T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/619 Esas
KARAR NO: 2025/391
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2023
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının ----numaralı tesisatın bulunduğu ----- adresindeki baz istasyonunda kaçak elektrik tüketimi yaptığını, davacı şirket ekipleri tarafından ----tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde, “ Şirketin kayıtlarında olmayan bir sayaçla ve kurumun rızası hilafina" kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ------seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık 520.883,35 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığı tespit edildiğini, bu tutanağın
tahakkuk ve fatura bedeli dava ve icra takibinin konusu olduğunu, Dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, davalı dosya borcunun tamamına itiraz ederek takibin durdurulması neticesinde İ.İ.K. md.67 uyarınca itirazın iptali davası açıldığını, Davalının kaçak elektrik enerjisi kullandığı ve düzenlenen faturayı süresinde ifa etmediğini,Elektrik Tarifesi Yönetmeliğinin kaçak elektrik tüketenlere uygulanacak
tarife gereğince davalının tükettiği elektrik bedelinin 520.883,35 TL olduğu, işbu bedelin takip tarihine kadarki gecikme zammının 15.192,43 TL, gecikme zammı KDV’sinin 2.734,64 TL olduğunu, davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, İKK 67/2. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesini, arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanımı yapmadığını, dava dışı ----- arasında abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davacı şirketçe düzenlenen faturaların mevzuata aykırı olduğundan kabul edilmediğini, faturaların üzerinde ---- tarihleri arasındaki dönem için düzenlendiği yazılsa dahi tüketim süresinin ---- tarihleri arası için düzenlendiği bunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, düzenlenen faturaların elektrik enerjisi tüketilen dönemde uygulanmakta olan tarifeler uyarınca hesaplanmadığını, davanın reddini, davacı aleyhine vekalet ücretinin ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-----sayılı dosyasının ---- çıktıları, dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kaçak tüketim bedeli nedeni ile icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 520.883,35 TL asıl alacak, 15.192,43 TL işlemiş faiz, 2.734,64 TL KDV olmak üzere topla 538.810,42 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı bu sebeple başlatılan ----esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline yönelik olduğu görüldü, ve %20 icra inkar talebine yönelik olduğu görüldü. Davacı tanığı ----- tarihli duruşmada: "ben hala davacı şirkette çalışırım, tutanağı tuttuğum günü hatırlıyorum. Kendi endeks okuma çalışmaarkadaşlarımızın ihbarı üzerine olay yerine gittim. Sayacı okuttuğumuzda kayıtlı olmadığını gördük, etrafta esnaflara sorarak araştırmamazı yaptık, sayacı ---- baz istasyonunu kullandığını tespit ettik, zaten yanında ----- de vardı, onların sayacını okuttuğumuzda sayacın kayıtlı olduğunu gördük. O anda muhatabı yoktu imza alamadık, bu olay üzerine elektrik kesme işlemi gerçekleşti" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı -------tarihli duruşmada: "ben -----şirketinde çalışıyorum, --------elektrik tedariki, sözleşmesi, abonelik işlemlerini takip eden kişi benim. Biz perakende sözleşmemizi yaptık, daha sonra bu durumla karşılaştık, bu durum ile karşılaşmamızın sebebi sözleşmenin pasif hale gelmiş olması olabilir ancak o süreçte elektrik kesilmedi ve bu durum da bize bildirilmediği, kesinlikle kaçak elektrik kullanımı kastı yoktur, bizim itirazımız esasen hesaplanma süresine ve hesaplamada kullanılan yönteme ilişkindir, hesaplama fahiştir, enerji kesilmişti biz tekrar aktif hale getirdik, sözleşmemizi yeniledik bildiklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tarafların delilleri toplanarak, Dosyanın elektrik mühendisinden oluşan 3 kişilik heyetten oluşan bilirkişilere tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Davacının ve davalının dosya kapsamında bulunan dilekçeleri, yine tüm dava konusu dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapmış olduğum tüm tespit ve açıklamalar neticesinde; ----- adresindeki baz istasyonunda----ekipleri tarafından ---tarihinde yapılan kontrolde sözleşmesiz-kayıtsız sayaçtan elektrik kullanıldığı, elektriği
bulunan ---- firmasının kullandığı tespit edilerek ---- seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, aynı tesisatta toplamda 10 adet kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, Elektriği tüketmede uygulanan yöntem; Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği MADDE 42–(1-a)’da ifade edilen; “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul Edilir.“ tanımına uygun düştüğü, Davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı 11.01.2023 tarihli olup sayaçtan 18.12.2018 tarihinden sonra tüketim yapılmaması göz önünde bulundurularak kaçak kullanım süresi 12 ay olarak değerlendirilmesi gerektiği, Kaçak tüketim yapılan tesisata ait mükerrer kaçak elektrik tespit tutanakları bulunduğundan dolayı kaçak ceza çarpanı 2 olarak alınması gerektiği, Davalı tarafın abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisini idarenin rızası olmaksızın kullandığına, döneme ait fonsuz tarife dikkate alınarak kamu ve özel hizmetler abone grubundan KDV, diğer vergiler dahil, gecikme cezalı kaçak elektrik enerji tüketim bedelinin 134.723,042 TL olduğuna, dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizin 16/10/2024 HMK 281 maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları irdelenmek suretiyle dosyanın ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez ek raporda özetle; Davacının sayacın tüm tüketiminin dikkate alınması gerektiği yönündeki itirazı, mevzuata uygun değildir. Yönetmelik gereği sayaçsız tüketim süresi en fazla 12 ay olarak hesaplanabilir. Davalı tarafın kaçak kullanım süresinin 90 gün ile sınırlı olması gerektiği yönündeki itirazı yerinde değildir. Mevzuat gereği 12 aylık hesaplama yöntemi teknik olarak doğrudur ve geçerlidir. Davalı vekilinin kaçak ceza çarpanının 1,5 olması gerektiği yönündeki itirazı yerinde değildir. Tespit edilen mükerrer kaçak kullanımlar nedeniyle çarpanın 2 olarak hesaplanması doğrudur. Davalı vekilinin faturanın mevzuata aykırı olduğu yönündeki itirazı yerinde değildir. Faturalandırma işlemi mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiştir şeklinde kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davada davalının -----numaralı tesisatın bulunduğu ----adresindeki baz istasyonunda kaçak elektrik tüketimi yaptığı, davacı şirket ekipleri tarafından 11.01.2023 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde, “Şirketin kayıtlarında olmayan bir sayaçla ve kurumun rızası hilafina" kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ------ seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiği, bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak kaçak olarak tüketildiği iddiası ile elektrik enerjisine karşılık 520.883,35 TL miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığı, davalının fatura bedelini ödememesi nedeni ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe ve borca itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalının cevap dilekçesi ile davacı iddialarını inkarla kaçak elektrik kullanmadığı, faturanın usulsüz olduğu savunması ileri sürülmüştür. Deliller toplandıktan sonra dosya teknik inceleme yapılması için elektrik mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; ----- adresinde bulunan --- firmasına ait baz istasyonunda ----ekipleri tarafından yapılan denetimde sözleşmesiz tesisattan kayıtsız sayaçla tüketim yaparak kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek ----seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, aynı tesisatta toplamda on adet kaçak elektrik tespit tutanağı bulunduğu, dava konusu adreste davacı kurum yetkilileri tarafında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenen 11.01.2023 tarihinde abonelik sözleşmesi bulunmadığı, tespit anında kullanılan sayacın kayıtlı olmadığı, sayaç endeks değerleri incelendiğinde 18.12.2018 tarihinden sonra sayaçtan tüketim yapılmadığı, davacı adına düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanaklarının yönetmeliğe uygun olduğu, davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı 11.01.2023 tarihli olup sayaçtan 18.12.2018 tarihinden sonra tüketim yapılmaması göz önünde bulundurularak kaçak kullanım süresi 12 ay olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaçak tüketim yapılan tesisata ait mükerrer kaçak elektrik tespit tutanakları bulunduğundan dolayı kaçak ceza çarpanı 2 olarak alınması gerektiği, açıklanan nedenlerle; davalı tarafın abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisini idarenin rızası olmaksızın kullandığının tüm dosya kapsamı, deliller ve davacı tutanak tanıkları ile sabit olduğu, hüküm ve denetime elverişli bilirkişi heyet raporundaki tespit ve hesaplama dikkate alınarak davalının toplam 134.723,04 TL borçlu olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne verilmiş, alacağın likit olmaması, alacak miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının-------Sayılı dosyasına dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 130.116,90 TL asıl alacak, 3.903,51 TL gecikme faizi, 702,63 TL KDV olmak üzere toplam 134.723,04 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 9.202,93 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 6.507,49 TL peşin harçtan mahsubu ile 2.695,44 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 6.507,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.777,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 954,25 TL tebligat gideri olmak üzere 12.954,25 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 3.239,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 780,12 TL'sinin davalıdan tahsili, 2.339,88 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf karar tarihinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden 64.163,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/05/2025