T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/398 Esas
KARAR NO:2025/33
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin toptan yaş sebze ve meyve satışı yapan bir firma olduğunu, davacı şirket ile davalı ----- arasında cari hesap kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı tarafça cari hesap kaynaklı bakiye fatura alacakları toplamı olan ---- tutarlı borcun ödenmediğini, faturalar; --- senesinden devrolan ödenmemiş ---- tutarında, ----no.lu fatura ile -------- tutarında ödenmemiş faturaların bulunduğunu, davalı tarafından kısmi ödemeler yapılmış ise de işbu ödemelerin fatura bedellerini karşılamadığını, borçlu tarafından aleyhine başlatılan icra takibine "alacaklı olan şahsa böyle bir borcum bulunmadığını, faturaların teslim edildiğine dair hiçbir belgenin bulunmadığını, borca ve tüm ferilerine itiraz ederim" şeklinde yapılan itiraz sonucu icra takibin durdurulduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, söz konusu itirazın iptali ve icra takibinin devamına karar verilmesinin gerektiğini, davalı borçlu şirketin davacı şirkete cari hesap kaynaklı bakiye faturaların alacağı için takibe konu tutarlar nedeniyle borçlu olduğunu, davalı borçlunun borcunu ödememek amacıyla kötü niyetli olarak söz konusu itirazı yaptığını, müvekkili şirketin söz konusu miktarlar üzerinden alacaklı olduğunu, yapılacak inceleme ve yargılama neticesinde ispatlanacağını, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının------ dosyasına yaptığı haksız ve dayanaksız itirazın iptali ve takibin devamını, kötü niyetli davalı aleyhine, icra takip dosyasına konu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:Dava dilekçesi, ---- sayılı dosyasının ---- çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle cari hesap alacağı nedeni ile icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ----- dosyasının incelenmesinde; faturaya dayalı 26.661,78 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, faturalara dayalı olarak ----- sayılı dosyası ile başlatılan takipte davalının borçlu olup olmadığı, takibe yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı -------yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; --- yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacışirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı -----tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgeleri ibraz etmediği, bu sebeple davalı şirketin ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamamıştır. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacının ------sayılı takip dosyasındaki 26.661,78 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; davacı şirketin raporun 4.b.1.bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 26/09/2023 takip tarihi itibariyle 28.661,78 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise 22/11/2024 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan ticari defter incelemesine katılmadığı, defter ve belgelerini sunmadığı, bu sebeple davalı şirketin ticari defterleri incelenememiştir. Öte yandan; Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen ----- bildirim formları karşılaştırmalı olarak raporun 4.c. bölümünde incelendiğinde; 2022 yılında tarafların ---- bildirimine konu kural olarak; aylık düzenlemiş oldukları fatura toplam tutarlarının KDV HARİÇ 5.000,00 TL ve üzeri alım/satım bildirim zorunluluğu sınırının altında kalması sebebiyle bağlı bulundukları vergi dairesine herhangi bir bildirimde bulunmadıkları, 2023 yılında ise ;davalı şirketin davacı taraftan 15 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 31.569,52 TL tutarında “alım”, davacı şirketinde davalı tarafa 2023 yılında 15 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 31.569,52 TL tutarında “satış” yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, her iki tarafın 2023 yılı ----- bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu takip dayanağı açık hesap bakiyesi alacağını oluşturan faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine Beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının ----- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da
tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında
hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasında ticari ilişki olduğu, davalının cari hesap borcunun bulunduğu iddiası ile davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafça inceleme gününde defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. İncelenen davacı kayıtlarında; takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 28.661,78 TL alacaklı olarak gözüktüğü, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine 2022 yılı için bildirim miktarının altında kalan alım-satımların bildirilmemesi nedeni ile bildirimde bulunmadığı, 2023 yılında davacıdan 15 adet fatura karşılığı KDV hariç 31.569,52 TL tutarında alım gerçekleştirdiğine ilişkin bildirimde bulunduğu, tarafların------ bildirimlerinin birbiri ile uyumlu oldukları, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen takip dayanağı açık hesap bakiyesi alacağını oluşturan faturalardan olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile davacının usulüne uygun tutulan kayıtlarının hükme esas alınacağı, nitekim davalının davaya konu faturaları vergi dairesine alım olarak bildirdiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere alım olarak vergi dairesine bildirmeyeceği, nitekim, davalının ödeme yaptığına dair herhangi bir belge veya delili dosyaya sunmadığı gerekçeleri ile davacının davasında haklı olduğu kabul edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
ÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ ile davalının-------- dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacak olan 26.661,78 TL’nin %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 1.821,27 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.393,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi gideri ile 1.080,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.080,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 26.661,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 05/02/2025