T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/742 Esas
KARAR NO:2025/165
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:20/10/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka vekilinin ------- tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Şubesi ile davalı kredi lehtarı ----- firması arasında ----- imzalandığı, bahse konu sözleşmeye istinaden kredi lehtarı/borçlu şahıs firması lehine şirket kredi kartı üzerinden nakdi krediler kullandırıldığı, İlgili kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle doğrudan posta İadesi kanalıyla 06.07.2023 tarihli hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiği, İhtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi sonucunda, ------- dosyası ile ilamsız İcra takibi açıldığı, davalı/borçlunun asıl borca, işlemiş faize, faiz oranına ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, Temerrüt faizi sözleşmenin 10 m. ile düzenlendiği ve sözleşmenin X-2 m. göre müvekkili bankanın ticari defter ve kayıtlarının delil teşkil edeceği, güncel 194 .292,33TL alacak üzerinden davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiklerini, Mahkemenin yetkisiz olup, yetkisizlik nedeniyle davanın reddini, Aynı şekilde, mahkemenin görevsiz de olduğundan, esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle de davanın reddini, dava değeri düşük gösterildiğinden, eksik harç ikmal edilmeden, davaya devam edilmesi, bu aşamada mümkün olmadığını, eksik harcın ikmali için davacı tarafa kesin süre verilmesini, harcın, verilen kesin sürede ikmal edilmemesi durumunda, dava şartlarından olan harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davaya konu talep, zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğradığından, zamanaşımı ve hak düşürücü süre aşımı nedeniyle davanın reddini, Açılan davada zamanaşımı süresi zararı kabul etmemekle beraber davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren geçtiğini, bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Yargı yerinin caiz olup olmadığı, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığı, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kesin yetki kuralının bulunup bulunmadığı gibi hususlar, dava şartları olduğundan, bu hususların da ayrıca Mahkeme’ce resen araştırılmasını ve usule aykırılığın tespiti halinde, dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaati bulunmadığından davanın usulden reddini, Davacı ----- müvekkili---- tarihli borca Esasa ilişkin yazıda davalı ------ savunması özetlenmeli ve taleplerine cevap verilmesi gerektiğini, Fahiş faiz uygulandığını, Faiz hususuna itiraz ettiklerini, Öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davanın İİK 67 MD. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davalının borçlu olarak imzaladığı bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesi neticesinde davacı banka tarafından kredi kartı kullandırıldığı ancak borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe davalı tarafından itiraz edildiği anlaşılmakla; davacının takip anında muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa işleyecek faiz oranları ve alacağın miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Dosyanın bilirkişi bankacı bilirkişiye verilerek ve bilirkişiye banka kayıtları için YERİNDE İNCELEME YETKİSİ VERİLEREK rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ------ Tarihli raporunda; Davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) -----şahis firması arasında Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından davalı kredi lehtarı şahıs firması adına kredi kartı hesapları açıldığı ve bu hesaplar üzerinden nakit ve/veya mal-hizmet mukabili kredilerin kullandırılmış olduğu, işbu kredi borçlarının öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Davacı bankanın TAKİP TARİHİ itibariyle hesaplananalacaklarının¸Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, takip tarihinden başlamak üzere 181.475,29 TL asıl alacak tutarı (kredi kartı için) tamamen ödeninceye kadar yıllık %26,52 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ---- birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla istenilebileceği rapor etmiştir. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin yeniden rapor aldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı banka ile davalı borçlu -----şahıs firması arasında ------ imzalandığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca itiraz dilekçesinde asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine ayrı ayrı itiraz ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın takip tarihi ile toplam 194.292,33 TL olarak hesaplanarak rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının-------- dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 181.475,29 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 13.272,11 TL harçtan, peşin alınan 2.346,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.925,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 31.086,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85TL başvurma harcı ve 2.346,57 TL peşin harcın ve 5.215,00 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 7.831,42 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karar verildi.. 05/03/2025