T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/560 Esas
KARAR NO: 2025/472
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/08/2023
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan ---- tarihinde sürücü ---- plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü----- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili ----yaralandığını, ----plaka sayılı araç sürücüsü----2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunğu, . --------sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili --- söz konusu trafik kazası nedeniyle,-------- tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %5 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden-------- kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyetinin hasıl olduğunu belirterek davanın belirsiz alacak davacı olarak kabulüne, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 500 TL Sürekli iş göremezlik , 250 TL Geçici İş göremezlik, 250 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talepler olup reddi gerektiğini, davacı tarafça huzurda görülmekte olan dava öncesi,----- nezdinde aynı talepler ile başvuruda bulunulduğunu, ekli ------ sayılı --------"başvuru sahibi vekilinin arabuluculuk anlaşması nedeniyle başvurunun reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir " gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiğini, kesin hüküm sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın huzurda görülmekte olan davaya konu taleplerinin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu hükümleri uyarınca müvekkili şirket ile dava öncesi ihtiyari arabuluculuk süreci ile anlaşılarak sonuçlandırıldığını ve anlaşma belgesi uyarınca müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olup, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafın işbu davadaki tüm taleplerine ilişkin 17.06.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşması ile davacıya 12.07.2021 tarihinde 27.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 maddesi; "(5) "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." hükmünü amir olduğunu, nitekim davacı tarafça, huzurda görülmekte olan dava öncesi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde de aynı taleplere ilişkin başvuru yapılmış,------- kararı ile; "6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/5. Bendinde; “(Ek: 7036 - 12.10.2017 / m.24) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmünün düzenlendiğini, yukarıda anılan hüküm uyarınca anlaşma ile sonuçlanan arabuluculuk başvurularından sonra dava yoluna gidilemeyeceğinden dolayı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebinin bu kapsamda reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini, belirtilen sebeplerle davacı taleplerine ilişkin dava öncesi ihtiyari arabuluculuk ile anlaşma sağlanmış olmakla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirkete usulün uygun bir başvuru söz konusu olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketlerinin maluliyet oranı belirleme yetki ve görevi bulunmadığını, hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin, davacı tarafça usulüne uygun temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket aleyhine tazminat hesaplanması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla izahına çalıştıkları nedenlerle, öncelikle davanın, usulden reddine, aksi taktirde, dava öncesi davaya konu talepler yönünden ihtiyari arabuluculuk ile anlaşma sağlanarak ödeme yapıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle esasa ilişkin cevapları uyarınca davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava trafik kazası sebebiyle bedensel zararların tazminine ilişkin olarak açılan belirsiz alacak davasıdır. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Dava, ---- tarihinde sürücü ----sevk ve idaresindeki----- plaka sayılı aracın seyir halinde iken sürücü ------sevk ve idaresindeki -plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde davacının yaralandığı, uyuşmazlığın kazada kimin ne oranda kusurlu olduğu, davalı tarafa kusur atfedilmesi halinde davacının kaza sebebiyle maluliyetinin ne olduğu ve davalıdan talep edebileceği miktarın ne olduğu hususunda toplanmıştır. Davacı taraf aynı kaza sebebiyle aynı taleplere ilişkin olarak davalı ile ------arabuluculuk anlaşma tutanağı tanzim edildiği, arabuluculuk tutanağının dosyamız arasına kazandırıldığı, tarafları aynı olan aynı konu ve aynı taleplere ilişkin olarak tarafların anlaştıkları, bu aşamada davacı tarafın bu tutanağı infaz etmesi gerekirken dava açmıştır artık bu davayı açmasında hukuki menfaati yoktur. Bu sebeple davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının davada hukuki menfaati bulunmadığından DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı.18/06/2025