T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/610
KARAR NO : 2025/139
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2020
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirket ile 2020-2021 öğretim yılı servis taşımacılığı için sözleşme imzaladıklarını, davalı yanın herhangi bir gerekçe bildirmeden sözleşmeyi sözlü olarak feshettiğini, akabinde sözleşmenin ifası için davalı yana teslim edilen teminat niteliğindeki iki senedin----İcra -----. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip ile işleme koyduğunu, icra takibi hakkında ---- tarafından -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, müvekkilinin, davalıların hiçbir gerekçe göstermeden sözleşmeyi feshetmesi üzerine büyük zarara uğradığını, yeni dönem için bir başka eğitim kurumu ile anlaşma imkânını kaybettiğini, ticari itibarının zedelendiğini, müvekkil şirket tarafından ----.Noterliği'nden ------ yevmiye no ile keşide edilen ihtarname ile “imzalanan sözleşme nedeniyle müvekkili şirketten 21/08/2020 tediye tarihli 50.000,00 TL bedelli, 21/08/2020 tediye tarihli 50.000,00 TL bedelli, 30.06.2021 tediye tarihli 400.000,00 TL. bedelli teminat senetleri alındığı ve iade edilmediği, ayrıca, sözleşme nedeniyle müvekkili şirket tarafından 7.500,00 TL araç kiralama, 5.000,00 TL bilgisayar ve kırtasiye malzemesi, 4.000,00 TL personel masrafı olmak üzere taplam 16.500,00 TL masraf yaptığını, ayrıca, sözleşmede belirtilen edimin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin 300.000,00 TL zarara uğramış olduğunun” ihtar edildiğini, davalının, sözleşmenin 10 numaralı Cezai Şartlar ve Fesih başlıklı maddesindeki kararlaştırmalara uymadan sözleşmeyi sözlü olarak feshettiğini, teminat niteliğindeki senetleri icra takibine konu ettiğini, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL manevi tazminatın ve 10.000,00 TL maddi tazminatın ihtamame tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, bünyesinde bulunan öğrencileri taşımak üzere davacı taraftan önce “- ----isimli firma ile anlaşma sağladığını, bu firma edimlerini yerine getirmediğinden anlaşmanın sona erdiğini, taşıma karşılığı vermiş oldukları bedellerin taraflarına iade edilemediğini, müvekkilinin bu bedellerin iadesini kendi hesabından karşıladığını,---- firmasının devamı olduğunu belirten davacının yeni isminin ------ olduğunu ve geçen sezonun kalan iadelerini üstleneceğini söylediğini, yeni yılın servis hizmetinin kendileri tarafından verilmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin, borçları üstlendiklerini belgelemek amacıyla verdikleri senetleri kabul ettiğini, davacının, müvekkiline iki ayrı 50.000,00 TL'lik bona verdiğini, vadesi gelen senetlerin ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davacı arasında yapılan servis taşımacılığına ilişkin müvekkili şirketçe imzalanan sözleşme bulunmadığını, ----- kayıtları incelendiğinde o tarihlerde şirketi temsile yetkili tek kişinin ----- olduğunu, davacı şirketin dilekçe ekinde ibraz ettiği sözleşmede----- imzasının bulunmadığını, bahse konu bonaların herhangi bir sözleşmeye ya da sebebe bağlanmasının mümkün olmadığını, müvekkili ile hiçbir bağlantısı olmayan, davacı tarafın dilekçesinin ekinde sunduğu protokolde verilen bonoların teminat olarak verildiğinin belirtilmemiş otduğunu, haksız ve kötü niyette açılan davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeni ile davalıdan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan sözleşmenin haksız feshedilip edilmediği, davacının zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise maddi ve manevi zararının tespitine yönelik olduğu noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın 2020-2021 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 19/04/2022 tarihli raporunda özetle; Taraflarırı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi lehlerine delil olma özelliği bulunduğu, davalının, protokolde kararlaştırılan senetleri kabul etmesine ve icra takibi yapmasına göre sözleşmenin davalı tarafından kabul gördüğü, buna göre sözleşmenin davalı tarafından yapılmış olduğu, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği, kâr kaybının aylık 11.388,10 TL olarak hesaplandığı, davacının haksız fesih sonrasında feshedilen sözleşme konusu işi bulması için gereken makul bir sürenin tespit edilerek uğranılan kâr kaybının buna göre hesaplanmasının doğru olacağı, makul sürenin, görev tevdi edilecek sektör bilirkişisi tarafından tespit edildikten sonra kâr kaybının buna hesaplanması gerektiği rapor edilmiştir.
Dosyanın önceki bilirkişiye verilerek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 16/08/2024 tarihli raporunda; Yargıtay kararlarında vurgulanan “Kesinti Yöntemi” ile yapılan hesaplamada davacının kâr kaybının aylık 11.388,10 TL olarak Hesaplandığı, davacının, haksız fesih sonrasında feshedilen sözleşme konusu işi bulması için gereken makul bir sürenin tespit edilerek uğranılan kâr kaybının buna göre tespiti gerektiği sonucuna varıldığı,------------- tarih ----- sayılı cevabi yazıları ile;“..Benzer mahiyette bir şirket ile tekrar iş yapılabilmesi için anlaşılan kurum adına yapılan hazırlıklar ve de anlaşmalar neticesinde iş ve işlem hazırlıklarının kaybı ve de yeni bir firmayla anlaşmanın hizmet dönemi başladıktan sonra mümkün olmayacağı göz önüne alındığı takdirde her yıl için ayrı ayrı 11 (onbir) ay olarak makul sürenin tespit edildiğinin” bildirildiği, Buna göre, davacının kâr kaybının 125,269,10 TL (17.388.710 TL Xx 11 Ay) olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili 08/11/2024 tarihli dilekçe ile 10.000-TL olan maddi tazminatın 115.269.10TL. Artırılarak 125.269,10 çıkarılması ve taleplerinin bu şekilde kabulüne, müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğraması nedeniyle ve dava dilekçesinde talep etmiş oldukları 10.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 135.269,10TL tazminatın 04.09.2020 tarihli ihtarname tarihi itibaren, ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı şirketin, davalı şirket ile 2020-2021 öğretim yılı servis taşımacılığı için sözleşme imzaladıkları ancak davalının herhangi bir gerekçe bildirmeden sözleşmeyi sözlü olarak feshettiğini, bu nedenle davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tahsili amacıyla iş bu davanın ikame edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı, taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığını ve davalı şirketin tek yetkilisi ---- sözleşmede imzasının bulunmadığını ileri sürmüş olup; davacı şirket tek ortaklı --------olup, tek ortağının ve münferiden temsile yetkilisinin ---- olduğu, ------ yetkili vekil tayin edildiği, davalı şirket tek ortaklı -------olup, tek ortağının ve münferiden temsile yetkilisinin ----- olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve protokolde yüklenici ile işveren bölümlerinde şirket kaşesi üzerinde imza bulunduğu, imzaların kime ait olduğuna dair isirn soyad gürülmediği, dosya kapsamında bulunan imza sirkülerinden davacı şirket kaşesi üzerindeki imzanın yetkili vekil ------ ait olduğunun anlaşıldığı, davalı şirket kaşesi üzerindeki imzanın kime ait olduğu anlaşılamamış ise de protokolde 400.000,00 TL teminat senedi ve 100.000,00 TL katkı payının çek alarak ödenmesi kararlaştırması bulunduğu, davalı vekilinin beyan dilekçesi ekinde sunduğu ----- yazışmalarından protokol ile kararlaştırılan 100 000,00 TL çek yerine senet verildiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında borçlusunun ------- olduğu 14.08.2020 düzenleme tarihli 21.08.2020 vadeli 2 adet 50.000,00/er TL tutarlı, 30.06.2021 vadeli 400.000,00 TL tutarlı 3 adet senet düzenlenerek davalıya verildiği, davalı vekili, takibe konu 2 adet 50.000,00'er TL'lik toplam 100.000,00 TL tutarındaki senetlerin, davacı tarafından önceki servis firmasının borçlarını üstlendiklerini belgelemek amacıyla verildiğini beyan ettiği ancak önceki servis firması ------- ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye ait davalı şirket defterlerindeki cari hesap incelenmesinde bahsi geçen firmanın davalıya borcu olmadığı, aksine 02.01.2020 tarihi itibariyle olan 4.556,00 TL alacak bakiyesinin virman yapılmak suretiyle sıfırlandığı görülmüştür. Bu nedenle davalının, protokolde kararlaştınlan senetleri kabul etmesine ve icra takibi yapmasına göre sözleşmenin davalı tarafından kabul gördüğü, buna göre sözleşmenin davalı tarafından yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin feshi yönünden incelendiğinde; sözleşmenin 10/2 bendinde kararlaştırılan yüklenicinin ihtar edilmesine yönelik 1. ve 2. Tutanaklara rastlanılmadığı, 10/4 sayılı bentte düzenlenen “sözleşme feshi ancak tarafların birbirlerine 60 gün önceden yazılı olarak bildirimleri ile olacaktır...” kararlaştırmasına uygun hareket edilmediği, davacınm---- Noterliğinden keşide ettiği 04.09 2020 tarih ------- yevmiye no'lu ihtarnamesinde “.Taraflar arasında 01/06/2020 — 15/06/2021 tarihleri için öğrenci taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin. bütün yükümlülüklerini yerine getirerek hazırlıklarını yapmış olmasına rağmen sözleşmenin feshedildiğinin şifahen bildirildiğini ve sözleşme konusu taşıma işi için başka bir şirketle çalışılmaya başlandığının haricen öğrenildiğini,...” bildirdiği, davalının bu ihtarnameye cevabına rastlanılmadığı anlaşılmakla; sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği kanaatine varılmıştır. Davacının sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğradığı zararın tespiti hususunda; feshedilen sözleşme konusu işi bulması için gereken makul sürenin ne olduğunun Mahkemece ilgili kurumlara sorularak 11(onbir) ay olduğu belirlenmiş ve davacının aylık kar kaybının 11.388,10 TL olduğu nazara alınarak toplam 125.269,10 TL zararı olduğu anlaşılmakla; davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebinde de bulunduğu ancak manevi tazminat için şirketin manevi şahsiyetine yönelik haksız bir müdahalenin ve manevi tazminatı gerektirecek ağırlıkta bir eylemin gerçekleşmiş olması gerektiği, akdin fesih edilmesi gibi hallerin manevi tazminat için yeterli olmayacağı nazara alınarak manevi tazminat talebi de reddedilmek suretiyle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE; 125.269,10 TL maddi tazminatın 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 8.557,13 TL harçtan, peşin alınan 341,55 TL harç ile 1.970,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.245,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca redde göre taktir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç ve 1.970,00 TL ıslah harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 2.257,68 TL bilirkişi ücreti ve posta giderinin kabul ve red oranı nazara alındığında 2.090,78 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafın yaptığı yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..