T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/441
KARAR NO : 2025/243
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2022
KARAR TARİHİ : 26/03/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ------ ile davalı banka arasında 01.06.2020 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi tanzim edildiğini, bu sözleşmeye ek olarak davacı müvekkili ile davalı banka arasında kefalet sözleşmesi imzalandığını; kefilin yalnızca kefalet sözleşmesinde belirtilen kefalet limitinden ve kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağını; kefilin sadece imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesine istinaden geri ödemesi yapılmamış kredilerden sorumlu olduğunu, bundan başkaca bir borçtan sorumlu tutulamayacağını; sözleşme imzalandığı tarihte müvekkilin evli olduğunu, kefalet sözleşmesinin geçerliliği için eş rızası gerektiğini ancak müvekkilin eşinin kanuna uygun bir şekilde ve rızası alınmadan kefalet sözleşmesi düzenlenmiş olmasının bu sözleşmeyi geçersiz hale getirdiğini; taraflar arasında akdedilen kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğu bildirimi davalı bankaya yapılmış olsa da davalı bankaca dava dışı ----- nakit borçlarının ödenmesi ve gayri nakdi kredilere ilişkin belgelerin iadesi talebinde bulunulduğunu açıklayarak taraflar arasında imzalanmış Kefalet Sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile borçlu olunmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartı olan ara buluculuk başvurusu yapılmadığından davanın usulden reddini talep etmiş; esasa ilişkin olarak ise davacının, müvekkil davalı bankanın ---- şubesi müşterisi olan dava dışı asıl borçlu ---- 01.06.2020 tarihinde kullandırılan ----- İşletme Kredisine aynı tarihte kefil olduğunu, bu işletme kredisi açısından eş rızası aranmadığını açıklayarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, İİK 72 maddesine göre açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davanın İİK 72 mad. Gereğince açılan menfi tespit davası olduğu, davacının dava dışı ----- verilen genel kredi sözleşmesine kefil olduğu hususlarında bir itilafın bulunmadığı, itilafın 01/06/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi kredisine davacı tarafından verilen kefaletlerin geçerli olup olmadığı ile borçlu olmadığının tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Dava dosyasının bankacı bilirkişiye tevdi ile dava konusu kredinin ---- işletme kredisi olup olmadığı, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bu kredinin geri ödemelerinde uygulanan avantajlı faiz miktarları söz konusu olup olmadığı, Genel/Ticari krediler nazara alınarak----- işletme kredisi olmasını gerektirecek taksit, geri ödeme/faiz düzenlemelerin olup olmadığını bakılarak rapor düzenlemesinin istenilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişi 08/02/2024 tarihli raporunda; Davalı banka ile dava dışı ----- arasında 01.06.2020 tarihinde imzalanmış Kredi Çerçeve Sözleşmesi`ne (KÇS) istinaden davalı bankanın ---- şubesi tarafından dava dışı asıl borçluya, davacı ----- müteselsil kefaleti karşılığında 600.000,00 TL limit tesis edilmiş olup bahsi geçen KÇS kapsamında dava dışı asıl borçluya 09.06.2020 tarihinde 400.000,00 TL tutarında, aylık %0,625-yıllık %7,50 akdi faiz oranıyla, ilk beş ay geri ödemesiz olmak üzere 31 ay vadeli, ------ numaralı taksitli ticari ----- kredisi tahsis edildiği; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinin özetle "... 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." hükmünü haiz 3. fıkrası doğrultusunda, nihai takdir Mahkemeniz'e ait olmak üzere somut olaydaki ----- kredisi için de eş rızasının aranmayacağının anlaşıldığı; Dava dışı firma tarafından kredinin kullanıldığı ancak geri ödemelerin süresinde yapılmaması üzerine borçlulara T.C. ---- Noterliğince 07.06.2020 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği; ihtarnameye göre, kredi hesabının kat edildiği 06.06.2022 tarihinde bakiye borç da dahil tüm kredi borcunun muaccel hale geldiği, İhtarnamenin tebliği temerrüt açısından önem arz etmekte olup somut olayda toplam banka alacağının talep edildiği 07.06.2022 tarihli ihtarnamenin muhataplardan davacı kefile 10.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnameye göre davacı kefil bakımından temerrütün 14.06.2022 salı günü gerçekleştiği; ancak bununla birlikte dava tarihi 10.06.2022 olduğundan somut olayda davacı kefil bakımından temerrütün, 10.06.2022 dava tarihi itibariyle gerçekleşmiş olacağı; bu durumda davacının dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediği gerekçesiyle alacaklı tarafça dava tarihinden önce temerrüt faizi talep edilemeyeceği; Davacı kefilin dava konusu borçtan dolayı sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrütünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğu, somut olayda davacı kefilin sorumluluğun sözleşmeyle kararlaştırılan limit dahilinde kaldığı sonucuna ulaşılmış olup TTK md 8/1. doğrultusunda oran serbestisine uygun olarak taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranları üzerinden, Yargıtay kararları da dikkate alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde, Davalı bankanın davacıdan, dava konusu ------ numaralı taksitli ticari cansuyu kredisinden kaynaklanan borç için 10.06.2022 dava tarihi itibariyle talep ettiği tutarın (dava esas değeri) 228.874,77 TL olduğu; dava tarihi itibariyle davalı bankaca talep olunabilecek tutarın 199.155,84 TL asıl alacak olarak hesaplandığı; davacı kefilin davalı bankaya karşı 10.06.2022 dava tarihi itibariyle 29.718,93 TL borçlu olmadığı; Ayrıca, ibraz edilen temerrüt ekstresine göre dava tarihinden sonra krediye 21.06.2022 tarihinde 11,55 TL, 06.07.2022 tarihinde 15.416,92 TL, 24.11.2022 tarihinde 15.137,87 TL ve 17.02.2023 tarihinde 3.002,16 TL olmak üzere toplam 33.568,50 TL tahsilat yapıldığının tespit edildiği; Taraflar arasında akdedilen Kredi Çerçeve Sözleşmesi ile sözleşmenin eki ve devamı niteliğindeki Kefalet Sözleşmesinde kefilden depo talebinde bulunulabileceğine yönelik açık hüküm görülemediği gerekçesiyle, ihtarnamenin ekinde bulunan hesap özetinde gayri nakdi risk olarak depo talep edilen ve banka sorumluluğu dava tarihi itibariyle devam eden ----- numaralı çekler için, nihai takdir Mahkemeniz'e ait olmak üzere davacı kefilden depo talebinde bulunulamayacağı rapor edilmiştir.
Dosyanın Önceki bilirkişiye verilerek taraf itiraz ve beyanları değerlendirilerek ek rapor aldırılmasına, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişi 08/02/204 tarihli ek raporunda; yapılan yeniden inceleme neticesinde, tüm hukuki itirazların değerlendirilmesi ve takdiri ile nihai karar Mahkemeye ait olmak üzere, kök rapordaki görüş ve kanaatlerini değiştirecek herhangi bir unsura rastlanmadığı rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile dava dışı ------ arasında 01.06.2020 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacının ise iş bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, ancak kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını bu nedenle kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile borçlu olmadığının tespiti için iş bu davanın ikame edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilahare davacı vekili ıslah dilekçesi sunarak; taraflar arasında imzalanan sözleşmesin geçerlilik şartlarını taşımadığı bu nedenle sözleşmenin hükümsüzlüğünü Mahkeme aksi kanaatte ise sözleşme şartlarının genel işlem koşulu altında incelenmesini talep etmiştir.. Somut olayda dava hükümsüzlüğe dayalı menfi tespit davası olup, davacı kefil olarak imzaladığı ----- kredisinden dolayı kefaletin eş rızası olmadığından dolayı geçersiz olduğundan bahisle hükümsüz olduğu ileri sürülmüştür. Davacı vekili ıslah dilekçesi altına bu sebebe bir de genel işlem koşulu gerçekleşmediği, sözleşmenin matbu olduğunu ve davacıya gerekli bilgi verilmediğinden dolayı geçersiz olduğu sebebini eklemiştir. Ancak ----- kredilerinde eş rızası aranmayacağından kefalet geçerli olup ayrıca davacı kefil sözleşmeyi okuyarak imzaladığını beyan etmesi karşısında genel işlem koşulu gerçekleştiği anlaşılarak; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM :
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 3.908,61 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile 3.293,21 TL fazla harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 36.619,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutar varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.. .