T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/870 Esas
KARAR NO: 2025/418
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 05/01/2016
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Mahkememizin ----- Karar sayılı hükmünde:'' Davacı vekili, davalıların müvekkili olan kooperatifin yöneticileri olduğunu; yöneticilik yaptıkları -----dönemi arasında oluşan vergi borçlarını zamanında ödemediklerini; bu sebeple cezalı olarak ödenmek zorunda kalındığını belirterek; davacı kooperatifin 409.776,65 TL'lik doğan zararının davalılardan;---- dönemi zararının 12.233,94 TL, ----dönemi zararının 343.913,53 TL, ----- dönemi zararının 10.448,06 TL, ----- dönemi zararının 2.489,74 TL, ----- dönemi zararının 14.882,13 TL, 25/07/2012-Aralık 2013 dönemi zararının 25.809,26 TL olduğunu ve her bir dönem için belirtilen miktarlardan o dönem görev yapan yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumlu olduğunu, davanın açılması için ----gündem maddesi ile denetim kuruluna yetki verildiğini belirterek,---- dönemi zararı ---mirasıları, --- dönemi zararı --- mirasçıları, --- dönemi zararı ----dönemi zararı ---- dönemi zararı --- dönemi zararı ---- dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar dilekçelerinde, özet ve müşterek olarak; borcun zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini; kaldı ki, kooperatif ortaklarının ödemelerini aksattığını, inşaat yaptırdıkları müteahhitin alacaklarını takibe koyduğunu, kooperatifin icra takiplerin marus kaldığını, müteahhitin kooperatif üyelerine ait daireleri icraya satışa çıkarttığını, bu sebeple üyelerden toplanan paraların bu borcu kapatmak için kullanıldığını; kooperatifin kasasında hiç bir zaman vergi borçlarını ödeyecek bir paranın bulunmadığını; vergi borcunun ödenmesi yönünden alınan bir kararında bulunmadığını; kooperatif kasasında bu borçları ödeyecek para bulunmadığından dolayı, gecikmeden dolayı doğan bir zarardan da bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savundukları görülmüştür. Dava, kooperatif yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk nedeniyle tazminat davasıdır. Davayı kooperatifin denetim kurulu üyeleri açtırmış olup, aktif dava ehliyeti mevcuttur. Mahkememizce, vergi borcuna ilişkin belgeler getirtilmiş, taraf delilleri toplanmış, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, vergi borçlarının ödenmediği dönemlerde kooperatif kasasında para bulunup bulunmadığı, kooperatif yönetim kuruluna ödeme yapması yönünden verilen bir yetki ya da genel kuruldan alınan bir kararın bulunup bulunmadığı ve herhangi bir sorumluluk söz konusu ise hangi yöneticinin hangi dönemden dolayı ne miktar sorumluluğunun doğduğu hususunda bilirkişi raporu alınmış; tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere;
Davacı kooperatifin zararının oluştuğu belirtilen ------ döneminde yapılan genel kurul toplantılarının hiç birinde kamu borçlarının ödenmesi ile ilgili ortaklardan para toplanmasına dair herhangi bir kararın alınmadığı; sadece 13/11/2011 tarihli genel kurulda borçların ödenmesi ile ilgili yönetim kuruluna yetki verilmesine karşılık, söz konusu borçların ödenmesine yönelik olarak ortaklardan tahsil edilecek para ve miktarlarına ilişkin bir karar alınmadığı; genel kurul toplantılarının bir kısmında genel giderlere yönelik de aidat kararının alınmamış olduğu; kooperatifin mahkememize verdiği---- tarihli cevap yazısı ve ----tarihli yazı cevabında vergi bedeli veya benzeri ifadeler adı altında kooperatifin hesaplarına ortaklardan herhangi bir ödemenin gerçekleşmediği; yani ortakların kendiliğinden de herhangi bir genel kurul kararı olmaksızın vergi borçları yönünden bir havalelerinin olmadığını, ödedikleri paranın olmadığı anlaşılmıştır. Yönetim kurulu üyeleri genel kurulda alınan kararlar çerçevesinde ortaklardan tahsilat yapabilirler, bu tahsilatları da genel kurulda alınan kararlar çerçevesinde ilgili yerlere yatırabilirler. Bu durumda, mevcut olmayan tahsilatlara rağmen kooperatif yönetim kurulu üyeleri olan davalılardan fiilen ödeme beklemek mümkün değildir. Yapmadığından dolayı da sorumlu olmaları beklenemez. Vergi borçlarının ödenmesi için karar alma yetkisi tamamen kooperatif genel kurulunda olduğundan ve bu tür kararlar alınmamış bulunduğundan; öte yandan kooperatif ortakları tarafından kendiliğinden bu amaçla yatırılan paralarda bulunmadığından davalıların herhangi bir sorumluluğunun doğmadığı kabul edilmiş; davalı yöneticilerin kendi dönemlerinde kooperatifin inşaat yaptırdığı müteahhit firmaya yapmış bulunduğu ödemeleri yapmayıp, bunları vergi borcuna yatırmalarınında beklenemeyeceği; genel kuruldan böyle bir yetki olmadan yapılacak aktarmanın sorumluluk gerektirdiği; kaldı ki, bu taktirde de müteahhite olan borçtan dolayı faiz ödenmek zorunda kalınacağı nazara alınarak; iş bu dava yönünden davalıların sorumluluğu doğmadığı kanaatine varılmak sureti ile''
GEREKÇESİ İLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ,Bu karar davacı vekili tarafından süresinde istinaf edilmiş,Mahkememizce verilen karar ----- Karar sayılı hükmü ile ele alınmış,''Dava, kooperatif yönetiminde görev alan davalıların kooperatife verdikleri zararların tazminine ilişkindir. Dava kooperatif adına yönetim kurulunca açılmış olup, o halde deneticilerden, ''denetici sıfatı ile'' vekalet alınması gerekir oysa dava kooperatif adına olan vekaletle açılmıştır, öncelikle bu hususun düzeltilmesi için deneticilerden tek tek vekalet ibraz edilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesi gerekir yada deneticilerin bizzat gelerek davayı takip etmeleri gerekir; aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekir; kaldı ki 6102 sayılı TTK nın 553.maddesi gereğince; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.Davacı vekili, davalıların vergi borçlarını zamanında ödemeyerek, tefe-tüfe farkı ve gecikme zammı nedeniyle kooperatifi zarara uğrattıklarını belirterek oluşan zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar ise ortakların düzenli olarak aidat ödemediğini, toplanan aidatların ise kooperatif inşaatında kullanıldığını, vergi ve benzeri ödemelerin yapılacağı tarihte kooperatif kasasında para bulunmadığı için ödemelerin yapılamadığını savunmuştur. Bu tür davalarda genel ilke; kooperatifin kasasında para bulunmasına rağmen vergi dairesine vergi borcunun ödenmemiş olması halinde faiz ve diğer zararlardan yöneticilerin sorumlu olmasıdır. Davada ileri sürülen nedenle davalıların sorumluluğuna karar verilebilmesi için öncelikle ödeme yapılması gereken tarihlerde kasada yeterli paranın bulunması, buna rağmen vergi ve cezasının zamanında ödenmemiş olması gerekir. Ödeme yapılması gereken tarihlerde kasada ödeme için gerekli para bulunsa dahi bu paralar vergiye değil de kooperatif için daha faydalı yerlere sarf edilmiş ve kooperatif de bu nedenle daha fazla menfaat sağlanmışsa bu halde kooperatifin zarara uğradığından söz edilemez. -------- sayılı ilamında; "Dava, davacı kooperatifin önceki dönem yöneticilerinin sorumluluğuna yönelik tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas bilirkişi raporunda, ------ yıllarında tahakkuk eden ve kesinleşen ----vergi cezasından davalıların sorumlu oldukları görüşü bildirilmiştir. Bu meblağın yarısının, haksız tahsilat ve mükerrer ödemeler sonucu oluştuğu için ------- iade sayıldığı, kooperatifçe yapılacak ödemelerin indirimli yapılacağı, indirim miktarının belirlenmesi ve sorumluluğunun buna göre saptanması, gerekli belgelerin getirtilmesi gerektiği hususları rapora itiraz ile bildirilmiş ise de, ek raporda bu itiraz üzerinde durulmamıştır. Kooperatifçe ödenen vergi cezalarının tazminine karar verilmesi doğru olmuş ise de, kesinleşsede henüz ödenmemiş, ödeme miktarı somut olarak netleşmemiş vergi cezalarının da sorumluluk kapsamında görülmesi doğru olmamıştır. ------sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kooperatifin henüz zararı doğmamış ise açılan sorumluluk davası erken dava durumundadır..." denilmiştir.Dava dilekçesinde, davalıların vergi borçlarını zamanında ödemeyerek, tefe-tüfe farkı ve gecikme zammı nedeniyle kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayanmakta olup, mahkemece kooperatifin vergi borcuna ilişkin kayıtlar getirtilmemiş, vergi borcunun doğum nedeni tespit edilmemiştir. Yukarıda açıklanan dava açılması yönündeki eksiklik ikmal edildiği takdirde, öncelikle vergi kayıtlarının getirtilmesi, borcun sebebinin, doğduğu tarihin, dava tarihi itibariyle asıl vergi borcunun ve gecikmeden kaynaklanan faiz borcunun ayrı ayrı belirlenmesi, kooperatifin ödeme yapıp yapmadığı tespit edilerek, ---- yukarıda belirtilen ilamı uyarınca değerlendirme yapılması gerekmektedir.Bu eksiklikler ikmal edilerek esasa ilişkin değerlendirme yapıldığı takdirde ise; alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı açıktır. Bilirkişiler tarafından vergi kayıtları, kooperatif defter ve kayıtları incelenmemiş, sadece dosya kapsamında yer alan taraf beyanları, genel kurul kararları kapsamında değerlendirme yapılmıştır. Mahkemece, inşaat mühendisi muhasebe ve kooperatif uzmanı bilirkişilerden bir heyet oluşturularak, kooperatif defter, belge ve hesaplarıyla kooperatifçe yapılan inşaat üzerinde inceleme yaptırılması, yıllara göre yapılan inşaatın serbest piyasa rayiçlerine göre değeri ile toplanan aidatlar karşılaştırılarak toplanan aidatlarla inşaatın yapılmasının mümkün olup olmadığı, vergi ve benzeri yükümlülüklerinin ödenmesi gereken tarihlerde kooperatif kasasında ödemeye yeterli paranın mevcut olup olmadığı, bu tarihlerde ödemeye yeterli para bulunması halinde ise vergi ve benzeri mali yükümlülüklerde kullanılmayan miktarın kooperatifin amacına göre daha uygun işlerde kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, davacı itirazlarını da karşılayan, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundan sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.Bir kısım davalılar vekilinin istinaf talebi değerlendirildiğinde ise; dava sorumluluk iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup nispi harca tabidir. Mahkemece davanın esastan reddine karar verildiğine göre, davalıların sorumlulukları dahilinde açılan dava yönünden vekalet ücretinin de dava dilekçesinde belirtilen miktarlara göre hesap edilmesi gerekmektedir. Ancak mahkemece maktu olarak tek vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir''Gerekçeli ile mahkememiz kararı KALDIRILMIŞ, dosya mahkememize iade edilmiş olup,Mahkememizce kaldırma kararının gerekçesi çerçevesinde; Öncelikle geçerli vekalet sağlanması yönünden davacı vekiline süre verilmiş; davacı vekili kooperatif yöneticilerinden (kooperatif yetkililerinden) vekalet ibraz ederek, davanın esasen şirket temsilcileri tarafından açılması gerektiği, ancak açılan bir davayı icazet vermek anlamında da şirket yetkililerinden vekalet alarak davaya icazet ettiklerini bildirdiği; şirket deneticilerinden vekalet temin edilmediği görülmüş olup; bir şekilde açılmış davada, dava açmaya yetkili olan kooperatif yöneticilerinden alınan vekaletle mevcut davaya icazet verilip takibe devam edilmesinin mümkün olacağı mahkememizce kabul edilmiş, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmemiş, davaya devam olunmuştur.---------döneminin vergi borçlarına dair belgelerin celbine, bu döneme ilişkin vergi borçları varsa bunların doğum tarihinin ne olduğu, sebebinin ne olduğu; dava tarihi itibarıyla asıl vergi borcunun ne olduğu, gecikmeden kaynaklanan faizin ne olduğu hususlarında yazışmalar yapılmış, vergi dairesinden yazı cevapları alınmış, Toplanan deliller çerçevesinde vergi borçlarının doğum tarihi itibarıyla kooperatifin vergi borçlarına yönelik ödemeyi yapıp yapmadığı; vergi borçlarının ödenme dönemlerinde kooperatifin kasasında bu ödemeyi sağlayacak paralar bulunup bulunmadığı, gecikmeden kaynaklı olan kooperatif zararından, görev yaptıkları dönemler yönünden davalı yöneticilerde kimlerin ne miktar sorumlu olacakları yönünden rapor alınmış, rapora yapılan itirazlar nazara alınmak sureti ile 1. ve 2. ek raporlar alınmış,Alınan raporlar çerçevesinde davalı tarafların zaman aşımı itirazları değerlendirilmiş; davaya konu vergi borçlarının ödenme dönemleri yönünden zaman aşımının, uzamış ceza zaman aşımına tabi olacağı; zira kooperatif yöneticilerinin eylemlerinin aynı zamanda en azından gerekli özeni göstermeyerek kooperatifi zarara uğratmadan dolayı aynı zamanda suç teşkil ettiği; uzamış ceza zaman aşımının 8 yıl olduğu, fiil tarihleri ile dava tarihi arasında bu süre geçmediğinden dolayı zaman aşımı def'i nihai kararla birlikte istinafı kabil olmak üzere ret olunmuş,
Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarında görev yaptıkları dönemler nazara alınarak; ödenmeyen vergi borçlarından dolayı, daha sonra yapılan ödemelere nazaran kooperatifin daha çok yükümlülük altına girmesi sureti ile oluşan zarara neden olan ve o tarihlerde kooperatif kasasında para varken ödemeyi gerçekleştirmeyen her bir yöneticinin (bunlardan ölenlerin mirasçılarının) görev yaptığı döneme nazaran sorumlu oldukları zarar miktarlarının tespit edilmiş olduğu; bunu belirleyen ek raporlar çerçevesinde doğan zararlar yönünden davalı yöneticiler ------- yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, diğer davalı yöneticilerin görev yaptıkları dönemler yönünden herhangi bir zarar doğduğu tespit edilemediğinden onlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olup,
Aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN -----yönünden KISMEN KABULÜNE,
---- tarihleri arasında ---- davacı kooperatif zararının davalılardan ----- müteselsilen ve dava tarihinden itibaren yasal faizi ile,
---- tarihleri arasında 1.706,17 TL davacı kooperatif zararının davalılardan ----- müteselsilen ve dava tarihinden itibaren yasal faizi ile,
----- tarihleri arasında 10.198,46 TL davacı kooperatif zararının davalılardan ----- müteselsilen ve dava tarihinden itibaren yasal faizi ile,
---- tarihleri arasında -------davacı kooperatif zararının davalılardan ---- müteselsilen ve dava tarihinden itibaren yasal faizi ile,
Tahsiliyle davacı kooperatife verilmesine,
Bu davalılar yönünden fazlaya dair taleplerin reddine,
Diğer davalılar yönünden talebin tamamen REDDİNE,
Kabul edilen toplam zarar 36.750,81TL olduğundan; bu miktar üzerinden hesaplanan 2.510,44 TL alınması gereken harçtan dava açılırken peşin olarak alınan harcın mahsubu ile bakiye 4.487,53 TL karar harcının davacı kooperatife iadesine
Tamamı davacı tarafça karşılanan 2.539,64 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcının (iadesine karar verilen karar harcı dışında) tamamı ile 10.200,00 TL bilirkişilerden alınan toplam rapor ücretleri ile 3.465,00 TL tebligat giderlerinin kabul ve ret oranları gereğince 227,76 TL lik kısmının toplamı 2.767,40 TL yargılama giderinin -------- müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince;
Davalı ----- aleyhine hesaplanan nispi vekalet ücretleri maktunun altında kaldığından ve esasen maktu vekalet ücreti de asıl alacağı geçemeyeceğinden 8.866,04 TL vekalet ücretinin ilk 1.706,17 TL sinden bu davalıların tümü, kalan 7.159,87 TL sinden ise---- dışındaki bu davalıların tümü müteselsilen sorumlu olarak tahsiline, davacı kooperatife verilmesine,
Davalılardan ------ aleyhine hesaplanan nispi vekalet ücretleri maktunun altında kaldığından ve esasen maktu vekalet ücreti de asıl alacağı geçemeyeceğinden 27.884,77 TL vekalet ücretinin ilk 17.686,31 TL sinden ------ dışındaki bu davalıların tümünün, arta kalan 10.198,46 TL lik kısmından ise ---- dışındaki bu davalıların tümü müteselsilen sorumlu olarak tahsiline, davacı kooperatife verilmesine,
Reddedilen kısımlar yönünden 53.607,63 TL nispi vekalet ücretinin ---- mirasçılarından kendisini vekille temsil ettiren----verilmek üzere davacı kooperatiften alınmasına,
Haklarındaki dava reddedilen diğer ve kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine de 28.025,84 TL vekalet ücreti takdirine, bu davalılara paylaştırılmasına,
Dair karar, Davacı vekilinin, Davalılar---- vekilinin, Davalı ----vekilinin, Davalı - vekilinin, Davalı----- vekilinin, Davalılardan----- vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda oy birliği ile ve her bir sorumlunun kendine düşecek zarar miktarının toplamının kesinlik sınırı içerisinde kalmış olması nedeni ile davalılar yönünden kesin olarak, davacı yönünden karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olarak verildi. Açıkça okundu usulen tefhim olundu. 22/05/2025