T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/922 Esas
KARAR NO: 2025/409
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 31/10/2022
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ----- arasında ticari kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı -----sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer almakta olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerinde davalı aleyhinde ----- esas sayılı dosyadan takibe geçildiğini, davalı borçlu tarafından ----- tarihinde takibe itiraz edildiğini ve takibin icra müdürlüğünce durdurulduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın tebliğe çıkartılmadığını, itirazın haricen öğrenildiğini ve huzurdaki davanın süresinde açıldığını, icra takip dosyasındaki alacağın müvekkili şirkete 6098 sayılı Kanun’un m.183 vd. maddeleri uyarınca temlik edildiğini, dosyadaki tüm hak ve alacaklar bakımından her türlü işlem, takip ve dava bakımından müvekkili şirketin yetkili olduğunu, itirazın iptali davası açılması için zorunlu olan dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, davalının katılım sağlamaması sebebiyle anlaşmanın sağlanamadığını, davalının kredi sözleşmesinde imzası olduğundan ve bu kapsamda kredi kullanıldığından davalının borçlu olduğunu, tüm bunlar ortadayken davalının bile bile itiraz etmiş olmasının itirazı haksız kılmakta olduğunu, söz konusu alacak belli (likit) olduğundan haksızlık gerçekleştiğini beyan ederek, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle, davanın kabulü ile davalı borçlunun ----- esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, İİK m. 67/2 hükmü gereğince alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmayan icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin huzurda açılan davayı tesadüfen adına açılmış dava/icraları sorgularken ------- tarihinde öğrendiğini, 15.03.2023 tarihinde dosyaya vekaletnamenin sunulduğunu, dosyada yaptıkları inceleme neticesinde müvekkiline yapılan tebligatın geçersiz olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, müvekkilinin tebliğ mazbatasındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmekte olduğunu, tebligattaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, Mahkemece usulsüz tebligatın tespiti ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 14.03.2023 olarak kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline taraflar arasında olması gereken arabuluculuk toplantısı ile ilgili herhangi bir davet mektubunun gelmediğini, arabulucuya müzekkere yazılarak -----davet mektubu gönderip göndermediği, gönderdiyse hangi kanalla gönderdiğinin sorulmasını ve gönderime ilişkin evraklarının sunulmasını talep ettiklerini, dosyada mevcut tutanağın incelenmesinden müvekkiline davet mektubu gönderilip gönderilmediğine ilişkin bir bilginin olmadığını, toplantının telekonferans olarak belirlenmesine rağmen müvekkilinin telefon numarasının tutanakta yer almadığını, müvekkilinin hangi tarihte hangi saatte, kaç defa arandığı, ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin bir bilginin de olmadığını, müvekkilinin telekonferansla toplantıya katılmamasını gerektirecek bir sebebinin olmadığını, dosyada mevcut arabuluculuk tutanağının Arabuluculuk Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine ve ruhuna aykırı olduğunu ve tutanağın iptalinin gerekmekte olduğunu, tutanağın iptaline karar verilmemesi halinde tutanağın geçersiz olduğu açık olduğundan Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A/11 maddesi uygulanamayacağından davada haklı çıkmaları halinde karşı tarafa yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükletilmesinin gerekmekte olduğunu, ----- esas sayılı dosyasında borçlu ----- müvekkilin eski işvereni olduğunu, ---- müvekkiline baskı yaparak kefil olmasını istediğini, müvekkilinin baskıyla kefil olmayı kabul etmek zorunda kalarak bankada gösterilen yerlere imza attığını, müvekkilinin kredi sözleşmesini okuyamadığını, ön bilgi formunda dahi imzasının olmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi ve kefaleti müzakere edemediğini, baskı altında bankaya gittiğini, müvekkilinin eşinin------ çağrılmadığını ve muvafakatinin alınmadığını, TBK madde 583’de sayılan koşulların hiçbiri gerçekleşmemiş olduğundan, müteselsil kefil olarak gözüken müvekkili ----- kefaletinin hiçbir hükmünün olmadığını, kefaletin doğmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, davacının, belirtilen icra dosyasında açıkça belirttikleri itiraz nedenlerine bakarak alacağın geçersiz kefalet sözleşmesi nedeniyle müvekkili açısından doğmamış olduğunu, Borçlar Kanunu'nun emredici hükümleri gereği sözleşmenin geçersiz olduğunu gördüğünü, nitekim alacaklı bankanın da yıllar boyunca müvekkiline dava açmadığını, buna rağmen dosyayı devralan davacının harçtan muafiyet avantajını kullanarak müvekkili üzerinde gereksiz bir dava yükü yükleyerek ödeme baskısı yapmaya çalışmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, açıklanan nedenlerle, her türlü dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyetle başlatılan icra takibi nedeniyle davacının dava değerinin % 20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, davacının haksız ve kötü niyetle açtığı dava nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı A.A.Ü.T gereğince 9.200 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesine, dosyada mevcut arabuluculuk son tutanağının, müvekkilin toplantıya davet edilmemiş olması ve telekonferans için aranmamış olması vd. nedenlerle, Arabuluculuk Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine ve ruhuna aykırı olduğundan son tutanağın iptaline, aksi halde arabuluculuk son tutanağının geçersiz sayılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davalı İİK 67 md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu davacının ---- alacağı temlik aldığı, dava dışı ---- dava dışı borçlu ----- arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığı davalının işbu krediyi kefil olarak imzaladığı, kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği anlaşılmakla; icra takibi esnasında davalının muaccel olarak doğmuş borcunun bulunup bulunmadığı, verilen kefaletin geçerli olup olmadığı, davalıya yapılan tebligatların geçerli olup olmadığı, muaccel borç bulunuyorsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişi ----tarihli raporunda;--- davalı müteselsil kefil -------- takip tarihi itibariyle, takip tarihi itibariyle, Dava dışı ----- firmasına kullandırılmış; --- numaralı taksitli ticari kredi, ----numaralı tazmin olmuş çek kredileri, --------- numaralı muhtelif alacaklar hesaplarından kaynaklanmış; 124.348,74 TL asıl alacak, 9.837,70 TL işlemiş faiz ve gider vergisi, olmak üzere toplam 131.186,44 TL alacağının olduğu, Davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı -----Dava dışı ------ firmasına kullandırılmış; ----- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış; 10.000 TL asıl alacak, 932,79 TL faiz ve gider vergisi olmak üzere toplam 10.932,79 TL alacağının olduğu, Davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı -----Dava dışı ---- firmasına kullandırılmış; ----numaralı taksitli ticari kredi,---- numaralı tazmin olmuş çek kredileri, ----- numaralı muhtelif alacaklar hesabı ve ------ hesabından kaynaklanmış; 121.348,74 TL asıl alacak ve 10.000 TL asıl alacak ve 10.770,49 TL hesap kat tarihi öncesi ve sonrası işlemiş faizler ile % 5 gider vergileri----alacağının olduğu, ------“takip tarihi itibariyle” toplam alacağı Mahkemece ----müzekkere yazılarak Borçlulara çekilen ------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin masrafına ait noter makbuzu istenmiş ise de; gönderilmediğinden; ---- hesap kat tarihi öncesi ve sonrası faizler ile % 5 gider vergileri ------- olarak hesaplanan 10.770,49 TL alacağına, Noter makbuzunun dosyaya sunulması halinde ihtarname masrafının da eklenmesinin gerekeceği, ----- takip tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faizler ile % 5 gider vergileri ---alacağı toplamı ile---- takip talebinde talep ettiği faizler ile % 5 gider vergileri ----- toplamı arasındaki farkın; raporumun 4. maddesinde açıklandığı üzere davalının ---- tarihinde temerrüde düştüğü; bu durumda ---- hesap kat tarihinden ---- temerrüt tarihine kadar olan süre için anapara tutarları üzerinden akdi faiz oranları ile akdi faiz hesaplanması ve temerrüt tarihinden itibaren takip tarihine kadar olan süre için de temerrüt faiz oranları ile temerrüt faizi hesaplanması gerekirken; ----- kat tarihinden itibaren takip tarihine kadar olan süre için, kat tarihindeki anapara tutarları üzerinden yüksek olan temerrüt faiz oranlarından temerrüt faizi hesaplaması ve yüksek olarak hesaplanan bu tutarları icra takibinde talep etmesinden kaynaklandığı, ---- dava dışı ---- firmasına verilen çeklerden, ---- firmasına uhdesinde bulunan + alacaklı bankaya iade edilmemiş + karşılıksız yazılmış ---- adet çek yaprağı sebebiyle, 5941 sayılı Çek Yasası gereğince çek hamilerine ödenmesi garanti edilen miktarlardan kaynaklanan, 8 adet çek x 2.030 TL = 16.240 TL gayri nakdi riskinin (alacağının) depo talebinin olduğu, -----yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Alacak Devir ve Temlik Sözleşmesi ile -------sayılı dosyasına konu alacağının, ihtarname tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek tüm faizleri ve sair ferileri ve tüm ayni ve şahsi teminatlarıyla ve icra ve dava dosyaları ile birlikte ---- devir ve temlik edildiği, ----- firmasına verilen çeklerden dava dışı şirket tarafından keşide edilmiş ve karşılıksız çıkmış her bir çek yaprağı için yasa gereği çek hamillerine ödemek zorunda olduğu banka yasal sorumluluk tutarlarından kaynaklanan ve henüz doğmamış riski için teminat olarak talep ettiği depo talebi şeklindeki gayri nakdi alacağını------devir ve temlik edip edemeyeceği hususundaki hukuki değerlendirmenin Mahkeme’nin uhdesinde olduğu, Davacının dava dışı firmanın henüz gerçekleşmemiş olan riski sebebiyle davalı müteselsil kefilden teminat olarak depo talebinde bulunabilmesi için sözleşmede bununla ilgili açıkça hüküm bulunmasının gerektiği, sözleşmede böyle bir hükme de rastlanılmadığı, sözleşme ile kararlaştırılmayan ve gayri nakdi kredinin karşılığını teşkil eden teminatın, verilmediği takdirde “teminat verilmesine dair” yasal yollara başvurulmasının, Banka ile borçlular arasında imzalanmış ---- kapsamına uygun olmadığı, bu nedenle ---- depo talebinin yerinde olmadığı, ancak bunun dışında, ---- dava dışı ---- arasında, davalı ---- müteselsil kefaleti ile -----akdedildiği, davalı - müteselsil kefilin imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletinin geçerli olduğu, bu sebeple davalının yukarıda yazılı nakit kredi borçlarının tamamından sorumlu olduğu ve davalının aksi yöndeki savunmalarının ispatlanmaya muhtaç olduğu, Davacının hesaplanan alacağının, ----- borçlu ve müteselsil kefil arasında imzalanan ---- kapsamına uygun olduğu ve ------maddesi uyarınca Banka kayıtlarına yerinde incelenmesi suretiyle tespit edildiği, tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca, takip tarihinden sonra yapılabilecek kısmi tahsilatların öncelikle faiz ve borcun ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, takip tarihinden asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, Dava dışı ---- firmasına kullandırılmış; ----numaralı taksitli ticari kredi, ---- numaralı tazmin olmuş çek kredileri, ------ numaralı muhtelif alacaklar hesabından kaynaklanmış; 121.348,74 TL asıl alacak tutarı yıllık % 50 ve Dava dışı ------ numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış; 10.000 TL asıl alacak tutarına yıllık % 33 oranları üzerinden, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; alacağını temlik eden dava dışı banka ile dava dışı ---- tarihinde davalı-------- tarihinde müteselsil kefaleti ile Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği ve kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davalının borçtan sorumlu olmadığını, bu nedenle borca, faize, kefalete ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Ancak icra takibine konu banka alacağı ------- temlik edilmiş olup; artık temlik alan, temlik edenin haklarına halef olmuştur. Temlik eden banka davalı kefile karşı ----- tarihinde arabuluculuğa gitmiş ve 29.05.2019 tarihinde anlaşamama son tutanağı düzenlenmiştir. Anlaşamama tutanağı düzenlendikten sonra 1 yıllık hak düşürücü süre tutanak tarihinde başlamıştır. Davacı alacağı -------arihinde temlik almıştır. Temlik tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre geçmemiş olup; temlik alanın itirazın iptali davasını süresinde açması gerekirken, tekrar arabuluculuğa ----tarihinde başvurmuş ve ------tarihinde anlaşamama son tutanağı düzenlenmiştir. Bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olup, temlik alanın 2. Arabuluculuğa başvurduğu tarihte dahi 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği anlaşılmakla; 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1- 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Dava açılırken harç alınmadığı anlaşılmakla; 615,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 14/05/2025