T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/427 Esas
KARAR NO:2025/72
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/06/2024
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı şirket ile bir ticari alım, satım sonucu borç yükümlülüğü oluştuğunu, bu borca karşılık davacı şirket tarafından faturanın keşide edildiğini, davalı şirket dava konusu faturaların bedellerini ödemediğini, davacı şirket, davalıya karşı takip başlatmadan önce davalı ile keşide edilen fatura borçlarını ödemesi adına iyi niyetli olarak görüşmüşse de davalı ödemeye yanaşmadığını, ödenmeyen faturalara ilişkin davacı şirket tarafından----- sayılı icra dosyası kapsamında icra takibin başlatıldığını, başlatılan icra takibine cari hesaptan kaynaklı faturada yer alan bakiye konu edilmiş olduğunu, davalı, aleyhine başlatılan icra takibine borcu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, yapılan itiraz sonucunda icra takibinin durdurulduğunu, davalının dosyaya yapmış olduğu itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen ve icra takibine konu edilen fatura e-fatura olduğnu ve E-faturalar dijital ortamda arşivlendiğini, kargolamaya gerek kalmaksızın anında müşteriye iletildiğini, taraflar arasında düzenlenen e-fatura da davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğunu, faturanın tebliği hüküm ve sonuçlarını doğuracağını, davalı tarafa söz konusu faturalara itiraz etmediğini ve defterine işlediğini, davalı hakkında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına karar verilmesini, öncelikle taraflar arasındaki defter ve kayıtlara göre davalının borcunun likit olduğunu, davalının borcunu ve borcunun miktarını bilmemesi beklenemeyeceğini, bu nedenle davalı borcunun varlığından haberdar olmasına rağmen ödeme yapmaması kötü niyetinin açıkça bir göstergesi olduğunu, diğer yandan davalının haberdar olduğunu ve itiraz etmediği
faturalar nedeniyle davacıya borçlu olduğunu, bu duruma rağmen davalı, sadece süreci uzatmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının icra takibine yapmış olduğu haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı itirazın İİK 67. Maddesi uyarınca iptalini ve İİK 67/2. Maddesi uyarınca davacı müvekkili şirket lehine alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı borçlu tarafından -------- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı borçlunun icra dosyasına konu alacağın en az %20' si oranında icra İnkâr tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:Dava dilekçesi, icra dosyasının ---- çıktıları, ---- kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağı nedeni ile icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------- dosyasının incelenmesinde; cari hesap alacağına dayalı 20.127,00 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, cari hesap alacağı iddiası ile davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ------ nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı, davalının takibe yaptığı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanannedenlerle;
Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ------- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; ---- yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ----- tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgeleri ibraz etmediği, bu sebeple davalı şirketin ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamamıştır. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacının----- sayılı takip dosyasındaki 20.127,50 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; davacı şirketin raporun 4.b.1.bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 30/04/2024 takip tarihi itibariyle 20.127,50 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise 22/11/2024 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde
yapılan ticari defter incelemesine katılmadığı, defter ve belgelerini sunmadığı, bu sebeple davalı şirketin ticari defterleriincelenememiştir. Öte yandan; Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak raporun 4.c. bölümünde incelendiğinde; davalı şirketin davacı taraftan 2023 yılında 20 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 110.275,00 TL, 2024 yılında da 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 10.125,00 tutarında “alım”, davacı şirketin de davalı tarafa 2023 yılında 20 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 110.275,00 TL, 2024 yılında da 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 10.125,00 tutarında “satış” yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, tarafların 2023 ve 2024 yılları BA/BS bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen takip dayanağı açık hesap bakiyesi alacağını oluşturan faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının ----- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont, avans faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketinmüdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasında ticari ilişki olduğu, davalının cari hesap borcunun bulunduğu iddiası ile davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafça inceleme gününde defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. İncelenen davacı kayıtlarında; takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 20.127,50 TL alacaklı olarak gözüktüğü, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine davacı şirketten 2023 yılında 20 adet fatura karşılığı KDV hariç 110.275,00 TL tutarında, 2024 yılında 1 adet fatura karşılığı KDV hariç 10.125,00 TL tutarında alım gerçekleştirdiğine ilişkin bildirimde bulunduğu, tarafların 2023 ve 2024 yılları --------- bildirimlerinin birbiri ile uyumlu oldukları, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen takip dayanağı açık hesap bakiyesi alacağını oluşturan faturalardan olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile davacının usulüne uygun tutulan kayıtlarının hükme esas alınacağı, nitekim davalının davaya konu faturaları vergi dairesine alım olarak bildirdiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere alım olarak vergi dairesine bildirmeyeceği, nitekim davalının ödeme yaptığına dair herhangi bir belge veya delili dosyaya sunmadığı gerekçeleri ile davacının davasında haklı olduğu kabul edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının -------sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacak olan 20.127,50 TL’nin %20Si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.374,91 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 947,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 48,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 5.048,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 20.127,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 12/02/2025