T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/819 Esas
KARAR NO:2025/196
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/11/2023
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde --- sayılı poliçe ile kasko sigortası mevcut olduğunu, ---tarihinde --- plakalı aracın sigortalı araç ile çarpıştığını, sigortalı ---plakalı aracın tamiri için ---- ödeme yapıldığını, TTK 1472 madde gereğince sigortalısının haklarına halef olunduğunu, kazaya karışan ---plakalı vasıtanın davalı sigorta şirketinde trafik sigortası bulunduğunu ve % 25 kusur oranınca davalı sigorta şirketine rücu edildiğini belirterek 22.952,82 TL nin 27.01.2023 ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza bakımından, taraflarına yöneltilen talep, Genel Şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kalmakta olduğunu ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınır olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin gerekmekte olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasar durumunun kaza nedeni ile mi meydana geldiğini, aracın pert sayılıp sayılamayacağının tazminat ödemesinin hangi şekilde yapılması gerektiğinin aracın rayiç değerinin, sovtaj bedeli gibi hususların Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile müvekkili Şirketin nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesinin gerekmekte olduğunu, Motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde de; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığının denilmek suretiyle bu durum açıklığa kavuşturulduğunu, anılan davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını bu nedenle zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddinin gerekmekte olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde Yapılan Değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemelerde yapıldığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun değiştirilen 97.maddesinin “Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı” düzenlenmiş olup eski madde hükmüne göre “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.” şeklinde düzenlemenin mevcut olduğunu, anılan madde hükmü 6704 Sayılı Kanun’un 5.maddesi ile şu şekilde değiştirildiğini, “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” başvuran taraf kendisine yapılan ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olduğundan kendisine yapılan ödemelerin talebi tamamen karşıladığını kabul etmiş sayılmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. Maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, sigortanın kapsamına ilişkin genel şartlar uyarınca; sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğunu, davaya konu araçta meydana gelen hasara ilişkin müvekkili sigorta şirketinin oluşan hasarı tazmin hususunda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımı def’imiz ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için ----- ve ------ kusur raporu alınmasını, varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, öncelikle davacı tarafça taraflarına tebliğ edilmeyen delillerin taraflarına tebliğe çıkartılması için davacı tarafa kesin süre verilmesini, araç hasarına ve var ise sovtaj bedeline ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığını harç ve yargılama giderleri, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi , trafik tescil kayıtları, hasar dosyası ve poliçe sureti, tramer kaydı, ---- raporu, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLNEDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 24.12.2022 tarihli trafik kazası nedeni ile ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacı nezdinde ------- vadeli---- plakalı aracın ---- tarihinde karıştığı kaza nedeni ile davacının kendi sigortalısına ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın sigorta konusunda uzman bilirkişi ile hasar/kusur konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere, Dava konusu olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken 2 tane kaza bulunduğu ve sadece 2. kazanın dava konusu olduğu; Sürücü ----idaresindeki ---otomobili ile yolun virajlı kısmına yaklaşırken yavaşlamadığı; hızını virajlı ve buzlu yol şartlarına göre ayarlamadığı; 1.kaza sonrasında banket içinde duran -------plakalı otomobile çarptığı için KTK 52/a – 52/b ve KTY 101/a – 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; dava konusu 2. kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; ---- plakalı otomobil 1.kaza sonrasında banket içinde beklerken ----plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı için sürücüsü ----- dava konusu 2. kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı;
Tazminata konu------ tarihinde kazaya karışmış, ------- adına tescilli hususi otomobilin onarım bedelinin KDV dahil 91.811,29 TL olduğu; davacı ------ tarafından onarım bedelinin 82.007,71 TL kısmının 27.01.2023 tarihinde ödendiği; KDV tevkifatı 9.803,58 TL tutarın da ödendiğinin beyan edildiği ve KDV beyannamesinin verildiği 25.02.2023 tarihinde ödenmiş olması gerektiği; Kazaya karışan araçlar hususi ve sahipleri gerçek kişi olduğu için tazminata
hükmedilmesi halinde KTK 99 ve KZMSS Genel Şartları B.2.1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi 08.03.2023 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; Davacı------- kasko sigortası teminatı altındaki ----otomobil sürücüsü---- dava konusu 2.kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu için tazminat talep edilemeyeceği yönündeki tespit, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dosyanın ---- gönderildiği,-----raporunda özetle; Sürücü----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ---- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek raporunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; ------- plakalı aracın davacı şirket nezdinde -----sigortasının mevcut olduğu,---- tarihinde ---plakalı araç ile ---- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının sigortalı --- plakalı aracın tamiri için ---şirketine ----- tarihinde ---- ödeme yapıldığı, TTK 1472 madde gereğince kazaya karışan karşı yan ------ plakalı aracın sigorta şirketinden kusur oranında yaptığı ödemeyi tahsil etmek için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Davaya konu kazada davalının sigortalısı olan aracın %25 oranında kusurlu olduğu kabulü ile davacının rücu isteminde bulunduğu görülmüştür. Eldeki davada çözülmesi gereken ilk husus kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespitidir. Kusurun tespit edilmesi için dosya önce makine mühendisine tevdi edilmiş, davacı itirazı ve kaza tespit raporu ile bilirkişi raporundaki meydana gelen çelişki üzerine dosya ------ gönderilmiştir. Hazırlanan her iki raporun olayın oluş şekline ve dosyadaki delillere uygun ve birbirleri ile çelişmediği görülmüştür. Buna göre; sürücü ------ sevk ve idaresindeki otomobil ile zeminin buzlu, havanın sisli ve görüşün kısıtlı olduğu, yerleşim yeri dışı, il yolunda seyir halindeyken olay mahalli yolun virajlı kesimine geldiğinde, seyrini aracının teknik özellikleri ile mevcut yol, hava ve zemin durumlarının gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kendi istikamet şeridi içerisinde sürdürmeyip sevk ve idare hatasıyla yolun sağındaki bankete girerek kazalı halde duran otomobile çarpması ile sebebiyet verdiği aracındaki maddi zarara ilişkin dava konusu kazada kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davacının rücu talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 391,98 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 223,42 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 22.952,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/03/2025