T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/239 Esas
KARAR NO: 2025/461
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/02/2015
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili------ yaşında olduğunu ve geçimini eşi ile birlikte yetiştirdikleri sebzeleri --- kenarında bir tezgahta satarak sağladıklarını, ---tarihinde saat 21:00 sıralarında tezgahlarını toparlamaya çalıştıkları esnada yaklaşık 30 kişilik bir motosiklet grubu ile yarışan davalı ------ hızının yüksek olması nedeni ile virajı alamadığını ve kullandığı ---- plakalı aracı ile emniyet şeridinin de gerisinde bulunan ve arkası dönük vaziyette bulunan müvekkilinin üzerine düştüğünü, müvekkilinin ağır yaralandığını ve ---- ambulansla kaldırıldığını, 14 gün hastanede kaldığını, kaza raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin hastaneye gidiş- gelişlerinde taksi harcaması yaptığını, bakıcı tutulamadığını ve eşinin ---- asgari ücretle aylık 800,00 TL çalıştığını ancak işinde ayrılmak ve eşinin bakımını üstlenmek zorunda kaldığını, kızının İngilizce dersi vererek ayda 1.000,00 TL kazandığını ancak yaşanan bu elim olay nedeni ile çalışmadığını ve babasına bakmak zorunda kaldığı için kazanç kaybına uğradığını, ayrıca müvekkilinin tedavi süresince çalışamamasından kaynaklı kazanç kaybının olduğunu, müvekkilinin Nisan Ayından Kasım Ayına kadar aylık 4.000,00 TL sebze satışından gelir elde ettiğini, kaza nedeni ile tarlada ürünlerin kaldığını ve yaklaşık 10.000,00 TL lik ürünün telef olduğunu, davalı tarafın aileyi ziyaret ederek 1.000,00 TL destek olduğunu, bu tutarın davacının tedavi giderlerini dahi karşılamadığını belirterek, tedavi giderleri ve iş göremezlik tazminatı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL, yoksun kalınan gelir için şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı---- haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Daval---- havale tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; --- plakalı aracın, sigorta şirketi nezdinde -----teminat altında olduğunu, ancak Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile -- sigortacının sorumluluğunun araç işleteninin- sürücüsünün davaya konu kazada kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, öncelikle davaya konu kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinin 6111 sayılı Yasa gereği ----kapsamında olduğunu, sigorta şirketinden talep edilemeyeceğini, teminat dışı olduğunu, davacıya ödenen herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi bulunup bulunmadığının bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumundan sorulmasını ayrıca sürekli maluliyetine ilişkin rücuya tabi bir ödemenin bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, davacının maluliyet tespitinin ----- tarafından yapılmasını ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı---- vekilinin 31.07.2015 havale tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; tedavi giderlerinin --- karşılandığını, davacı ve ailesinin kazadan yaklaşık 1,5 ay sonra ziyaret edildiğin, davacının koltuk değneği dahi kullanmadan kendi başına yürüyebildiğini ve eşinin yine tezgahta sebze satışı yaptığının görüldüğünü, davada eşi, kızı, amca oğlunun bu dava da şahitlik yapacaklarını, talep edilen tedavi giderlerini hiçbir şekilde kabul etmediklerini, belge ve faturaların dava dosyasına sunulması gerektiğini, eşinin ---- çalıştığının belirtildiğini, ancak ikamet adresleri ile çalıştığı belirtilen iş yeri arasında yaklaşık 50 km den fazla mesafe olduğunu ve bu mesafenin en iyi ---- 3saatte alınabileceğini, ülkemizde asgari ücret ile bir işçinin bu mesafeden çalıştırılmasının mümkün olamayacağını, verilen beyanların gerçeği yansıtmadığını, kızının ---- dersi vererek ayda 1.000,00 TL dava dilekçesindeki beyanların tamamen farazi olduğunu, kazandığının belirtildiğini ancak hiçbir belge sunulmadığını ve eğitim durumunun dahi belli olmadığını, davacının ekip sattığı ürünlerden elde edilen kazancın da hukuka aykırı olduğunu, davacının ne çiftçilik belgesinin, ne esnaf belgesinin , ne açılan tezgahın ruhsatının ne de vergi levhasının bulunduğunu, ayrıca iddia edilen 10.000 TL ‘lik kaybında söz konusu olmadığını, ziyaretleri sırasında eşinin ürünleri satmaya devam ettiğinin görüldüğünü, Bununla beraber mevcut durumu ile trafiği tehlikeye sokan ve davaya konu kaza nedeni ile uğradığı 3 aylık kazanç kabı zararı 3.402,00 TL ile 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren davacıdan mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, asıl dava yönünden davanın reddini talep etmiştir. Davalı karşı davacı------ karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde özetle 26.07.2014 günü müvekkilin kullandığı ------ plakalı araçla davacıya çarpması sonucu oluşan maddi ve manevi zararın tazminini haksız ve hukuka aykırı olarak talep ettiğini, davacı ve 3arkadaşı olay günü hafta sonunu değerlendirmek üzere ---------piknik amaçlı gitmiş olup olay ev dönüş yolunda meydana geldiğini, kaza anında tutulan tutanakta da yazılı olduğu gibi müvekkili davacının manav tezgahının demirine vurması neticesinde kazanın meydana geldiğini, manav tezgahının burada olmasının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, yol kenarında kurulan tezgahların hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, yol kenarına kurulan tezgahların hukuka aykırı olduğunu, trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunu, bir çok insanın hayatını tehlikeye atmakta olduğunu, Bu sebeple, kazadaki tüm kusurun davalı müvekkiline izafe edilmesi hakkaniyetle bağdaşmadığını, Davalı müvekkilinin 8’de 8 kusurlu olduğu ifadesi doğru olmadığını, bu kusur oranına itiraz ettiklerini, kazada kusurlu olan trafik güvenliğini alenen tehlikeye sokan davacı olduğunu, bu nedenle bu doğrultuda tekrardan kusur oranının hesaplatılmasını, İlgili ------- de bu tür yerlerde satışlar yapmanın da yasak olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin belli bir süre hastanede yattığını, hastaneden çıktığı tarihten ------- tarihine kadar istirahatli raporu almış olduğunu, müvekkilinin kaza nedeni ile halen kırıklarının kaynamamış olduğunu, müvekkilinin tekrardan ameliyat olma riskinin bulunduğunu, müvekkilinin asgari ücretle -----------Şirketinde çalıştığını, olay sonucu 3 ay işe gidemediğini, aylık 1134,00-TL kazancının bulunduğunu, olay sonrasında üç ay işe gidememesi sebebiyle 3402,00-TL kazanç kaybının bulunduğunu, davacının hukuka aykırı olarak yol kenarına dikmiş olduğu demire müvekkilinin çarpması sonucu müvekkilinin motorunun zarar gördüğünü, olay sonrası müvekkilinin motorunu 12.000,00-Tl zararına satmak zorunda kaldığını, noterde yapılan satışta satış bedelinin noter tarafından kasko bedeli olarak gösterilmesinin ve bu zaman diliminde müvekkilinin kaza nedeni ile ayakta duramaması ve noterde olan işleme tam anlamıyla vakıf olamaması sebebiyle bu konuda talep haklarının saklı tutulmasını, müvekkilinin olay sebebiyle motor tutkusundan vazgeçmek zorunda kaldığını ve tekrar ameliyat olma riskinden dolayı manen bunalımda olduğunu, müvekkilinin manevi zararının bir nebze olsun karşılanabilmesi için 5.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, öncelikle dava şartlarının yokluğu nedeniyle asıl davanın usul yönünden reddini, usuli itirazları yerinde görülmez ise hukuki mesnetten uzak, kötü niyetli ve haksız esas davanın esastan reddini, Karşı davalarının kabulü ile 3402,00-TL maddi, 5000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile Asıl davacı ----- tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları,--------soruşturma sayılı dosyasının ---- çıktıları, poliçe ve hasar dosyası, hastane tedavi evrakları, ---- araştırması bilgileri, ----- müzekkere cevabı, tanık beyanları, keşif tutanağı, --- raporu, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 26/07/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlık; asıl davada ---- tarihinde davalı ------- plakalı aracın karıştığı kazada yaralanan davacının tedavi ve muayeneye gidiş - geliş masrafları, bakıcı masrafları, işgöremezlik ve güç kaybı tazminatı (kalıcı maluliyet) ve yoksun kalınan gelir ile manevi tazminatı davalılardan talep edip edemeyeceği, karşı davanın ise; ------ 3 aylık kazanç kaybı ve manevi tazminat talebini isteyip isteyemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir.Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi -------- gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır------------2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde--------, haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir.Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır.-------- İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir. Tarafların delilleri toplanarak, 06/05/2016 günü saat 10:00 da mahkememizce resen seçilecek kusur bilirkişisi eşliği ile keşif icrasına karar verilmiş olup, makine mühendisi bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Kusur Yönünden (İfadeler ve Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı dikkate alınmıştır): Motorsiklet sürücüsü -------- ifadesinde: ------- alamayarak yol kenarında bulunan bariyerlere çarptım hızımla ilgili ve çarptıktan sonra olan hiçbir şeyi hatırlamıyorum...” dediği; Mağdur ------ ifadesinde: “... seyyar tezgahımda satmaktayım.... Saat 20.30 sıralarında yine aynı mevkiinde mallarımı sattıktan sonra tezgahımı topluyordum. Arkam ------------- istikametine dönük vaziyette idim. O anda bana bir araç çarptı...” dediği; dikkate alınmıştır. Keşif sırasında olay mahallinin konumu, sürücü ve mağdur yakınlarının yer göstermeleri, bariyerlerin durumu incelenmiştir. Davaya konu Trafik Kazası ve sonucu davacının yaralanması olayında; Motorsiklet sürücüsü ---- kusuru: 2918 sayılı KTKnunun, “Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, Zorundadırlar.” denmektedir. Bu nedenlerle özellikle---- plakalı motorsikleti sevk etmekte olan davalı sürücü ---- Asli ve Tam olarak 100 (Yüzde YUZ) kusurludur. Mağdur davacı ---- kusuru: Davacı ---- manav tezgahının ve kendisinin, yol kaplaması ve bariyerlerin de dışında olması nedeniyle olay sırasında ifadelere göre tezgahın toplanmasına yönelik hazırlık yaptığı hatta bu sırada gelmekte olan motorsiklete sırtının da dönük olması sebebiyle alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenden dolayı mağdur ---- kusursuzdur şeklinde kanaatini bildirmiştir.Dosyada mübrez ---- Karar numaralı ---- tarafından hazırlanan Raporda; ------ tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup 1 kabul olunarak; E cetveline göre % 17.2 (yüzdeonyedinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 45 (kırkbeş) güne kadar uzayabileceği, oy birliği ile mütalaa edildiği görülmüştür.Mahkememizin 16/09/2020 Tarihli duruşması ile dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; OLAY: 26.07.2014 günü saat 21:00 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---sayılı motosiklet ile ---- istikametinden ----- yönüne doğru seyirle olay mahalli sola dönüşlü keskin viraja girdiğinde, idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağından çıkarak yol kenarında bulunan bariyerin bitim noktasında bulunan manav tezgahının demirine vurması ile sürücünün motosikletten düşerek manav tezgahında satıcı olan ----- çarpması neticesinde, dava konusu kazanın meydana geldiği, KUSUR; ---- tarafından düzenlenen ----- sayılı raporda; Davalı sürücü ---- % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Davacı yaya -------kusursuz oluğu kanaatine varıldığı, GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK VE SÜREKLİ MALULİYET ORANLARININ TESPİTİ; Dosyada mübrez----- tarafından hazırlanan Raporda;---- doğumlu -----tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle,----- hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup 1 kabul olunarak; E cetveline göre % 17.2 (yüzdeonyedinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 45 (kırkbeş) güne kadar uzayabileceği, oy birliği ile mütalaa edildiği görülmüştür.
TALEP EDİLEN TEDAVİ - BAKICI GİDERLERİ;Davacı vekili ara karar gereği sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; Vücut korsesi: 550,00 TL---- evlerinden ----- 195 Km mesafede yapılan ulaşım gideri; tek yön 380,00 TL bekleme ve dönüş dahil her gidiş-geliş için yapılan taksi harcaması toplam 16 gidiş – geliş için ortalama 12.800,00 TL olduğu, Davacı tanığı ----- Davacının kızı olduğu, “babası hastanede iken 5 ay boyunca 7 defa gidiş 50,00 TL dönüş 50,00 TL olmak üzere hastaneye gittiklerini, diğer gidiş- gelişlerin belediyeden ücretsiz ambulans ile yapıldığını” beyan ettiği görülmektedir. Davacının kızının ulaşım gideri olarak beyanları dikkate alındığında, yol harcamalarının 7 x 100,00 TL (gidiş-dönüş) toplam 700,00 TL olduğu hesaplanabilmektedir. --- tarafından verilen raporda; davacının iyileşme dönemini 45 güne kadar uzayabileceği kanaatine ulaşıldığı, Davacının bakımı için bakıcı tutulmadığı, eşinin çalıştığı işten ayrıldığı ve aylık 800,00 TL gelir kaybına uğradığı, kızının aylık 1.000,00 TL kazançla İngilizce dersi vermeye devam edemediği, bu nedenle toplam kazanç kaybının 20.000,00 TL olduğunu belirttiği görülmüştür Bakıcı giderleri zararı Yargıtay içtihatları doğrultusunda hesaplandığında ise; iyileşme süresi boyunca bir başkasının bakımına ihtiyaç duyabileceğinin takdir ve hukuki münakaşası elbette Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, 45 günlük süre için bakıcı giderlerinin brüt asgari ücret üzerinden; 1.134,00 TL / 30 gün x 45 gün= 1.701,00 TL olabileceği hesaplanmış olup, takdir ve hukuki münakaşasının elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, Geçici ve Sürekli Efor Kaybı Zararı; Davacı malul Dursun Demiral; 02.03.2014 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu; Geçici İş Göremezlik Zararı; 45 gün iyileşme süresi – Geçici İş Göremezlik zararının 1.336,55 TL olduğu, Sürekli İş Gücü Kaybı Zararı; % 17,2 maluliyet oranı ile sürekli efor kaybı zararının 63.094,28 TL olduğu, Davacının toplam maddi zararının 64.430,83 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçe limitleri dahilinde bulunduğu, Manevi Tazminat Talebi; davacı için talep edilen 15.000,00 TL manevi tazminatın elbette tüm hukuki münakaşasının ve takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu, Temerrüt Tarihi ve Faiz Türü; Dava öncesinde davalı sigorta şirketinden maddi tazminat yönünde yazılı olarak talepte bulunulduğuna dair bir belge dava dosyasına sunulmadığı ve davalı vekilinin 21.06.2016 tarihli beyanında, dava öncesi hasar dosyasının açılmadığının belirtildiğinin tespiti ile davalı sigorta şirketi yönünden 16.11.2015 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulünün ve yasal faiz talep edilebileceğinin takdir ve hukuki münakaşasının elbette Yüce Mahkemenin takdirlerinde olduğu,-----------
KARŞI DAVA yönünden; Davalının davaya konu kaza nedeni ile uğradığı 3 aylık kazanç kabı zararı 3.402,00 TL ile 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren davacıdan mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili talebinin 31.07.2015 tarihli dilekçede belirtildiği, takdir ve hukuki münakaşasının Yüce Mahkemenin takdirlerinde olduğu, ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.----- sayılı raporda; Davalı sürücü ---- % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Davacı yaya ------ kusursuz oluğu kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 20/01/2021 tarihli duruşması ile; tedavi giderleri talebinin değerlendirilmesi, bu talebinin yerinde olup olmadığının irdelenmesi için dosyanın Doktor bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez doktor bilirkişisinin raporunda özetle; 26.07.2016 tarihinde geçirdiği trafık kazası sonrası yaralanan ------ tedavi gideri olarak; Tedavi sürecinde korse kullandığı, korse fiyatının medikal ürünler satıcısı tarafından belirleneceği gibi, kabül takdıri yüce Mahkemenizde olmakla bugünkü internet fiyatının 150,00TL -350,00TL aralığında olduğu, Yol gideri olarak 700,00TL'nin kadri maarufunda olduğu, Bakıcı gideri olarak 1.701,00TL olarak hesaplanmış olup, takdiri yüce Mahkemenizde olduğu, Dosyada mevcut kusur oranı raporlarına göre davacının kusursuz olduğu belirlendiğinden hesaplanan tutarlardan herhangi bir indirim uygulanmayacağı, Kanaatlerimi bildirmiştir. Mahkememizin 08/12/2021 tarihli duruşması ile; KTK 'nın 90. Maddesinde ki değişikliğin ---- iptal edilmesinden sonra -------- tarihli kararının çıkarıldığı; bu kararda Türkiye'de ki ve Yargıtay'da ki farklı uygulamaları engellemek için içtihat geliştirme niteliğinde verildiği belirtilmek suretiyle hesaplama yönteminin şu ana kadar kullanılmayan farklı bir yöntem olarak yapılması gerektiğinin belirtildiği ve tespiti nedeniyle ancak tüm taraf vekillerinin talebi halinde mevcut rapora göre karar verilebileceği davalı vekilinin rapora itiraz ettiğinden bilirkişi---- tevdi ile EK RAPOR alınmasına karar verilmiştir. Dosyada mübrez ek raporda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın
hesabına ilişkindir. Olay günü olan 26.07.2014 tarihinde gerçekleşen kazada davacının malul kalması sebebiyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulduğu, --------poliçe ile sigortalanan davalı sürücü ---- % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı yaya Dursun Demiral ‘ in kusursuz oluğu kanaatine varıldığı, Davacının ----Karar numaralı -----tarafından hazırlanan Raporda, maluliyet oranının % 17,2 olarak hesaplandığı ve 45 gün geçici iş göremez olduğu, Rapor tarihi (01.01.2022) itibarıyla, ----- esas alınarak progresif rant yöntemiyle %100 kusur ve %17,2 maluliyet oranına göre davalı --- tarafından --- mağdur davacı için ödenebilir sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 132.611,17 TL olduğu, Davacının 45 gün için geçici iş göremezlik tazminat tutarının 1.336,55 TL olduğu, İyileşme dönemi, 45 günlük süre boyunca bir başkasının bakımına muhtaç olduğuna Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda, davacının bakıcı giderleri zararının 1.701,00 TL olabileceği, Hesaplanan tazminat tutarının olay tarihi itibarıyla 268.000,00 TL’lik vefat/maluliyet tazminatı teminat limiti dahilinde olduğu, Temerrüt tarihi ve talep edilen faizin Sayın Mahkemenin takdirine bırakıldığı, Ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatini bildirmiştir.Davacı vekilinin 27.12.2024 tarihli feragat dilekçesi ile; davalılardan ----- ile sulh olduklarını, Davalılardan -----şirketi ile dava konusu hukuki ihtilaf üzerinde anlaştıklarını, 6100 sayılı HMK md. 307 uyarınca davadan Sadece----- yönünden feragat ettiklerini, ---- yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, şahsa karşı Manevi Tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizin 12/02/2025 tarihli duruşması ile; Davacı vekilinin asgari ücret üzerinden hesaplama yapılaması talebi ve sigorta şirketi yönünden davasından feragat ettiği de dikkate alınarak ; HMK 281 maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları irdelenmek suretiyle Dosyanın ek rapor için önceki bilirkişi----tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişinin 2. Ek raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespitiHakim yetkisindedir. Hesap / ek Rapor tarihi itibariyle, Davacı ------ tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 45 süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 1.336,55TL olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği dikkate alındığında, sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde feragat edildiği görülmekle, sürekli maluliyet teminat limiti yanında mevcut olan 268.000,00 TL ‘ lik tedavi giderleri teminatından da feragat edildiğinin kabulü halinde diğer davalı ----- işbu zararın talep edilmesinin söz konusu olmayacağı, % 17,2 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 540.518,13 TL olduğu, davalı sigorta şirketinden asıl alacak 268.000,00 TL ödeme alındığı, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerde herhangi bir güncelleme olmaksızın zarardan tenzilinin gerektiğinin yüksek yargı kararlarında belirtildiği, bu bağlamda, davalı----- bakiye talep edebileceği sürekli maluliyet zararının 369.337,63 TL olabileceği, Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK ’nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkamıyla 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Davacı vekilinin 18/04/2022 tarihli ıslahı ile; 6100 sayılı HMK md. 107/2 uyarınca alacağımız belirli hale geldiğinden müddeabihi başlangıçta talep etmiş oldukları 31.000 TL maddi tazminatı 130.648,72-TL artırarak toplam 161.648,72- TL tutarındaki tazminat talebinin kabulüne, bu meblağa kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, Tam vekalet ücreti ve yargılama giderinin (rapor ücreti+baro pulu + vekalet suret harcı) davalı sigortacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 22/02/2023 tarihli ıslahı ile; 6100 sayılı HMK md. 107/2 uyarınca alacağımız belirli hale geldiğinden müddeabihi başlangıçta talep etmiş oldukları 30.000 TL maddi tazminatı 131.698,72-TL artırarak toplam 161.698,72- TL tutarındaki tazminat taleplerinin kabulünü, İşbu meblağın 132.611,17- TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.336,55-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1701 TL geçici bakıcı gideri tazminatı , 700 TL yol gideri, 350 TL ------ tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere toplam 136.698,72 TL maddi tazminatın davalı------- yönünden müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu meblağa kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, 10.000 TL yoksun kalınan gelir ile 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000 TL'nin davalı ---- tahsili ile bu meblağa kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini, Tam vekalet ücreti ve yargılama giderinin (rapor ücreti+baro pulu + vekalet suret harcı) davalılardan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 04/03/2025 ıslah dilekçesi ile; 6100 sayılı HMK md. 107/2 uyarınca alacaklarını belirli hale geldiğinden 369.337,63-TL değerinde ki sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin kabulünü, bu meblağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, Tam vekalet ücreti ve yargılama giderinin (rapor ücreti+baro pulu + vekalet suret harcı) davalı sigortacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ---eşi ile birlikte---tarihinde saat 21:00 sıralarında tezgahlarını toparlamaya çalıştıkları esnada davalı ------ sevk ve idaresinde olan ---- plakalı aracın davacıya çarptığı, davacının kaza nedeni ile malul kaldığı iddiası ile asıl davada tedavi, tedavi ve muayeneye gidiş - geliş masrafları, bakıcı masrafları, işgöremezlik ve güç kaybı tazminatı (kalıcı maluliyet) ve yoksun kalınan gelir ile manevi tazminatın davalılardan tahsilinin talep edildiği, davalı tarafça açılan karşı davada ise davacı ----- aylık kazanç kaybı ve manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür. Belirtmek gerekir ki, haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olarak açılan trafik kazalarında ilk belirlenmesi gereken husus kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarıdır. Kaza mahallinde mahkememizce yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporu ile ---- tarafından düzenlenen---- sayılı raporunun birbirleri ile uyumlu oldukları, buna göre; davalı sürücü ------, idaresindeki araç ile gece vakti aydınlatması mevcut olmayan yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermediği, hızını mahal şartlarına göre ayarlamayarak yaklaşımında gerekli ve yeterli işaretleme bulunan sola dönüşlü viraja uygun hızla giriş yapmamasından dolayı sevk ve idare hatasıyla virajı alamayıp yolun sağından çıkarak yolun nizami sınırları dışına çıkıp yol dışında bariyerlerin bitiminde bulunan davacıya çarparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile davalı sürücü --- %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, buna karşın, davacı yaya -----, taşıt trafiğine açık olmayan kaplama dışında bulunduğu sırada davalı sürücünün hakimiyetinden çıkan araç tarafından çarpıldığı olayda, olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı davranışının olmadığı ve mevcut şartlarda alabileceği bir önlemin bulunmadığı anlaşılmakla, kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Alınan her iki raporun birbiri ile çelişmediği, olayın oluş şekli, tanık anlatımları ve dosyadaki delillerle uyumlu olduğu anlaşıldığından davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığının tespiti için dosya ------ gönderilmiştir. Kaza tarihi 26.07.2014 olup, kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre yapılan tespitte davacının % 17,2 oranında sürekli maluliyetinin, 45 gün süre ile geçici iş göremezliğinin olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin ---- tarihli feragat dilekçesi ile; davalılardan ----- sulh olduklarını, 6100 sayılı HMK md. 307 uyarınca davadan Sadece----yönünden feragat ettiklerini, --- yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmişlerdir. Dosyaya sunulan sulh protokolünde Taraflar arasında varılan mutabakat gereğince 268.000,00 TL tazminat, 82.000,00 TL işlemiş faiz, 42.500,00 TL Vekalet ücreti, 47.500,00 TL İcra vekalet ücreti, 3.000,00TL yargılama gideri olmak üzere toplam 443.000,00TL (dörtyüzkırküçbinTürkLirası) tazminatın davalı ----tarafından davacıya ödenmesi hususunda anlaşıldığı görülmüştür.Eldeki davalarda son güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği ve davacının buna yönelik talebi nazara alınarak dosya aktüerya bilirkişisine ek rapor hazırlanmak üzere tevdi edilmiş, hazırlanan 26/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının 1.336,55 TL geçici iş göremezlik tazminatının olduğu, ancak bunun sulh olunan bedel içinde kaldığı, yine davacının 540.518,13 TL sürekli maluliyet tazminatından sulh prokolündeki miktar düşülmek sureti ile 369.337,63 TL'yi davalı-------talep edebileceği tespit edilmiştir. Öncelikle, davacı tarafça açılan davanın kısmi dava olduğu, dava edilmeyen kısım için zamanaşımı süresinin işlediği, davalının bedele yönelik olarak yaptığı ıslaha karşı davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu, dava açılış tarihi ile ıslah tarihi nazara alındığında 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla asıl davada; Maddi tazminat talebine ilişkin davanın davalı sigorta şirketi yönünden feragat nedeni ile reddine, davalılardan --- yönünden sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın üzerinde kalan kısım alacağın zamanaşımına uğraması nedeni ile reddine karar verilmiştir.Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir. O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir. Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle faili zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez. Olayın meydana geliş şekli, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olması, tarafların sosyal ekonomik durum araştırması mahkememizce dikkate alınmış olup, bu açıklamalar itibarı ile asıl davada manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 13.000,00 TL manevi tazminatın 26/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verişmiştir.Asıl dava davalısı ----- tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemli karşı dava yönünden ise; davaya konu 26.07.2014 tarihli kazanın meydana gelmesinde karşı davacı -------yüzde yüz oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edildiğinden asli kusurlu tarafın tazminat talep edemeyeceği gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl davada; Maddi tazminat talebine ilişkin davanın davalı sigorta şirketi yönünden feragat nedeni ile reddine, davalılardan------- yönünden sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın üzerinde kalan kısım alacağın zamanaşımına uğraması nedeni ile reddine,
2-Asıl davada manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 13.000,00 TL manevi tazminatın 26/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Karşı davanın REDDİNE,
4-Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 512,35 TL peşin harç ve 1.262,00 TL ve 2.761,00 ıslah harcından mahsubu ile artan 3.919,95 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Manevi tazminat istemi yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 888,03 TL karar ve ilam harcının davalı -------- alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 4.300,00 TL bilirkişi gideri, 1.336,00 TL(212,00+562,00+562,00)--- fatura bedeli, 206,30 TL keşif harcı, 651,98 TL keşif araç ücreti ve tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.494,28 TL 'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 290,00 TL'sinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Maddi tazminat talebi yönünden; davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 maddesi uyarınca 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Manevi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 13.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
11-Manevi tazminat talebi yönünden; davalı ---- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
12-Karşı davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 143,48 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 471,92 TL harcın karşı dava davacısı ------- tahsili ile hazineye gelir kaydına,
13-Karşı davada davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
14-Karşı davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
15-Karşı dava davalısı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.402,00 TL vekalet ücretinin karşı dava davacısından tahsili ile davalı ------ verilmesine,
16-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilin ve davalı -------- vekilinin yüzene karşı, diğer davalının yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 11/06/2025