekleşen mutabakat sonucu ürünlerin teslimi için günün verildiğini, davacı tarafın teslim tarihine uymayarak ilgili ürünleri yaklaşık 2 ay sonra eksik ve kusurlu olarak teslim ettiğini ve davalı şirketi mağdur ettiğini, teslimattan sonra kötüniyetli bir tutum sergileyen davacı tarafın davalı şirkete haksız ve anlaşma
şartlarına aykırı davranarak anlaşılan tutarın üstünde bir fatura kesmiş olduğunu ve haksız kazanç sağlamak
maksadıyla hareket ettiğini, ---- konuşmalarından da anlaşılacağı üzere davacı tarafı temsil eden ----
davalı şirketi temsil eden kişiye ----- üzerinden fiyat vermiş ve aralarında anlaşmanın sağlandığını, yüklenici firma olan davacı taraf her bir kabin için 17.500 TL+KDV olarak fiyat vermiş olduğunu ancak ürünleri teslim ettikten sonra ise kabin adeti için 21.000 TL+KDV fiyatı üzerinden faturalandırmanın yapıldığını, 3 kabin için toplamda 63.000 TL ve KDV fiyatı olan 11.340 TL üzerinden fatura kesildiğini, Süspansiyon adet fiyatı olarak davalı şirkete 12.000 TL+KDV olarak fiyat verilip anlaşma sağlanmasına rağmen teslimattan sonra şirkete kesilen faturada bu fiyatın üzerine çıkılarak 16.750 TL ve KDV tutarı 3.015 TL olacak şekilde fatura edildiğini, mahkemenizce yapılacak inceleme neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle huzurdaki davanın
haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle reddini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini ayrıca yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tanık beyanları, ------ Esas sayılı dosyasının --- çıktıları, ---- kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen -------Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; faturaya dayalı 72.645,00 asıl alacak, 5.893,20 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.538,20 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarınındeğerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacının davalı şirketten cari hesaba dayalı alacağının olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizin ---- tarihli duruşmasında davalı tanığı --- tanık beyanları alınmıştır. Davalı tanığı ---- beyanı için ---- Mahkemesine talimat yazılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile her iki tarafın ----- yılları ticari defterleri raporun 4.a. bölümünde detaylı olarak incelendiğinde; davacı ------yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’
nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacının kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ---- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter
kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacının----- sayılı takip dosyasındaki talebine ilişkin, raporun 4.b. bölümünde her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacının incelenen kendi defterlerinde davalı açık hesabından 13.12.2022 takip tarihi itibariyle 72.645,00 TL tutarında alacaklı gözükürken, davalı şirketin incelenen kendi defterlerinde davacı tarafa 47.747,00 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun davalının kendi defterlerinde ----- no.lu fatura açıklaması ile davacı aleyhine borç kaydetmiş olduğu 24.898,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Takip konusu davacı alacağına ilişkin dosya kapsamında celp edilen ve raporun 4.c. bölümünde tarafların ----- bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; takip dayanağı cari hesap alacağını oluşturan KDV DAHİL 97.645,00 TL (KDV HARİÇ 82.750,00 TL) tutarlı faturanın davacının ---- olarak bağlı bulundukları vergi dairesine bildirimde
bulundukları ve her iki tarafın ---- formlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen ve raporun 4.c.2. bölümünde incelenen KDV DAHİL 24.898,00 TL tutarlı (KDV HARİÇ 21.100,00 TL) tutarlı faturanın ise davalı şirket tarafından bağlı bulunduğu ---- ---- formu ile bildirdiği, ancak davacının-- bildiriminde yer almadığı tespit edilmiştir. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, ayrıca “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu
fatura içeriği mal/hizmetin davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini varsa davacı tarafa başkaca düzenlemiş olduğu, iade, fiyat farkı, vb yansıtma faturaları içeriklerini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Somut olayda, davalının davacı tarafa --------- no.lu fatura açıklaması ile düzenlemiş olduğu ve kendi defterlerinde davacı aleyhine borç kaydettiği, 24.898,00 TL tutarlı fatura içeriği mal/hizmet ifasının somut olarak ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde; davacının ------ sayılı takipteki 72.645,00 TL tutarlık asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğu, hiç şüphesiz nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu açık hesap fatura bakiye alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, ifası ispatlanan faturaların davalı şirket kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren alacağın muaccel olduğundan az yukarıda hesaplandığı şekilde 4.952,80 TL tutarında takip öncesi faiz hesaplanmıştır. sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı,kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu hususunun her iki tarafın da kabulünde olduğu, uyuşmazlığın davacı tarafın davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Eldeki dava itirazın iptali davası olup, celp edilen-------Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça faturaya dayalı olarak 72.645,00 asıl alacak, 5.893,20 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.538,20 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu, davacının sadece asıl alacak yönünden açtığı eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesi ile; davacı tarafça taraflarca kararlaştırılan bedelin üzerinde fatura kesildiği,------- tarafından yapılan 12.000,00 TL tutarındaki ödemenin ve kendilerinin davacıya teslim ettikleri ürünlere ait faturanın mahsup edilmediği, teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu savunmaları ile davanın reddini talep etmiştir.
Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile incelenmiş, usulüne uygun olarak tutulan defterlerden; davacının davalıya KDV dahil 97.645,00 TL tutarında fatura kestiği, davalının yaptığı 25.000,00 TL ödeme sonrasında davacının incelenen kendi defterlerinde davalı açık hesabından 13.12.2022 takip tarihi itibariyle 72.645,00 TL tutarında alacaklı gözükürken, davalı şirketin incelenen kendi defterlerinde davacı tarafa 47.747,00 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun davalının kendi defterlerinde ------ no.lu fatura açıklaması ile davacı aleyhine borç kaydetmiş olduğu 24.898,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, takip dayanağı cari hesap alacağını oluşturan KDV DAHİL 97.645,00 TL (KDV HARİÇ 82.750,00 TL) tutarlı faturanın davacının ------ olarak bağlı bulundukları vergi dairesine bildirimde bulundukları ve her iki tarafın------ formlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen ve raporun 4.c.2. bölümünde incelenen KDV DAHİL 24.898,00 TL tutarlı (KDV HARİÇ 21.100,00 TL) tutarlı faturanın ise davalı şirket tarafından bağlı bulunduğu ---- bildirdiği, ancak davacının --- bildiriminde yer almadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça kesilen ve davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmayan 24.898,00 TL tutarlı faturanın davalının davacıya teslim ettiğini iddia ettiği on adet kapı ve davacının davalıya teslim edip ayıplı olduğu iddia olunan ürünlerin iadesine ait olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın savunmaları tek tek ele alındığında; öncelikle davalı taraf her ne kadar davacı tarafça kesilen KDV DAHİL 97.645,00 TL tutarındaki faturanın taraflarca kararlaştırılan ürün bedellerinin üzerinde kesildiği savunmasında bulunmuş ise de davalının söz konusu faturayı defterine kaydetmesi, ilgili vergi dairesine bildirimde bulunması nedeni ile davalının artık bedele itiraz edemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir. Bununla birlikte davalı taraf davadışı ------- tutarındaki ödemenin davacı tarafça borçtan mahsup edilmediğini ileri sürmüş ise de, davacı taraf bu ödemeyi ve davalı tarafça dosyaya sunulan whatsapp yazışmalarını kabul etmemiş olup, üçüncü kişi tarafından fatura tarihinden önce havale edilen ve açıklama kısmında dava konusu fatura için yapıldığı yazılmayan ödemenin dava konusu fatura için yapıldığı ispat edilemediğinden bu tutar davacı alacağından mahsup edilmemiştir. Yine, davalı taraf teslim edilen ürünlerin bir kısmının ayıp olduğunu iddia etmiş olup, dosya kapsamındaki delillerden belirtilen ayıplara ilişkin ayıbın açık olduğu nazara alındığında davacı tarafa süresinde ayıp ihbarının yapılmadığı anlaşıldığından davalının bu savunmasına da mahkememizce itibar edilmemiştir. Son olarak, davalı tarafça kesilen ve davacı defterinde kayıtlı olmayan 24.898,00 TL tutarlı faturadaki davalı tarafça on adet kapı bedeline ait kalemin davacı tarafça kabul edilmediği, davalı tarafça teslime ilişkin sunulan belgedeki kapı miktarı ile faturadaki miktarın uyuşmaması nazara alınarak teslimatın davalı tarafça ispat edilemediği kanaati ile davacının sadece asıl alacak yönünden eldeki davada talepte bulunduğu dikkate alınarak davanın kabulne karar verilmiş, alacağın faturaya dayalı olup likit olması nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının --------- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 72.645,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak olan 72.645,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 4.962,38 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 847,91 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.114,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 847,91 TL peşin harcın toplamı olan 1.027,81 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi gideri ile 785,50 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.785,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 11/06/2025