T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/79 Esas
KARAR NO: 2025/356
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İstirdat)
DAVA TARİHİ: 01/09/2023
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İstirdat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten araç kredisi kullandığını ve davalı şirketin müvekkili adına------ sayılı dosyasına icra takibi başlattığını, müvekkilinin aracını ------ ile satışını yaptığını, müvekkilinin hesabından maaş haczi ile 2022 yıllarında kesintiler yapıldığını, takipteki faize bir itirazları olmadığını, TBK 100. Maddesi gereği faiz ve ferilerin üzerinde yapılan ödemelere ilişkin müvekkilinin anapara borcundan düşme hakkına sahip olup müvekkilinin kullanmış olduğu krediye ilişkin TBK'nun 100. Maddesi gereği fazladan tahsilat yapıldığını, bilirkişiden rapor aldırılarak fazladan yapılan tahsilatların müvekkiline iadesi ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava konusu talebi, müvekkili lehine rehine konu aracının icra kanalı ile 03.05.2016 tarihinde ihalesi neticesinde satıldığını, ihaleden gelen tutarın dosya borcunu kapamaya yetmediğinden 09.06.2016 tarihinde rehin açığı belgesi alındığını ve davanın da 01.09.2023 tarihinde açıldığını, süresinde bu davanın açılmadığını, faiz oranının taraflarca serbestçe belirlenebileceğini, davanını davayı kısmi alacak alacak davası olarak açtığını, istirdat davasının kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, TKB 100. Maddesi gereğince yapılan kısmi ödemeler incelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edildiğini, belirtilen tutarların icra masrafları, faiz, vekalet ücreti gibi kalemlere haiz olduğunu belirterek davanın usulden reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını ve Yetki itirazında bulunduklarını, İstirdat davalarında yetkili mahkemenin İİK m. 72/8 gereği İstanbul Anadolu Mahkemesi olduğunu talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ------ sayılı dosyasının---çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, istirdat istemine ilişkindir.Dosyanın ------Karar sayılı yetkisizlik kararı ile geldiği anlaşılmakla, Mahkememiz esas defterinin ----sırasına kaydı yapılmıştır. ------- dosyasının incelenmesinde; davacının kat ihtarına dayalı olarak 04/03/2016 günü 24.350,49 TL asıl alacak, 74,51 TL faiz, 3,73 TL BSMV, 112,44 TL masraf (ihtarname gideri) olmak üzere 24.541,17 TL toplam asıl alacağın yıllık %18,36 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığı ve takibin kesinleştiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi nedeni rehnin para çevrilmesi yolu ile başlatılan-------- Esas sayılı dosyasında fazladan tahsilat yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı, davanın istirdat davası olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın bankacı bilirkişi ile hesap konusunda uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle;Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı kapsamında, yapılan inceleme sonunda; Kesinleşen takip miktarı ve takipte istenen faiz oranında uyuşmazlık bulunmamasına, davacının ihale bedelinin anaparadan mahsubu yönündeki iddiası bağlamında yukarıda “Değerlendirme” başlığı altında yapılan irdeleme ve tanıtılan yüksek yargı uygulamasına nazaran borçlu temerrütte olduğundan seçim hakkının davalı alacaklıda olduğu ve bu bağlamda ferilere mahsup talebini takip talebinde dile getirmesine göre, yapılan ödemelere göre yukarıda (4) sayılı bentte yapılan kapak hesabına nazaran davacının fazla ödemesinin 3.439,87 TL olduğu; Buna göre davadaki taleplerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere heyetimizin hesaplamaya dayalı kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından sunulan 13/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 250,00 TL üzerinden açılan istirdat davasını bilirkişi raporu doğrultusunda 3.439,87 TL olarak ıslah ettiğini bildirdiği görülmüştür.Belirtmek gerekir ki; davacının, menfi tespit-istirdat davasında ıslah yolu ile talebini artırması mümkündür. İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca istirdat davasının, borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan bir kişinin parayı ödediği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. İstirdat davası için geçerli olan ve son ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması kuralı ıslah için de geçerlidir.
Başka bir deyişle,borçlu istirdat davasını açarken ödemiş olduğu paranın tamamını değil de bir kısmını dava konusu yapmışsa, fazla olan kısma ilişkin hakkını saklı tutsa da dava konusu yapmadığı kısım için bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye devam eder.
Yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlık ele alındığında; uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi nedeni ile davalı tarafça davacı aleyhine rehnin para çevrilmesi yolu ile başlatılan------------Esas sayılı dosyasında davacıdan fazladan tahsilat yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı, davanın istirdat davası olduğu anlaşılmıştır. Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş hazırlanan 03/02/2025 tarihli raporda icra dosyası kapsamında davacıdan 3.439,87 TL fazladan tahsilat yapıldığı tespit edilmiştir. Davacı vekilinin bu değer üzerinden dava miktarını ıslah ettiği görülmüştür. Davacı, takibe konu borç nedeniyleson ödemesini 14/11/2022 tarihinde yapmış, davasını 01/09/2023 tarihinde açmış, ıslah talebini ise 13/02/2025 tarihinde yapmıştır. Davacının son ödemesini yaptığı tarih olan 14/11/2022 tarihinden ıslah tarihine kadar ıslah ile artırılan kısım bakımından 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği görülmüştür. Dosya kapsamında alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme ve denetime uygun olduğu kanaati ile rapor mahkememizce hükme esas alınmış, dava değeri dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, işin ticari olması dikkate alınarak kabul edilen kısma temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmiş, yukarıda açıklanan gerekçelerle ıslah ile arttırılan miktara ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 250,00 TL 'nin arabuluculuk son tutanak tarihi 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça ıslah ile arttırılan 3.189,87 TL yönünden açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.123,00 TL tebligat gideri olmak üzere 11.123,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 808,39 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 226,75 TL'sinin davalıdan tahsili, 2.893,25 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf karar tarihinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 3.189,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/05/2025