T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/256 Esas
KARAR NO:2025/368
DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:02/04/2024
KARAR TARİHİ:07/05/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; dava dışı ----- ile yapılan ----istinaden dava dışı - asıl borçlu----- lehine kredi tesis edildiğini ve kullandırıldığını, davalı----- müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla bu borçtan sorumlu bulunmakta olduğunu, sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçluya------ yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin, davalının sözleşme adresine gönderildiğini, sözleşmede yer alan kanuni ikametgaha ilişkin hüküm gereği ihtarnamenin sözleşme adresine ulaştığı tarihin, tebliğ tarihi olarak kabulünün gerekmekte olduğunu, sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçluların temerrüde düştüğünü, akabinde müvekkili ---- alacağı temlik aldığını kullandırılan kredi alacaklarının tahsili amacıyla ------ esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, haklı takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını kötü niyetli olarak engellemek maksadıyla borçlulardan----- tarafından takipteki borcun tamamına, ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz edildiğini, borçlu/davalının itirazlarının mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, davalının itirazına ilişkin olarak; kendisine gönderilen ihtarnameye itiraz etmedikleri gibi borcun ödenmesi konusunda da herhangi bir girişimde bulunmadıklarını, borçlu tarafından takip konusu alacağa ve ferilerine ilişkin yapılan itirazın borçluların da altında imzası bulunan Ticari Kredi Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri karşısında geçersiz olduğunu, söz konusu sözleşmede “müşteri ve kefil krediye sözleşmede belirtilen oranlarda ve tutarda faiz ile bu faiz üzerinden tahakkuk eden ------ diğer vergiler, ek mali mükellefiyet, komisyon, masraf vs. uygulanacağını ve ödemeleri buna göre yapacaklarını kabul ve taahhüt ederler” denmekte olduğunu, bu şartlarda kabul edilen yıllık faiz oranlarının borçluya gönderilen ödeme emrinde de sözleşmelere ve kanuna uygun olarak talep edildiğini, bu durumun sözleşme ve kredi şartlarında da açık ve aleni bir şekilde kabul edilmiş olduğunu, davalının vaki itirazlarında bu durumu kabul etmemesinin hiçbir yasal ve hukuki geçerliliğinin bulunmamakta olduğunu, aynı zamanda taraflar tacir olup Türk Ticaret Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, borçluların sözleşme gereği ödeme yapmadığından ve maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğünü ve tüm borcunun muaccel hale geldiğini, bununla beraber davalının borçlu olmadığını herhangi bir belge ile de ispat edemediğini belirterek davalı tarafından ------esas sayılı dosyası ile açılmış olan takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, davalı hakkında %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.----- sayılı takip dosyasının ----- celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının dava dışı asıl borçlu ----- Ve davalı müteselsil kefil --------- aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 140.152,72 TL asıl alacak, 109.669,50 TL işlemiş faiz ------olmak üzere toplam 255.305,70 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davanın İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, temlik eden dava dışı ----- dava dışı----- lehine ticari kredi ve rehin sözleşmesi kapsamında kredi kullandırdığı, davalının kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, temlik alan varlık yönetimi tarafından asıl borçlu ve davalıya karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında ticari kredi sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı ve kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilirse o takdirde de temlik alan varlık yönetiminin takip anında alacağın miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez ----- tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; davacı----- davalı - müteselsil kefil -----esas sayılı, ----- takip tarihi itibariyle, dava dışı ------- kullandırılan ------ sözleşme numaralı araç kredisinden kaynaklanmış 140.152,72 TL asıl alacak, 109.669,50 TL temerrüt faizi ve 5.483,48 TL temerrüt faizinin % 5 gider vergisi olmak üzere; toplam 255.305,70 TL alacağının olduğu, davacının takip tarihi itibariyle hesaplanan alacağının 140.152,72 TL asıl alacak, 109.669,50 TL temerrüt faizi, 5.483,48 TL ------- olmak üzere toplam 255.305,70 TL olduğu; davacının icra ödeme emrinde yazılı alacak talebinin; 140.152,72 TL asıl alacak, 109.669,50 TL temerrüt faizi ve 5.483,48 TL temerrüt faizinin % 5 gider vergisi olmak üzere; toplam 255.305,70 TL olduğu, davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebinin 140.152,72 TL asıl alacak, 109.669,50 TL temerrüt faizi, 5.483,48 TL ------olmak üzere toplam 255.305,70 TL olduğu, davacının tarafınca hesaplanan alacağının, dava dışı ----- arasında, davalı----- müteselsil kefaleti ile imzalanan -------uygun olduğu ve----- maddesi gereğince -------kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği, tahsilde tekerrür olmamak ve TBK 100. maddesi gereğince, takip tarihinden sonra yapılabilecek kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, takip tarihinden, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, 140.152,72 TL asıl alacağa, yıllık %30 gecikme faiz oranından temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin devam edeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava dışı ----Alacağını davacıya temlik etmiştir. Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar. Elbette, davalının bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilirler, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehine değerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir. Ancak dosyamızda herhangi bir ödeme iddia edilmiş ya da ispatlanmış değildir. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; kabule şayan bilirkişi raporunda; dava dışı ------- şirketin kredi kullanan olarak davalının ise müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olacağı kredi borcunun ödenmediği, bu sebeple dava dışı banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edildiği; sonuç alınamayınca icra takibi başlatıldığı belirlenmiş; hesabın kat edildiği tarihteki asıl alacağın davalının temerrüte düştüğü kat ihtarının tebliğ tarihine kadar akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihiyle ödenmeyen ve muaccel hale gelen alacağa eklenmek suretiyle asıl alacağın bulunduğu; asıl alacağa takip tarihine kadar da sözleşmesel temerrüt faizinin ve ---- uygulandığı; bu şekilde asıl alacağın 140.152,72 TL, temerrüt faizin 109.669,50 TL, işlemiş faizin ---- 5.483,48 TL olduğu belirlenip; toplam alacağın 255.305,70 TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporundaki bu tespitler çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talep ettiği, banka kredilerinden doğan alacağın likit olduğu, mahkememizce hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜNE,
2-Davalının ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
3-Asıl alacak olan 140.152,72 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL başvurma harcı ile 17.439,93 TL peşin harç olmak üzere toplam 18.055,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 627,00 TL olmak üzere toplam 5.627,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 40.848,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı vekil ile temsil olunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.07/05/2025