T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/526 Esas
KARAR NO: 2025/471
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 13/07/2022
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ----- ve davacı banka arasında ---- tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar ------ müteselsil kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesini imzaladıklarını, davalı borçlular ile müvekkili banka arasında tanzim edilen kredi sözleşmesine istinaden; adı geçen borçluya kredi kartı ve ek hesap tanımlanmış olup borçlunun ---- numaralı ek hesap ve ----- numaralı business kredi kartını kullanarak harcamalar yaptığını, davalı şirketin sözleşmenin imzalandığı ------- unvanını kullanıyor olması nedeniyle sözleşmenin bu unvan adı altında imza edildiğini, ------- sabit olduğu üzere davalı şirketin unvan değişikliğine giderek halihazırda sahip olduğu ------- unvanını aldığını ve ---- karşılık gelen 5.000 adet payını diğer ortak ---- devrettiğini,------ karşılık gelen 10.000 adet paya sahip olduğunu, işbu durumdan tespit edileceği üzere genel kredi sözleşmesinin imza tarihinde ------ şirketin tüm hisselerine yarı yarıya sahip olan ortaklar olduğunun sabit olduğunu, davalıların kredi kartı borcu ve ek hesap borcunu ödenmemesi üzerine --- tarihinde kat edilerek---------yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, davalıların borcu ödememesi nedeniyle ----- esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından----- tarihinde yapılan itiraz neticesinde takibin tüm borçlular için durduğunu belirterek davalıların zaman kazanmaya yönelik kötü niyetli olarak borcun tamamına,yetkiye, faize ve ferilerine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı yanın kötü niyetli itirazı neticesinde takibin durmuş olması nedeniyle davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça başlatılan icra takibinde alacak dayanağı------- nolu (kredi kartı) kredi/krediler" olarak belirtildiğini, söz konusu kredi kartı olup müvekkili şirket tarafından kullanılandığından asıl borçlusunun müvekkili şirketin tüzel kişiliği olduğunu, bu alacağa ilişkin yapılacak takiplerin kredi asıl borçlusu olan müvekkili şirkete yöneltilmesi gerekirken müvekkili şirkete karşı işlem başlatılmadan kefillerle birlikte işlem başlatılmasının hatalı olduğunu, kredi asıl borçlusu şirket olduğundan kefillerin durumunun da asıl borçlunun durumuna göre belirleneceğini, bu minvalde müvekkili şirketin ------- Olup müvekkil şirket aleyhine başlatılacak icra takiplerinde -----icra daireleri yetkili olduğunu, mezkur icra takibinin yetkisiz -------- İcra Dairesinde başlatılmış olup icra takibi yetkisiz yerde başlatıldığından mahkemenizin de yetkisiz olduğunu, icra takibine konu edilen alacağa ilişkin yasal takip başlatılması için gerekli prosedürler yerine getirilmediği gibi icra takibi başlatılması için gerekli şartların oluşmadığını, müvekkillerin yasal şartlara uygun şekilde temerrüte düşürülmediğini, hesap kat ihtarının yasaya ve usule uygun tebliğ edilmediğini, hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmeden başlatılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça yasaya uygun temerrüt oluşturulmadan faiz talep edilmesinin haksız olduğunu, takip konusu alacak dayanağı kredilere ilişkin müvekkillerine usul ve yasaya uygun tebliğ edilmiş bir hesap kat ihtarının bulunmadığını, bu sebeple faiz talebinin haksız olduğunu, icra takibinde asıl alacaklar için yıllık %27,36 oranında faiz talep edildiğini, takip sonrası için ise %50 fazlası faiz talep edildiğini, cari faiz oranlarının artması halinde yeni cari faiizin %50 fazlası uygulanması talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, alacaklı yasal olmayan ve fahiş faiz tahsil etme gayretinde olduğunu, ödeme emrinde takip sonrası faiz talebine ilişkin kısımda faiz oranı belirtilmediğinden takip sonrası faiz işletilmemesi gerektiği itirazlarının da mahkememizce hüküm aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini, icra takibinde borcun teselsül hükümlerine göre ödenmesi talep edilmişse de müvekkilleri-------- bakımından teselsül borçlu durumunun mevcut olmadığını, müvekkillerinin kefil olduklarından bahisle yöneltilmesi ihtimaline binaen bir kısım itirazlarını sunduklarını, müvekkillerinin kefilliğinin usulüne uygun yapılmadığını belirterek tüm beyan itiraz yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; usulsüz tebligat itirazlarının kabulü ile tebligatların usulsüzülüğüne ıttıla tarihinin ------- belirlenmesine haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esas bakımından reddine, davacı aleyhine azami oranda kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. ----- sayılı dosyası ------- celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalılar aleyhine kredi kart ve kredili ticari hesap kredisine dayalı olarak 19.305,57 TL asıl alacak, 937,86 TL işlemiş faiz, 668,29 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 20.911,72 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalıların yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davanın, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı bankanın davalı şirkete genel kredi sözleşmesinde kredi kullandırdığı, diğer davalılarında da kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, davacının bankanın şirkete ve kefillere karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı, uyuşmazlığın; takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı ve kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilirse o takdirde de davacı bankanın takip anında alacağın miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; davalı asıl borçlu ----- limitli ----imzaladığı, davalı kefiller ------ müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunduğu, mahkememiz tarafından davalı kefiller----- kefil olarak kabulü yönünden; toplam 750.000,00 TL kefalet limiti dahilinde doğan tüm borçlardan sorumlu olacağı hususunun mahkememiz takdirinde olduğu, davalıların kefaletlerinin kabulü yönünden; davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak miktarının 19.279,82 TL, faiz miktarının 937,86 TL olmak üzere toplam 20.217,68 TL alacaklı olarak tespit edilmiş olduğu, takip tarihinden başlamak üzere 19.279,82 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 27,36 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, ancak; 5464 sayılı yasanın 26/2.mad. gereği ----- itibaren de ----- belirlenen dönemler itibariyle deklere edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması hususunun mahkememiz takdirinde olduğu, tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin değerlendirilmesi mahkememizin takdirleri içinde kaldığı yönünde kanaate varıldığı bildirilmiştir.
Kredi sözleşmesinde bu sözleşme gereğince çıkacak ihtilaflarda banka kayıtlarının geçerli olacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğinde olup davalı kefili de bağlayıcıdır. Mahkememizce bu sebeple sadece banka kayıtları üzerinden inceleme ile uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.Uzman bilirkişi raporunda, kredi sözleşmesi ve hükümlerine nazaran borcun zamanında ödenmemesi sebebi ile banka tarafından hesabın kat edilmesinin, alacağın kalan kısmının muaccel hale getirilmesinin yerinde olduğu tespit edilmiş olup asıl alacağın, işlemiş faiz ve dolayısıyla işlemiş faiz üzerinden hesaplanan ------- talebe göre farklı olduğunu, bankanın borcun ödenmemesi üzerine temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplaması gerektiği, temerrüt tarihinde bu bedelin asıl alacağa eklenerek asıl alacağın bulunduğu o tarihten itibaren de------- belirlenen azami miktarı geçmeyecek oranda ve bankanın bu tür kredilere uyguladığı faiz oranının %50 fazlasıyla temerrüt faizi uygulayabileceğini, talebin %27,36 olduğunu, bundan daha fazlası isteyemeyeceğini belirterek yaptığı hesaplamanın yerinde olduğu, gerekçelerinin de sözleşmeye uygun olduğu mahkememizce kabul edilmiş bu çerçevede rapor hükme esas alınmak suretiyle itirazın kısmen iptaline gidilmiştir.Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların likit olduğu, hükme konu miktar yönünden de davalı tarafın haksız olduğu nazara alınarak mahkememizce icra inkar tazminatına hükmedilmiş; Bu çerçevede borçtan hem kredi kullanan hem de kefalet limiti içinde kaldığından davalı kefilin sorumlu olacağı sebebi ile aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-Davalıların -------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 19.279,82 TL asıl alacak, 937,86 TL faiz olmak üzere takip başlangıcında belirtilen şartlar altında aynen devamına,
3-Asıl alacak olan 19.279,82 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL başvurma harcı ile 1.381,07 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.996,47 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 1.546,90 TL'sinin davalılardan, bakiye 53,10 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 1.184,00 TL olmak üzere toplam 6.184,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 5.978,76 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 20.217,68 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 694,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Miktar yönüyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 18/06/2025