T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/269 Esas
KARAR NO:2025/172
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/04/2024
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ----- plakalı vasıtanın kasko poliçesinin davalı tarafından keşide edildiğini,---- plakalı vasıtanın ---- seyir halinde iken ---- plakalı ----- ayrılarak asfalta düştüğünü ve hasarlandığını, hasar işlemleri neticesinde ---- plakalı araç için 1.140.000 TL nin müvekkile ödenmesi ve dorsenin satış devri yönünden vekaletname verilmesi yönünde mutabakatname imzalandığını,davalı tarafından ---bir başkasına devredildiğini,mutabık kalınmasına rağmen , davalının sadece 982.000 TL ödeme yaptığını, müvekkile 26.10.2023 tarihli yazı ile TTK 1448 Maddesi gereğince indirim yapıldığının belirtildiğini, müvekkiline 158.000 TL eksik ödeme yapıldığını, TTK 1448 maddesinde sigortalının zararı önleme,azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğünün düzenlendiğini, hasar anında dorsedeki yükün izin verilen tonajın üstünde bir yük olmadığını,aracın tüm bakımının yetkili serviste yapıldığını,olaydan hemen sonra müvekkili tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, zararı oluşturan olayın bir anda dorsenin yerinden çıkması ile olduğunu, eksik 158.000 TL nin ödenmesi için davalıya ---- yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, belirterek,eksik ödenen 158.000 TL nin ihtarnamenin tebliğinden 15 gün sonrası 26.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Sigortalı davacı aracının rayiç bedelinin 1.140.000 TL olarak tespit edildiğini, teknik anlamda dorsenin çekiciye bağlanmasında herhangi bir eksiklik veya problem olmadığının açıkça ispatı sağlanamadığından TTK 1448 kapsamında indirimle ödeme yapılması gerektiğini ve bu kapsamda sigortalıya 982.000 TL ödeme yapıldığını, rayiç değerin ödendiğini,sigorta bedelinin rayiç bedel olduğunu, piyasa güncel değeri üzerinden mutabık kalındığını,müvekkilinin ibra edildiğini,davacının taleplerinin fahiş olduğunu, kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini,kabul anlamına gelmeksizin dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, hasar dosyası, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, tanık beyanı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 24.07.2023 tarihli kaza nedeni ile davacının aracın kasko poliçesi kapsamında davacıya eksik ödenen hasar bedelinin tanzimine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalı tarafından kasko poliçesi ile sigorta edilen davacıya ait ----- plaka sayılı ----- tarihinde ------istikametinde seyir halinde iken ------ plakalı çekiciden ayrılarak asfalta düştüğü, hasara uğraması sonucu davalı tarafça davacıya ödenen miktarın kadri maruf olup olmadığı, TTK 1148 maddesi uyarınca davalının indirim yapmasının somut olaya uygun olup olmadığı, davacının varsa bakiye tazminatının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı tanığı ----- mahkemesine talimatın yazıldığı, ---- --- talimat dosyası ile tanığın beyanının alındığı görüldü. Mahkememizce dosyanın makina mühendisi bilirkişi ile sigortacı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin dosyada rapor tanzim ettiği görüldü.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Gerekçeleri yukarda açıklandığı üzere, Kasko sigortası yönünden teminat dışı hallerden biri söz konusu olmadığı sürece sürücünün veya sahibinin kusurlu olmasının öneminin olmadığı; sigortalı aracın sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olsa dahi teminat dışı hallerden biri söz konusu değilse kasko sigortası teminatından yararlanılabileceği; bu nedenle kusur yönünden değerlendirme yapılmadığı; Teminat dışı hallerden birinin söz konusu olduğu yönde herhangi bir iddia veya beyan olmadığı; davalı ---- işbu dava öncesinde hasar tutarını kısmen ödemiş olmasından da teminat dışı hallerin söz konusu olmadığının anlaşıldığı; Tazminata konu ----plakalı,---- tescilli yarı römorkun ağır hasarlı pert durumunda ve kaza tarihi ---- itibariyle piyasa rayiç değerinin 1.140.000 TL olduğu; Davalı --- genel şartlarının B.3.3.2.2 maddesi gereğince ağır hasarlı ---- plakalı yarı römorkun kaza tarihindeki 1.140.000 TL rayiç değerini sigortalı ------ ödemesi ve hasarlı yarı römorku da alması gerektiği; sigorta şirketi tarafından hasarlı yarı römorkun alınarak 3.kişilere satıldığı; Davalı -----tarafından sigortalısına 1.140.000 TL yerine sigortalının hasarın artmasına neden olduğu gerekçesi ile 13.10.2023 tarihinde 982.000 TL ödendiği ve bu durumda 1.140.000 TL – 982.000 = 158.000 TL eksik ödendiği ancak sigortalının hasarın 158.000 TL artmasına neden olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu; Tazminata konu ---- adına tescilli yarı römorkun kaza tarihindeki 1.140.000 TL rayiç değerinin ödenmeyen 158.000 TL kısmının talebe uygun olarak 26.12.2023 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği; Yönündeki tespit, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait -----plaka sayılı arasında davalı sigorta şirketinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı tarafından sigorta edilen dava konusu dorsenin ----- tarihinde -----plakalı ----- üzerinden düşmesi nedeni ile hasara uğradığı, taraflar arasında hasar ödemesi için 1.140.000,00 TL'nin anlaşılmasına rağmen davacıya 982.000,00 TL ödenmesi nedeni ile bakiye hasar tazminatının tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosyadaki delillerden taraflar arasında mutabakatname imalandığı, davalının davacıya 1.140.000,00 TL ödemesi yönünde anlaşıldığı görülmüştür. Davalı taraf, hasarın artmasında davacının etkisinin olduğu gerekçesi ile eksik ödeme yaptığı savunmasında bulunmuştur. Belirtmek gerekir ki, eldeki davada davalı taraf iddiasını ispatla, yani hasarın artmasında davacının etkisinin olduğunu ispatla yükümlüdür. Nitekim, kasko sigortası yönünden teminat dışı hallerden biri söz konusu olmadığı sürece sürücünün veya sahibinin kusurlu olmasının öneminin olmadığı, sigortalı aracın sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olsa dahi teminat dışı hallerden biri söz konusu değilse ----teminatından yararlanılabileceği, teminat dışı hallerden birinin söz konusu olduğu yönde herhangi bir iddia veya beyan olmadığı, davalı ---- işbu dava öncesinde hasar tutarını kısmen ödemiş olmasından da teminat dışı hallerin söz konusu olmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davaya konu ---adına tescilli yarı römorkun ağır hasarlı pert durumunda ve kaza tarihi --- itibariyle piyasa rayiç değerinin 1.140.000 TL olduğu, davalı ---- tarafından sigortalısına 1.140.000 TL yerine sigortalının hasarın artmasına neden olduğu gerekçesi ile 13.10.2023 tarihinde 982.000 TL ödendiği ve bu durumda 1.140.000 TL – 982.000 = 158.000 TL eksik ödendiği ancak sigortalının hasarın 158.000 TL artmasına neden olduğu iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, açıklanan nedenlerle davacının davasında haklı olduğu, davalının temerrüde düşürüldüğü tarif olan 26.12.2023 itibariyle avans faizini davalıdan talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile; dava konusu ----- plakalı aracın bakiye hasar tazminatı olarak ----- tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 10.792,98 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 2.698,25 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 8.094,73 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.698,25 TL peşin harcın toplamı olan 3.125,85 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılmış 9.000,00 TL bilirkişi, tebligat, müzekkere ücreti 1.082,00 TL olmak üzere toplam 10.082,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 12/03/2025