T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/696 Esas
KARAR NO: 2025/423
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/09/2024
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı arasında mal ve hizmet satımı nedeniyle ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilince değişik zamanlarda davalıya ürün satışı yapıldığını ve bu satışlara ilişkin faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta olup, müvekkili şirket tarafından tutulan cari hesaba göre davalının müvekkili şirkete 7.400,76 TL tutarında borcu bulunduğunu, davalı tarafından faturalara ilişkin bir kısım ödeme yapılmışsa da müvekkili şirketçe davalıdan defaatle bakiye borcun ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının çeşitli bahanelerle müvekkilini oyaladığını ve aldığı malların fatura bedellerini ödemediğini, faturalara ilişkin bakiye bedellerin ödenmemesinden dolayı taraflarınca --------- esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğinden sonra davalı/borçlu 02.07.2024 tarihinde borca, yetkiye, işlemiş faize ve diğer tüm ferilere haksız ve kötüniyetle itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın huzurdaki itirazlarının haksız ve mesnetsiz olup, müvekkili şirketin ve davalının defterlerinde yapılacak inceleme ile borcun varlığının ispatlanacağını, faturaya konu alacaklara ilişkin olan------formlarının da davada hukuki delil niteliğinde olduğunu, tüm kayıtlar incelendiğinde, davalının müvekkile şirkete borçlu olduğunun da açıkça görüleceğini, dava konusu alacak likit nitelikte bulunduğundan yerleşik Yargıtay kararları ve İİK m. 67/2 uyarınca itirazın iptal edilerek davalı aleyhine ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek (fazlaya ilişkin tüm şikâyet, dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla); davanın kabulü ile----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, takibe konu alacağın likit olması sebebi ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.-------yazılan yazıya cevap verildiği, ---- gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği,---- yazılan yazıya cevap verildiği, davalı --- esnaf kaydının bulunduğunun bildirildiği görüldü. Davalının bağlı bulunduğu ticaret sicil müdürlüğüne ve esnaf ve sanatkarlar odasına müzekkereler yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulması ile buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup; ticaret sicil müdürlüğünden gelen cevapta "davalı ---- gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, esnaf ve sanatkarlar odasından gelen cevapta "davalı --------- esnaf odasına kayıtlı olduğu ve bu kaydın devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının ticari işletmesi olmadığı gibi tacir de olmadığı, davalının esnaf olduğu, bu sebeple, dava konusu uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın 4. Maddesinde düzenlenen ticari davalardan sayılmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görev kuralları kamu düzeninden ve dava şartlarından olduğu için taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından ve davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekeceğinden davanın görevle ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden veya kanunyoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli ---------ADLİYESİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 28/05/2025