T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/1285 Esas
KARAR NO: 2025/437
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2016
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili, taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu çerçevede müvekkilinin ----- kısmı icra takibine konmuş) ----faturalardan dolayı alacaklı olduğunu, alacaklarının tahsili için ---- sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, taraf şirketler arasında akdi ilişki bulunduğuna dair iddianın doğru olduğunu, davacının müvekkili şirketin taşeronu olduğunu, kendisine hak edişleri sebebi ile ödemeler yapıldığını, müvekkilinin bu ilişki çerçevesinde davacıya herhangi bir borcu kalmadığını, davacıya yapılan ödemelerin yanında verilen çeklerin, alınan tediye makbuzlarının ve davacının talimatı ile davacı şirket yetkilisine ve ailesine yapılan ödeme ve devir edilen taşınmazlar bulunduğunu, bunların tamamı nazara alındığında borçlarının kalmadığının açıkça belli olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini ve davalıdan %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuş ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirket davalı aleyhine başlattığı icra takibinde ------ üzerinden icra takibi başlatmış, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasını istemiş; davalının süresinde ''borcum yoktur, icraya konan tüm kalemlere itiraz ediyorum'' şeklinde yaptığı itirazla takibi durdurmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin ihtilafsız olduğu, davacının taşeron olarak davalıya eser sözleşmesi çerçevesinde iş yaptığının ihtilafsız olduğu, iş bedeli konusunda da bir ihtilafın bulunmadığı; taraflar arası ihtilafın davalıca yapılan ödeme miktarları yönünden toplandığı belirlenmiştir.Davalıya ait -----kayıtları da getirtilmiş olup; bu ilişkiyi gösteren kayıtların mevcut olduğu, ancak davacı tarafından kesilen faturaların zaten ihtilaf konusu olmadığı ihtilafın davalının ödeme miktarı hususunda olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle davalının çek ile yaptığı ödemelerle ilgili çek akıbetleri konusunda muhatap bankalardan gerekli bilgiler alınmış, yazışmalar yapılmış,
Bilahare tarafların ticari kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, incelemenin ----yapılmasına hükmedilmiş ise de; davalı vekili müvekkili şirketin -----bulunduğunu belirterek ----inceleme yapılmasını istediğinden; öncelikle davacının ---- kayıtları, bilahare davalının ---- kayıtları incelenmek sureti ile aradaki borç ilişkisinin ticari kayıtlarda nasıl gözüktüğü tespit edilmiştir.Davacı kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi raporunda; takip tarihi itibarıyla davacının 2.980.321,09 TL hak ediş alacağının doğduğu, davalının 1.906.507,09 TL ödemesinin davacı kayıtlarında gözüktüğü, ödemeler mahsup edildiğinde 1.073.751,00 TL alacağın davacı kayıtlarına göre mevcut olduğu belirlenmiş olup, bu rakam yaklaşık olarak takibe konan miktar olduğu; bir başka deyişle davacı şirketin kendi ticari kayıtlarına göre icra takibi başlattığı, birde her bir fatura tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesap ederek takipte bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı kayıtları ise ----- inceletilmiş olup; davalının ---- ticari defterleri mevcut olduğundan önce o kayıtlar inceletilmiş, daha sonra -------kayıtları da temin edilerek ek rapor alınmıştır. Alınan bu raporda davacı ile ilgili cari hesaplar faturalı olarak 2.905.420,36 TL lik bir işlemin bulunduğu, faturasız olanlar işlemlerle birlikte 2.995.420,36 TL lik işlem yapıldığı; aynı dönemde davalı tarafından 2.995.420,36 TL lik ödeme yapıldığının ve böylece davacı alacağının kalmadığı yolunda kayıt tutulduğu ancak bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere ödemelerin 346.420,36 TL lik tutarının 2019 yılı sonu itibarıyla bir ''kapanış kaydı'' ile kapatıldığı; söz konusu kapanış kaydının davalı tarafından da açıklanamadığı mahkememizce görülmüştür.Hal böyle olunca ve davacı kayıtları ile davalı kayıtlarının ödemeler hususunda birbirleri ile uyuşmadığı görüldüğünden ödemelerin alt kalemleri olan tediye makbuzları, havaleler, çekler ve üçüncü şahıslara yapılan havaleli ödemeler mahkememizce değerlendirmeye alınmış olup; Davacının 1.859.000,00 TL çekle yaptığı ödeme, 53.000,00 TL eft ile yaptığı ödeme, 137.300,00 TL------ bankadan yapılan ödeme, 14.000,00 TL tediye makbuzu ile belgelenen ödeme ve 196.000,00 TL 3 adet -------- ile yapılan ödeme olmak üzere toplam takipten önce 2.259.300,00 TL ödemesinin mevcut olduğu; bunlardan belgelendirilen 187.300,00 TL lik ödemenin davalı tarafından kabul edilmediği, bu miktarın 50.000,00 TL sinin çekle yapılan ödeme olduğu, çekin lehtarının ------ olduğu, zaten çeki -------- tarafından tahsil edildiği; çekin lehtarının davacı şirket olması, tahsil edenin de ciranta olması nedeniyle bu çek bedelinin davacı tarafından tahsil edilmiş sayılacağı, miktarın 137.300,00 TL lik kısmının ise davacı şirket namına değiş doğrudan davacı şirketin yetkilisi -------- gönderildiği, doğrudan şirkete gönderilmediği için şirketi bağlamayacağına dair davacı iddiasının yerinde olmadığı, bu nedenle bu havalenin de davacı şirkete yapılmış sayılacağı; davalı şirket her ne kadar gayrimenkul devri yoluyla bir miktar ödemenin yapıldığını bildirmiş ise de; sunduğu tapu bilgileri ve alına kayıtlara nazaran bu yönde hiçbir devrin bulunmadığı; davacı kayıtlarında yer almayan ve davacı tarafından da kabul edilmeyen;BELGELENDİRİLEMEMİŞ olan miktarlar düşüldüğünde davacı ödemesinin 1.538.278,91 TL olarak gerçekleştiği; davacı vekilinin de bunu nazara alarak son gerekçesinde alacağının dosya kapsamına göre 908.321,09 TL olarak belirlendiğini kabul ettiği; son celsede bu rakamın içine yukarıda izah edilen 187.300,00 TL lik alacağın dahil olup olmadığının sorulduğu; davacı vekilinin bizzat bu miktarı da dahil olarak 908.321,09 TL alacaklı olduklarını bildirdiği; ancak davalı tarafından yapılan 187.300,00 TL lik alacağın yukarıda izah edilen sebeplerle geçerli olduğu kabul edilip 908.321,09 TL den çıkarılması ile takip tarihi itibarıyla davacının 721.021,09 TL alacaklı olduğunun ortaya çıktığı nazara alınarak mahkememizce bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş, Davacı taraf her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz yönünden de 116.999,55 TL lik bir talepte bulunulmuş ise de; takipten evvel temerrüt ihtarının bulunmadığı, davalının temerrüte düşürülmediği nazara alınarak işlemiş faiz talep edilemeyeceği,Takip konusu alacağın faturaya dayalı olduğu, esasen yapılan iş bedeli konusunda bir ihtilafın olmadığı ve likit olduğu, bu sebeple haksız bulunan asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmetmek gerekeceği; davalı tarafça reddedilen kısım yönünden kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmesini istemiş ise de; davacı alacağının senaryo alacak olmadığı, hesaplama hatasından kaynaklanan fazlaya dair takip bulunduğu, bu sebeple kötü niyetli takip tazminatı şartlarının doğmadığı nazara alınarak,Aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
-------Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile;
Takibin 721.021,09 TL asıl alacak üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenilen faiz oranı ve cinsinden faiz uygulanmak sureti ile devamına,
Fazlaya dair ve işlemiş faize yönelik taleplerin reddine,
721.021,09 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafça talep edilen kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddedilen kısım yönünden şartları oluşmadığından reddine,
Alınması gereken 49.253,00 TL karar harcından dava açılırken 36.866,76 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 12.415,44 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcının tamamı ile 3.400,00 TL bilirkişi ücretinin ve 3.373,45 TL tebligat ve talimat giderlerinin kabul ve ret oranı gereğince; 4.100,60 TL lik kısmının toplamı 16.516,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 112.150,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 74.496,77 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 29/05/2025