T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/51 Esas
KARAR NO: 2025/217
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2015
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
Mahkememizde görülen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin müteaddit defalar davalı bankadan taşıt kredisi kullandığını, kredileri kullanırken kendisinden dosya masrafı, kredi kullanım masrafı yada başka adlar altında hukuka aykırı şekilde kesintiler yapılarak masraflar alındığını, müvekkili ile banka arasında yapılan sözleşmenin bir örneği müvekkiline verilmediği gibi önceden hazırlanmış matbu sözleşme olması dolayısıyla kendisine sözleşmenin içeriğine müdahale hakkı da verilmediğini, sözleşmenin müzakere edilmediğini, önceden hazırlanan tipik sözleşme koşulları için genel işlem koşulları terimi kullanılmakta; bu sözleşmelere, "tip sözleşme" , "kitle sözleşme", "katılmalı sözleşme" ya da "formüler sözleşme" denildiğini, kitlelere yönelik bu sözleşmelerde, sözleşmenin kurulmasına ilişkin görüşmeler ve pazarlık yapılması sözkonusu olmadığını, 4077 sayılı TKHK.na eklenen "Sözleşmelerdeki Haksız Şartlar" başlıklı 6.madde ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik ile sınırlı ölçüde kendisine yer bulduktan sonra, şimdi 6098 sayılı TBK ile daha yaygın olarak uygulanma olanağına kavuşmuş olduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden alınan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --------- çerçevesinde; TBK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara/dava konusu olaya, TBK.nun 20.maddesi ve devamındaki "Genel İşlem Koşullarının uygulanması mümkün olmadığından, diğer bir ifade ile davacı ile imzalanan sözleşmenin, genel işlem şartları kapsamında değerlendirilmesi imkanı bulunmadığını, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, tarafların sözleşme ile taahhüt ettikleri borçlarını ödemeleri sözleşme hukukunun bir gereği olmanın yanında ahde vefa'nın da bir gereği olduğundan imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandığı ticari nitelikli kredi için komisyon vs. giderleri ödemeyi açıkça kabul eden kullandığı kredi ile ilgili komisyon vs. giderleri tamamen kendi rızası ile ödeyen böylece müvekkil bankanın kredi vermesini sağlayan ve bu suretle menfaat temin eden krediyi kullandıktan sonra bu komisyon vs. giderler ile ilgili bir itirazda bulunmayan tacir sıfatını haiz davacının davasının, hukuki ve fiili gerçeklere aykırı olmasının yanında, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde, haksız ve kötü niyetli bir dava olduğunun açık ve tartışmasız olduğunu, dava konusu komisyon vs. giderleri tamamen kendi rızası ile ödeyen ve yaptığı bu ödemelerden sonra bir çok işlem gerçekleştiren davacının, aradan geçen onca işlem ve zaman zarfında bir itirazda bulunmaması, bu işlemlerin davacının bilgisi, rızası dahilinde gerçekleştiğini teyit ettiğini, tacir sıfatını haiz davacının,----- hükümlerini okuyup, inceleyip, içeriğini kabul ederek ve mutabık kaldığını bildirerek açık ve hür iradesiyle imzaladığını, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız ile her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere, haksız ve hukuka aykırı olan davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, davalı banka ile imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan krediler nedeniyle haksız kesildiği ileri sürülen komisyon ve masrafların geri tahsili istemine ilişkin bir alacak davasıdır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında taşıt kredisi sözleşmesi imzalandığı ihtilafsız olup, uyuşmazlığın taşıt kredisinin kullanılması sırasında dosya masrafı veya başka ad altınsa kredi asıl alacak ve faizi dışında kalan kesintilerin iade edilip edilmemesinin gerekip gerekmediği ve miktarının belirlenmesi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı vekili 26/01/2018 tarihli dilekçesi ile talebini ------ olarak ıslah etmiş, ıslaha ilişkin harcını yatırmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizin---- Karar sayılı ilamı ------- sayılı kararı ile "Yargılama aşamasında mahkemece uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır. Karara esas alınan bilirkişi ek raporunda, davacının 2005 ila 2014 yılları arasında davalıdan taşıt-işletme-yatırım kredileri kullandığı, kullanılan krediler nedeniyle proje komisyonu , işletme komisyonu adı altında çeşitli tutarlarda kesintiler yapıldığı belirtilerek, 2005 ila 2014 yılları arasında yapılan kesinti ve tutarlarının listelendiği anlaşılmaktadır. Yine ek raporda emsal banka uygulamasına esas alınan ------ yıllarına ilişkin emsal oranları ile ---------- yıllarına ilişkin bildirdiği komisyon ve masraf oranlarının dikkate alınarak değerlendirme yapıldığının belirtildiği, ancak 2005 ile 2009 yılları tahsilatları yönünden bilgi verilmediğinin de rapora derc edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmeye yeterli ve denetime elverişli olduğu söylenemez. Mahkemece dava konusu kesintilerin yapıldığı tarihlerde, aynı tür krediler için emsal banka masraf-komisyon oranları ve uygulamaları dosyaya kazandırılarak, sonrasında ise davacıdan kredi kullandırım tarihleri itibariyle yapılan kesinti tutarlarının emsallere uygun olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekir.Kabule göre ise, davacı tarafından dava dilekçesinde kullanılan krediler yönünden haksız kesildiği ileri sürülen masraf ve komisyon tutarları yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle şimdilik 1.000 TL nin tahsili için dava açıldığı, yargılama aşamasında davacı vekilinin bilirkişi ek raporundan sonra sunduğu 26.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 146.452,19 TL ve 2.444,24 Euro nun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsili yönünde ıslah ettiklerini bildirdikleri, 04.04.2018 tarihli duruşmada davalı vekiline ıslah dilekçesinin tebliği ile talebi gibi beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davalı vekilince de ara kararı doğrultusunda ıslah edilen tutar yönünden zaman aşımı definde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ıslahla arttırılan tutara yönelik olarak davalı yanca açıkça zaman aşımı itirazında bulunulduğu, mahkemece ıslaha karşı zaman aşımı definin gerek duruşma gerekse de gerekçeli kararda değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre davalının davacının ıslahla arttırdığı tutar yönünden kesinti tarihleri ile ıslah tarihi dikkate alınarak zamanaşımı defi konusunda olumlu veye olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. ------- denilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Dosyanın önceki bankacı bilirkişi ve hesap bilirkişisine verilerek ek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 06/12/2024 Tarihli raporunda; davacının seçimlik hakkını dava tarihi itibariyle Türk Lirası olarak kullandığından ıslah suretiyle müddeabihin bir kısmını yabancı paraya dönüştüremeyeceği; Islah talebine vuku bulan zamanaşımı def'i dikkate alınarak 26.01.2008 tarihi öncesindeki kesintilerin zamanaşımına uğradığı ancak, ilk dava tarihi 19.08.2015 olmakla, 1.000,00 TL’lik talebin zamanaşımına uğramadığı; buna göre davacının 1.000,00 TL’yi dava tarihinden itibaren 136.896,03 TL’yi 26.01.2018 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle tahsili istenebileceği rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller, --------- kararı ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalar dikkate alınarak; Taraflar arasında düzenlenen 15.08.2005 ve 12.10.2005 tarihli sözleşmeler bulunduğu ve davalı tarafından bu sözleşmeler gereğince davacıya çeşitli zamanlarda krediler kullandırıldığı, bu krediler kapsamında haksız kesildiği ileri sürülen komisyon ve masrafların tahsili için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece diğer bankaların uygulamalarına göre; Taşıt-İşletme-Yatırım Kredileri niteliğindeki banka kredilerinden dolayı proje komisyonu, işletme komisyonu adı altında 2005-2014 (yıllar dahil) yılları arasında yapılan masraf -komisyon kesinti oranları ve uygulamalarının neler olduğu konusunda müzekkereler yazılmış ve deliller toplanarak ayrıca BAM kararı doğrultusunda dosyada mübrez bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyet raporunda; Davacının 19.08.2015 tarihinde 1.000,00 TL tutarlı kısmi dava ikame ettiği; bilahare 26.01.2018 tarihinde talebinde ıslah suretiyle 146.452,19 TL ve 2.444,24 Euro’ya yükselttiği; --------- sayılı ilamında da vurgulandığı üzere bankacılık işlemleri yönünden zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu; bu bağlamda gerek işlemlerin gerçekleştiği tarihte cari 818 sayılı BK.m.125, gerekse dava tarihinde cari 6098 sayılı TBK.m.146 hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi cari olmakla ıslah tarihinden geriye 10 yıl öncesi olan 26.01.2008 tarihinden önceki kesintilere yönelik talebin zamanaşımı kapsamında kaldığı; sonrasındakilerin istenebileceği sonucunun ortaya çıktığı; Yukarıda bu kapsamda zamanaşımı devresi dışında kalan bir başka anlatımla, 27.01.2008 tarihinden sonra yapılan kesintilerinden emsal banka uygulamalarına göre fazla kesilen tutarın 129.047,58 TL ve 2.444,24 Euro olarak belirlendiği; Ancak 27.01.2008 tarihi öncesindeki kesintilerden 19.08.2015 tarihinde dava ikame edilmiş olmakla 1.000,00 TL’lik tutar yönünden zamanaşımının oluşmayacağı; dolayısıyla, 129.047,58 TL ile 1.000,00 TL olmak üzere toplam 130.047,58 TL’nin istenebileceği; Davacının ilk davası TL üzerinden ikame edildiği; bir başka anlatımla, alacağı yönünden seçimlik hakkını Türk Parası yönünden kullandığı; dolayısıyla müddeabihi ıslah suretiyle yabancı paraya dönüştüremeyeceği; Hal böyle olunca, 19.08.2015 tarihinde kullandığı seçimlik hak TL cinsinden olmakla, anılan tarihte ------------ saat 15:30 itibariyle açıkladığı gösterge niteliğindeki döviz satış kuru 3,2110 TL/Euro dikkate alınarak, Euro kesintileri yönünden davacının isteyebileceği tutarın 2.444,24 Euro x 3,2110 TL/Euro = 7.848,45 TL olduğu; buna göre: davacının isteyebileceği tutarın 1.000,00 TL ve ıslah suretiyle (129.047,58 TL + 7.848,45 TL =) 136.896,03 TL olduğu; buna göre davacının 1.000,00 TL’yi dava tarihinden itibaren 136.896,03 TL’yi 26.01.2018 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle tahsili istenebileceği '' hususları tespit ve rapor edilmiş olup mahkemece hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile;
1.000,00 TL ye dava tarihinde bakiye 136.896,03 TL ye ıslah tarihi olan 26/01/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 9.419,68 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 27,70 TL harcın ve toplam ıslahta yatırılan 5.344,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.047,73 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 16.416,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılmış 27,70 TL peşin harcın ve 27,70 TL başvurma harcının ve toplam 5.344,25 TL ıslah harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça yapılmış --------- kararı öncesi ve sonrası tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 19.631,30 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 17.542,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 54,50 TL'den davanın reddine isabet eden 5,80 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, redde tekabül eden bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı . 19/03/2025