T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/459 Esas
KARAR NO: 2025/439
DAVA: Yönetim Kurulundan İstifalarının Geçersizliğinin Tespiti ve Huzur Haklarının Tazmini ile Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 17/06/2022
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulundan İstifalarının Geçersizliğinin Tespiti ve Huzur Haklarının Tazmini ile Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkilleri ile birlikte ----- tarafından kurulduğunu, şirkette --- sahibi bulunduğu ---- %55, diğer hissedarlarının ise %15'er hisse sahibi olduklarını; ----ölünce, şirket yönetiminde kızı ------- ve küçük çocuklarının söz sahibi olduklarını, ancak bunların şirketler hukuku yönünden hiçbir tecrübelerinin bulunmadığını, gerek şirketi gerekse------- yönetmekte zorlandıklarını; şirketin ağırlıklı olarak mirasçılar tarafından yönetildiğini; davacı müvekkillerinin yönetici olarak yaptıkları işlemler ile ilgili diğer yöneticilere hep bilgi vererek görevlerini yaptıklarını, buna rağmen müvekkilleri aleyhine ----tarihinde haksız olarak isnat edilen suçlarla ilgili savunma hakkı verilmeden ve 2 gün sonra ---- tarihli genel kurulda yönetim kurulunun diğer üyeleri olan ---- kardeşleri------- isimli şahısların sözlü ve fiziki baskıları sonunda istifalarının alındığını; bunun silahla dahi korkutularak gerçekleştirildiğini; buna ilişkin görüntü kayıtlarının mevcut olduğunu; suç duyurusunda bulunduklarını, --------- sayılı dosyasında da soruşturma yürütüldüğünü belirterek; zorla alınan istifa beyanlarına dayalı olarak davacıların şirket yönetim kurulundan istifalarının GEÇERSİZLİĞİNİN TESPİTİNE, şirket yöneticilerine ödenen huzur haklarından mahrum kaldıkları döneme kadar geçen süredeki huzur haklarının tespiti ve tazminine ve zorla istifa ettirildiklerinden dolayı manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, huzur hakları için fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL nin manevi tazminat yönünden ise 10.000,00 TL nin davalı şirketten faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, davacılar tarafından ------ tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptaline ilişkin davanın ------ Karar sayılı hükmü ile reddedildiğini; davacıların iddialarının doğru olmadığını, kendi iradeleri ile yönetim kurulundan istifa ettiklerini; istifa için kendilerine herhangi bir baskı yapılmadığını, bu nedenle istifadan sonraki dönem yönünden huzur hakkı taleplerinin de ve bu olay sebebiyle manevi tazminat istemlerinin de reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacılar tarafından gerçekleştirilen yönetim kurulundan istifanın zorla sağlandığı iddiası ile geçersizliğinin tespiti, yönetici sıfatını yitirdikleri tarihten dava tarihine kadar yönetici olarak şirketten aldıkları huzur haklarının tazmini ve zorla istifa ettirilmeleri sebebiyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Mahkememizce, şirketin ticaret sicil kaydı çıkartılmış olup; geçmişte davacılarında yönetici oldukları aynı zamanda şirket hissedarı oldukları ancak 15/09/2021 tarihinde şirket yönetiminden istifa ettikleri, istifalarının da kabul edildiği belirlenmiş olup; taraf delilleri toplanmış, ilgili dosyalar getirtilip incelenmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile sonuca gidilmiştir.Davalı tarafın dayanmış olduğu ----Karar sayılı dosyası genel kurul kararının iptaline ilişkin olup, söz konusu toplantı------- ''yönetici seçimiyle ilgili'' genel kurulu toplantıya çağrı için dava dışı ortağın izin istemesi sonunda verilen karara dayalı olarak yapıldığı, çağrının mahkemece atanan kayyım tarafından yapılıp sadece yönetici seçimi ile ilgili olması sebebiyle davacıların genel kurul kararının iptaline ilişkin talebinin reddedilmiş olduğu, bunun davamızla doğrudan bir ilgisinin olmadığı; bu davacılarımızdan zorla istifa dilekçesinin alınıp alınmadığı hususunu çözmediği belirlenmiştir.Mahkememizce dinlenen davacı tanıklarının ağırlıklı beyanına göre 15/09/2021 tarihinde gerçekleşen genel kurulda davacılarımız ile diğer şirket ortakları ve onların yakınları arasında sözlü bir tartışmanın çıktığı, bağırıp çağırmaların gerçekleştiği, davacıların bir takım hakaretlere uğradığı da ifade edilmiş olup; hatta davacıların üzerilerine yürünüldüğü de ifade edilmiştir. Ancak, taraflar arasında bir müddetten beri devam eden anlaşmazlıklar üzerine, bir araya gelince çıkan bu olaylar nedeniyle istifa dilekçelerinin alındığına dair görgüye dayalı bir beyan söz konusu olmamıştır. 15/09/2021 tarihli bu olayla ilgili ceza soruşturması yapılıp kamu davası açılmış,------- Esas sayılı dosyasında yargılama yapılmıştır. Bu dosyada, hazırlık soruşturması davacılarımızın şikayeti ile başlamış olup; davacılarımızın da yönetici olarak içinde bulundukları yönetim kurulu toplantısında müteveffa ---- yönetici kızı---------davacıları silahla tehdit ettiği ileriye sürülmüştür. Yapılan yargılama sonunda ------ gerçekten silah çıkardığı ancak, çıkan arbedede yere düşen ablası -------korumak için silahını çıkardığı ve esasen davacılara yöneltmeyip havaya doğrultmak suretiyle ablasının yaralanmasına engel olmak istediği belirlenmiş; bu nedenle beraat kararı verilmiş, karar kesinleşmiştir. Maddi vaka yönünden ----- sayılı dosyasında yargılamaya konu olan olayın dışında, taraflar arasında gerçekleşen başka bir arbede olmayıp, davacılar bu olay nedeniyle kendilerine zorla istifalarının imzalatıldığını iddia etmektedirler. Son celsede de bu olayın dışında ve ceza dosyasında incelenen görüntüler dışında başka görüntülere ait CD'lerin bulunup bulunmadığı sorulmuş; bulunmadığı bildirilmiştir. Ceza yargılaması sonunda taraflar arasında bir gerginliğin yaşandığı, her iki tarafın birbirine bağırıp çağırdığı, fiziki temasların olduğu, hatta bu kargaşada ------ da yere düştüğü anlaşılmış ise de; sırf davacıların istifasını sağlamak için bu kavganın çıkarıldığı, bu kavga vasıtası ile iradesi sakatlanan ve karşı tarafın baskısından kurtulmak için istifa dilekçeleri vermek zorunda kalındığına dair iddianın davacılarca ispat edilemediği; gerek yargılamamız esnasında dinlene tanıklar, gerek ise de bu olayla ilgili ceza yargılamasından böyle bir ispatın çıkmadığı; Hâl böyle olunca, davacıların istifa dilekçelerini baskı altında verdiklerinin kabul edilemeyeceği, duydukları huzursuzluk ve hoşnutsuzluk nedeniyle gerçekleşmiş olabilecek bu istifanın geçersizliğinin tespiti için gerekli şartların doğmadığı kabul edilmiş; bu kabule göre davacıların geçersiz olan istifa tarihleri ile dava tarihi arasında yönetici sıfatıyla almaları gereken huzur haklarına hak kazanamadıkları; zorla istifa ettirilmedikleri kabul edildiğinden manevi tazminata da hükmedilemeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVADAKİ İSTİFALARIN GEÇERSİZLİĞİ TESPİTİ, HUZUR HAKLARININ TAZMİNİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
Verilen karar maktu harca tabi olduğundan 238,48 TL bakiye karar harcının talebi halinde davacılara iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacıları üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacılara iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince; davada objektif dava yığılması söz konusu olup, istifaların geçersizliğine ilişkin ret edilen talep yönünden 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti, huzur haklarının tazmini yönünden reddedilen talep nispi vekalet ücretine tabi olup nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından 30.000,00 TL vekalet ücreti, reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından ve esasen takdir edilecek vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceğinden 10.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 70.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 29/05/2025