T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1345 Esas
KARAR NO: 2025/444
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 12/12/2017
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle davalarının HMK 14. Maddesi uyarınca yetkili mahkemede açıldığını, Şubeler ve Tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki: Madde 14-(1) Bir şubenin işlemelerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, davalarının görevli mahkemede açıldığını, Zira uyuşmazlık konusu zarar bir ticari krediden kaynaklandığını, dava Konusu Krediler : ------ tarihleri arasında müvekkili; davalı bankanın ---- tarihinde 48 ay vadeli, aylık faiz oranı 1,40 oranı ile 170.000,00 TL miktarlı Plaka İşletme Kredisi kullandığını, yine davalı bankanın ----- tarihinde 36 ay vadeli, aylık faiz oranı ------miktarlı ----- kararıyla davalı bankanın ---- tarihleri arasında kartel (uyumlu eylem/uzlaşma) oluşturduğu tespit edildiğini, Yine Rekabet Kurulu' nun gerekçeli kararının Belge - 6 değerlendirilmesi bölümünde geçen Tablo 16' da yaptığı tespit önemli ve çarpıcı olduğunu, Rekabet Kurulu' na göre Konut Kredilerinde 15 baz puanlık (0,15) kartel faiz uygulandığı tespit edildiğini, Rekabet Kurulu davalı bankanın da aralarında bulunduğu 12 bankanın 8 Mart 2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğu tespit edildiğini, bu tespit sonucu verilen para cezası kararı----------- tarafından da onandığını, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 57. maddesinde, "Her kim bu kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur" ifadesi yer aldığını, Yine aynı kanunun 58. maddesinde ise "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebileceğini, Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebileceğini, Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün kârlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplandığını, Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebilir.” olduğunu, kartel faizi nedeniyle meydana gelen müvekkilinin uğradığı zararın 3 katı tazminatın ödenmesi için sayın mahkemenize başvurma zorunluluğu doğduğunu, davalı bankanın -------- arasında kartel faizi uygulamak suretiyle vermiş olduğu zararın miktarı yahut değerinin tam ve kesin olarak müvekkilinden belirlenmesi beklenemeyeceğinden; zararın ancak karşı tarafın sunacağı belgeler ve bilirkişi raporu sonucunda tam ve kesin olarak belirlendiği anda taleplerinin 6100 Sayılı HMK' nın 109 maddesi uyarınca artırmak üzere şimdilik zararın üç katının 5.000,0 TL'nin (4054 Sayılı Kanunun 58. Maddesi) Kredinin tahsil tarihinden itibaren Ticari Avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ("RKHK") ihlal ettiği iddiası başta olmak üzere, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddini, bu kapsamda, davacı tarafından dayanak gösterilen Rekabet Kurulu Kararını kabul etmediklerini söz konusu kararın öncelikle yürütmesinin durdurulması ve ardından iptali, ayrıca ödenen idari para cezasının faiziyle birlikte iadesi talebiyle ------- Esas sayılı dosyasına kayden dava açıldığını, Söz konusu davanın mahkemece reddedilmiş, red kararı aleyhine yapıları temyiz başvurusu ------tarihli kararı ile onandığını, Ancak anılan onama kararı aleyhine taraflarınca karar düzeltme başvurusu yapılmış olup; kararın henüz kesinleşmediğini, dolayısıyla davacı tarafından dayanak gösterilen Rekabet Kurulu Kararı henüz kesinleşmediğinden huzurdaki davanın görülmesi mümkün olmadığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrası gereğince, genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davanın açıldığı tarih itibarıyla Müvekkilinin yerleşim yeri ----- olduğunu, bu nedenle, yetki itirazında bulunduklarını ve davanın yetkili ------Mahkemelerine gönderilmesini karar verilmesini, davacının Müvekkilinden konut kredisi kullandığını,------ kararında ise, kredilere ve dolayısıyla plaka işletme kredilerine uygulanan faiz konusunda müvekkiline isnat edilen herhangi bir ihlal iddiası bulunmadığını, dolayısıyla, davacı tarafından dayanak gösterilen ------, müvekkilinin aleyhine işbu davanın açılmasının haksız olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin bu davada davalı sıfatına sahip olmadığını, bundan hareketle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın; davayı somutlaştırma ilkesine aykırı olarak açıldığını, dava konusu talebin niteliğini içerir unsurların somutlaştırılması gerekiceğini, davacının, -----Kararına dayanarak, maddi tazminat talep etmekte olduğunu, Ancak,-------- kararlarının idari yargı denetimine tabidir ve dolayısıyla, kesin delil niteliği taşımadığını, Kaldı ki, kararın kesinleşmesi durumunda dahi Mahkemece dava konusu somut olayda haksız fiilden doğan tazminat sorumluluğunun şartlarının oluşup oluşmadığının ------- ayrı olarak müstakilen değerlendirmesinin yapılması gerektiğini, Nitekim gerekçeli kararın taraflarına tebliğ edilmesinin ardından, söz konusu kararın öncelikle yürütmesinin durdurulması ve ardından iptali, ayrıca ödenen idari para cezasının faiziyle birlikte taraflarınca iadesi talebiyle Müvekkili tarafından -------- Esas sayılı dosyasına kayden dava açıldığını, bu davanın halen derdest olup, henüz kesinleşmediği, davanın dayanağı olan Rekabet Kurulu Kararı, idari yargı sürecinin tamamlanması ile kesinleşeceği, Rekabet Kurulu kararlarının idari yargı denetimine tabi olduğunu ve dolayısıyla kesin delil niteliği taşımadığını, dolayısıyla, rekabete aykırı fiilin varlığının ispatı için Rekabet Kurulu kararının yeterli olmadığını, husumet itirazlarının kabul edilmemesi halinde, Mahkemece dava konusu somut olayın tek başına inceleme ve değerlendirme yapılması aşamasına geçilebilmesi için dahi Rekabet Kurulu kararı aleyhine açılan iptal davasının sonucunun HMK md. 165 gereğince bekletici mesele yapılmasını, Yetkisizlik kararı verilerek dosyanın talep halinde ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine, Husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ( diğer taleplerine dahil olmak üzere; Davacının, Müvekkilinden Plaka İşletme Kredisi kullandığını, ------- sayılı kararında ise, kredilere ve dolayısıyla plaka işletme kredisine uygulanan faiz konusunda müvekkiline isnat edilen herhangi bir ihlal iddiası bulunmadığını, dolayısıyla, Davacı tarafından dayanak gösterilen ----, müvekkili aleyhine işbu davanın açılmasının haksız olduğunu gösterdiğini) Husumet itirazımız kabul edilmez ise, -------gerekçeli kararı aleyhine açtıkları iptal davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, Usule ilişkin itirazları kabul edilmez ise, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine,-----talep kısmındaki talepleri ile davacı tarafın bağlı kalması gerektiğinden, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi taleplerine muvakkatleri de olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, davalı bankanın 12 adet bankayla birlikte mevduat kredi faizlerini tekelleşerek belirledikleri ve bu sebeple davacıdan fazla tahsilat yaptıklarını iddia ederek açılan alacak davasıdır; davacı, bu nedenle 4054 sayılı yasa gereği uğradığı zararın 3 katını davalı bankadan talep etmektedir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacı tarafından---- yıllarında kullandığı iki ayrı plaka işletme kredisi nedeni ile, davalı hakkında rekabet kurulunca verilen 08/03/2013 tarihli karar ile kartel oluşturduğuna ilişkin cezanın davacının kullandığı kredi ile uygun illiyet bağı var ise davacının talep edebileceği maddi zarar ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davacı istemini, rekabet kurulunun 08/03/2013 tarihli kararına dayandırmış olup; davanın kabulü için öncelikle bu kararın doğru bir karar olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Söz konusu karar, bu hususta görevli olan idari yargıya taşınmış olup,---- devam eden yargılama sonunda---- Karar sayılı dosyada, söz konusu bankalar rekabet kurulu kararının iptalini talep etmişler; mahkeme iptal talebinin reddine karar vermiştir. Bunun üzerine bankalar kararı temyiz etmişler, -------sayılı kararı ile onanmış, davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla bu konuda; ------ sayılı kararı ile bozmuş; ortada 12 banka tarafından yapılan bir ortak uygulamanın bulunmadığı, bir araya gelmenin bulunmadığı, RHKH'nin 4. Maddesine aykırı bir davranışın bulunmadığını vurgulamış; bunun üzerine dosya aynı idare mahkemesinin ----sayılı dosyasına kaydedilmiş; mahkemece ilk kararda direnilmiştir. Mahkemenin vermiş bulunduğu direnme kararı yine bankalar tarafından temyiz edilmiş olup, bu kez---- tarih ve E:----sayılı hükmüyle yine RHKH'nin 4. Maddesine aykırılık bulunmadığı, bankaların bir arada hareket etmedikleri sebebiyle mahkemenin direnme kararını da bozmuş; bunun üzerine --- uymakla yükümlü olduğu, idari dava daireleri kurulunun kararına uyularak ----- sayılı hükmüyle rekabet kurulu kararının iptaline karar vermiştir. Mahkemenin kararı ------ tarihinde kesinleşmiştir. Ortaya çıkan maddi vakaya göre davalımız olan bankanın da içinde bulunduğu 12 bankanın faiz belirleme yönünden birlikte hareket etmedikleri, bu yönden bir birliktelik oluşturmadıkları, beraberce alınan bir kararın bulunmadığı nazara alınarak, davalının RHKH'nun 4. Maddesine aykırı davranmadığı, bu sebeple davacıya geri verebileceği bir bedelinde bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı iş bu davayı açtığında her ne kadar Rekabet Kurulunun kararı iptal edilmemiş ise de, kesinleşmemiştir de. Bu nedenle kararın kesinleşmesini beklemeden dava açan davacı iş bu davasını bir yerde erken açmış olup, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden bu nedenle sorumlu tutularak aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 85,39 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 530,01 TL harcın davacıdan tahsil ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025