T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/239 Esas
KARAR NO: 2025/202
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/03/2023
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında--- taşıma sözleşmesi imzalandığını, davacının kendi aracıyla davalı tarafa ------- verdiğini, davacının söz konusu taşıma faaliyetini icra ederken davalı tarafın deposundan teslim aldığı ürünleri uygun soğutma koşullarında muhafaza ederek şok marketlerin ilgili mağazalarına ve şubelerine tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, davacının taşıma işlerini her daim hızlı, güvenli ve zamanında yerine getirdiğini, sözleşmenin süresi, fiyat ve feshiyle ilgili 8. bölümünde : "8.2. ------- (davalı taraf) 15 gün önceden yazılı bildirim yapmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir." maddesinin yer aldığını, davalı tarafın deposundan yük taşıma vasıtası olan paletlerin eksildiğini ve bunların bir kısmını davacının iade etmediğini iddia ederek davacının sözleşmesi ani bir şekilde ------------e sözlü olarak feshettiğini, sözleşmenin feshi usulüne uygun yazılı bir biçimde yapılmadığını, her ne kadar davalı taraf paletlerin iade edilmediği iddiasında bulunsa da bu iddiayı ispat edecek somut ve yazılı bir delil öne sürmeden davacının sözleşmesini doğrudan feshetmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, zira davacının davalı şirketin portföyüne, büyümesine ve gelişmesine katkı sağladığını, davacı sözleşmedeki yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiğini, davalı tarafın deposunda kaybolan bir takım paletlerin sorumluluğu davacıya atfedilemeyeceğini, davacının görev ve sorumlulukları sözleşmeyle hüküm altına alındığını, sözleşmenin taşıma ve teslimatla İlgili 4.2. Yükümlülükler bölümünde: " 4.2.1. Taşıyıcı (müvekkil), taşınacak ürünleri, ------- (davalı taraf) tarafından bildirilen teslim alma yerlerinden sayarak teslim almak ve bildirilen zamanda hasarsız, eksiksiz, sağlam olarak ve sayarak ilgili varış noktalarına teslim etmekle yükümlüdür. Taşıyıcı, sevkiyata konu ürünleri teslim aldığı andan itibaren taşımanın başladığı kabul edilir. Malların taşınması ve nakliyesi sırasında her türlü sorumluluk taşıyıcıya aittir. " davacı sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının sözleşmesi feshedildikten sonra ödenmemiş iki adet ticari faturayı , -------bedelli faturalar, davalı tarafın ödemesi için ------ yevmiye numarasıyla ihtar çektiğini, ancak bu ihtara rağmen davalı tarafca ödemenin yapılmadığını, davacı şirketin iki adet ticari fatura alacağına istinaden ------numaralı dosyasından ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ancak davalı taraf/borçlu --- tarihinde borca ve ferilerine itiraz ederek ilamsız icra takibinin durdurulduğunu, -------- numaralı cevabi ihtarnamesinde, davalı taraf açık bir şekilde taşıma sözleşmesinin varlığını, söz konusu iki adet ticari faturayı ve davacının taşıma ücretine hak kazandığını çok net ifade edip kabul etmiş olduğunu, davalı taraf ayrıca cevabi ihtarnamede fatura içeriğine ilişkin itirazda da bulunmadığını, davanın kabulüne, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere, davalı taraf aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, dava dışı ------- depolarındaki ürünlerin diğer depo/mağazalara taşıma faaliyetlerini yürüttüğünü, davacı ile davalı şirket arasında ise ---------akdedilmiş olduğunu, işbu sözleşmenin 2. maddesine göre davacının üstlendiği görev; “davalı şirketin müşterilerine ait ürünlerin, davalı tarafından bildirilecek yer, süre, performans kriterlerine uygun olarak teslim alma yerlerinden teslim alınması, ürünlerin taşıyıcı tarafından teslim edilecek uygun nitelikteki araçlarla taşınması, teslim etme yerlerine teslim edilmesi'' olduğunu, Davacının söz konusu sözleşmeye istinaden, davalı şirket
müşterilerine ait ürünleri sözleşmeye ve ticari teamüllere uygun şekilde alt taşıyıcı olarak teslim alma, taşıma ve ilgili yerlere teslim etmekle yükümlü olduğunu, davacı yanla olan sözleşme ve ticari teamüllere göre; paletli eşya veya yükün taşınmasında, eşya ve yükün ilgili yere tesliminden sonra taşımada kullanılan paletlerin gönderene iadesi gerektiğini, ancak davacı paletli ürünleri teslim ettikten sonra boş paletleri gönderene yani ------- iade etmesi gerekirken kendisine düşen iade etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve kendine ait nakliye araçlarıyla -------- alınan/taşıdığı paletli ürünlere ilişkin iade etmesi gereken----iade etmediğini, davacı tarafça ----- taşınan ürünlerle birlikte alınan ancak davalı şirket müşterisi ------ iade edilmeyen ------- tarafından düzenlenen irsaliyenin ekte sunduklarını, davacı tarafta paletli ürünleri taşıma işini yaptığından mütevellit davalı şirkete fatura düzenlemiş olduğunu, yani paletle taşınan ürünlerin davacı tarafından taşındığı hususunun tartışmasız olduğunu, ticari teamüllere göre; paletli eşya veya yükün taşınmasında, eşya ve yükü paletle teslim alan davacı taşıyıcının eşyayı ilgili yere teslim ettikten sonra teslim aldığı paletleri gönderene iadesi gerekmekte olduğunu, bu husustaki ispat yükünün davacıya ait olduğunu, ancak davacı taraf paletleri teslim etmediği gibi bu hususta herhangi bir delil de sunamadığını, Davacıya ----- yevmiye no.lu ihtarname gönderildiğini, muhtelif tarihlerde dava dışı -- deposundan alınan paletlerin iade edilmesi, aksi halde paletlerin bedelinin mahsup edileceği hususu ihtar edildiğini, ancak davacı yan işbu ihtarnameye herhangi bir cevap vermediğini ve itirazda da bulunmadığını, davacının ihtarnameye rağmen paletleri iade etmediğini ve temerrüde düşmüş olduğunu, davacı, taşıma sözleşmesi uyarınca ----- bedelli faturalara istinaden toplam --- alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü ancak davacının iade etmediği 200 adet palet bedeli kadar davacıdan alacaklı olduğunu, dolayısıyla davacının huzurdaki davaya ve icra takibine konu ettiği tutarda davalı şirketten alacaklı olmadığını, takas
mahsup edildiğini, sözleşme silsilesi gereği davalı şirketin müşterisi ----- karşı sorumlu olmasını gerektirdiğini, kaldı ki, dava dışı müşteri ---Davacının iade etmediğini, 200 palet için davalı şirkte ekte sunulan iade irsaliyesini tanzim ederek bedellerini davalı şirketin cari alacağından bloke edilerek kesilmiş olduğunu, dava dışı -----iade edilmeyen 200 adet palet için; Sayın mahkeme nezdindeki davada, ihtilafın çözümü ve sonrasındaki karşılıklı yasal hakların kullanılması bakımından paletler nedeniyle hak sahibi olan ----- davanın ihbarı gerektiğini, davacının iddialarını kabul
anlamına gelmemek üzere takas mahsup Sayın Mahkemece dikkate alınmasını, davanın ---- ihbar edilmesini, her halükarda yargılama sonunda haksız ve davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan----- vekilinin beyan dilekçesinde özetle; Davalının alt taşıyıcısı olan davacının kendisine ait ------ plakalı araca dava dışı şirketin ----bulunan deposuna iade edilmek üzere, toplam 200 adet palet yüklenmiş olduğunu, ancak anılan paletler dava dışı şirkete iade edilmediğini, bunun üzerine dava dışı şirketçe ---- donuk aracın getirmediği paletlerin Faturalandırılması"açıklaması ile e-irsaliye düzenlenmiş olduğunu, anılan irsaliye dolayısıyla
dava dışı şirketçe davalının cari hesap alacağına da palet bedelleri nedeniyle bloke konulmuş olduğunu, huzurdaki dava her ne kadar dava dışı şirkete ihbar edilmiş ise de dava dışı şirketin
taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasında herhangi bir dahili bulunmadığını, dava dışı şirket, davalının müşterisi konumunda olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kurulmasına ve ticari ilişkinin sona ermesine herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa dava dışı şirketin herhangi bir dahli bulunmadığından huzurdaki dava kapsamında dava dışı şirket yönünden tesis edilebilecek herhangi bir hüküm de bulunmadığını, hukuki dayanaktan ve gerekçeden yoksun davanın dava dışı şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İcra dosyasının --- çıktıları,----- kayıtları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------- dosyasının incelenmesinde; 41.014,02 TL asıl alacak ve 344,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.358,04 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın taşımacılıktan kaynaklı hizmet bedeline yönelik faturadan kaynaklı olarak başlatılan takibe davalı tarafın itiraz etmesi sebebi ile duran takibin devamı ve %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının talebine yönelik olduğu anlaşıldı.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin
vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a. bölümünde davacı -----ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2020 yılına ilişkin fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterinin noter açılış ve kapanış onaylarının süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, 2021 ve 2022 yılları Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterinin noter açılış onaylarının yapıldığı, Yevmiye defterinin kapanış onayının bulunmadığı, davacının kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalı ----- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2020-2021 ve 2022 yıllarında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, bu kapsamda GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde alındığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Teslim, Tesellüm Yönünden: davacının ----takip dosyasındaki talebine ilişkin, her iki tarafın ticari defter kayıtları raporun 4.b. bölümünde detaylı olarak incelenmiştir. Davacının kendi defterlerinde takip konusu faturaların davalı aleyhine borç kaydedildiği, davalının kendi defterlerinde de aynı şekilde 23.02.2023 takip tarihi itibariyle davacı karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; raporun 4.b.1. bölümünde davacının incelenen kendi defterlerinde davalı açık hesabından ---- takip tarihi itibariyle 73.851,20 TL tutarında alacaklı gözükürken, davalı şirketin incelenen kendi defterlerinde davacı ---tutarında borçlu gözüktüğü tespit edilmiştir. Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen ----- bildirim formları raporun 4.c. bölümünde karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin davacı ------2022 yılında 17 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 218.575,25 TL, tutarında “alım”, davacı tarafında davalı ----- yılında 17 adet fatura karşılığı -----tutarında “satış”yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, tarafların -----bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin her iki tarafın kendi ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak kaydedilen takip konusu faturaları içerdiği görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, aynı şekilde bağlı bulunduğu vergi dairesine “alım” olarak bildirmeyeceği, bu sebeple davacının açık hesap bakiye alacağı talebini oluşturan faturalar içeriği mal/hizmetin davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davalı şirketin cevap dilekçesinde davacının sözleşme kapsamında taşıyıcılık hizmetinde
kullandığı paletleri dava dışı ----- teslim etmediği, 200 adet palet için sevk irsaliyesi düzenlendiği, bu sebeple takas mahsubu talebinde bulunduklarını, davalının takas mahsubu defi talebine ilişkin nihai ve hukuk değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde
olduğu değerlendirilmiştir. Tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde; davacının ----- sayılı takipteki 41.014,02 TL tutarlık asıl alacak talebine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; taraflar arasında akdedilen 14.11.2020 tarihli “Taşıma Hizmet Sözleşmesinin” 6.2. Maddesinde; “… Hizmet bedeline istinaden faturalar ay sonlarında düzenlenecektir. Faturanın düzenlendiği tarihten itibaren 30 gün sonra taşıyıcının banka hesabına ödenecektir…” , davacının takip öncesi için faiz talebi yönünde temerrüt şartlarının oluşup oluşmadı hususlarına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının -----yevmiye no.lu ihtarnamesinde ayrıca davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine dosya kapsamında yer almadığı, tüm bu hususlar çerçevesinde davacının takip öncesi faiz talebi için az yukarıda detayı bulunan tabloda 702,82 TL tutarında faiz hesaplandığı, ancak taleple bağlılık kuralı gereği 344,02 TL tutarlık kısmının talep edebileceği, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da
tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; taraflardan birinin tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında
hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin
müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir. Mahkememizin 15/05/2024 tarihli duruşması ile; dosyanın nakliye alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez taşıma/lojistik uzmanı bilirkişinin raporunda özetle; Dosya içeriği, dilekçeler, taraf beyanları, faturalar, irsaliyeler, taraflar arasındaki sözleşme, tüm dosya içeriği ve yukarıda arz edilen inceleme değerleme neticesinde aşağıdaki sonuç ve kanaatlerin Sayın Mahkemenin takdirine sunulması uygun görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, davacı tarafından davalı ile aralarındaki çerçeve taşıma hizmeti tedarik sözleşmesi kapsamında yerine getirilen iki adet faturaya konu alacağın davalı şirket tarafından ödenmesi gerekip gerekmediği; davacının 200 adet paleti iade edip etmediği ve davalı şirketin palet bedellerinin davacı alacağının mahsup edilmesi yönündeki talebinin mümkün olup olmadığı hususları üzerinde toplandığının anlaşıldığı; Davacının iki adet faturaya konu alacağı yönünden; davacı ile davalı şirket arasında yazılı taşıma hizmeti tedarik sözleşmesi gereği kurulan bir ticari ilişkinin bulunması, bu bağlamda davacı tarafından davalı şirketin yönlendirdiği taşıma hizmetlerinin verilmesi ve bedellerinin davalı şirket üzerine fatura edilmesi; davalı şirketin dava konusu iki adet faturaya süresinde itiraz etmemesi nedeniyle TTK m.20/2 gereğince faturaların davacı lehine kesinleşmesi, davalı şirketin faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmesi sebepleriyle davacının davalı şirketten iki adet faturaya konu (18.373,58+22.660,44 olmak üzere) toplam 41.034,02 TL alacağını talep etmeye yetkili olduğu; takip talebindeki küçük farklık bulunmasından dolayı taleple bağlılık ilkesi bakımından değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğunun değerlendirildiği; Davalı şirketin takas-mahsup yönünden; Davalı şirketin bir taraftan paletlerin iade taşıma bedelini değil palet bedelini talep etmesine rağmen söz konusu 200 paletin iade taşıma için davacıya teslim edildiğini ve davacının uhdesinde kaldığını ispata elverişli verileri dosyaya sunmadığının değerlendirildiği; Davalı şirketin bedelini talep ettiği 200 paletin değerinin belirlenebilmesi için dosyaya yeterli veri sunmadığı ve palet bedellerinin piyasa şartlarına göre belirlenmesi hususunun uzmanlık alanımızın dışında kaldığının değerlendirildiği; Davacının yasal faiz talebinin yerinde olduğu, işlemiş faiz talebi yönünden ise davalı şirketin cevabi ihtarname tarihi olan 20.01.2023 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, faize ilişkin sair hususlarda dava dosyasındaki SM Mali Müşavir raporundaki tespit ve değerlendirmelere katılmanın yerinde olacağının değerlendirildiği; Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı şirket arasında 2020 yılında taşıma sözleşmesi imzalandığı, davacının kendi aracıyla davalı tarafa taşımacılık hizmeti verdiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf, taşıma hizmeti vermesine rağmen taşıma ücretini davalıdan alamadığını, davalı ise hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğini, taşıma sırasında ürünlerde bulunan paletlerin geri iade edilmediğini iddia etmektedir. Davalı cevap dilekçesi ile 200 adet paletin taşıma işleminden sonra davacı tarafça teslim edilmediğini, ürünlerin davalı yanca teslim edildiği ----- adet palet ücretini şirketlerinin cari alacağından bloke ederek kestiğini ileri sürerek takas-mahsup talebinde bulunmuşlardır. Davalının talebi üzerine dava --- ihbar edilmiştir. Her iki tarafın da ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile incelenmiş, hazırlanan raporda; davacının kendi defterlerinde takip konusu faturaların davalı aleyhine borç kaydedildiği, davalının kendi defterlerinde de aynı şekilde ---- takip tarihi itibariyle davacı karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, davacının incelenen kendi defterlerinde davalı açık hesabından --- takip tarihi itibariyle ----- tutarında alacaklı gözükürken, davalı şirketin incelenen kendi defterlerinde davacı ----- tutarında borçlu gözüktüğü, --- formları raporu incelendiğinde ise; davalı şirketin davacı---- yılında 17 adet fatura karşılığı ----- tutarında “alım”, davacı tarafında davalı ---- yılında 17 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 218.575,25 TL tutarında “satış”yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, tarafların -------bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin her iki tarafın kendi ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak kaydedilen takip konusu faturaları içerdiği tespit edilmiştir.Belirtmek gerekir ki, hiç kimse başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı gibi, aynı şekilde bağlı bulunduğu vergi dairesine “alım” olarak bildirmeyeceği, bu
sebeple davacının açık hesap bakiye alacağı talebini oluşturan faturalar içeriği mal/hizmetin davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu sabittir. Bu kez ispat yükü davalı tarafa geçmiş, davalının işbu mal/hizmeti gereği gibi almadığını ispat etmesi gerekmektedir.Davalı taraf 200 adet paletin davacı taşıyıcıya teslim edildiğini, ancak davacı tarafça ürünlerin tesliminden sonra paletlerin geri iade edilmediğini iddia ederek, hizmetin davacı tarafça gereği gibi ifa edilmediği savunmasında bulunarak takas mahsup definde bulunmuştur. Davanın ----- ihbarından sonra mahkememizce davadışı ihbar olunan şirkete davalıdan paletler yönünden kesinti yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı ve buna ilişkin belgeleri mahkememize sunması için süre verilmiş ancak istenilen belgelerin mahkememize sunulmadığı görülmüştür. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede de paletlere ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmaktadır.Davalı şirketin, dava dışı ----- depolarındaki ürünlerin diğer depo/mağazalara taşıma faaliyetlerini yürüttüğü, davacı ile davalı şirket arasında ise --- düzenleme tarihli Taşıma Hizmet Sözleşmesi akdedilmiş olduğu, işbu sözleşmenin 2. maddesine göre davacının üstlendiği görevin; “davalı şirketin müşterilerine ait ürünlerin, davalı tarafından bildirilecek yer, süre, performans kriterlerine uygun olarak teslim alma yerlerinden teslim alınması, ürünlerin taşıyıcı tarafından teslim edilecek uygun nitelikteki araçlarla taşınması, teslim etme yerlerine teslim edilmesi'' olduğu açıktır.Davalı taraf paletlerin davacı tarafça geri teslim edilmediği iddiasını ispat külfeti altındadır. Nitekim, davacı taraf paletlerin teslim edilmediği iddiasını kabul etmemektedir. Ürün paletlerinin taşıyıcı tarafından geri teslim edilmesine ilişkin bir teamülün olup olmadığının tespiti için dosya taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Hazırlanan raporda; davalı şirketin bir taraftan paletlerin iade taşıma bedelini değil palet bedelini talep etmesine rağmen söz konusu 200 paletin iade taşıma için davacıya teslim edildiğini ve davacının uhdesinde kaldığını ispata elverişli verileri dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir.Tüm bu açıklamalardan sonra; her iki tarafın ticari ve defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 41.034,02 TL alacaklı olduğu, davalı taraf her ne kadar davacı tarafça taşınan ürün paletlerinin davacı tarafından geri iade edilmediğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını ispat edemediği, nitekim cevap dilekçesinde delil olarak dayandığı yemin mahkememizce hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmamış bu sebeple iddiasını ispatlayamamıştır. Davacının takip tarihi itibari ile 41.034,02 TL alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından yalnızca asıl alacak yönünden eldeki davanın açıldığı ve harçlandırıldığı beyan edilmiştir.Yine, davacı vekili 19/03/2025 tarihli duruşmada dava konusu taleplerini 40.500,00 TL olarak daralttıklarını kalan kısımdan feragat ettiklerini bildirmiş, davadan kısmen feragat her zaman mümkün olduğundan; davalının ------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin yalnızca 40.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarının 534,02 TL 'lik kısmının feragat nedeni ile reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının -----sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin yalnızca 40.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarının 534,02 TL 'lik kısmının feragat nedeni ile reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak olan 40.500,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 2.766,55 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 493,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.272,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 493,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 673,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 3.079,40 TL'sinin davalıdan tahsili, 40,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 204,00 TL tebligat gideri olmak üzere 2.204,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 2.175,32 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı arafça yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 45,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden hesaplanan 534,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/03/2025