T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/907 Esas
KARAR NO: 2025/232
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 15/05/2007
BİRLEŞEN----- SAYILI DOSYASINDA
DAVA : İstirdaten Tescil
DAVA TARİHİ: 24/02/2010
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili, müvekkilinin bir ---- olan-----müdürü olduğu sırada, dava dışı olan ---- bu şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkide şirketler arasında mutabakata varıldıktan sonra iade edilmek üzere sadece ismi ve imzası bulunan boş senedi verdiğini, bunun 18/08/2006 tarihli olup davalı şirketin yetkilisi ---- imzalı yazıdan da anlaşıldığını, davalı şirkete şahsen borçlu bulunmadığı halde bu bononun bozdurulup aleyhine ----- sayılı dosyasıyla icraya konulduğunu, eksik bononun rızası hilafına doldurulup, icra takip konusu yapılmış olması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, %40 tan az olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep etmiş, Birleşen----- dosyasında ise davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ------sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını öğrendikten sonra -------dosyası ile (ana dosyamızın ilk açıldığı mahkeme) takibe konu borç yönünden menfi tespit ve takibin iptali davası açtıklarını, mahkemece davanın kabul edilmesine rağmen davalının haksız ve kötü niyetle icra işlemlerine devam edip müvekkiline ait ------ bağımsız bölümün ihale yoluyla satışını sağladıklarını, ihaleden de kendilerinin alıp -------- kıza devrettiklerini belirterek; ihale ile satışa konu olan icra takibi haksız olduğundan, icra yoluyla satılan taşınmazında tapusunun iptalini davacı adına tescilini, tescili mümkün olmaması halinde ise rayiç değerinin davalı şirketten faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, müvekkili şirketin------- imzaladığını, sonrasında davacının 300.000,00 EURO bedelli senedi imzalayarak -------ait borcun bir kısmının şahsen üstlendiğini, adı geçen şirketin müvekkiline bakiye borcu bulunduğunu, dosyaya sunulan 18/08/2006 tarihli belge aslının bulunmadığı gibi ----- müvekkili şirketi temsile yetkili olmadığını, bononun davacı tarafından tanzim edilerek verildiği, aksi düşünülse dahi taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunun da davacı yanca yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini bildirerek kök davanın reddine karar verilmesini ayrıca davacıdan kötü niyetli dava tazminatı tahsiline karar verilmesini, Birleşen dosya yönünden de takip haklı olduğundan ve haklı bir takibin sonucu icra borcunu karşılamak üzere taşınmazlar satıldığından birleşen dosyanın da reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Kök dava İİK 72 madde gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, birleşen dosya ise başlatılan icra takibi sonunda satılan dairelerin tescili ve bu talep kabul edilmezse terditli olarak istenen dairelerin rayiç bedeline ilişkindir.Kök dava------- açılmış, henüz dosyaların birleştirilmesi gerçekleşmeden önce kök davada ''davacının bir süre çalıştığı -------- hava yolu taşımacılığına ilişkin bir ticari ilişki bulunduğu tartışmasızdır. Ancak bu ticari ilişkinin iki şirket arasında olup davacı tarafın o dönemde dava dışı şirketin çalışanı olduğu her ne kadar davalı taraf onun bu dava dışı şirkette yetkili ve müdür olarak çalıştığı iddia edilse de buna ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, davaya konu olan senedin davalı şirketin kayıtlarında yer almadığı, oysa tacir olan şirketin böyle bir senet varsa kayıtlarında yer alması gerektiği, davalı şirketin yetkisiz ortağı olduğu savunulan ---- imzasını taşıyan 18/08/2006 tarihli fotokopide görüldüğü üzere senedin tanzim, vade, bedel, lehtar kısımları boş olacak şekilde görüntüsünün bulunduğu nazara alınarak; davalı şirketle dava dışı şirket arasındaki ilişkide davacının borcu üstlendiği kabul edilemeyeceği gerekçesi ile'' dava ret edilmiş, davacı tarafın kötü niyetli takip tazminatı da şartları oluşmadığından dolayı ret olunmuş,Davalı vekili kararı temyiz etmiş, ------- Karar sayılı hükmü ile ''takibe dava konusu bononun --------- tarihli belge ile; bu senet-------------tarihinde imzalanan anlaşma gereği ---- tarihleri arasında gerçekleşecek olan uçuşların hesap mutabakatı sonucu kalan borca karşılık teminat olarak verilmiştir. Borç - alacak mutabakatı yapıldıktan sonra bu senet iade edilecektir. Yazılmak suretin ile verilmiş olduğu; keza tedavüle çıkarılırken tüm unsurları taşıyan bono niteliğinde olduğu hususları dosya içeriği ile sabittir. Yukarıda yazılan belge içeriğinde bu bononun davalı şirket ile dava dışı ------- arasında düzenlenmiş olan hava taşıtı kira sözleşmesi sonucu yapılacak hesaplama ve mutabakat neticesinde dava dışı şirketin borcunun bulunması halinde bu borcun teminatı olarak verildiği açıktır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş davalı şirket ile dava dışı bu şirket arasındaki anılan ticari ilişkiye ait defter ve belgeler, borcun sona erdirilmesi ile ilgili bir mutabakat varsa bunların celp edilip incelenmesi, kayıt ve belgelerin uzman bilirkişilere inceletilmesi, rapor alınması, bunun sonucuna göre dava konusu bononun teminat vasfında olup olmadığı saptanarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.'' denilmek suretiyle mahkememiz hükmünün bozulduğu, Bozma sonrası yeniden yargılamaya başlandığı, bu yargılama esnasında ------- sayılı dosyasının da dosyamız ile birleştirildiği, Her iki dosyada da bağlanma noktasının, icra takibine konu olan senedin teminat senedi niteliğinde olup olmadığı, davacımızı bağlayıp bağlamayacağı ve davacımızı bağlayacak ise gerçekten bu bononun teminat şartı olan o döneme ilişkin davalı şirketin bono bedelini gerektirecek kadar veya daha yüksek bir alacağının kalıp kalmadığı hususunda toplanmaktadır. Bu çerçevede mahkememizce uyulan bozma ilamı doğrultusunda dava değerlendirilmiş olup, İcra takibine konu olan senetteki imzaya bir itirazın bulunmadığı, boş senet verenin bu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı belge ile ispatı gerektiği; yukarıda yer verilen ----- da söz konusu bu senedin davalı şirket ve dava dışı şirket arasındaki ticari ilişki çerçevesinde verildiği, davacının dayandığı ---- ilişkin belge ve sözleşmeler birlikte değerlendirdiğinde de senedin esasen bir teminat senedi olduğu mahkememizce sabit bulunmuştur. Yargıtayca bozulan karardan evvel davalı şirketin incelenen kayıtlarında bu senedin yer almıyor olması davacı için bir kurtuluş beyyinesi teşkil etmeyip; davacı tarafça imzalanan senedi ortadan kaldırmamaktadır. Önemli olan hususun ------- tarihleri arasında gerçekleşecek uçuşlar nedeniyle davalı şirketin dava dışı Alman şirketinden bakiye alacaklı olup olmadığı, söz konusu bu alacağın 300.000,00 EURO'luk senet bedeli yada bu bedelden daha yüksek olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Şayet davalı şirketin bakiye alacağı 300.000,00 EURO'nun altında ise menfi tespit davasının kısmen kabulüne karar verilecek, hiç alacağı kalmamışsa davanın tamamen kabulüne karar verilecek, buna göre de birleşen dosyada bu sonuca uygun bir karar verilecektir.Mahkememizce yapılan incelemede davalı şirketin kendi ticari kayıtlarına göre o tarihte 690.158,73 TL alacağının kaldığı kayıtlı olup, bu miktar o tarihte 300.000,00 EURO'dan biraz fazladır. Bu nedenle davalı kayıtları, davalı tarafından başlatılan icra takibini doğrulamaktadır. Ancak dava dışı şirketinde kayıtlarının incelenmesi gerekip, dava dışı bu şirketin kayıtlarına göre ------ tarihleri arasında gerçekleşen hizmet karşılığı alacağın ne olduğu, bunlara ilişkin ödemelerin ne miktar olduğu ve davalı ----------kalan bir alacağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekli görülüp; uluslararası istinabeye başvurulmuştur. Uzun bir süreç sonunda yardımına başvurulan---- söz konusu bu incelemeyi yaptıramayacağı, dava dışı anılan şirketin tasfiyeye uğradığı mahkememize bildirilmiş; ancak ----- birde ---- bir şirketin tasfiye olabilmesi için borçlarının ödenmiş olması gerekir'' şeklinde bir görüş bildirdiği tespit edilmiştir. Uluslararası istinabeden bir sonuç çıkmayınca mahkememizce zorunlu olarak mevcut duruma göre dosya değerlendirilmiş olup; Menfi tespit davalarında ispatın davalı alacaklıda olduğu, davalı alacaklının alacaklı olduğunu ve alacak miktarını ispatla mükellef olduğunu, Ancak alacaklının elinde bir kambiyo senedi bulunduğundan ispat külfetinin yer değiştireceği, artık davacı borçlunun bu senedin geçersizliğini, bedelsizliğini veya ödendiğini iddia ve ispatla mükellef olduğu, Hal böyle olunca imzası inkar edilmemiş olan ve icra takibine konu edilen senedin ''teminat şartının'' gerçekleşmediğini, bir başka deyişle -----------bakiye alacağının kalmadığı yada bu bedelin icra takibine konan senet miktarından daha az bir bedel kaldığını ispat etmek zorundadır. Bu nedenle uluslararası istinabeden bir sonuç alınamaması davalının hukuki durumunu etkilemeyecektir. Dava dışı şirketin borcu için teminat veren davacımızın bir şekilde bu borcun kalmadığına dair o şirketin belgelerini temin etmesi en azından işten çıkarken buna dair belge suretlerini alması gerektiği değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacımız ----- Mahkemesinin bir kararına dayalı olarak davalı şirketin alacaklı olmadığının tespitine karar verilmiş olduğunu ileriye sürmüş ise de; ------ çevirisi dosyamız içinde bulunan bu kararda ------- davalı arasındaki ilişkinin tasfiye süreci içinde verilen bir adet teminat çekinden ötürü davalımızın talep ettiği alacakla ilgili olduğu; davamıza konu olan senetten tamamen farklı olan bu çekin -----ararında da açıkça anlatıldığı üzere ''ek teminat'' olarak davalımıza verildiği;-------- davalımızın da dahil olduğu 3 kişi tarafından imzalanan çekte ''çekin temin ettiği alacağın'' ----tarafından davalımıza verilen çekler olduğu; davalımız tarafından--- ----alınan çeklerin bozdurulmaması ve ----- davalımız arasında kesin hesaplaşma sonunda davalımızın alacaklı çıkması halinde bu çeki davalımızın kullanabileceği hususunun yazılı bir protokol ile düzenlendiği, ancak davalımızın protokole aykırı olarak kesin hesaplaşma yapılmadan bu -------- çeklerini bozdurduğu sebebiyle, ----Mahkemesince dava dışı ------- verdiği çeke dayalı alacak davası reddedilmiştir. Bu dava, dava dışı ------ davalıya borcu bulunmadığını gösterecek bir karar olarak kabul edilmemiştir. Davacımız, ------- bir şirketin tasfiye olabilmesi için borcunun kalmamış olması gerektiği yolunda da savunma yapmış olup; tasfiye sürecinde nasıl bir inceleme yapıldığı, tasfiye raporunda neyin ne şekilde yer aldığını tespiti mümkün olmayıp buna ilişkin belgelerinde istinabe yoluyla temini mümkün olmadığından; elinde davacıya ait teminat senedini bulunduran davalıya karşı bu savunmanın değer kazanmayacağı mahkememizce kabul edilmiş, Davalının kendi ticari kayıtlarının takip tarihi itibarıyla 300.000,00 EURO'yu sağlayacak ölçüde -------- alacaklı olduğu hususunun tespit edildiği mevcut duruma, senede ve bu tespite nazaran menfi tespit talebinin reddine karar verilmesi gerektiği,Kök davaya sıkı sıkıya bağlı birleşen davada da, davalının başlattığı icra takibi haksız bulunmadığından bu takip sonunda satılan taşınmazlara yönelik istirdat davasının reddine karar vermek gerektiği, Her ne kadar davalıda kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş ise de, bu tazminatın kabulü için icra veznesine girip de alacaklıya yapılacak ödemenin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması gerektiği; oysa davalı alacaklının tahsiline mahkemece verilen tedbir kararının engel olmadığı, 2 adet taşınmazının satıldığı, alacağını tahsil ettiği nazara alınarak şartları doğmadığından dolayı bu talebinde reddine kara verilmiş,Menfi tespit davasında harç ve vekalet ücreti icra takibine konan miktarın dava tarihindeki değeri üzerinden belirlenmiş, ancak davalılar reddedildiği için maktu harç tayin edilmiş; birleşen dosyanın netice-i talebi doğrudan kök dosyaya bağlı olduğundan; davacı aleyhine hem 300.000,00 EURO'luk senetten dolayı ana dosyada hemde bu senet sonucu başlayan icra takibinde satılan taşınmazların değeri üzerinden vekalet ücreti yerine sadece kök dosyada nispi vekalet ücreti, birleşen dosyada maktu vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İŞ BU DAVANIN REDDİNE,
Bu davadaki davalı tarafın kötü niyetli takip tazminatı talebinin ise şartları oluşmadığından reddine,
Birleşen ------------ sayılı dosyasındaki davanın da REDDİNE,
İş bu davada alınan 7.334,60 TL peşin ilam harcından maktu ret harcının mahsubu ile bakiye 6.719,20 TL nin talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan iş bu dosyadaki yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
İş bu dosyada karar tarihindeki AAÜT gereğince 85.495,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
Birleşen ------ Esas sayılı dosyasında dava açılırken alınan 683,95 TL peşin ilam harcından maktu ret harcının mahsubu ile bakiye 68,55 TL harcın davacı ------talebi halinde iadesine,
Birleşen dosyada tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Birleşen dosya nedeniyle karar tarihindeki AAÜT gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 20/03/2025