T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/48 Esas
KARAR NO: 2025/452
DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ: 16/01/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı bankanın ---- şubesinde bulunan ----- numaralı vadesiz mevduat hesabı ile ilgili olarak, davalı bankanın müşteri temsilcisi ---- tarihinde davacı müvekkili ---- iletişime geçerek 3 adet EFT işleminin yapıldığını,--- bu işlemler sonucunda hesabın eksiye düştüğünü, Bu bildirimin üzerine davacı müvekkili şirket tarafından EFT işlemlerinin kendileri tarafından yapılmadığının bildirilerek derhal iptal edilmesinin istenildiğini, davalı banka tarafından ------- tutarında 2 adet EFT işlemi iptal edilmiş olsa da ---- tutarında 1 adet EFT işlemi iptal edilemediğini, gerçekleşen eft işlemleri sırasında davacı müvekkili şirketten herhangi bir rıza alınmadığı gibi herhangi bir bilgilendirme de yapılmadığını, Davacı müvekkili şirket yetkilisi tarafından bu olayla alakalı olarak şikayet yoluna da başvurulduğunu, bankalar kendilerine yatırılan paraları 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. maddesi ve 4389 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi gereği istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduklarını, Yine Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan madde 472/1 uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilmekte olduğunu, bu açıdan değerlendirildiğinde ise usulsüz işlemleçekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğunu, mevduat sahibinin aynen bankaya karşı alacağının devam ettiğini, bu hususunun yanı sıra bankaların müşterilerine karşı bildirim yükümlülüğü olduğu gibi müşteriler tarafından yatırılan paraları özenle koruma, güvenliğini sağlama yükümlülüğü yani objektif özen yükümlülüğünün de olduğunu, bu yükümlülüklerine rağmen davalı bankanın ---- işlemleri öncesi ya da sırasında değil; ---- işlemleri gerçekleştikten, hesap eksiye düştükten sonra davacı şirket ile iletişime geçtiğini, 2 adet --- işlemini iptal etmiş ise de 1 adet --- işlemini de iptal edemediğini, Bu durumda davalı bankanın güvenliği sağlayamadığını, özen yükümlülüğüne de aykırı hareket ettiğini, kusursuz sorumluluk sahibi olan bankanın müşteri güvenliğini
Sağlayamaması, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi yani kısaca özen yükümlüğününü ihlal etmesinden kaynaklanan ve yukarıda belirtilen kanun maddeleri gereğince hiçbir kusuru
bulunmayan davacı müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup uzlaşmanın sağlanamadığını, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminini, davalarının kabulüne karar verilmesini, hiçbir kusuru olmayan davacının uğramış olduğu 300.000,00 TL tutarındaki zararın dava tarihinden itibariyle işleyecek ticari faiziyle birlikte tazmin edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın yetkili birimleri tarafından yapılan incelemede, ------ no'lu hesaptan --- çıkışları yapıldıktan sonra Müvekkili Banka tarafından davacının Bankalarının sisteminde kayıtlı olan telefonuna gönderilen ---- detayı aşağıdaki tabloda belirtildiğini, referans telefon no tarih saat ileti metni şube adı ----- gecerli ----- marka ve model cihaziniza mobil bankacilik aktivasyonunuz yapıldığının bildirildiğini, işlem bilginiz disinda ise lutfen ------ arayiniz. internet şubesi Davacıya gönderilen sms detayından da anlaşılacağı üzere, davacının telefonuna ---- şifresinin gönderildiğini, davacının mobil bilgilerinde ------ model telefon kurulumunun gerçekleştiğini, söz konusu ----- işlemleri mobil kurulumdan sonra yapıldığını, davacının mobil aktivasyon şifresini üçüncü şahıslarla paylaşması sonucu mobil cihazına uzaktan erişim sağladığının ihtimalinde göz önünde bulundurulduğunun, davacının tamamen kendi kusurlu eylemleri neticesinde meydana gelen zarardan müvekkili Bankayı hangi duruma istinaden sorumlu tutmaya çalıştığının anlaşılamadığını, üçüncü şahıslar tarafından davacının telefonuna gelen bilgileri ne yolla öğrendiği bilinmediğini, bu bilgilerin başkalarının eline geçmesinde Bankanın herhangi bir kusurunun olmadığını, kişinin öncelikle şahsi bilgilerini kendisini korumakla yükümlü olduğunu, meydana gelen zararın davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, müvekkili Bankanın hiç bir sorumluluğu ve ihmalinin bulunmadığını, davacının internet bankacılığına üçüncü kişilerce girilmesine müvekkili Bankanın bilişim sistemlerindeki bir açıklık veya eksiklik ya da kusurunun olmadığını, davacı hem üçüncü kişilerin telefonuna erişmesine imkan sağlayarak hem de sadece kendisinin bilmesi gereken bilgileri bu kişilerle paylaşarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, dava konusu olayla ilgili olarak müvekkili banka tarafından bankaların bilgi sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak ilgili güvenlik kontrolleri sağlanmış olduğunu, bankalarının alınması gerekli olan tüm güvenlik önlem ve tedbirleri somut olayda alınmış olduğunu, müvekkili bankanın bankacılık işlemlerine ilişkin olarak oluşturmuş olduğu güvenik altyapısı, uluslararası elektronik bankacılık güvenliği standartlarının üstünde olduğunu, bankacılık mevzuatında belirtilen tüm güvenlik standartlarını da ayrı ayrı karşılamakta olduğunu, davacı müşteriye gönderilen ----- içerikleri, ses kayıtları, log kayıtları, ----- bilgileri, hesap hareketleri incelendiğinde müvekkili bankanın bu işlemlerde herhangi bir kusur veya ihmali bulunmadığının ortaya çıkacağını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Mahkememizin kasasında bulunan ------- soruşturma sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı şirketin banka hesabından bilgisi ve rızası olmaksızın başka bir hesaba para aktarılması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tazmini istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında sözleşme bulunduğu ve eft işleminin yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın, davacı hesabından ---- tarihinde yapılan 3 adet eft işleminin davacının bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığı, bilgisi dahilinde yapılmamış ise iade edilemeyen 300.000,00 TL 'lik eft işleminde davalı bankanın kusurunun olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, Davacı vekiline, davalı bankada mobil bankacılık için kayıtlı olan telefonun bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi ile, bilirkişinin dosyada yer alan telefon ve davalı banka tarafından sunulan kayıtlar incelenmek suretiyle hackleme olup olmadığı ve ya eft işleminin hangi suretle yapılmış olduğu hususlarında dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Yukarıda verilen ayrıntılı bilgi ve belgeler ışığında nihai hukuki değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere özetle; Bankalardan alınan işlem kayıtlarında, gerek paranın çıkış yaptığı gerekse transfer edildiği hesap dökümlerinin birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür.
Hesap sahibi banka müşterisinin cep telefonuna bankadan gönderilen aktivasyon şifresi ile kurulan bankacılık yazılımına login olunarak bu işlemler yapılmış. Cep telefonunun ve bankacılık şifrelerinin korunması müşteri sorumluluğundadır. Telefona yüklenen yazılımlar, sms veya çağrı kayıtlarına vs bakılması için günlük kullanılan telefonun emanete bırakılması beklenirdi. İncelenmesi için davacı tarafından mahkeme emanetine bırakılan telefon, kayıtlarda görülen ----- olmayıp -------modeldir, ancak telefon formatlanmış veya yeni yazılım yükleme aşamasındadır. İster dava dışı bir kişi tarafından davacının ----- telefonu ele geçirilip bu işlemler yapılmış daha sonra iz bırakmamak için formatlanmış olsun, isterse kayıtlarda görüldüğü gibi ----- marka başka bir telefon ile yapılsın, her iki durumda da bankacılık yazılımına girmek için şahsın hesap ve şifre bilgilerine ihtiyaç duyulacağından, davacının bu bilgileri telefona kayıtlı bırakması veya başkasının eline geçmesine izin vermesi, bankacılık kanun ve sözleşmeleri gereği, hesap sahibinin gerekli önlemi almaması anlamına gelecektir. Bu tarz işlemlerde işlemi yapan kişinin, paranın tamamını kendi hesabına veya farklı bankalardaki kendi hesaplarına transfer etmesi beklenirdi ancak davalı bankadan gönderilen yazıda, L maddesinde görüldüğü üzere 3 ayrı banka hesabına farklı kişilere para transferi yapılmış, bu durum mantıklı olmayıp sebebi anlaşılamamıştır. Burada iptal edilmeyen işleme ait hesap sahibinin şüpheli görüldüğü anlaşılmaktadır ancak diğer iki trasfer de iptal edilmeseydi bu kişiler de şüpheli olacaklardı. Bu noktayı sayın mahkemenin dikkatine sunarım. İşlemlerde EFT gönderimleri için para çıkışı yapıldığına dair bilgilendirme yapılmış ancak EFT işlemleri için onay şifresi gönderilmemiş. ------dakika aralıklarla üstelik de 3 farklı hesaba peş peşe böyle yüksek miktarlı
para transferleri için banka özellikle günümüzde en güvenli mekanizma olan-----yöntemini kullanmalı ve EFT işlemleri için onay mesajı da göndermeli idi. Ancak hesaptan havale ve çek ödemesi gibi başka yüksek miktarlı para çıkışları da yapıldığından her seferinde tekrar tekrar sms girmekle vakit kaybetmemek için onay mesajları kullanıcı tarafından devre dışı bırakılmış da olabilir. Ancak -----hatali deneme limiti aşıldığı için----kullanimi blokelenmiş, şubeye başvurulması istenmiş. iken hemen ardından ---- dijital bankacılık için yeni şifre gönderilip, --- çıkışına izin verilmesi bankanın ciddi bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilmiştir. Bu noktada yazılım algoritmaları işlemin şüpheli olduğunu değerlendirip bankamatikten cep telefonu veya bankamatik kartı ile doğrulama, şube veya müşteri hizmetleri ile görüşme gibi onay mekanizması sonrası EFT işlemine izin vermesi gerekirdi. Eğer algoritma devreye girip işlemlerin şüpheli olduğunu değerlendirmiş ise ilk iki EFT’nin iptal edildiği gibi üçüncü EFT’nin de iptal edilmesi beklenirdi. Bankalar ---- tarafından sağlanan faaliyet izni ile çalıştığından özel bir uzmanlığa sahip oldukları ve bu uzmanlık nedeniyle faaliyetlerinin güvenli bir şekilde yürütmesi için gerekli donanıma sahip oldukları varsayılır. Bankalar sıradan tacirlerden olmayıp tüm nüfusu kapsayan riskli bir alanda faaliyetgösterdiklerinden basiretli bir tacirin gösterdiği özenden daha fazlasını göstermeleri gerekmektedir. Banka ile müşteriler arasında oluşan bu güven ilişkisi nedeniyle bankaların hafif kusurları halinde dahi sorumlu olmaları sonucunu doğurmaktadır. Bu konuda birkaç emsal rapor içinde Verilmiştir. Banka kayıtlarında--- de rastlanmamıştır, bu işlemlerin yapıldığı cep telefonunu doğrulamak üzere ilaveten aşağıdaki kayıtların da alınması özellikle işlem yapılan telefonun --- numarasının da kontrol edilmesini ve ait olduğu operatörden yapılıp yapılmadığının kontrolunu sağlayacaktır. Netice olarak iki tarafın da kusurlu olduğu noktalar görüldüğünden, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere aşağıdaki ilave kayıtların alınması ve/veya dosyanın ilaveten Bankacı bilirkişi ile birlikte incelenmesi daha detay sonuçlara ulaşılmasını veya bankanın kayıtlarının ve tarafların sorumluluklarının daha iyi yorumlanmasını Sağlayacaktır .------ alınan kayıtlara ilaveten telefon ve ---- hesap sahibi ve şüpheli şahıs veya şahısların adına kayıtlı cep telefonu ve ----- numaralarının sorgulanması ve bu numaralara ilişkin,
işlemlerin yapıldığı zaman aralığını kapsayacak şekilde örneğin 1 gün öncesinden 1 gün sonrasına kadar “çağrı, sms,----- adreslerinin sahibi olan kurumlardan tespit edilen --- adreslerine ilişkin, işlemlerin yapıldığı zaman aralığını kapsayacak şekilde örneğin 1 gün öncesinden 1 gün sonrasına kadar, ------ işlem kayıtlarının istenmesi, Nihai takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere ulaşılan sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizin -------- tarihli duruşması ile; Dosyanın bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada bankacı bilirkişinin raporunda özetle; Detayları yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, tüm delillerin takdiri sayın mahkemeye alt olmak üzere: Yukarıda teknik ve bankacılık uygulamaları yönünden yapılan inceleme sonucunda; dava konusu olayda yukarıda belirtilen ------güncel yönetmelik hükümleri de dikkate lınarak, tarafların karşılıklı olarak 4450'şer oranında müterafik kusurlu olduklarının kabulü halinde, davacının kismen de olsa tazminat talep etme koşullarının oluşmuş olduğunun söylenebileceği, Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde, DAVA TARİHİNDEN ---- 3095 sayılı faiz K'nun 2/2 m. uyarınca değişen oranlarda basit usulde işleyecek nitelikli ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan istenilebileceği, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 03/07/2024 tarihli duruşması ile dosyanın ek rapor için bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez ek raporda özetle; Detayları yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, tüm delillerin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; Tarafların karşılıklı olarak beyan ve itirazları irdelenmiştir. Ancak mevcut delil durumuna göre kök raporda herhangi bir revizyon yapılmak bu aşamada mümkün olamadığı için, kök rapordaki görüş ve kanaatimizi aynen korumakta olduğumuz, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin ------ tarihli duruşması ile; HMK 281 maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları irdelenmek suretiyle; Dosyanın ek rapor için önceki bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdine, ortak rapor hazırlamalarının istenilmesine, raporda banka kayıtlarının yerinde incelenmesine, bankanın yerleşik içtihatları kapsamında özen yükümlülüğü kapsamında gerekli işlemleri yapıp yapmadığının raporda denetime açık şekilde tespitine, kusur durumunun tespiti hususlarında dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi heyetinin raporunda özetle; Yukarıda verilen ayrıntılı bilgi ve belgeler ışığında nihai hukuki değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere özetle; Kök raporda gerekçeleri açıklanmak suretiyle taraflara %50’şer oranında müterafik kusur verilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Esasen bu görüşü halen korumakta Olduğumuzu belirtmek isteriz. Sayın mahkemece yukarıda örnekleri arz edilen emsal içtihatlar kapsamında olaya yaklaşıldığında, davacının kusurun gelinen bu aşamada tam olarak davalı bankaca ispatlanamadığı kanaatine varılması durumunda, davacıya dava konusu bedelin aynen ödenebileceğinin gündeme gelebileceği, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir -----------. O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.Usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Bu itibarla, müşterinin mobil dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112.maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür. Bu bağlamda ayrıca, ---- yayımlanan --------- Maddelerinde de bankaların müşteri bilgilerini ele geçirmeye yönelik saldırılarak karşı, olası tehditleri önceden belirlemeye ilişkin sistemsel ve yazılımsal önlemleri alma zorunluğunun bulunduğuna dair düzenlemenin yanı sıra aynı Tebliğin 26/2. maddesinde "Banka, internet bankacılığı faaliyetleri kapsamında gerçekleşen sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmek için takip mekanizmaları kurar" düzenlemelerine de yer verilmiştir. Bir kredi ve güven kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın, şifre bilgilerinin 3. Kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, üst derece güvenlikli kötü niyetli 3. Kişilerce davacı hesabına girilmesini önleyen zorunlu tedbirleri alması, sim kart blokaj sistemlerinin güvenli şekilde işletilmesi gerekir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle birer itimat kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle koruma yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birliktedeğerlendirildiğinde; davacı şirketin, davalı bankanın ------ şubesinde bulunan ----numaralı vadesiz mevduat hesabından --- işleminin yapıldığı,---- davalı banka tarafından ---- işlemi iptal edilmiş olsa da ---- işlemi iptal edilemediği, davacı tarafça bu işlemlerin rızası dışında gerçekleştiği ileri sürülerek hesabından çekilen tutarların iadesini, davalının cevap dilekçesi ile davacı iddialarını inkarla davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Davacı tarafça sunulan cep telefonu bilirkişi marifeti ile incelenmiş, hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporları dosya arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamındaki delil ve raporlardan; dava konusu işlem mobil bankacılık uygulamaları üzerinden gerçekleştiği için ---- uyarınca ilk kurulum hariç diğer işlemlerde ----- da doğrulama kodu gönderilmesi gibi bir keyfiyetin bulunmadığı, dolayısıyla işlemin tamamen davacının kendi egemenlik alanında bulunan mobil bankacılık sistemi üzerinden gerçekleşmiş olduğu, bununla birlikte, mobil bankacılık uygulamaları üzerinden gerçekleşen işlemde transfer edilen meblağın yüksek sayılabilecek seviyede olması nedeniyle, davalı bankanın çeşitli iletişim araçları üzerinden davacıdan teyit almamış olduğu, meydana gelen olayda her iki tarafın da %50 oranında müterafik kusurlu olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Diğer yandan bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır(TTK m. 19/1). Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır(TTK m. 19/2). 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. Maddesine göre de, ticari işlerde temerrüt faizi avans faizi olarak istenebilir. Davalı banka tacir olup, borcunun ticari olduğu nazara alındığında hükmedilen miktara ticari avans faizi işletilmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
----- dava tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 5.123,25 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 5.123,25 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.303,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 1.560,00 TL'sinin davalıdan, 1.560,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 141,00 TL tebligat gideri olmak üzere 5.641,00TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 2.820,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 11/06/2025