T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/217 Esas
KARAR NO:2025/109
DAVA:İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/03/2024
KARAR TARİHİ:19/02/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,onunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili kooperatifin, faturadan kaynaklı 1.500,00 TL alacağı yönünden davalı-borçludan alacaklı olduğunu, müvekkili şirketi, fatura alacağı için---------- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin yapıldığını, davalı-borçlu haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine "borcun olmadığı"" yönünden itiraz ettiğini ve takip durdurulduğunu, davalı- borçlunun takibe itirazları haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibi sürüncemede bırakma ve bu aşamada mal kaçırarak müvekkilinin alacağını ödememe amacına yönelik olduğunu, nitekim davalı-borçlu kendisine gönderilen takibe konu faturayı tebliğ aldığını ve herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi faturayı iade etmeyerek faturayı ve borcu kabul etmiş sayıldığını, davalı-borçlu borcu ödediğine yönelik herhangi bir belge ve delil de dosyaya sunmadığını, davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalı-borçlunun yüzde yirmiden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına çarptırılmasını, Davalı-borçlu borca itiraz ile birlikte takibi sürüncemede bırakmak ve bu sürede tüm malvarlığını kaçırarak alacağın tahsilini imkânsız hale getirme gayesi içinde olduğunu, İİK.258/1 hükmüne göre; “İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1. maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olmasının yeterli olduğunu, Davalı-borçlunun faturayı kabul etmesi ve itiraz etmemesi borcu kabul anlamı taşıdığından müvekkili kooperatifin alacaklı olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesinin ve davalı-borçlunun kötü niyetli olarak alacağın tahsilinin imkânsız hale getirme amacının önlenmesi için dava konusu alacağı için davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişlilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini, Davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetle ----- dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını alacağının takip tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı-borçludan tahsilini, Davalı-borçlunun, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi, ------sayılı dosyasının------ çıktıları, tanık beyanları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kooperatif genel kurulunca toplanmasına karar verilen otopark park ücretinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ----- sayılı dosyasının incelenmesinde; 1.500,00TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, muhtelif otoların park ücretleri dayanak olarak gösterilerek başlatılan ----sayılı dosyası nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Mahkememizin 19/02/2025 tarihli duruşmada davacı tanıklarının beyanları alınmıştır.Davacı tanığı ---------- duruşmada: "ben --------güvenlik amiri olarak çalışıyorum, davaya konu olayı hatırlıyorum, biz genel kurul kararı doğrultusunda sanayide bulunan ve geçiş yolunu kapatan araçları ve ortak kullanım alanı işgal eden araçları tespit ediyorduk, bu tespitlerimiz sırasında aracın bulunduğu iş yeri sahibini önce uyarıyoruz, sonra araç çekilmezse bu durumu tutanağa bağlıyoruz davaya konu olayda da davalı tarafı uyardık, ancak çekmeyince durumu tutanağa bağlayıp yönetime bildirdik" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ----------- duruşmada: "ben kadosanda güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. Ortak alanda bulunan araçları tutanağa bağlamamız için genel kurul bize görev verdi. İşyeri önünde bulunan ama ortak alana taşan ve yolu kapatan araçlar için önce gidip işyeri sahibini uyarıyoruz, davalıyı da uyardık. Aracını çekmeyince fotoğraflandırıp tutanak tuttuk yönetime bildirdik. Biz hangi iş yerinin önünde ve yola taşan araç varsa gidip o iş yeri sahibini uyarırız, aracın hangi iş yerine geldiğini araştırma gibi bir yükümlülüğümüz yoktur, biz kısa süreli araçlara tutanak tutmuyoruz, araç uzun süreli kalırsa tutanağa bağlıyoruz zaten güvenlik olarak sürekli olarak denetleyip araçların çekilmesi hususunda anonsta bulunuyoruz , davaya konu olayda da araç çekilmediği için tutanağa bağladık" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; alınan genel kurul kararı doğrultusunda sitede uzun süre duran araçların park sorunu teşkil ettiği ve bununla alakalı olarak yönetim kuruluna otopark ücretlerinin belirlenmesi için yetki verildiği, davalının uyarılmasına rağmen sitedeki işyerinin önünde bulunan aralarını çekmediği, bu sebeple kendisine otopark ücretinin tahsili amacı ile fatura düzenlendiği, davalının otopark ücretini ödememesi nedeni ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından faturaya konu deliller ibraz edilmiş, delil olarak sunulan fotoğraflarda davalının işyerinin önünde araçların park halinde durduğu görülmüştür. Davalı taraf da duruşmadaki beyanında işyerinin kendisine ait olduğunu ikrar etmiştir. Otopark ücretinin tahsiline yönelik alınan kararın site işyeri sahiplerine bildirildiği görülmüştür. Faturaya konu olay tutanağa bağlanmış olduğundan mahkememizce tutanak tanıkları dinlenmiştir. Yapılan yargılama sonunda; tüm deliller ve mahkememizce dinlenen tanık beyanları neticesinde davalının işyerinin önündeki araçların yolu kapatması nedeni ile takibe konu faturanın kesildiği, davalı işyeri önünde park edilen araçların bulunduğunun delillerle sabit olduğu, alınan karar nedeni ile davalının bu bedeli ödemekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın faturaya dayalı olması nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ----------yılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacak olan 1.500,00 TL’nin %20Si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 163,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/02/2025