T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/273 Esas
KARAR NO: 2025/224
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2020
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile borçlu davalı arasında düzenlenen ------ tarihinde yaptığı sözleşme uyarınca -----tarihinde işe başlayarak 2043 m2 alanın zemin düzeltme işlemini yaparak; ------ tarihinde işi bitirdiğini, iş bitiminde verilmesi gereği ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin alacağının tahsilinin temini için -------sayılı dosyası ile genel Haciz Yolu ile İlamsız İcra Takibine başlandığını ancak borçlunun itiraz ettiğini belirterek; Borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından dava dilekçesi ile talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile davacı arasında zemin düzeltme işine ilişkin akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafın teklifinin müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve davacı taraftan teklif edilen işlerin yapılmadığını, müvekkilinin, davacının teklif sunduğu işi başkaca bir yükleniciye yaptırıldığını belirterek; Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargı harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında 20/04/2019 tarihli sözleşme imzalanmış ve geçerli ise ve bu iş davacı tarafından yapılmış ise ödenmeyen iş bedeli varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı şirket yetkilisi ----- isticvabında "Sözleşmedeki imza ve kaşe bana ait değildir, ben imza atmadım, bize günde 10 defa teklif geliyor bizde bu teklifleri değerlendiriyoruz, değerlendirdiğimiz tekliflere imza atmıyoruz," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmediği ve bilirkişi ücreti ödenmediği bu nedenle ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, dosya kapsamı incelendiğinde; davacının dayandığı yazılı belgenin karşı tarafa icap niteliğinde olduğu, sözleşmenin kurulabilmesi için davanın kabulüne ilişkin belge sunulması gerektiği, ancak taraflar arasındaki sözleşme ispat edilemez ise; davacı yapılan iş ile ilgili vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince ücret isteyebileceğinden ayrıca yapılan işin ispatı gerektiği anlaşılmıştır.Taraflar tanık deliline dayandığından Mahkemece tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.Davacı tanığı -----Davacıyı 10 yıldır birlikte çalıştığım için tanırım, davacı ile birlikte davalının belirlediği bir inşaat alanına gittik, 2.000 m2 lik alanda zemin beton döşedik, beton işini yaptıktan sonrada yüzey parlatmak için helikopterli şap yapıyoruz, ben yevmiye usulü çalıştığım için benim ücretimi davacı ödeyecekti ancak ödemedi, biz sadece 5 katın zeminini döşedik, diğer döşenmesi gereken zeminleri biz yapmadık" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı -----"Davacı ile inşaatta birlikte çalıştığım için tanırım, 10 yıldır birlikte çalışırım, davalı ---- belirlediği inşaatta 5 kata beton döşedik, beton işi yaptıktan sonra yüzey parlakmak için helikopterli şap döktük ancak ücreti davacıdan alacaktık, ancak davacı ücretini alamadığından bizde alamadık, biz inşaatın sadece 5 katının zemenini döktük diğer katların zeminini biz dökmekdik" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ------ "Beton işi yapmaktayım, davacı ile birlikte iş yaptığımız için tanıyorum, davalı tarafın belirlediği inşaata benim pompamla beton dökümü yaptık, sadece inşaatın 5 katına beton dökümünü biz yaptık, bu iş 5 gün sürmüştür, benim branşım sadece beton dökümüdür, bunun dışında bilgim yoktur, kaç m2 lik alana döküm yapıldığında dair bir bilgim yoktur, ortalama 6-7 kişi çalıştık," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davanın geldiği aşama ve bu olayın kendi içindeki özelliğinden dolayı davalı tarafın akdi kabul etmemesi ve davacı tarafın yaptığını iddia ettiği işlerin kendisinin yaptığı/yaptırdığının savunduğu nazara alınarak ve davacının tanıklarının dinlendiği ancak davalının da tanık deliline dayandığı bu nedenle tanık dinletip dinletmeyeceği sorulmuş, davalı vekili tanık dinletmeyeceğini beyan etmiştir. Mahallinde mahkememizce seçilen inşaat bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmasına, keşifte tespit edilecek davacı tarafından yapılan işlerin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre hesaplanarak rapor aldırılmasının istenilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişi ----Tarihli raporunda; ------- adresinde bulunan bodrum kat + zemin kat +3 normal kat+ çatı katı ve önü terastan oluşan ön cephesinde ---- isminin bulunduğu binada ------- tarihleri arasında davacı tarafından yapıldığı beyan edilen ve davalının da menfaatine olan beton zemin düzeltme işleminin (Alınan kodlar dahilinde betonun mastarlanması ve beton dökümünün yapılması, mastarlanmış yüzeye priz alma süresi içerisinde yüzey sertleştiricisinin serpilmesi perdah makinaları ile yüzeye yerdirilmesi,bu işlemler dahilinde makineler ile en az 3 defa tekrarlanması, tepsileme işleminin bitiminden itibaren makineler ile pürüzsüz düzgün yüzey elde edilmeye kadar perdahlanması ) yapıldığı 2019 yılında serbest piyasa fiyatları ile bedeli 15,00.-TL/m² olarak tespit ve taktir edilmiş olup ; 2019 yılı itibari ile yapılan iş bedeli :1916,10m² x 15,00.-TL/m² - 28.741,50.-TL olarak hesap edildiği rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile aralarında yapılan anlaşma gereğince zemin düzeltme işlemi yaptığı ancak işin bitirilip teslim edilmesine rağmen herhangi bir ücret alamadığını, bu işlerinin yapımına ait iş bedelinin tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davacı ile aralarında herhangi bir anlaşma olmadığını, davacının teklif sunduğu işin bir başka yükleniciye yaptırıldığı, bu nedenle davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. Bunun için eseri teslim alır almaz makul süre de gözden geçirip veya tespit yaptırarak noksan ve kusurlu imalatı belirleyip yine makul sürede bunu yükleniciye bildirmelidir. Aksi halde işi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eksik ve kusurlu işler ile ayıp ihbarı her türlü delil ile kanıtlanabilir. Somut olayda davacı sözleşmeye dayanıyor. Davalı taraf bu sözleşmeyi imzalamadığını ileri sürüyor. Sözleşme aslını ibraz etmekle davacı sorumludur. Ancak edememiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin davalıyı bağlayıcılığı kabul edilmemiştir. Ancak gerek davacının mahalinde yapılan keşifte yeri göstermesi ve bunun davalıya ait olması gerekse yeminli dinlenen her üç davacı tanığının beyanında geçerli sözleşme olmasa da davacının, davalıya ait bu yerde zemin beton işlerini yaptığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu kanaate varılmıştır. İşin yapım tarihi itibariyle rayiç bedeli bilirkişi tarafından rapor edilmiş ve Mahkemece hükme esas alınmıştır. Davacı yanca her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de dayandığı sözleşme davalıyı bağlamadığı ve davadan önce davalıya yapılan ihtarla temerrüt söz konusu olmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf her ne kadar inkar tazminatı talebi varsa da, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda icra inkar tazminatı için ön koşul olan " likit alacak" koşulunun sadece her iki tarafında katıldığı kesin hak edişler yönünden söz konusu olabileceği; bu tür kesin hak ediş bulunmadığından davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 28.741,50 TL asıl alacak üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 1.963,33 TL harçtan, peşin alınan 438,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.524,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 28.741,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraf yararına AAÜT uyarınca 7.574,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 438,62 TL peşin harcın yargılama giderine katılmasızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.425,00 TL keşif araç ücreti, 1.274,90 TL keşif harcı, 2.352,10 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 5.052,00 TL' den davanın kabulüne isabet eden 3.998,29 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, redde tekabül eden bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
10-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, miktar itibarı ile kesin olarak verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 19/03/2025