T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/81 Esas
KARAR NO: 2025/378
DAVA:İtirazın İptali (Sözleşmeden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/01/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sözleşmeden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili taraflar arasında-------- imzalandığını, bu sözleşme ile davacının davalı tarafından alınan ürün ve hizmetlere aracılık etmeye başladığını, sözleşme başında gerekli teminatların davalı tarafından yatırılmış olduğunu ancak ilerleyen süreçte gerçekleşen teminat açıklarından dolayı davalıya ihtarlar gönderildiğini, teminat tamamlama çağrılarından hiçbir sonuç alınamadığını, davalının yatırım tercihlerinden kaynaklanan sebeplerle ----- tarihli sözleşme kapsamında, davalının teminat tutarı üzerinde zarar ettiği, iş bu zararın aracı kurum konumundaki müvekkiline sirayet edip müvekkili nezdinde zarar doğduğunu, oluşan zarara ilişkin olarak ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 oranında icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiş; müvekkilinin aracı kurum faaliyetlerinin III-37.1 sayılı yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin esaslar hakkındaki tebliği ile III 391.1 sayılı yatırım kuruluşlarının kuruluş ve faaliyet esasları hakkında tebliğ kapsamında olduğunu belirtmek suretiyle kuruluş ve işleyiş yönünden açıklamalarda bulunularak davalı ile arasındaki süreci de bu çerçevede açıklamıştır.
SAVUNMA:Davalı vekili, sözleşmedeki davacı kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğine dair delil sözleşmesi niteliğindeki düzenlemelerin hukuken geçersiz olduğunu, işlem şartı niteliğinde olduğunu, davacının ------- ödediği teminat açıklarından da kendilerinin sorumlu olmadığını, zira müvekkilinin talimatlarına aykırı olarak davacı aracı kurumun mal ve hizmet satışlarını gerçekleştirdiğini, kendisinden beklenen ''özen yükümlülüğünü'' yerine getirmediğini, müvekkiline çekilen tamamlama çağrılarının geçersiz olduğunu zira makul bir süre tanınmadığını, işlem tarihlerinde müvekkiline yanlış bilgilendirmeler yapılarak tam tersine davalının zararına sebep olunduğunu, bu nedenle takip konusu alacak haklı bir alacak olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini, davacıdan %20 oranında kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı davalı aleyhine ---- sayılı dosyasında başlattığı takipte 176.415.380,00 TL alacağın---- zararı olarak ------numaralı hesapta gerçekleşen zarar olarak istendiği, davalı tarafın süresi içinde bu takibe ''borcum yoktur'' şeklinde itiraz ettiği, takibin durduğu, iş bu davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı belirlenmiştir.Taraflar arasındaki akdi ilişki ihtilafsız olup, taraflar arasındaki ihtilafın icra takibine konu olan ve davacı tarafından karşılanması gereken ''teminat açığı'' alacağının oluşup oluşmadığı, bu çerçevede davacı aracı kurumun bu teminat açığını isteme şartlarının doğup doğmadığı hususunda toplandığı belirlenmiştir.Her iki tarafta uzman görüşleri sunmuş olup, dosyaya sunulan uzman görüşleri hangi tarafça sunulmuşsa o tarafın iddiasını doğrulayan nitelikte olduğu görülmüş, bu nedenle bunlardan herhangi birine dayanılarak karar verilemeyeceği tespit edilmiş, mahkememizce bilirkişi listesinden Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. ---- ve Sermaye Piyasaları Uzmanı ---- rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti dosyaya sunulan tüm belgeler ve davacı tarafından sunulan ---incelenmek sureti ile ve yine tarafların sunduğu uzman görüşleri de incelenip irdelenerek hazırlanan---- tarihli 66 sayfadan ibaret raporlarında; ''Dava dilekçesinde davanın konusunun özetle, --- işlemleri kaynaklı teminat açığının aracı kurum tarafından karşılanması” şeklinde ifade edildiği, ancak davalıya ait Pay Piyasası varlıklarının da ---- teminat açıkları için re’sen satıldığı, bu kapsamda; a. Re’sen satışların, birbirine mahsubu mümkün olmayan varlık ve teminatlar kullanılarak yapıldığı, --- Mevzuatına göre, Pay Piyasasında kredili alımlarının özkaynak işlemleri ile--- piyasasındaki pozisyonların teminat takip işlemlerinin birbirinden faklı esaslara tabi olduğu, ----- Mevzuatı kapsamında tevdi amacı dışında kullanılması mümkün olmayan özkaynak ve teminatların, dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği süreçte davacı aracı kurum tarafından farklı hesap ve alacak talepleriyle re’sen satılarak ----hükümlerine aykırı şekilde tasarruf edildiğinin anlaşıldığı,
b. Sermaye piyasası aracı işlemlerinde teme halinin tahakkuku halinde, re’sen satış aşamasına geçilebilmesi için öncesinde tamamlanmış olması gereken usul
işlemleri, bildirimler ve ödeme yapılabilmesi için müşteriye tanınması gereken
makul süreler bulunduğu halde, dava konusu re’sen satış sürecinde sözkonusu
mevzuat gereklerine uyulmadığı,
c. Dava dilekçesi ekinde yer alan belgeler arasında Pay Piyasası işlemleri kaynaklı özkaynak tamamlama bildirimi yer aldığı, ancak hisse satışlarının yapıldığı tarih itibariyle özkaynak açığı nedeniyle tahakkuk etmiş temerrüt halinin
bulunmadığı,
d. Davalı hakkında manipülasyon suçlaması ile açılmış ceza davasının, bir özel
hukuk uyuşmazlığı olan davada, davacı yönünden mevzuata aykırılıkları
ortadan kaldırmadığı,
2) Davacı aracı kurumun Pay Piyasası’nda yaptığı re’sen satışların, sonraki aşamada ---- kontratlarında da fiyat düşüşünü tetiklediği ve ---- devamında yaşanan yüksek oranlı temerrütlerin de bir gerekçesini oluşturduğu, zira dayanak varlık olarak payları esas alan----- kontratlarının fiyatlarının, dayanak varlık olan hisselerin fiyatlarının düşmesine paralel olarak katlamalı şekilde düşmeye devam ettiği, dolayısıyla borsada fiyatların aşağı yönlü bir sarmala girdiği, hisse fiyatları düştüğü için ilgili kontrat fiyatlarının düştüğü, ----- kontratları düştüğü için hisse fiyatlarının daha da fazla düştüğü, bu şekilde kontratların vadesinin dolmasından sadece birkaç gün önce piyasalarda “dibe varma yarışı”--- olarak adlandırılan olumsuz sarmalın oluştuğu, bir piyasada ------yüklü satış yapılırken bu durumun diğer piyasada da düşüşleri tetikleyeceğinin en baştan öngörülebilir bir durum olduğu, dolayısıyla davacı aracı kurumun ----- davalı müşterinin hesabından, temerrüt halinin tahakkuk etmesi beklenmeden yaptığı re’sen hisse satışlarının, adeta --- göstererek, devamında ---kontratlarında meydana gelen teminat yetersizlikleri ve yüksek tutarlı teminat tamamlama çağrılarının da gerekçesini oluşturduğu, dolayısıyla davacı aracı kurumun bir piyasada yaptığı dayanaksız re’sen satışların, sadece aynı müşterinin o hesabını etkilemekle kalmayıp, zincirleme olarak dayanak varlığın piyasa fiyatını olumsuz etkilemesi nedeniyle, o günlerde bütün ---- piyasasında margin call fırtınasının kuvvetlenmesine neden olduğu,
3) Dava konusu ihtilaf sürecinde davacı aracı kurumun, ---- Mevzuatında düzenlenmiş olan müşteriye karşı olan özen ve sadakat ile faaliyetlerini yürütürken sahip olunması gereken mesleki özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı eylemlerinin olduğu, örneğin;
a. Teminat eksiğinin tamamlanması amacıyla saat 09:08 hatta 09:43 itibariyle gönderilen ----- mesajlarında, teminat açığının 09:00’a kadar tamamlanmasının istenmesinde kronolojik imkansızlık bulunduğu, keza bir saatin altında süreler verilerek pozisyon ayarlanmasının istenmesinin de makul sayılmasının mümkün görünmediği,
b. Özkaynak açığı hesaplanamadığı halde müşteriye özkaynak tamamlama bildirimi gönderildiği,
c. Keza özkaynak tamamlama bildiriminde eksiğin tamamlanması için tanınması gereken süre beklenmeden, dolayısıyla temerrüt hali tahakkuk etmeden ve satışa konu edilmesi mümkün olmayan varlıklarda müşteri yanlış bilgilendirilerek satış yapılmasının mevzuata uygun kabul edilemeyeceği, söz konusu uygulamaların, SPK’nın III-39.1 sayılı Tebliğinin 24(1)(a) ve 24(1)(b) maddesi hükmü kapsamında, aracı kurumların müşteriye karşı özen ve sadakat borcu ile ticari faaliyetlerini yürütürken sahip olunması gereken mesleki özen ve dikkat yükümlülüğüne uygun işlemler olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı''Tespit edilmiş olup; mahkememizce incelenip denetlenen raporun hükme esas alınabileceği gerekçeleri ile birlikte kabule şayan olduğu, raporda da tespit edildiği gibi davacının davalı müşteriye karşı olan özen ve sadakat ile faaliyetlerini yürütürken sahip olması gereken mesleki özen ve dikkat yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirmediği, bunların örneklendiği, mesele teminat tamamlama çağrısı olarak saat 09:00'da SMS gönderilip saat 09:00'a kadar süre verildiği, kısacası hiç vakit tanınmadığı gibi öz kaynak açığı hesaplanmadan bir rakam belirlenmeden müşteriye öz kaynak tamamlama bildirimi gönderildiği, sonra bunun için verilen süre sonucu da beklenmeden ve dolayısıyla temerrüt hali oluşmadan işlem yapıldığı, satışa konu edilmesi mümkün olmayan bir takım varlıklardan müşteriye yanlış bilgi verilerek müşteri tarafından alınmasının sağlanması gibi davranış ve işlemler nedeniyle davacı aracı kurumun teminat açığını tamamlaması yönünden davalı hakkında haklı takip hakkını kazanmadığı; Her ne kadar davacı vekili rapora itiraz etmişse de tespit edilen hususların birer maddi vakıa oluşu karşısında artık yeniden rapor alınmasında da bir fayda görülmediği nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş,Davanın itirazın iptali davası olduğu, davalı tarafın kötü niyetli takip tazminatı istediği; ancak taraflar arasındaki akdi ilişkinin ve bu çerçevede davacı kurum özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirseydi takip konusu alacağı isteyebileceği; hal böyle olunca icra takibine konu alacağın senaryo bir alacak olmadığı, sadece davacının kabul etmediği özen ve dikkat yükümlülüğü ile müşteriyi yanlış bilgilendirerek işlem yapılmasından kaynaklı durum nedeniyle davanın reddedildiği nazara alınarak kötü niyetli takip tazminatı şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş,Aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Ret harcı maktu olduğundan eksik 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 2.372.153,80 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 08/05/2025